T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/584 Esas - 2024/437
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/584
KARAR NO : 2024/437
....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 05/10/2021
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin 233 sayılı ...hükümlerine tabi olarak faaliyetini sürdüren iktisadi devlet teşebbüsü ve tacir sıfatını haiz olduğunu, tarım ve tarıma dayalı sanayi alanında her türlü mal ve hizmeti ürettiğini, bu amaçla yurt çapında 17 tane işletmesi olup ... işletmesinin de bunlardan biri olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın müvekkiline bağlı ... İşletmesinin 30.10.2020, 05.10.2020 ve 11.11.2020 tarihli .... alım satım ve ihale yönetmeliği esaslarına göre yapmış olduğu ihalelerden kaynaklandığını, açık artırma usulü ile yapılan bu satış ihalelerine katılan davalının en yüksek teklifi vererek birçok partiyi aldığını, 1. İhale şartnamesinde; 2020 yılı istihsali 13.765 ton mahsul buğdayın borsa şartlarında peşin bedelle 38 parti halinde açık artırma usulü ile satışı olduğunu, davalının 37 parti halinde satışa çıkarılan partilerden ... partileri en yüksek fiyat vererek aldığını ve akabinde cinsi ve tutarı belirlenen toplam 3.390 ton buğdayın toplam 7.425.730,00.TL. üzerinden 13.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, satılan buğdayların son ödeme günü 01.12.2020 olmasına rağmen davalının buğday bedelini yatırmaması üzerine 02.12.2020 tarihinde uyarı yazısı yazılarak sözleşme yükümlülüklerini 11.12.2020 tarihine kadar yerine getirmesinin istenildiğini, ancak verilen sürede yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 2. İhale şartnamesinde; 2020 yılı istihsali 15.725 ton mahsul buğdayın borsa şartlarında peşin bedelle 27 parti halinde açık artırma usulü ile satışı olduğunu, davalının 38 parti halinde satışa çıkarılan partilerden 16-34 ve 36 partileri en yüksek fiyat vererek aldığını ve akabinde cinsi ve tutarı belirlenen toplam 1.050 ton buğdayın toplam 2.333.200,00.TL. üzerinden 23.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, satılan buğdayların son ödeme günü 10.12.2020 olmasına rağmen davalının buğday bedelini yatırmaması üzerine 14.12.2020 tarihinde uyarı yazısı yazılarak sözleşme yükümlülüklerini 21.12.2020 tarihine kadar yerine getirmesinin istenildiğini, ancak verilen sürede yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 3. İhale şartnamesinde; 2020 yılı istihsali 11.600 ton mahsul II. Ürün dane mısırların borsa şartlarında peşin bedelle 23 parti halinde açık artırma usulü ile satışı olduğunu, davalının 23 parti halinde satışa çıkarılan partilerden ... partileri en yüksek fiyat vererek aldığını ve akabinde cinsi ve tutarı belirlenen toplam 4.500 ton II. Ürün dane mısırın toplam 8.250.000,00.TL. üzerinden 30.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, satılan ürünlerin son ödeme günü 18.12.2020 olmasına rağmen davalının II. Ürün dane mısırların bedelini yatırmaması üzerine 18.12.2020 tarihinde uyarı yazısı yazılarak sözleşme yükümlülüklerini 28.12.2020 tarihine kadar yerine getirmesinin istenildiğini, ancak verilen sürede yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının 30.10.2020 tarihli buğday satışına ilişkin 1. ihaleden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine taahhüdünü feshedilerek bu ihalelere konu ürünlerin tekrardan satışı için 10.02.2021 tarihinde Şanlıurfa ticaret borsasında açık artırma usulü satış ihalesine çıkıldığını, ihale komisyonu kararı ile konak....ne satışına karar verildiğini, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını, pazarlık usulü ile 331,65 ton...99 çeşidi buğdayın ... satışına karar verildiğini, idare aleyhine 73.211,27.TL. fiyat farkı oluştuğunu, yine davalının 05.11.2020 tarihli buğday satışına ilişkin 2. ihaleden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine taahhüdünü feshedilerek bu ihalelere konu ürünlerin tekrardan satışı için 10.02.2021 tarihinde ... ticaret borsasında açık artırma usulü satış ihalesine çıkıldığını, ihale komisyonu kararı ile 491.55 ton ...-99 çeşidi buğdayın ... Ltd. Şti.ne satışına karar verildiğini, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını, pazarlık usulü ile 489,40 ton ....ne satışına karar verildiğini, idare aleyhine 119,753,10.TL. fiyat farkı oluştuğunu, yine davalının 11.11.2020 tarihli 3. ihaleden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine taahhüdü feshedilerek bu ihalelere konu ürünlerin tekrardan satışı için 17.02.2021 tarihinde ... ticaret borsasında açık artırma usulü satış ihalesine çıkıldığını, ilk ihaleden kalan II.ürün dane mısırın ihale komisyonu kararı ile 1.000 ton II. Ürün dane mısırın Kahramanoğlu Gıda kollektif şti.ne satışına karar verildiğini, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını, pazarlık usulü ile çiçek tar. ...ne satışına karar verildiğini, idare aleyhine 511.000,00.TL. fiyat farkı oluştuğunu, ihaleler arasında oluşan farktan ihale şartnamesinin 14/a-b maddesine göre davalının sorumlu olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 703.964,37.TL nin birinci ihale tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; 30.10.2020 tarihli ihale ve sözleşme ile ilgili olarak; müvekkili firma ....partiler halinde buğday satış ihalesi yapıldığını öğrenince söz konusu buğday partilerinden 9 tanesine teklif vererek ihaleyi aldıklarını, Satış İhalesinde....Partilerde bulunan 3.390 ton buğday satışı için teminatını yatırarak 13.11.2020 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince taraflarına 01.12.2020 tarihine kadar parayı ödemeleri ve malı teslim almaları