T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/444 Esas - 2023/379
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/444
KARAR NO: 2023/379
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/06/2022
KARAR TARİHİ: 24/05/2023
K.YAZIM TARİHİ : 05/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşme ile .... 2.10.16. Maddelerine dayanılarak posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımının yapılması işinin davalı şirkete ihale edildiğini, söz konusu işte çalışan davalı Şirket çalışanları ... ve ... vekili tarafından müvekkillerinin iş akdinin feshi akabinde işe iadeleri ve ferilerine ilişkin davacı şirket ve son İşveren ... A.Ş. aleyhine ...Mahkemesi ... ve .... E. Sayılı dosyalara kayden seri dava açtığı dava dışı ...; ...Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile açtığı dava hükme bağlanarak kesinleştiğini, davacı vekili tarafından kararda hükmedilen vekalet ücretine ilişkin ... ... sayılı dosyası üzerinden davacı Şirket ve davalı ... borçlu gösterilerek icra takibi yaptığı, bahsi geçen İcra dosyasına dosya borcunun tamamına ilişkin 01.06.2021 tarihinde 4.462.47.-TL, 14.06.2021 tarihinde 187.26.-TL yatırılarak dosya borcu kapatıldığını, dava dosyasındaki diğer davalı ... ... ... A.Ş.'nin kuruma hitaben 21.05.2021 tarihli yazısında mahkeme kararında hükmolunan vekalet ücretine müşterek müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle 2.311,76.-TL'yi hesaba yatırdıklarını bildirdikleri dava dışı ...; ...Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile açılan davada ... K. Sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacı vekili tarafından kararda hükmedilen vekalet ücretine ilişkin ... ... sayılı dosyası üzerinden davacı Şirket ve ... borçlu gösterilerek icra takibi düzenlendiği, bahsi geçen İcra dosyasına dosya borcunun tamamına ilişkin 29.04.2021 tarihinde 4.700,78.-TL, 07.05.2021 tarihinde 193,72.-TL yatırılarak dosya borcunun kapatıldığını, dava dosyasındaki diğer davalı ... ... ... A.Ş.'nin kuruma hitaben 28.04.2021 tarihli yazısında mahkeme kararında hükmolunan vekalet ücretine müşterek müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle 2.350,84.-TL'yi hesaba yatırdıklarını bildirdiklerini, her ne kadar ...Mahkemesinin vermiş olduğu kararlarda işçilik alacaklarının davacı şirket ve davalı ... şirket ... A.Ş.'ten müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmişse de; davacı şirket ve davalı şirket arasında posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımı işine ilişkin olarak akdedilen sözleşmelerin “Diğer Hususlar” başlıklı maddesi ile sözleşme eki idari şartnamenin ilgili maddelerinde “elemanların iş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından müteahhit sorumludur' hükmü mevcut olduğu, dolayısı ile davalı şirket ile akdedilen sözleşme hükmüne göre davacı idareye karşı davalı şirket işçi alacaklarından dolayı sorumlu olduğunu, dolayısı ile davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin davalı şirketten rücuen alacak hakkı bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 4.881,63 TL nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkili şirket tarafından işbu dava açılmadan ve davacı tarafından dava dışı personele yapılan ödemenin sorumluluğu kadarını davacıya ödediğini, müvekkil şirket ve davacı ...' ye karşı, dava dışı personellerin açmış olduğu ...Mahkemesi ... E. tarihili işe iade davası neticesinde başlatılmış olan .... E. Sayılı dosyası ve .... E. tarihili işe iade davası neticesinde başlatılmış olan ... E. Sayılı dosyası ile birlikte ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerini talep etmiştir. Talep edilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ait bahsi geçen ilamda karar müteselsilen davalılardan karşılanması gerektiğine ilişkin olduğunu, icra takibinde ödemesi yapılan kısımın da bu alacağa ilişkin olduğunu, davacı tarafın dava dışı personele yapmış olduğu ödemeleri rücu davasına konu etmesinin mümkün olmadığını, aksinin kabulü halinde ise müvekkili şirketin sorumluluğu davacı taraf ile yarı yarıya olacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, asıl işveren ve alt işveren olan taraflar arasındaki sözleşme ve şartnamelerde, fiili işçilik alacakları dışındaki alacaklarından tümüyle yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığından, dava dışı personele yapılan dava konusu ödemeler nedeniyle Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun davacı taraf ile yarı yarıya olacağını, talep konusu olan feri borçlara ilişkin talepte bulunulması iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, mahkemeye sundukları belgeler nazarı itibara alındığında, davacının dilekçesinde yer alan bütün iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, soyut iddiadan öteye geçmediği ve dava konusu alacaklar yönünden müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığının aşikar olduğunu, bu nedenle ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, açıklanan nedenler ve re'sen nazara alınacak sair hususlara binaen; yukarıda esas numarası belirtilen işbu davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ödeme makbuzları
Davalı şirketin 28.04.2021 ve 21.05.2021 tarihli yazıları
Davalı şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmeler
