T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/810
KARAR NO : 2024/604
...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
...
...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
K.YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülen Maddi-Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili ...Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile özetle; 08.10.2019 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın davacıların murisi ...’e çarpması sonucu vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalı ...’ne ait olması nedeni ile bu şirketin de sorumlu olduğunu, araç sürücüsü aleyhinde ... E. sayılı dosyası ile açılan ceza davasının halen devam ettiğini, gerek soruşturma sırasında gerekse de ceza yargılaması sırasında alınan kusuru raporlarında müteveffanın kusursuz olduğunun belirlendiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonrasında kendilerine 240.000,00.-TL ödeme yapılmış ise de poliçe limitinin 360.000,00.-TL olduğu dikkate alındığında zararlarının karşılanmadığını, müteveffanın davacıların bakımından sorumlu olduğunu, kendisinin 3 şirketin sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, müteveffanın vefatı ile birçok banka kredisinin ödenemediğini, icra takipleri başlatıldığını ve davacıların çok zor durumda kaldıklarını, davalı araç sürücüsünün davacıların mağduriyetinin giderilmesi için hiçbir girişimi olmadığı gibi başsağlığı dahi dilemediğini, davacıların müteveffanın vefatı ile desteğinden yoksun kaldıkları gibi manevi olarak da çok yıprandıklarını, müteveffanın vefatından önce aylık gelirinin 100.000,00.-TL olduğunu, belgelendirilebilir gelirinin ise 17.812,09.-TL olduğunu, kendisinin ...’nin kurucusu, sorumlu müdürü ve sahibi olduğunu, müteveffanın vefatı ile davacıların zor durumda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 5.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte –davalı ... için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
...Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Dosyamız ile birleştirilen ... Karar sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; 08.10.2019 tarihinde,... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın davacıların murisi ...’e çarpması sonucu vefat ettiğini, müteveffanın davacıların oğulları olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru bulunmadığını, kazaya kusuru ile neden olan... plakalı aracın KASKO sigortasının davalı ... tarafından düzenlendiğini, davalı ...’ın araç sürücüsü, diğer davalının ise araç işleteni olduğunu, davacıların zararından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müteveffanın vefatı ile davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, müteveffanın....’nın ortağı ve müdürü olup ücretinin asgari ücretten yüksek olduğunu, davacıların zararının tazmini için öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ve davalı ... şirketinden kısmi ödeme alındığını, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere zorunlu mali sorumluluk sigorta limitini aşan kısım için ihtiyari mali mesuliyet teminatına başvurulabildiğini, müteveffanın vefatı nedeni ile davacıların limiti aşan maddi zararlarının tahsili için davalı ... şirketine yapılan başvurunun 12.06.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların limiti aşan zararının tazmini için her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00.-TL maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 75.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, müvekkili ... tarafından müteveffanın oğlu ...’e 20.000,00.-TL ödeme yaptığını, tazminat hesabında bu ödemenin de dikkate alınması gerektiğini, hesaplamanın tüm aile fertleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu nedenle yargılamaya ... E. sayılı dosya üzerinden devam edilmesi gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun davacılar tarafından ispat edilemediğini, müteveffanın gelirinin belgelendirilememesi halinde hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen borçlar dikkate alındığında müteveffanın ekonomik durumunun iyi olmadığının anlaşıldığını, müteveffanın borçlarından müvekkillerinin sorumlu olmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini,... tarafından davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Hayat Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, hem müvekkili hem de davalı ... tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından zorunlu arabuluculuk görüşmeleri kapsamında poliçe limitleri dahilinde diğer tazminat talepleri ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatını davacılara anlaşma neticesinde ödediğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında başka bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirketin tazminat borcunu ödemiş olmasına rağmen dava sebebi ile dava bedeli miktarında muallak tazminat