konusunda süre verildiğini, bu süre içerisinde 5-6-11 ve 23. Partilerdeki buğdayın hemen tamamının bedelini ödeyerek malı teslim aldıklarını, kalan partiler için de 01.12.202 tarihli dilekçeleri ile ek süre talebinde bulunduklarını, ancak kurumun cevap vermediğini, 4-21-30-33 ve 36. Partilerdeki toplam 1.798,74 Ton buğdayın bedelini süre verilmediğinden ve mücbir sebeple yatıramadıklarını, İşletmenin 31.12.2020 günü ihbarda bulunmadan doğrudan teminatı irat kaydettiğini, bu durumun bize teminatın irat kaydı konulu 05.01.2021 tarih ....sayılı yazı ile 423.819,50 TL. kesin teminat tutarının irat kaydedildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine işletmeye yapılan bu irat kaydının usul ve sözleşmeye aykırı olup iptali gerektiği ve taraflarına mal bedelini yatırmak ve malı almak için ek süre verilmesini 08.01.2021 tarihli dilekçe ile talep ettiklerini, bu talebe olumlu olumsuz bir cevap verilmeyerek kendilerine satışı yapılan ancak teslim alınamayan buğday partileri için yeniden ihale hazırlıkları yapılmaya başlandığını, kurum tarafından 13.11.2020 tarihli sözleşme gereğince belirlenen son ödeme günü olan 01.12.2020 tarihinden sonra 7/a maddesi gereğince gecikmenin 10 günü geçmesi üzerine yani 11.12.2020 günü ihbar gönderilerek vecibeleri ifaya davet edilmeleri gerektiğini, buna rağmen aynı durumun devam etmesi halinde protesto çekmeye ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın kesin teminatı cezai şart olarak irat kaydedileceğini, sözleşmenin 7/c maddesine göre 01.12.2020 tarihli dilekçelerinde yazılı süre talebi üzerine taraflarına 20 günlük süre verilmesi gerekirken bu dilekçelerine de cevap verilmediğini, ayrıca davalı kurumun satışını yaptığı ve bedelini ödeyerek teslim aldıkları 4-11 ve 23. Partilerdeki buğdaylarda borsaya verilen numuneye uygun olmayan (mahsul buğday yerine yemlik buğday) buğday olduğuna dair 14.12.2020 tarihli dilekçeleri de kurumca dikkate alınmayarak satış sözleşmesinde belirtilen buğday dışında bir buğdayı telim almaya zorlandıklarını, bu süreçte 01.12.2020 tarihli Koronavirüs ile Mücadele Kapsamında Yeni Kısıtlama ve Tedbirler Genelgeleri yayınlanarak sokağa çıkma kısıtlamaları yeniden başlatıldığını, buna karşılık davalı İşletme sözleşme ve şartnameye aykırı olarak 31.12.2020 günü fiilen ve teminatın irat kaydı konulu 05.01.2021 tarih E.23494983-933.03-2021.108953.3876 sayılı yazı ile resmen teminatın irat kaydedilmesine karar verildiğini, İdari şartnamenin 16. Maddesinde Mücbir sebepler düzenlendiğini ve salgın hastalıkların mücbir sebepler arasında sayıldığını, işletmenin hesabında bulunan 423.819,50.TL. kati teminatlarına el konulduğunu, yine 05.11.2020 tarihli ihale ve sözleşme ile ilgili olarak; Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından 05.11.2020 günü Şanlıurfa Ticaret Borsasında partiler halinde buğday satış ihalesi yapıldığını öğrenince söz konusu buğday partilerinden 3 tanesine teklif vererek ihaleyi aldıklarını, Satış İhalesinde 16-34 ve 36. Partilerde bulunan 1.050 ton buğday satışı için teminatını yatırarak 23.11.2020 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, Sözleşme gereğince taraflarına 10.12.2020 tarihine kadar parayı ödemeleri ve malı teslim almaları konusunda süre verildiğini, bu süre içerisinde mal bedelini yatıramadıkları için 10.12.2020 tarihinde sözleşmenin 7/c maddesi gereğince ek süre talep ettiklerini ancak taraflarına 04.01.2021 tarihinde tebliğ ettikleri 14.12.2020 tarih ve ... sayılı yazı ile bu kez 21.12.2020 tarihine kadar taahhüdü yerine getirmelerinin istendiğini, bu yazı kendilerine tebliğ edilmeden önce İşletmenin 31.12.2020 günü ihbarda bulunmadan doğrudan 233.320,00 TL. kesin teminat tutarını irat kaydettiğini, Sözleşmenin feshi ile teminat iradına dair kararla ilgili bilgi bize teminatın irat kaydı konulu 05.01.2021 tarih E....sayılı yazı ile bildirildiğini, bunun sözleşmeye aykırı olduğunu ve mücbir sebeple ek süre verilmesini 08.01.2021 tarihli dilekçe ile talep ettiklerini, bu talebe de olumlu olumsuz bir cevap verilmeyerek kendilerine satışı yapılan ancak teslim alamadıkları buğday partileri için yeniden ihale hazırlıkları yapılmaya başlandığını, 11.11.2020 tarihli ihale ve sözleşme ile ilgili olarak; ... İşletmesi tarafından 11.11.2020 günü ... partiler halinde dane mısır satış ihalesi yapıldığını öğrenince söz konusu dane mısır partilerinden 9 tanesine teklif vererek ihaleyi aldıklarını, Satış İhalesinde... Partilerde bulunan 4.500 ton dane mısır için teminatını yatırarak 30.11.2020 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, Sözleşme gereğince 17.12.2020 tarihine kadar parayı ödemleri ve malı teslim almaları konusunda sürelerinin bulunduğunu, bu süre içerisinde mal bedelini yatıramadıkları için 17.12.2020 tarihinde sözleşmenin 7/c maddesi gereğince ek süre talep ettiklerini ancak taraflarına 04.01.2021 tarihinde tebliğ ettikleri 18.12.2020 tarih ve 13182031-645 sayılı yazı ile bu kez 28.12.2020 tarihine kadar taahhüdü yerine getirmemiz istendiğini, bu yazı kendilerine tebliğ edilmeden önce İşletmenin 31.12.2020 günü ihbarda bulunmadan doğrudan 825.000,00 TL. kesin teminat tutarını irat kaydettiğini, sözleşmenin feshi ile teminat iradına dair kararla ilgili bilginin kendilerine teminatın irat kaydı konulu 05.01.2021 tarih E.23494983-933.03-2021.108953.3876 sayılı yazı ile bildirildiğini, bunun üzerine işletmeye yapılan bu irat kaydının usul ve sözleşmeye aykırı olup iptali gerektiğine ve taraflarına mal bedelini yatırmak ve malı almak için mücbir sebeple ek süre verilmesini 08.01.2021 tarihli dilekçe ile talep ettiklerini bu talebimize