T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/172 Esas - 2023/842
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/172
KARAR NO: 2023/842
HAKİM: .....
KATİP:....
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Haksız Rekabet (İş sözleşmesinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2018
KARAR TARİHİ: 20/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Haksız Rekabet) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirket ile 03/04/2017 tarihinde belirli iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği işverene ve işyerine ait her türlü iş sınırlarını saklamayı, rekabet hükümlerine aykırı davranmamayı, işverene zarar verecek davranışlarda bulunmamayı ve bilrli süreli iş sözleşmesini süre dolmadan feshetmemeyi taahhüt ettiğini, bu sözleşme hükümlerine aykırı davranması sebebiyle ... E sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, icra takibinde sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle 12 aylık brüt ücret, süresinden önce sözleşmeyi feshetmesinden dolayı cezai şart talep ettiklerini, davalının bu alacakları ödemekle yükümlü olduğunu, iş akdi feshi sonrası ibraname imzaladığını, davalının yeni işe başladığı ... İşl. Tek. Sis. A.Ş.'ye bildirim yazısı ve davalıya da ihtarname gönderdiklerini, herhangi bir itiraz gelmediğini, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını, davalı aleyhine alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirket ile şu an çalıştığı şirkette farklı görevde çalıştığını, her iki şirketin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı eyleminin olmadığını, davacının herhangi bir zarara uğramadığını, iş sözleşmesinde tek taraflı cezai şart konulmasının yasaya aykırı olduğunu, herhangi bir zarar da doğmadığını, müvekkilinin 03.07.2017-01.03.2018 tarihleri arasında bir yıl dahi sürmemiş çalışmasından kaynaklanan kazancıyla dahi orantısız, fahiş bir cezai şart talep edildiğini, bu nedenlerle yasal dayanaktan yosun davanın reddini, % 20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
-01/10/2018 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
-... E. sayılı takip dosyası,
-İşçinin şahsi sicil dosyası,
-Taraflar arasında akdedilen belirli süreli iş sözleşmesi, taahhütnameler,
-Tanık beyanları, ... kayıtları,
-30/10/2023 günlü bilirkişi raporları,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava; taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer alan hükümlere aykırılık nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptalinine ilişkindir.
... 12/02/2020 tarih ve ... sayılı ilamına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulması üzerine ... ' de istinaf incelemesinden geçtiği ve ... 'nin 30/11/2020 gün ve ... sayılı kaldırma kararında; "..Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütname gereğince iş akdinin feshinden sonra işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık iddiası nedeniyle tazminat alacağı konusunda davaya bakma görevi Ticaret Mahkemesine aittir. Bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Emsal ... . sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Bu kapsamda; mahkemece red kısmına konu edilen rekabet yasağına ve sadakat borcuna aykırı davranış nedeniyle cezai şart dayanaklı tazminat istemlerinin tefrikiyle görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek hüküm verilmesi hatalı olmuştur. Emsal kararlarda dikkate alındığında iş akdinin feshinden sonra rekabet yasağına ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde davaya bakacak mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, bu yönlerden tefrik ve görevsizlik kararı verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1(a)-3 gereği kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verildiği kaldırma kararı üzerine ... sayılı dosyasında "...rekabet yasağına ve sadakat borcuna aykırılıklar.." için başlatılan ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali taleplerinin tefriki ile ... 'nin kaldırma kararı doğrultusunda görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsisizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bildirdikleri tanıklar dinlenilmiş, mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için Bilgisayar Mühendisi ve Haksız Rekabet Konularında Uzman bilirkişiden rapor alınmak üzere bilirkişi heyeti oluşturulmuş, bilirkişi heyeti 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Davacı tanığı ... mahkememizde alınan beyanında; Davalıyı tanırım, aynı şirkette bir dönem beraber çalıştık, ben davacı firmada çalışıyorum, davacı firmada muhasebe işlerine bakıyorum, davalı ... 