karşılığı ayırdığından maddi zarara uğradığını, dava konusu olayın Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmesi nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müteveffanın diğer mirasçıları tarafından da ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin kısmi ödeme olmadığını, arabuluculuk görüşmeleri kapsamında anlaşmaya varıldığını ve davacıların dava konusu taleplerinden dava öncesinde feragat etmiş olduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin belgelendirilememesi halinde asgari ücretin esas alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesin ile özetle; Davacılara zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında arabuluculuk yolu ile tazminat ödemesi yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirine ilişkin dayanak bilgi belge sunulmadığını, müvekkili şirketin dava konusu tazminat talebinden sorumlu olmadığını, aksinin kabulü halinde poliçe teminat limitinin 100.000,00.-TL olup manevi tazminat talebinin de poliçe bedelinin % 20’si ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini aşan taleplerden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyanın celbi gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Hayat Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, ... tarafından davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini talep edilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde ve birleşen dosyada, yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını, yeniden arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER: Dava ve birleşen dosyada, davalı ... şirketinden sigorta poliçeleri ve hasar dosyası getirtilmiş, ... tarafından olay nedeni ile davacılara rücuya tâbi gelir bağlanmadığı ve başkaca ödeme yapılmadığı bildirilmiş, olaya karışan aracın Trafik Tescil Kaydı getirtilmiş, ayrıca sigorta şirketi hariç tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının belirlenmesi için zabıta araştırması yapılmış, dosyaya konulan nüfus kayıtlarına göre davacıların muris ...’ün yasal mirasçıları olduğu anlaşılmış, murisin ortağı olduğu şirket kayıtları getirtilmiş, dava ve birleşen davaya ilişkin arabuluculuk tutanakları ibraz edilmiştir.
Olaya ilişkin ... Karar sayılı dosyası getirtilmiş incelenmesinde; Mktulün ..., katılanının ... vs., sanığın ..., suçun taksirle ölüme neden olma olduğu, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19/10/2021 tarihinde kesinleştiği, bu dosyada alınan karar esas, ... alınan raporda, sanığın asli kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
SMMM bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda sonuç olarak; Müteveffa ...'ün 08.10.2019 tarihi itibariyle ortağı ve yetkilisi olduğu şirketlerden kaynaklı olarak aylık brüt gelirinin 13.228,26 TL olabileceği, çalışmış olduğu işyerinden kaynaklı olarak ise aylık brüt gelirinin 2.558,40 TL olmak üzere toplam gelirinin (13.228,26 -- 2.558,40) 15.786,66 TL olabileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce aktüer ve kusur bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi rapor ve ek raporunda sonuç olarak; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ... tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’ın asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffanın ise kusursuz olduğu, müteveffanın aylık kazancının tespitine ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş 15.786,66.-TL gelir esas alınarak, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre –davalı ... tarafından yapılan ödemelerin ayrıntısı belli olmadığından yapılan toplam ödeme 5’e bölünmek sureti ile bulunan tutar hesaplanan tutardan mahsup edilmek sureti ile- hesaplama yapıldığında eş ...’ün 2.440,799,74.-TL, anne ...’ün 950.582,31.-TL, çocuk ...’ün 685.654,40.-TL, çocuk ...’ün 428.993,18.-TL, baba ...’ün 423.088,40.-TL bakiye destekten yoksun kalma alacağı olduğunun, davalı ... şirketinin yapılan ödemeler sonrası zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçelerinden kalan 174.301,54.-TL bakiye poliçe limitinin mevcut olduğu belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Ücrete ve hesaplama yöntemine ilişkin itirazların raporda değişiklik yapılmasını gerektirmediği, davalı ... tarafından yapılan destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmayan müteveffanın oğlu ...’e yapılmış olması nedeni ile yapılan ödemenin mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, rapor sonrası davalı ... tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler kapsamında kasko poliçesi bakiye teminat limitinin 40.000,00.-TL; ... poliçesi bakiye teminat limitinin ise 150.000,00.-TL olduğu, her bir davacı için ayrı ayrı yapılan ödeme miktarı belirli olmadığından her bir davacı hesaplanan tazminattan ödenen tutar 5’e bölünmek sureti ile 60.000,00.-TL mahsup edilerek tazminat hesabı yapıldığı belirtilmiştir.