de olumlu olumsuz bir cevap verilmeyerek satışı yapılan ancak teslim alamadıkları dane mısır partileri için yeniden ihale hazırlıkları yapılmaya başlandığını, üç sözleşme ile ilgili genel olarak; 02 Nisan 2020 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Covid-19 salgınının önlenmesi kapsamında “2 Ocak 2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu Genelgesi ile Covid-19 salgınının önlenmesi kapsamında “2 Ocak 2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (istisnaları dahil) ile bu Kanundan istisna edilen düzenlemeler kapsamında gerçekleştirilen ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmelerde, COVID-19 salgını nedeniyle sözleşme konusu işin yerine getirilmesinin geçici veya sürekli olarak, kısmen veya tamamen imkansız hale geldiğine ilişkin başvurular, yükleniciler tarafından bu durumun belgelendirilmesi suretiyle sözleşmenin tarafı olan idareye yapılacaktır. İdarelerce bu başvurular 5 Ocak 2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10'uncu maddesi ve diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenecek ve karar alınmadan önce idarelerce Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan değerlendirmesi alınacaktır. İdarelerce yapılan değerlendirme sonucunda, ortaya çıkan durumun yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi üzerine süre uzatımı verilmesine veya sözleşmenin feshine karar verilebilmektedir.” düzenlemesi ile yaşanan salgının ulusal hatta küresel çapta ekonomik ve sosyal etkileri nedeniyle süre uzatımı gerektirdiğini ve tüm kamu kurumlarının süre uzatım taleplerine uygun süre uzatımı yapması gerektiğini, son olarak 30.11.2020 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararlar doğrultusunda; 01.12.2020 tarihinde Koronavirüs ile Mücadele Kapsamında - Yeni Kısıtlama ve Tedbirler Genelgeleri İçişleri Bakanlığımızca yayınlandığını, bu genelgeye göre "Yeni bir karar alınıncaya kadar ülke genelinde hafta sonları; Cuma günleri saat 21.00’de başlayacak, Cumartesi ve Pazar günlerinin tamamını kapsayacak ve Pazartesi günleri saat 05.00’de tamamlanacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır. İlk uygulama olarak 04.12.2020 Cuma günü saat 21.00’de başlayıp 07.12.2020 Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde tüm vatandaşlarımız için sokağa çıkma kısıtlaması getirilecek olup bundan sonraki hafta sonlarında da uygulama aynı şekilde devam edecektir." Sözleşme ve şartnameye göre böyle bir durumun mücbir sebep olarak kabulünün zorunluluk arz ettiğini, sonraki ihalelerin pazarlık usulü ile yapılması nedeniyle iki ihale arasında doğan farktan şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Davacının şirketleri ile yapılan sözleşmeleri fesih etmelerinden sonra bedeli ödenmeyen ve teslim alınmayan arta kalan ürünleri alınan komisyon kararı ile daha ucuza Pazarlık Usulü ile sattıklarını ve iki ihale arasında bedel farkı doğduğunu ifade ettiklerini, sözleşmenin ek süre verilmeden haksız olarak feshedildiğini ve kesin teminatlarımıza el konulduğundan toplam 1.482.139,50 TL. zarara uğradıklarını, akabinde davacı komisyon kararı ile ihale usulünü değiştirerek pazarlık usulü ile satış yapmakla kendilerinin sorumluluğuna hukuken son verdiklerini, zira pazarlık usulü ile yapılan satış sözde kurumun zararına sebebiyet vermemek için yapılan ve kurumun tercihi/kendi kararı haline gelen bir usul olup bundan dolayı davalı şirkete bir kusur veya sorumluluk yükletilemeyeceğini, ihaleye konu buğday ve dane mısır gibi tarımsal ürünlerin hemen bozulacak/değer kaybedecek ürünler olmadığını, açık arttırma ile taraflarına satılan ürünlerin bedeli pek fahiş olduğundan, sonradan yapılan satışlarla arasında fiyat farkı çıkmasının zarar olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşmenin aleyhlerine haksız düzenlemeler içeren ilgili maddelerinin bk. genel işlem şartları maddeleri dikkate alınarak iptal edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davacı kurumdan sözleşme ve ekleri ile ihalelere ilişkin bilgi-belgeler getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
SMMM ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda sonuç olarak; a) Sözleşme metni, önceden, tek taraflı ve benzer sözleşmelerde kullanılmak üzere hazırlanmış olması ve davalının sözleşme şartlarında pazarlık gücü olmaması nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde olmakla birlikte; sözleşme öncesinde davalının ihale şartnamesini okuyarak ihaleye girmesi, davalının ihaleye girmeye zorlanmaması, davalının ihalede en yüksek fiyatı vererek ihaleyi alması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmede tam bir genel işlem koşulu bulunmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, İdari şartname ve sözleşmeye göre davalıya süre verilip verilmemesinin tamamen davacı kurumun inisiyatifine bırakıldığı; Davacı kurum yönetim kurulunun 07.01.2021 tarih ve 7 nolu kararında tıpkı davalı gibi ihaleyi kazanıp taahhüdünü yerine getirmeyen dava dışı ... Nakl…Ltd. Şti.nin de şartnamenin 14. Maddesi uyarınca kesin teminatı irad kaydedilerek 1 yıl süreyle ... ihalelerine katılmaktan yasaklandığı; Raporda açıklandığı üzere davalı şirketin de pandemiden etkilenmiş olacağı muhakkak olmakla birlikte ne şekilde etkilendiği hususunun dosya kapsamından tespit edilemediği, buna göre pandemiden davalının ne şekilde etkilendiği ve mücbir sebep sayılıp sayılmayacağı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; Davacının teminatı irat kaydederek zararını karşılayıp karşılamadığı yönünden; İdari şartnamenin 14/a maddesinde, irad kaydedilen teminatın borca mahsup edilemeyeceği