.... Sayılı kararında; davacı ...'ın şirkete iadesine mali haklardan her iki davalı olan ... İnş. A.Ş. İle ... A.Ş'nin sorumluluğuna karar verildiğini, davanın Kabulü ile ; Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı ... İnşaat Aş ’ne ait işyerindeki işine iadesine, davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak davacının 6 aylık ücreti olan brüt ( 2.739,82 TL x 6 ay ) 16.438,92 TL olarak tespitine, davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer hakları olan brüt (2.739,82 TL x 4 ay) 10.959,28 TL’nin davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna" şeklinde karar verildiği, hükmün 23/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
... ... Sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından borçlular ... AŞ ve ... İnş A.Ş aleyhine 20.05.2021 tarihinde yapılan takipte 3.400TL ilam vekalet ücreti 261,57 TL(03.07.2020- 11.05.2021 arası işlemi adi) kanuni faiz olmak üzere toplam: 3.661,57 TL talep edilmiş ve borcun sebebi olarak ...Mahkemesinin ... Karar sayılı 03.07.2020 tarihli ilamı olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
.... Sayılı kararında; "Davalı işverenler tarafından davacı ...'ün iş sözleşmesinin, her iki davalı olan ... İnş. A.Ş. İle ... A.Ş'nin sorumluluğuna karar verildiğini, işe iadeden sorumlu olduğu kabul edilerek davacının şirkete iadesine mali haklardan her iki davalının sorumluluğuna karar verilerek; davanın kabulü ile ; Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı ... İnşaat Aş ’ne ait işyerindeki işine iadesine, davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak davacının 5 aylık ücreti olan brüt ( 2.739,82 TL x 5 ay ) 13.699,10 TL olarak tespitine, davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer hakları olan brüt (2.739,82 TL x 4 ay) 10.959,28 TL’nin davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
... ... Sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından ... AŞ ve ... AŞ aleyhine 3.400 TL ilam vekalet ücreti ve 215,00 TL yargılama gideri, 35,90 TL peşin harç , 227,19TL ilam vekalet ücreti faizi ve 14,37 TL yargılama gideri faizi olmak üzere toplam 3.892,46 TL üzerinden takip yapıldığı, dosyaya sunulan ödeme makbuzlarından ... bankasına yapılan ödeme makbuzunun birinde fotokopinin yarısı çıkmadığını, ancak ... AŞ tarafından ... ... AŞ hesabına bir bedel yatırılmış olduğu ve "üçyüzonbiryetmişaltı" kısmının okunduğu, ... AŞ - vekilinin dilekçesinde 21.05.2021 tarihinde 2.311,76 TL nın ... ye ödenmiş olduğu belirtilmiş olmakla bu beyana ilişkin makbuz olduğu düşünüldüğü, ... bankası aracılığı ile 28.04.2021 tarihinde ... AŞ tarafından " ... dava vekalet ücretibize düşen kısım" açıklaması ile ... ... A.Ş hesabına 2.350 TL yatırıldığı anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 23/03/2023 tarihli raporda; ...mahkemesinin ... sayılı dosyasında davacı ... ... AŞ tarafından iş akdinin 16.08.2018 tarihinde haksız olarak feshedildiğinden bahisle işe iade ve çalıştırılmadığı süreye ilişkin ücretleri ile diğer yasal haklarının tahsili talebiyle dava açmış mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, 03.07.2020 tarihli kararda vekalet ücreti alacağının 3400 TL olarak belirtildiğini, ...mahkemesinin ... sayılı dosyasında davacı ...'ün ... A.Ş. tarafından iş akdinin 16.08.2018 tarihinde haksız olarak feshedildiğinden bahisle işe iade ve çalıştırılmadığı süreye ilişkin ücretleri ile diğer yasal haklarının tahsili talebiyle dava açmış mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, 03.07.2020 tarihli kararda vekalet ücreti alacağının 3400 TL olarak belirtildiğini, dava dışı işçilerin ... AŞ çalışanı oldukları, ... AŞ nin asıl işveren konumunda olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin işçilik alacaklarından kimin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmaması halinde davalı şirketin de belirttiği gibi yarıyarıya sorumluluğun paylaşılması söz konusu olacağını, ancak sözleşmenin 17. ve 35. maddelerinden davalı şirketin işçilerinin tüm işçilik alacaklarından, kıdem tazminatından davalı yüklenicinin sorumlu olduğu ve idarenin davalı yüklenici adına yaptığı ödemelerin davalıya rücu imkanına sahip olduğuna ilişkin takdirin mahkemenin olduğunu, ayrıntıları açıklandığı üzere davacının davalı yüklenicinin dava dışı işçilerinin açmış olduğu işe iade ve tazminat davalarının sonucunda alınan kararlarda belirtilen kanuni vekalet ücretlerinin icra takibine konulması sonucu 9.544 23 TL yı ödemiş olduğunu, sonrasında davalı ... AŞ tarafından 4.662,60 TL'sı ödenmekle bakiye 4 881,63TL'sı kaldığı bu bedelin davalıdan tahsilini talep ettiğini, sözleşmenin 17 ve 35. maddelerinde tüm işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğunun mahkemece kabul edilmesi halinde davalı tarafından ödenmeyen bedelin 4.881,63 TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin davalıdan tahsiline ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRLİMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlık; dava dışı işçiler ... ve ...’ün ...Mahkemesinde sonuçlanan davalarına ilişkin kararlarda belirtilen vekalet ücretinin tahsiline ilişkin davalı işverenler (Mahkememizin tarafları) hakkında başlatılan icra takiplerinde borcun davacı şirketçe kapatılmasına rağmen borcun sadece bir kısmının davalı tarafından davacı hesabına yatırıldığı ancak dava dışı işçilere ödenen söz konusu vekalet ücretlerinden davalının sorumlu olduğundan bahisle rücuan alacak istemine ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. ” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler.
Taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibarıyla (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşverenlerin sorumluluğuna ilişkin Emsal ... Karar sayılı kararında da "...Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde, dava dışı işçi değişik alt işverenler nezdinde ve son olarak davalı alt işveren nezdinde çalıştığından kıdem tazminatı yönünden davalı yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olduğu, yıllık izin ve ihbar tazminatından davalı son işverenin sorumlu olduğu..." belirtilmiştir. İşverenlerin sorumluluğuna ilişkin .... Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
İşverenlerin sorumluluğuna ilişkin .... Karar sayılı kararında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
... AŞ ile ... AŞ arasında " Gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtımı/teslimi hizmetlerin yürütülmesi işi Doğrudan Temin sözleşmesi " ...30.03.2017 tarihli ve 30.12.2016tarihli olup bu sözleşmelerde ;
Mad 17.1.34: İdarenin iş bu sözleşme kapsamında yüklenicinin nam ve hesabına yaptığı her türlü ödeme , masraflar, yasal faizi ile birlikte ilk istihkakından kesilecektir. Yüklenici kendi nam ve hesabına ... tarafından yapılan ödemelere ve masraflara itiraz edemez. 21.91" Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları başlığı altında ; Yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye aittir. ... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir.
Diğer Hususlar başlıklı madde 35.1 Yüklenici çalıştırdığı işçilerin işe geliş gidiş dahil devam, takip ve kontrolünü yapmakla yükümlüdür.
35.2: Yüklenici sözleşme kapsamındaki hizmeti ifa ederken satın aldığı, kiraladığı, istihdam ettiği yararlandığı her türlü mal ve hizmetin bedelini /ücretini tam ve zamanında hiçbir yakınmaya neden vermeden ödemek zorundadır.
35.3: ... gerek görmesi halinde yükleniciden alacaklarını, yüklenicinin ... de yürüttüğü diğer işlerindeki hakedişlerinden tahsil edecektir.
35.4...Kanun, tüzük, yönetmeliklerde yükleniciye yüklenen tüm sorumluluklar yüklenici tarafından eksiksiz , tam ve zamanında yerine getirilecektir. Yüklenicinin bu sorumluluklarını yerine getirmediği takdirde mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde İdarenin yükleniciye rücu hakkı saklıdır.
35.8: Kıdem tazminatı ile ilgili tüm sorumluluk yükleniciye aittir. Şeklinde hükümlerde yüklenicinin işçiler ile ilgili iş kanunundan doğan sorumluluklarını düzenlediği görülmüştür.
Dava, cevap, mübrez deliller, .... E. Sayılı dosyaları ... sayılı ve ... sayılı dosyaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı işçiler ... ve ...'ün işçilik alacaklarına ilişkin davacı şirket ve son İşveren ... A.Ş.hakkında .... E. Sayılı dosyalarında davada vekalet ücretine ilişkin ... ... sayılı dosyası üzerinden davacıya ve davalıya yönelik başlatılan icra takibinde davacı tarafça yapılan ödemeler ve ... ... sayılı dosyası üzerinden yapılan ödemeler toplamı olarak hesaplanan 9.544 23 TL ödemeden davalı ... AŞ tarafından 4.662,60 TL'sı ödenmekle bakiye 4 881,63TL'sı kaldığı davacının ödemiş olduğu bedellerin davalının işçilerinin İş mahkemesinde kararlarındaki vekalet ücretlerine ilişkin olduğu, Emsal ... içtihatlarında belirtildiği gibi İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda İş mahkemesindeki kararlarda işe iadenin davalı şirkete yapıldığı ve davalı şirketin işçileri oldukları 4.881,63 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bu alacağın 2.543,66 TL’sine ödeme tarihi olan 07/05/2021 tarihinden itibaren, bakiye 2.337,97 TL’sine ise ödeme tarihi olan 14.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-DAVANIN KABULÜ İLE 4.881,63 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bu alacağın 2.543,66 TL’sine ödeme tarihi olan 07/05/2021 tarihinden itibaren, bakiye 2.337,97 TL’sine ise ödeme tarihi olan 14.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 333,46TL harçtan peşin alınan 83,37TL'nin düşümü ile eksik 250,09TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan ... bütçesinden ödenen 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 175,57TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 4.881,63TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti: 1.250,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 75,00TL olmak üzere toplam 1.325,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma yoluyla), davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/05/2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]