Alınan aktüer raporu yeterli görülmediğinden, üç kişilik aktüer bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; İşbu davada 08.10.2019 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden ...’ün, eş, çocukları, anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği; Davacılara 17.03.2020 tarihli ibraname karşılığı ... poliçesinden toplamda (240.000,00+60.00,00) TL ve 15.12.2020 tarihli ibraname karşılığı Kasko poliçesinden 75.698,46 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı; Davalı ... tarafından davacılara yapılan ödemeler karşılaştırıldığında davacıların gerçek zararının karşılanmadığı tespit edilmiş olmakla rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığı; Rapor tarihi verilerine göre hesaplamada, Davalı ... şirketince ... poliçesinden ödenen 300.000,00 TL’nin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 404.893,15 TL ile Kasko poliçesinden ödenen 75.698,46 TL’nin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 97.984,92 TL’nin toplamı olan 502.878,07 TL’nin mahsubu sonrasında, rapor tarihi itibariyle davacıların toplam güncel bakiye zararlarının 9.231.244,37 TL olduğunun hesaplandığı; Kaza tarihi itibariyle ... poliçesi limiti 390.000,00 TL olup, 300.000,00 TL ödeme yapıldığından poliçede bakiye 90.000,00 TL limit bulunduğunun hesaplandığı, buna göre davacıların zararlarının bakiye poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, ... poliçesinden, davacılar; ...’ün 47.100,66 TL, ...’ün 7.620,83 TL,...’ün 11.694,81 TL, ...’ün 6.772,09 TLve ...’ün 16.811,62 TL olmak üzere toplam bakiye limit olan 90.000,00 TL talep edebileceklerinin hesaplandığı;. Kaza tarihi itibariyle İMM poliçesi limiti 100.000,00 TL olup, 75.698,46 TL ödeme yapıldığından poliçede bakiye 24.301,54 TL limit bulunduğunun hesaplandığı, buna göre davacıların zararlarının bakiye poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, Kasko-İMM poliçesinden, davacılar; ...’ün 12.717,98 TL,...ün 2.057,75 TL, ...’ün 3.157,80 TL, ...’ün 1.828,58 TLve ...’ün 4.539,42 TL olmak üzere toplam bakiye limit olan 24.301,54 TL talep edebileceklerinin hesaplandığı; Davalı ... şirketince ZMMS poliçesinden ödenen 300.000,00 TL’nin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 404.893,15 TL ile Kasko poliçesinden ödenen 75.698,46 TL’nin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 97.984,92 TL’nin toplamı olan 502.878,07 TL’nin mahsubu sonrasında rapor tarihi itibariyle davacıların ZMMS poliçesinden ve İMM poliçesinden karşılanmayan (zararların yasal faiz oranı ile güncellenmesi dahil) toplam güncel zararlarının 9.231.244,37 TL olduğunun hesaplandığı; Buna göre davacıların zararlarının bakiye poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, davacılar; ...’ün 4.831.085,47 TL,...’ün 781.663,90 TL, ...’ün 1.199.529,05 TL, ...’ün 694.608,66 TL ve ...’ün 1.724.357,29 TL olmak üzere toplam 9.231.244,37 TL... poliçelerinden karşılanmayan zararlarının bulunduğunun hesaplandığı belirtilmiştir.
Asıl dosyada, davacılar vekili 29.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, davacı ... yönünden 4.831.085,47-TL olarak, davacı ... yönünden 1.199.529,05-TL olarak, davacı ... yönünden 781.663,90-TL olarak dava artırılmış; Birleşen dosyada davacılar vekili 08/02/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, davacı ... yönünden dava 694.608,66 TL olarak, davacı ... yönünden 1.724.357,29 TL olarak artırılmış, gerekli harçları yatırılmıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava ve birleşen dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle, müteveffaya çarpan aracın ZMMS-İMMS sigortacısı aleyhine TBK’nun 53.maddesine dayalı açılan maddi(destekten yoksun kalma) tazminat ve TBK'nun 56.maddesine dayalı açılan manevi tazminat davasıdır.