açıkça düzenlenmiş olduğundan bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Sayın Mahkemece teminatın davacı zararına mahsup edilebileceğinin kabul edilmesi halinde davacı kurumca iki ihale arasındaki menfi farktan dolayı talep edilen zarar miktarı 703.964,37.TL. olup, irad kaydedilen davalının toplam teminat bedeli ise 1.482.139,50.TL. olduğundan, kabule göre davacının talep edilen zararının fazlasıyla karşılanmış olacağı, davacı kurumun yapılan ikinci ihale ile ilk ihaleler arasında oluşan fiyat farkını talep edip edemeyeceği, edebilecekse dava tarihi itibariyle miktarı yönünden ise; Yukarıda belirtilen mücbir sebep koşullarının oluştuğu veya irad kaydedilen teminatın zarara mahsup edilebileceğinin Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde, mücbir sebep nedeniyle süre verilmemiş olması veya teminatla zarar fazlasıyla karşılanmış olacağından ayrıca bir hesaplamaya gerek bulunmadığı, Ancak Sayın Mahkemece mücbir sebep koşullarının oluşmadığı ve irad kaydedilen teminatın zarara mahsup edilemeyeceğinin kabul edilmesi halinde ise; a) Nihai takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere; ihale sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacının menfi zararı, aynı ürünlere açık artırma usulü ile yapılan davacının katılıp kazandığı ilk ihalenin 2.ncisinin verdiği fiyat ile yine aynı şekilde açık artırma usulü şeklinde yapılan ikinci İhalenin 1.ncisinin (ihaleyi kazananın) verdiği fiyat arasındaki farktan ibaret olacağı, Ancak dosya içerisinde ihale teklif tutanakları bulunmadığından davacının katıldığı ilk ihaledeki davacıdan sonra 2.nci en yüksek teklifin (fiyatın) ne olduğu hususunda bir kayda rastlanmadığından davacı kurumun menfi zararının hesaplanamadığı, davacının katıldığı açık artırma usulü satış ihalesindeki davacının aldığı ürünlere verilen 2.nci en yüksek fiyat tekliflerine ilişkin varsa tutanakların dosyaya sunulması halinde davacı kurumun menfi zararının hesaplanabileceği, ayrıca davalının süresinde taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine, ayrıca bir süre verilip verilmeyeceği hususunda davacı serbest iken davalıya (açıkça 10 gün yazılmamış olmakla birlikte ödeme gününden son ödeme günü olarak belirtilen süre arasında 10 gün olacak şekilde) süre verildiğine ve bu hususta yapılan uyarılara ilişkin gönderilen taahhütlü mektuplar tebliğ edilemediğine göre teminatın irad kaydedilerek sözleşmenin feshedilmesinin uygun olup olmayacağı ve dolayısıyla işbu davaya konu menfi zararın talep edilip edilemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, dosya içerisinde bulunan e-mailler teminatın irad kaydedildiği, sözleşmenin feshedildiği ve ek süre talebinin uygun bulunmadığına ilişkin olduğu, davacı tarafından davalıya verilen ilk 10 günlük ödeme uyarısının e-mail ve faks ile tebliğ edildiğine dair bir kayıt sunulması halinde yeniden değerlendirilebileceği, yine nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere; sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen doğrudan davacının katıldığı ilk ihalede verdiği fiyat ile 2.nci ihaledeki fiyat arasındaki farkı talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde ise; Davacı kurumun, davalının taahhüdünü yerine getirmediği üç ihaleden dolayı oluşan toplam zararının 199.915,92.TL.’dan ibaret olduğu, Sayın Mahkemece ihale usulleri aynı olmasa dahi aradaki menfi farkı talep edebileceğinin (açık artırma usulü satış ile pazarlık usulü satış arasındaki farkı da talep edebileceğinin) kabul edilmesi halinde ise davacı kurumun toplam zararının 703.964,37.TL. olacağı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti birinci ek raporunda sonuç olarak; davacı idarenin menfi zararı yönünden; Nihai takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere; ihale sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacı idarenin menfi zararı, aynı ürünlere açık artırma usulü ile yapılan davacının katılıp kazandığı ilk ihalenin 2.ncisinin verdiği fiyat ile yine aynı şekilde açık artırma usulü şeklinde yapılan ikinci İhalenin 1.ncisinin (ihaleyi kazananın) verdiği fiyat arasındaki farktan ibaret olacağı, buna göre davacı idarenin toplam menfi zararının 198.714,46.TL.’dan ibaret olacağı, Yine nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere; davacı idarenin iddia ettiği şekilde sözleşme feshedilmiş olmasına ve ihale usulleri aynı olmasa dahi (ilk ihale açık artırma, 2.nci ihale pazarlık usulü) doğrudan davacının katıldığı ilk ihalede verdiği fiyat ile 2.nci ihaledeki fiyat arasındaki farkı talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde ise davacı idarenin menfi zararının 703.964,37.TL. olacağı, diğer yönlerden kök raporda belirtilen görüşlerin korunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda sonuç olarak; Davalının ihale bedelini ödememesi nedeniyle davacı idare tarafından ihale sözleşmenin feshedilmesi sonucu oluşan davacı idarenin menfi zararı, aynı ürünlere açık artırma usulü ile yapılan davacının katılıp kazandığı ilk ihalenin 2.ncisinin verdiği fiyat ile yine aynı şekilde açık artırma usulü şeklinde yapılan ikinci İhalenin 1.ncisinin (ihaleyi kazananın) verdiği fiyat arasındaki farktan ibaret olup, buna göre davacı idarenin menfi zararının 198.714,46.TL.’dan ibaret olduğu; Davacının katıldığı ihalenin (ilk ihale) açık artırma usulü ile yapılması nedeniyle yalnızca açık artırma usulü ile yapılan 2.nci ihale dikkate alınmış olup, ihale usulü farklı olan pazarlık usulü ihalenin Yargıtay uygulaması gereği dikkate alınmadığı/alınamadığı belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklı, menfi zarara dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında; yapılan ihaleler kapsamında üç adet sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği davalının bir kısım ödemeyi yaptığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunup bulunmadığı, şartname ve sözleşmeler gereği davacı kurumun davalıya talep ettiği ek süreyi vermesi gerekip gerekmediği, davalının eksik ödemesinin mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı, davacı kurumun yapılan ikinci ihale ile ilk ihaleler arasında oluşan fiyat farkını talep edip edemeyeceği, edebilecekse dava tarihi itibariyle miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu-ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, hüküm vermeye elverişli, yeterli ve gerekçeli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, ihale belgeleri, bilirkişi raporu-ek raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Dava, açık artırma usulü buğday/dane mısır satış ihalesi sözleşmesinin feshi nedeniyle davacı satıcı idarenin menfi zararının davalı alıcı şirketten tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı İdare vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline bağlı ... İşletmesinin 30.10.2020, 05.10.2020 ve 11.11.2020 tarihli ... alım satım ve ihale yönetmeliği esaslarına göre yapmış olduğu ihalelerde davalının (dilekçede detayı belirtilen ürün, parti no ve ton) buğday ve dane mısırı sözleşmede öngörülen sürede teslim almaması nedeniyle uyarı yazısı yazılarak yine ödeme yapılmayarak taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmesi feshedilerek, teminatının irad kaydedildiğini ve davalının bedelini ödemeyerek teslim almadığı ürünler için 2. İhale yapıldığını, 10.02.2021, 17.02.2021 ve 24.02.2021 tarihli ihalelerde bir kısım ürünlerin açık artırma usulü ile satıldığını, bir kısım ürünlere alıcı çıkmaması üzerine alınan kararla pazarlık usulü ile satıldığını ve bu kapsamda davacı idare aleyhine fark oluştuğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 703.964,37.TL alacağın birinci ihale tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ihale alıcısı şirket ise cevap dilekçesi ile özetle; sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunduğunu, sözleşmeler gereği davacı kurumun davalıya talep ettiği ek süreyi vermesi gerektiğini, davalının eksik ödemesinin pandemi nedeniyle mücbir sebebe dayandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacıya bağlı ...’nün açtığı mahsul ton buğday ve mahsul II. Ürün dane mısır satış ihalelerine davalının katılarak; (1. İhale) Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü Alım-Satım ve İhale komisyonunun 30.10.2020 tarih ve 193 sayılı ’13.765 ton mahsul buğday satış ihalesinde ;... nolu partileri en yüksek teklif vererek toplam 3.390 ton her bir parti için cinsi, yığın yeri, miktarı, ton satış bedeli yazılı buğdayı toplam 7.425.730,00.TL.sına aldığı ve bu hususta 13.11.2020 tarihli sözleşme düzenlendiği, satılan buğdayların son çekim ve ödeme tarihinin 01.12.2020 olduğu,
(2. İhale) Yine ... Alım-Satım ve İhale komisyonunun 05.11.2020 tarih ve 195 sayılı ’15.725 ton mahsul buğday satış ihalesinde 16-34 ve 36 nolu partileri en yüksek teklif vererek toplam 1.050 ton her pir parti için cinsi, yığın yeri, miktarı, ton satış bedeli yazılı buğdayı toplam 2.333.200,00.TL.sına aldığı ve bu hususta 23.11.2020 tarihli sözleşme düzenlendiği, satılan buğdayların son çekim ve ödeme tarihinin 10.12.2020 olduğu,
(3. İhale) Yine ... Alım-Satım ve İhale komisyonunun 11.11.2020 tarih ve 200 sayılı ’11.600 ton mahsul II. Ürün dane mısır satış ihalesinde 1-6-10-11-13-14-15-17 ve 20 nolu partileri en yüksek teklif vererek toplam 4.500 ton her bir parti için yığın yeri, miktarı, ton satış bedeli yazılı II. Ürün dane mısırı toplam 8.250.000,00.TL.sına aldığı ve bu hususta 30.11.2020 tarihinde sözleşme düzenlendiği, satılan mısırların son çekim ve ödeme tarihinin 18.12.2020 olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin yaptığı sözleşmelerden 30.10.2020 tarihli ihalede aldığı... ve ... nolu partilerdeki toplam 3.390 ton buğdaydan, ... partiler kısmı için toplam 1.798,74 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediği, 05.11.2020 tarihli ihalede 16-34 ve 36 partiler için toplam 1.050 ton mahsul buğdayın tamamı için, 11.11.2020 tarihli ihalede.... partiler için toplam4.500 ton mahsul dane mısırın tamamı için taahhüdünü yerine getirmediğinden her biri için ödeme gününde davalıya 10 günlük ödeme süresi verilerek taahhüdünü yerine getirmemesi halinde şartname hükümlerinin uygulanacağı hususunda uyarıldığı, gönderilen taahhütlü mektupların tamamının davalıya tebliğ edilemediği ve iade edildiği, davalı şirketin 3 ihalede aldığı ürünlerin için ek süre talebi veya %25 eksik alma talebinde bulunduğu, ek süre talebi ve %25 eksik alma talebinin haksız rekabete yol açacağı ve şartname hükümlerine atıf yapılarak uygun görülmediğinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Davalı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle 30.10.2020 tarihli ihalede toplam 3.390 ton buğdaydan, 4-21-30-33 ve 36 partiler için toplam 1.798,74 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 423.819,50.TL. kesin teminatı, 05.11.2020 tarihli ihalede 16-34 ve 36 partiler için toplam 1.050 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 233.320,00.TL. kesin teminatı, 11.11.2020 tarihli ihalede... partiler için toplam 4.500 ton mahsul dane mısır taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 825.000,00.TL. kesin teminatın davacı tarafından irad kaydedildiği ve sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir.