9 Aralık 2015 tarihinde davacı firmada Yazılım Destek uzmanı olarak işe girdi, 03 Ocak 2018 tarihinde işten ayrıldı, işten ayrılma nedeni ise İstifa etmesiydi, bizim rakip olduğumuz bir şirkette çalışmaya başladı, bu şirketin adı ... olan şirkette işe çalışmaya başladı, bu firmada da aynı pozisyonda yazılım destek Uzmanı olarak çalışıyor, davacı firma .... üreten bir şirkettir, davacının bizim şirketten ayrıldıktan sonra geçtiği ... isimli şirket de davacı şirketle aynı ticari faaliyet alanında hizmet vermektedir, aynı yazılımları üretmektedir, davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Davalı ... davacı şirkette yazılımların hazırlanmasında bizzat görev alırdı, önceki tanıklığı ile şuanki beyanındaki çelişki üzerine soruldu: program yazanlara nasıl yazacağını, hangi ekranda ne olacağını söyleyen bunu izah eden kişiydi, bizati yazmasa da yazanlara yön veriyordu, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde alınan beyanında; Ben Davacı ... firmasında insan kaynakları departmanında 2008 yılından bu yana çalışıyorum, davalı ... davacı firmada 09 Aralık 2015 yılında işe girdi, 03 Ocak 2018 tarihinde çıktı, destek personeliydi, kendisi bilgisayar programcısı mezunu muydu bilemem bizim şirkette destek personeliydi, bu kişi bizati bilgisayar programı yazmaz, program yazımına destek verirdi, Analiz, test, son kullanıcıda eğitim gibi işlere bakardı, davalı ... bana telefon etti, ve annesinin hasta olduğunu, annesine bakmakla yükümlü olduğunu bahane ederek istifa ile işten ayrıldı, ancak kısa bir süre sonra öğrendik ki davalı bizimle aynı iş ve görevde ... isimli şirkette çalışmaya başlamıştır, bizde çalıştığı dönemde 1.500,00 TL net ücreti vardı, hafta içi sabah 08:00 akşam 18:00 saatleri arasında çalışırdı, hafta sonu çalışmamız yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizde alınan beyanında; Ben daha önce davacı firmada yazılım uzmanı olarak çalıştım, şu anda ... isimli şirkette çalışıyorum, bu her iki şirkete ... (...) üzerinde bilgisayar programlarında hizmet vermektedirler Davalı ... daha önceleri ... bilgisayar da çalışıyordu, şu anda da ... ye bağlı... Bilgi İşlem Personeli olarak çalışmaktadır, Zannediyorum 2017 yıllarında davacı firmada davalı sahada hastanelerde programın kullanımı hususunda bilgi veriyordu, daha sonra bu şirketten ayrıldı ve ... isimli şirkete bilgi işlem personeli olarak... görev yapmaktadır, hangi tarihte ... de işe başladığını bilmiyorum, şu andaki işi bilgi işlem personelidir, davalının her iki firmanın da ticari sırlarına vakıf bir kişi olduğunu düşünmüyorum dedi, davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Davalı müşterinin isteklerini ve taleplerini çalıştığı firmaya bildiriyormuydu diye soruldu: bildiriyordu, buna göre bizde gerekli işlemleri yapıyorduk, ama bu tüm hastanelerde bu böyledir. Gelen mevzuat değişiklikleri ve hastane yönetiminin istekleri doğrultusunda programlar üzerinde değişiklikler ve düzeltmeler yapıyorduk, yazılım ile ilgili davalı bilgi sahibi midir, kodlama bilir mi diye soruldu: kodlama bilmez, veri tabanından sorgulama yapabilir, bir bilgi işlem personeli ne kadar bilgi biliyorsa o kadar bilgi biliyor, analiz ve test işlemlerinde görev almış mı diye soruldu; test işlemleri yapmıştır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı İsa İyice mahkememizde alınan beyanında; Ben daha önce ... Bilgisayarda destek personel olarak çalıştım, şimdi farklı firmada çalışmaktayım, 2015-2017 yılların arasında davacı firmada çalıştım, davalı ... ...'da çalıştığım dönemde davacı şirkette destek personel olarak çalışmakta idi, yapmış olduğumuz iş yazılmış bir programın ekranlarını kullanıcılara göstermek, bunun için hastanelerde bu programı kullanılacak olan hastane çalışanlarına programın kullanılma içeriği hakkında bilgi vermektir, davalı bu şirkette hangi tarihlerde çalıştığını bilemiyorum ancak birlikte aynı dönemde çalıştık, ben davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı da davacı şirketten ayrılmış, davalı davacı şirketten ayrıldıktan sonra ... şirketinde yine aynı görevle çalışmaya başladı, ... ile davacı firma aynı sektörde faaliyet gösteren iki firmadır, ancak kullanmış oldukları bilgisayar programları birbirinden farklıdır, programların içeriğini çok bilmemekle birlikte program ekranları birbirinden farklıdır, Davalı vekilinin beyanı üzerine soruldu, davacı şirkette çalıştığımız olduğumuz dönemde kullanmış olduğumuz programların içeriğine ve sırlarına vakıfmıydınız diye soruldu, biz arka planda yapılan işlerin içeriğine vakıf değiliz, biz sadece programın kullanımını hastane çalışanlarına gösteren kişileriz, program nasıl yazılmış arkasında ne var bilemeyiz, Davacı vekilinin beyanı üzerine soruldu, Kendisinin ve Davalı ...'ın müşterilerle birebir irtibatı varmıydı diye soruldu, biz hastane çalışanlarına programın kullanımını gösteriyoruz, hastane yönetimi ile, idare ile herhangi bir ilişkimiz ve irtibatımız yoktur, bizler sıradan veri çalışanlarıyız, şeklinde beyanda bulunmuştur.