Asıl dosyada, her ne kadar bir kısım davalılar vekili görev ve arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuşu ise de; Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, “Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 1483 ve devamı maddelerinde "zorunlu sorumluluk sigortalar" düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin Türk Ticaret Kanun'u kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davanın trafik kazası nedeniyle maddi tazminatın sigorta şirketinden, malik ve sürücüden tahsili istemine ilişkin olduğu ve Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın ... görevine girdiği dikkate alınarak davalı vekilinin görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca dava ve birleşen davada arabuluculuk son tutanaklarının sunulduğu anlaşılmakla bu yöndeki itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava ve birleşen dosyada dava dilekçesi, ceza dosyası,... poliçesi, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; 08.10.2019 tarihinde asıl davada davacıların eş ve babası, birleşen davada davacıların oğlu müteveffa ...’e davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacıların murisi ...’ün vefat ettiği, aracın davalı ...Ş.‘ye ZMMS ve İMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davacılara 17.03.2020 tarihli ibraname karşılığı ZMMS poliçesinden toplamda (240.000,00+60.00,00) TL ve 15.12.2020 tarihli ibraname karşılığı Kasko poliçesinden 75.698,46 TL ödeme yapıldığı, asıl davada ZMMS kapsamında birleşen davada kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinden talepte bulunulduğu, trafik azasına karışan ... plakalı aracın davalı ... tarafından; 25.05.2019-25.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibarı ile poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarı ile geçerli poliçe limitinin ölüm halinde kişi başı 390.000,00.-TL olduğu; 29.05.2019-29.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere “Genişletilmiş KASKO ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığı, ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminatının 100.000,00.-TL olduğu, poliçe içeriğinden ihtiyari mali mesuliyet teminatına manevi tazminat taleplerinin ek teminat olarak dahil edildiği, poliçe üzerinde yazılı limitin, kaza başına maddi, bedeni hasarlar ve manevi tazminatı da içine alan tek limit olduğu, manevi tazminat taleplerinin poliçede yazılı limitin maksimum % 20’si ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Ceza Mahkemesinde alınan ve mahkememizde alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği, sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (52-b), (56-a) ve aynı Kanunun (46/2-f) maddelerini ihlalden dolayı neden olduğu kazada % 100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, olay anında yaya konumunda olan müteveffa ...’ün, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK. md. 53/1-3.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölenle destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Mahkememizce alınan üç kişilik aktüerya bilirkişisi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.(Dosya kapsamına uygun düşmeyen tek kişilik aktüer raporuna itibar edilmemiştir).
SGK tarafından davacılara rücuya tabi gelir bağlanmadığı anlaşılmış, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatlar güncellenerek tazminat miktarından düşülmüş, BUNA GÖRE MAHKEMEMİZİN ASIL DOSYASINDA; Maddi tazminat ve davalı ... yönünden; ZMMS, poliçe limitlerine ve garameten paylaştırma sonucu, davacı ...’ın 47.100,66 TL, davalı ...’in 7.620,83 TL, davalı ...’nın 11.694,81 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu, davacıların yasal faiz talebinde bulundukları, eksik ödeme tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerektiği, böylece bu davacılar lehine TBK 53.maddesindeki şartların oluştuğu; Davacılardan ... kaza tarihinde 24 yaşında, Ataberk ise 18 yaşını geçtiği, davacıların yükseköğrenime devam ettiklerine ilişkin bir delil sunulmadığı, bu nedenle davacılardan... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı talep hakları bulunmadığı; davalılar ... ve ... şirketi yönünden davacılar vekilinin maddi-manevi tazminat davasından feragat ettiklerini imzalı beyanı ve dilekçesi ile belirttiği, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla; 1-Maddi tazminat ve davalı ... yönünden; Davacılar ... yönünden davanın KABULÜ İLE, a-Davalı ... şirketinin-ZMMS,poliçe limitlerine göre- davacı ... için 47.100,66 TL, davalı ... için 7.620,83 TL, davalı ... için 11.694,81 TL'sinden eksik ödeme tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine, b-Davacılar ... ve ... yönünden davanın REDDİNE, 2-Maddi-manevi tazminat ve davalılar ... ve Baranım Gıda şirketi yönünden; Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,karar vermek gerekmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA; Maddi tazminat yönünden; SGK tarafından davacılara rücuya tabi gelir bağlanmadığı anlaşılmış, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatlar güncellenerek tazminat miktarından düşülmüş, talep artırımına göre, davalı sürücü ve işletenden davacı ...’ün 1.724.357,29 TL, davacı ...’