Davalı şirketin daha sonra covid 19- piyasa şartlarındaki dalgalanmalar vs. mücbir sebep gerekçe gösterilerek teminatın irad kaydedilmesi işleminin iptali, kendisine ek süre verilmesi hususunda talepte bulunduğu, ancak talebinin uygun görülmediği, bu hususta davalı 30.10.2020 tarihinde yapılan ihalede alınan ancak süre verilmemesi ve mücbir sebeple bedeli ödenemeyen 4-21-30-33 ve 36 partilerdeki toplam 1.798,74 ton buğdayın yeniden ihale ile başkasına satılmaması hususunda tedbir kararı verilmesi talebinin ise ... sayılı kararıyla yetkisizlik nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Sonrasında, davacı tarafça (bağlı ...) davalı şirketin ihalede alıp da bedelini ödemediği ve teslim almadığı ürünler için yeniden açık artırma usulü satış ihalesi yapıldığı, 10.02.2021 ve 17.02.2021 tarihli açık artırma usulü satış ihalelerinde bir kısım ürünlerin satıldığı, satılmayan ürünler için ise 24.02.2021 tarihinde pazarlık usulü ile satış yapıldığı, davacı tarafından da davalı şirketin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle yapılan 2. İhale ile davalının kazandığı ihale bedeli arasında davacı aleyhine fark çıktığı belirtilerek 703.964,37.TL. kurum zararının ilk ihale tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede; Bu husus TBK’da 20-25 maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre Genel İşlem Koşulları, önceden, tek taraflı ve benzer sözleşmelerde kullanılmak üzere hazırlanarak karşı tarafa sunulan ve karşı tarafın mevcut koşullar karşısında herhangi bir pazarlık gücü olmaksızın katıldığı sözleşme hükümleridir.
TTK’da ise 54, 55/1-f maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre TTK’ndaki genel işlem koşulları, aynı kanunun 55/1/f maddesinde belirtilen hallerden birine uyması halinde haksız rekabet teşkil eden halleri arasında sayılmıştır. Bu noktada, TBK 20-25 inci maddelerindeki hükümler sözleşmenin güçsüz tarafını koruyarak menfaat dengesinin sağlanmasına, TTK 55/1-f maddesi hükmü ise dürüst rekabet ortamının sağlanmasına yönelik düzenlemelerdir.
Açık artırma usulü satış ihalesi neticesinde taraflar arasında yapılan sözleşmelere bakıldığında; sözleşme metni, önceden, tek taraflı ve benzer sözleşmelerde kullanılmak üzere hazırlanmış olması ve davalının sözleşme şartlarında pazarlık gücü olmaması nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde değerlendirilebilir ise de; sözleşme öncesinde davalının ihale şartnamesini okuyarak ihaleye girmesi, davalının ihaleye girmeye zorlanmaması, davalının ihalede en yüksek fiyatı vererek ihaleyi alması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmelerde genel işlem koşulu bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Şartname ve sözleşmeler gereği davacı kurumun davalıya talep ettiği ek süreyi vermesi gerekip gerekmediği yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamından davalı şirketin, yaptığı 3 sözleşme için şartname ve sözleşmenin ilgili hükümleri belirtilerek ayrı ayrı ve bazısında birden fazla ek süre talep ettiği, ancak ek süre talebinin davacıya bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü tarafından davacı kurumun Genel Müdürlüğüne iletilerek bu konudaki görüşlerinin sorulduğu, ek süre talebinin ve ayrıca %25 eksik alma talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
Şartname ve sözleşme incelendiğinde; şartnamenin 13/a maddesi ve sözleşmenin 4/a maddesinde: şartnamenin 14/a maddesinde düzenlenen 10 gün süre verilmesi, teminatın cezai şart olarak irad kaydı, sözleşmenin feshi ve işletmenin uğrayacağı zararının tazmini ile 14/b maddesindeki iki ihale arasındaki menfi farktan doğan işletme alacağının tahsili yönünden işlem yapıp yapmamakta serbest olduğu düzenlenmiştir. Yine aynı şekilde davalının talep ettiği ek süre, şartnamenin 14/c maddesinde düzenlenmiş “müşterinin yazılı cezalı ek süre talebinde bulunması, İşletmenin de bu talebi uygun görmesi halinde talep edilen süreye tekabül eden gecikme cezası talep tarihinden itibaren müşteriden peşin alınmak şartıyla İşletme tarafından talep edilen süre kadar (bu süre 20 günü geçemez) müşteriye cezalı ek süre verilebilir veya müşterinin talebi uygun görülmeyerek İşletmedeki mevcut kat’i teminatı cezai şart olarak irat kaydedilir.” denilerek yine azami 20 gün cezalı sürenin verilip verilmemesi işletmenin inisiyatifine bırakılmıştır.
Ancak davacının, ihaleyi kazananlar arasında eşit işlem ilkesine riayet etmesi gerekmekte olup keyfi uygulama yapması düşünülemez. Bir başka deyişle davalı gibi ihaleyi alıp taahhüdünü yerine getirmeyen başka bir ihale alıcısına 20 gün cezalı ek süre vermesi halinde eşit işlem ilkesine aykırı hareket edilmiş olacaktır.