.... Mahkemesinden aldırılan İş Hukuku Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi tarafından tanzim ve imza olunan ; 12.11.2019 Tarihli Raporunda;
A)Sır saklama yükümlülüğünün İhlali Sebebiyle Alacak: 3.823,40.-TL
B)Rekabet Yasağının İhlali Sebebiyle Alacak: 22.940,40.-TL
C)Usulsüz Sözleşme Feshi Sebebiyle Alacak:3.823,40.-TL olduğu, Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere mahkemece kabulü halinde davacının talep edebileceği alacaklarının yukarıda belirtildiği gibi hesaplandığı, bu hesaplama doğrultusunda icra takibine itirazın iptalinin gerekeceği....” yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulmuştur. Tarafların itirazları ve gelen belgeler doğrultusunda, 29.01.2020 tarihli aynı bilirkişiden alınan Ek Rapor’da da belgelerin kök rapordaki hesaplamayı değiştirir nitelikte olmadığını belirterek Kök Rapor’daki hesaplamaların aynen geçerli olduğunu yolunda tespit ve değerlendirmede bulunulmuştur.
Mahkememiz tarafından bilirkişi heyetinden 30/10/2023 tarihinde alınan raporda özetle; "...yukarıda diğer açıklamalarımız muvachesinde, davalının iş sözleşmesini feshettikten birkaç gün sonra faaliyet alanları aynı olan rakip bir firmada aynı il sınırlarında olmasa da sözleşmede yer alan rekabet yasağı bölge sınırları içerisinde yer aldığı ve ayrıca aynı alanda rakip bir firmada tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere, aynı görevi yapmak üzere (farklı yazılım programları olsa da aynı amaca hizmet ettiklerinden) işe başladığına ilişkin fiili vakıalar karşısında davalının sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını, diğer taraftan; davalının eylemlerinin, TTK’nun 55 ve devamı maddelerine göre, davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda dava dosyasında yeterli belge ve delil bulunmadığından ve bu hususun yazılı belgeler ile ispat edilebileceği, sadece tarafların tanıklarının beyanlarının da yeterli olmayacağı hususları göz önünde bulundurularak heyetimiz tarafından inceleme yapılamadığı, takdiri sayın mahkeme’ye ait olmak üzere, dava dosyası tekmil mündericaatı üzerinde yukarıda arz olunduğu şekliyle yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonucunda ve belirtilen gerekçelere binaen; Davalının sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı; Davalının eylemlerinin, TTK’nun 55 ve devamı maddelerine göre, davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda dava dosyasında yeterli belge ve delil bulunmadığını beyan etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında imzalanan belirli süreli iş sözleşmesi incelenmiş, sözleşmenin "personelin sır saklama, rekabet etmeme, dürüst davranma borcu" başlığı altında rekabet etmemeye ilişkin düzenleme yapıldığı görülmüşse de, iş bu sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün TBK'nın 445/1.maddesi uyarınca yer ve zaman sınırlaması içerdiği sabit ise de, işçinin rekabet yasağı karşılığında, işverenin herhangi bir karşı edim üstlenmediği anlaşılmaktadır. TBK'nın 420/1.maddesi uyarınca, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerden tanık anlatımlarından davalı işçinin yazılım destek uzmanı olarak çalıştığı yaptığı görevi itibarıyla davacı işverenin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfuz etmek gibi Borçlar Kanununun 348.maddesinde belirtilen bir konumda bulunduğu ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olduğu kanıtlanamamıştır.
Bu doğrultuda davalının talebi yerinde görülmemekle, buna ilişkin itirazın iptali talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Davalının, sır saklama taahhüdüne aykırı davrandığı iddia edilmiş olsa da, somut olayda davacının aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmasının tek başına sır saklama taahhüdüne aykırılık teşkil etmeyeceği, davacının her iki firmada da yapmış olduğu yazılım destek uzmanı işinin ve eğitimin davacı firmanın sırlarına vakıf olmayı gerektirmediği, davacının iş sırlarını kullandığının gerek dinlenen tanık beyanları, gerek dosyaya sunulan deliller ışığında ve tüm dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşılmakla, buna ilişkin itirazın iptali talebinin reddine ilişkin karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 369,42 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 99,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yapmış olduğu 34,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... bütçesinden ödenen 280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20.11.2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]