ün 694.608,66 TL. maddi tazminat talebinde bulunabileceği, kaza tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek (Her ne kadar aracın trafik sicil kaydında ve poliçelerde “hususi” yazılı ise de aracın sahibinin şirket olması nedeniyle, bu araç özel değil, ticari bir araçtır. ... K.) Bu sebeple avans faizine karar verilmesi gerekir.) avans faizi ile birlikte tazminat talebinin yerinde olduğu; davalı ... şirketinin-İMMS-poliçe limitine ve garameten paylaştırma sonucu davacı ... için 4.539,42 TL, davalı ... için 1.828,58 TL.'sinden eksik ödeme tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olduğu, böylece bu davacılar lehine TBK 53.maddesindeki şartların oluştuğu anlaşılmakla;1-Maddi tazminat yönünden;Talep artırıma göre davanın KABULÜ İLE, Davacı ... için 1.724.357,29 TL, davacı ... için 694.608,66 TL.'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine (davalı ... şirketinin-İMMS- davacı ... için 4.539,42 TL, davalı ... için 1.828,58 TL.'sinden eksik ödeme tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla) karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyada, manevi tazminat istemi yönünden; Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 56.maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava dilekçesi, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması, kusur raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacıların murisinin ölümü ile sonuçlanan, davalı şirketin işleteni olduğu, araç sürücüsü davalı ...’ın olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, bu nedenlerle davacıların manevi tazminat isteme hakkının bulunduğu, anne-baba olan davacıların desteğin ölümü nedeniyle manevi acı ve ızdırap duydukları belirlendiğinden; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular, desteğin davacılara yakınlığı, desteğin yaşı ve kusur durumuyla yukarıdaki ilkeler nazara alınarak davacıların manevi tazminat davasının davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine; sigorta poliçesinde maddi-manevi tazminat ayrımının yapılmadığı, limitin tamamının maddi tazminat olarak garameten paylaştırıldığı anlaşılmakla, Davalı .... yönünden manevi tazminat davasının REDDİNE, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;,
A-MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
1-Maddi tazminat ve davalı ... yönünden;
Davacılar Şenay, Deniz ve Damla Gündüz yönünden davanın KABULÜ İLE,
a-Davalı ... şirketinin-ZMMS,poliçe limitlerine göre- davacı ... için 47.100,66 TL, davalı ... için 7.620,83 TL, davalı ... için 11.694,81 TL'sinden eksik ödeme tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine,
Alınması gereken 4.536,90 TL harçtan peşin alınan 4.354,77 TL harcın mahsubu ile eksik 182,13 TL harcın davalı ... şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ...merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 4.416,97 TL harç ve davacılar tarafından yapılan, ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 5.729,50 TL yargılama giderinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalı ... şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine,
b-Davacılar ... ve ... yönünden davanın REDDİNE,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'den alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
2-Maddi-manevi tazminat ve davalılar ... ve ... yönünden; Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
Davalının talebi bulunmadığından vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
B-BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
1-Maddi tazminat yönünden;
Talep artırıma göre davanın KABULÜ İLE,
Davacı ... için 1.724.357,29 TL, davacı ... için 694.608,66 TL.'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine (davalı ... şirketinin-İMMS- davacı ... için 4.539,42 TL, davalı ... için 1.828,58 TL.'sinden eksik ödeme tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla),
Alınması gereken 165.239,56 TL harçtan peşin alınan 580,64 TL harç ile ıslah harcı 8.194,00 TL'nin mahsubu ile eksik 156.464,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... şirketinin 4.068,08 TL'den sorumlu olmasına),
Davacılar tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 8.836,84 TL harç ve davacılar tarafından yapılan, ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 5.300,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... şirketinin 137,80 TL'den sorumlu olmasına),
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 258.948,30 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,(davalı ... şirketinin 6.732,65 TL'den sorumlu olmasına)
2-Manevi tazminat yönünden;
a-Davanın davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ İLE,
Davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00. TL'nin davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine,
Alınması gereken 10.246,50 TL harcın davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 24.000,00 TL vekalet ücretinin avalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
b-Davalı .... yönünden davanın REDDİNE,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 24.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024
Başkan ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Katip ...
¸[e-imzalıdır]