Dosya kapsamında davacının eşit işlem ilkesine aykırı bir işlemine rastlanmamıştır. Aksine davacı kurum yönetim kurulunun 07.01.2021 tarih ve 7 nolu kararında tıpkı davalı gibi ihaleyi kazanıp taahhüdünü yerine getiremeyen dava dışı Ünkan Tar. Nakl…Ltd. Şti.nin de şartnamenin 14. Maddesi uyarınca 824.500,00.TL. tutarlı kesin teminatının irad kaydedildiği ve 1 yıl süreyle TİGEM ihalelerine katılmaktan yasaklandığı tespit edilmektedir. Bu noktada, sözleşme ve şartnamelere göre davalıya süre verilip verilmemesinin tamamen davacı kurumun inisiyatifine bırakıldığı, davacının eşit işlem ilkesine de aykırı davranışı görülmediğinden, davacının ek süre verilmemesi işleminin sözleşme ve şartnamelere göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, her ne kadar, davalı taraf, aynı şekilde taahhüdünü yerine getiremediği halde ek süre verilen başka ihale alıcısının da olduğu(eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı) iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında bu yönde bir bilgi-belge bulunmadığı gibi, davalı tarafından da ihale ve alıcıya ilişkin bir bilgi-belge sunulmamış olduğundan, davalının kendisine ek süre verilmesi gerektiği yönündeki savunması yerinde görülmemiştir.
Davalının eksik ödemesinin mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı yönünden yapılan incelemede; Davalı tarafça, Covid-19 pandemisi, Cumhurbaşkanlığı kararları ve piyasadaki dalgalanmalar ve şartların zorlaşmasının taahhütlerini yerine getirmelerini bir süreliğine geciktirdiğinden ve ödeme imkanlarına engel teşkil ettiğinden ek süre verilmesi talep edilmiş, ancak ek süre talebi reddedilmiştir.
Davalı tacir olup, uygulama gereği tacirin, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi ve geleceği düşünerek işlemlerini ona göre yapması gerekmektedir.
Mücbir sebep, önceden öngörülmesi ve kaçınılması mümkün olmayan olağanüstü olayları ifade etmektedir. Bir olayın mücbir sebep kabul edilebilmesi için; sözleşme anında öngörülememesi, tarafların kontrolünün dışında gerçekleşmesi, akdin ifasını imkansızlaştırması, tüm tedbirlere rağmen önlenememesi ve sözleşmede mücbir sebep kabul edilip edilmeyeceği hususunun düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Şartnamenin ‘mücbir sebepler’ başlıklı 16. Maddesinde;“Müşteri ve İşletmenin iradesi dışında kalan ve taahhüdün yerine getirilmesini imkânsız kılan veya geciktiren olaylar (Yangın, tabii afetler, salgın hastalıklar, grev, hükümet kararları, v.s.) ilgili resmi makamlarca tevsik edilmek kaydıyla mücbir sebep sayılır. Mücbir sebebin varlığı taahhüdün ifasını imkânsız kılması halinde İşletme veya müşterinin talebi üzerine müşterinin taahhüdü feshedilir. Mücbir sebep taahhüdün ifasını bir süre geciktiriyorsa İşletme ya taahhüdü fesheder veya makul bir ek süre verir. Mücbir sebep taahhüdün mücbir sebebin vukuundan önceki kısmının yerine getirilmesi ile ilgili hükümleri değiştirmez.” Hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda açık artırma usulü satış ihalesi neticesinde davalının ihaleyi kazanması üzerine davalı şirket ile sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede davacının borcu ürünü teslim etmek, davalının borcu ise bedelini ödeyerek ürünü teslim almaktır. Dolayısıyla davalının borcu para borcudur. Doktrinde ağırlıklı görüşe göre para borcu çeşit borcu olup, para borçlarında cins yok olmaz kuralı geçerlidir. Yani para borcunun imkansızlaşmayacağı, para borcunda ifa imkansızlığının söz konu olmayacağı kabul edilmektedir. Ayrıca para borcunun ifası geçici olarak imkansızlaşmışsa dahi para borcu alacaklısının borçludan temerrüt faizi talep edebileceği kabul edilmektedir.
Davalı tarafça Covid-19 pandemisi ve bu doğrultuda çıkarılan ... kararnameleri mücbir sebep gerekçesi olarak gösterilmiştir. Şartnamenin 16. Maddesinde salgın hastalıklar mücbir sebepler arasında sayılmıştır.
Somut olayda davalı şirketin de pandemiden etkilenmiş olacağı düşünülebilir ise de, ne şekilde etkilendiği hususunda dosya kapsamında bilgi-belge bulunmadığı,(ihalelelirn pandemi öncesinde değil, pandemi devamı sırasında yapıldığı), davalının da bu hususta bilgi-belge sunmadığı, para borcunun imkansızlaşmayacağı, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, ayrıca davacıya ödeme gününün bitiminden itibaren davacı tarafından 10 günlük ek süre verildiği,(davacı tarafından gönderilen yazı, bila tebliğ iade edilmiş ise de, sözleşmedeki adrese çıkartılmış olmakla geçerli olduğu) hususları dikkate alındığında, davalının ek süre verilmesi gerektiği savunması yerinde görülmemiştir.
Davacının teminatı irat kaydederek zararını karşılayıp karşılamadığı yönünden yapılan incelemede; davalı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirememesi nedeniyle; 30.10.2020 tarihli ihalede toplam 3.390 ton buğdaydan, 4-21-30-33 ve 36 partiler için toplam 1.798,74 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 423.819,50.TL. kesin teminatı, 05.11.2020 tarihli ihalede 16-34 ve 36 partiler için toplam 1.050 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 233.320,00.TL. kesin teminatı, 11.11.2020 tarihli ihalede... partiler için toplam 4.500 ton mahsul dane mısır taahhüdünü yerine getirmediğinden bu partilere ait 825.000,00.TL. kesin teminatı davacı tarafından irad kaydedilmiştir.
İdari şartnamenin 14/a maddesinde ; “…Gelir kaydedilen teminat müşterinin borcuna mahsup edilmez, borcu varsa ayrıca tahsili yoluna gidilir.” Hükmü düzenlenmiştir. Mevcut idari şartnameye nazaran, irad kaydedilen teminatın borca mahsup edilemeyeceği açıkça düzenlenmiş olduğundan, davacının ayrıca menfi zararını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca; şartnamenin 13/a maddesi ve sözleşmenin 4/a maddesinde; şartnamenin 14/a maddesinde düzenlenen 10 gün süre verilmesi hususu davacının inisiyatifinde olmasına rağmen davalının taahhüdünü süresinde yerine getirmemesi üzerine davacı tarafından davalıya tarihi belirtilerek (ödeme gününden itibaren 10 gün süre) yeni süre verilerek taahhüdünü yerine getirmesi, aksi halde şartname şartlarının uygulanacağı bildirilmiştir. Ancak dosyada bu hususta taahhütlü mektupla gönderilen uyarı yazılarının tamamının davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya sonradan gönderilen e-maillerde ise mektubu kabul etmediği ve iade edildiği belirtilerek ve teminatı irad kaydedilerek sözleşmesi feshedildiği için ek süre talebinin kabul edilmediği bildirilmiştir.
Şartnamenin ‘Bildirim Ve Tebligat Esasları’ başlıklı 8. Maddesinde; “a) İdare tarafından yapılacak bildirim ve tebligatın imza karşılığı elden, faks veya elektronik posta ile yapılması esastır. b) Elektronik posta yoluyla veya faksla yapılan bildirimler tebligat yerine geçer ve bildirimlerde, bildirim tarihi tebliğ tarihi sayılır. c) Elektronik posta yoluyla yapılacak bildirimler, İdarenin satın alma iş ve işlemleri için tanımlanmış resmi elektronik posta adresi kullanılarak yapılır. d) Birinci fıkrada belirtilen usullerle tebligatın yapılamadığı durumlarda iadeli taahhütlü posta yoluyla da bildirim yapılabilir. İadeli taahhütlü mektupla yapılan tebligatta, mektubun teslim edildiği tarih tebliğ tarihi sayılır. e) İdare tarafından ortak girişimlere yapılacak bildirim ve tebligat, yukarıdaki esaslara göre pilot/koordinatör ortağa yapılır.” denilmiştir.
Davalının süresinde taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine, ayrıca bir süre verilip verilmeyeceği hususunda davacı serbest iken davalıya (açıkça 10 gün yazılmamış olmakla birlikte ödeme gününden son ödeme günü olarak belirtilen süre arasında 10 gün olacak şekilde) süre verilmiş, yukarıda belirtildiği gibi sözleşmedeki adrese çıkarılan tebligatın geçerli olduğu, davacının teminatı irad kaydedilerek sözleşmeyi feshetmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı kurumun yapılan ikinci ihale ile ilk ihaleler arasında oluşan fiyat farkını(menfi zararını) talep edip edemeyeceği, edebilecekse dava tarihi itibariyle miktarı yönünden yapılan incelemede; Somut olayda; davalı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle 30.10.2020 tarihli ihalede toplam 3.390 ton buğdaydan, ... partiler için toplam 1.798,74 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden, yine 05.11.2020 tarihli ihalede 16-34 ve 36 partiler için toplam 1.050 ton mahsul buğday taahhüdünü yerine getirmediğinden, 11.11.2020 tarihli ihalede .... partiler için toplam 4.500 ton mahsul dane mısır taahhüdünü yerine getirmediğinden, bedeli ödenmeyen ve teslim alınmayan bu ürünler yönünden yeniden açık artırma usulü satış ihalesi yapıldığı, 10.02.2021 ve 17.02.2021 tarihli açık artırma usulü satış ihalelerinde bir kısım ürünlerin satıldığı, satılmayan ürünler için ise 24.02.2021 tarihinde pazarlık usulü ile satış yapıldığı tespit edilmiştir.
Buğday/dane mısır satışı İdari şartnamesinin 14/a ve sözleşmenin 7/a maddesinde; “Sözleşme yapıldıktan sonra müşterinin taahhüdünden kısmen veya tamamen vazgeçmesi yada taahhüdünü şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde, yapılan en fazla 10 gün süreli yazılı ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın kesin teminat şartı ceza olarak irat kaydedilir ve sözleşme feshedilerek bundan dolayı İşletmenin uğrayacağı zarar ve ziyanın da tahsili için kanuni yollara başvurulur.” hükmü düzenlenmiştir.
Yine idari şartnamenin 14/b ve sözleşmenin 7/b maddesinde “Müşterinin gerek taahhüdünden kısmen veya tamamen vazgeçmesi gerekse kendisine verilen süre sonucu taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle taahhüdünün geri kalan kısmı için yeniden ihaleye yapılır. İki ihale arasında İşletme aleyhine fark doğarsa bu fark müşteriden yasal yollardan tahsil edilir. Müşteri lehine fark doğarsa ödenmez.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından teminatın irad kaydedilip sözleşmenin feshedildiği, davacının menfi zararı, Yargıtay içtihatlarına göre, eğer davacı daha yüksek teklif vermemiş olsaydı ihale davacıdan sonra en yüksek teklifi veren ihalenin 2.ncisine ihale edileceğinden, davacının katıldığı ilk ihalenin 2.ncisinin verdiği fiyat ile ikinci ihalenin 1.ncisinin (ihaleyi kazanın) verdiği ve ihaleyi aldığı fiyat arasındaki farktan oluşacaktır. Belirtilen şekilde bilirkişi tarafından, ek raporlarda yapılan hesaplamaya göre, davacının talep edebileceği menfi zararının, 198.714,46.TL olduğu, davadan önce temerrüt oluşmadığından dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, yine taraflar tacir olup aralarındaki ticari ilişkiye dayalı alacağa avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davanın kısmen kabulü ile; 198.714,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın kısmen KABULÜ İLE,
198.714,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alınması gereken 13.574,18 TL harçtan peşin alınan 12.021,96 TL harcın mahsubu ile eksik 1.552,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından peşin yatırılan 12.089,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 12.349,10 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.457,74 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 138,00 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 99,36 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, davadaki haklılık durumuna göre 369,60 TL’sinin davalılardan, 950,40 TL’sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 31.794,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 76.734,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...i'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
....