T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/450 Esas - 2024/307
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/450
KARAR NO : 2024/307
H...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişi nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı nedeni ile 71.413,60-TL borcu bulunduğunu, fatura/ sözleşmeler konusu işleri yaparak davalıya teslim ettiğini, ancak davalı yanın, yapılan edimlerin karşılığı olan fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla ...esas sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla 71.413,60-TL asıl alacak, üzerinden kısmen itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili 09.10.2023 tarihli duruşmada davanın reddin talep etmiş, 27.07.2023 ve 30.01.2024 tarihli dilekçelerinde ise bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-29/04/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
-Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, fatura suretleri,
-... sayılı takip dosyası,
-... kayıtları ba-bs formları,
-31/01/2023 ve 05/07/2023, 24/01/2024 günlü kök ve ek bilirkişi raporları,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 71.413,60-TL asıl alacak, 5.599,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.013,21-TL alacak ve ferilerinin tahsili için ..., sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile, müvekkil şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borcu ve ferilerini kabul etmediklerini ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini bildirmiştir.
Taraflar arasındaki dava, sözlü satım sözleşme kapsamında cari hesaba -faturaya- dayalı alacak talebi olmakla, para borcunun ifa yerinin Türk Borçlar Kanunun 89.mad kapsamında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, davacı şirket işlem merkezinin ... adresi olduğuna göre, davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflara HMK'nın 220 ve TTK'nın 83.maddesi gereğince ticari defterlerini ibraz etmeleri, etmemeleri halinde defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği ihtar edilmiştir.
Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılması için davalı defterlerinin incelenmesi için ... Mahkemesine talimat yazılmış bilirkişi raporu alınmıştır.
... Mahkemesine davalı için yazılan talimat yazısına cevap verilmiş, davalı taraf ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 13.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; ".... dava dosyasının, ekleri ile yerinde yapılan ticari defter incelemesi sonucunda; davalının 2020 ve 2021 yılına ait Ticari defterlerinin açılış ve Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin olduğu, davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğu, davacı tarafından davalı ya 2020 yılında iki adet 47.259,00 Lira Kdv Dahil Fatura düzenlendiği davacının dava/takip tarihi itibari ile Ticari defter kayıtlarında 36.413,60 Lira alacaklı olduğu ve faiz miktarının 26.01.2022 ve 28.06.2022 arasındaki 153 gün için yıllık 9 faiz uygulanarak %3,772602739726 olmak üzere kıst dönem için toplam %3,772602739726 faiz uygulanmış olup 1.373,74 TL faiz tutarı hesaplanarak Davacının Faiz Dahil Toplam 37.787,34 TL alacaklı olduğu...", tespit edilmiştir.
Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 15/06/2021 günlü kök ve 28/01/2022 günlü ek bilirkişi kök raporları alınmıştır. Taraf ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporlarında;"... Her iki taraf defterlerinde de yılsonu noter kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, Takip konusu 71.413,60 TL bedelli 3-adet faturanın her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, Davalı defterlerinde banka kanalıyla yapılan toplam 35.000,00 TL’lik ödemenin tenziliyle bakiye 36.413,60 TL borç kaydına karşılık davacı defterlerinde alacak kaydına rastlanmadığı, ispat külfetinin iddia makamına ait olduğu hususunda takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, gözetilerek; davacı kayıtlarının esas alınması durumunda davacının alacağı bulunmadığı, Davalı kayıtlarının esas alınması durumunda davacının 36.413,60 TL alacaklı olduğu..." bildirilmiştir.
28/01/2022 günlü Bilirkişi ek raporunda;"... Davacının; 3 adet faturaya dayanarak başlattığı takipte işbu fatura bedelleri toplamı olan 71.413,60 TL alacağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça 35.000,00 TL’lik ödeme ispatlanmış olup, kalan tutarın ödendiği ispatlanmadığı ve kendi defterinde bakiye 36.413,60 TL borç kaydının varlığı gözetildiğinde; davacının takipte bakiye 36.413,60 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekip/gerekmediği hususunda takdir mahkemenize aittir.
Davacı defterlerinde; davalının bankadan yaptığı ve tevsik edici belgelerle ispatladığı 35.000,00 TL ödeme kaydı bulunmadığı, 2021 döneminde şüpheli alacaklar hesabına aktarılan toplam 71.413,60 TL’lik faturadan kaynaklı alacak bakiyesinin 2021 dönem sonunda tahsilat kaydıyla kapatıldığı, takip tarihi itibariyle 2022 dönem başına devreden herhangi bir alacak bakiyesi kaydı bulunmadığı gözetildiğinde; davacının takipte alacağı bulunmadığı hususunda takdir sayın mahkemenize aittir. Her iki taraf defterlerinde yıl sonu noter kapanış tasdikleri mevcut olmakla kendi lehine delil niteliği haiz olduğu hususunda takdir mahkemenize ait olduğu.." bildirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi aracılığı ile taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı defterlerinde; davalının bankadan yaptığı ve tevsik edici belgelerle ispatladığı 35.000,00 TL ödeme kaydı bulunmadığı, 2021 döneminde şüpheli alacaklar hesabına aktarılan toplam 71.413,60 TL’lik faturadan kaynaklı alacak bakiyesinin 2021 dönem sonunda tahsilat kaydıyla kapatıldığı, takip tarihi itibariyle 2022 dönem başına devreden herhangi bir alacak bakiyesi kaydı bulunmadığı gözetildiğinde davacının takipte alacağı bulunmadığı belirlenmiştir.
Raporlar gerekçeli ve denetime elverişlidir.
İddia, savunma, dayanılan deliller ve bilirkişi raporu bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında mevcut alım satım kapsamında düzenlenen faturadan ötürü davalının takip tarihi itibari ile davacıya borçlu olmadığı davacı defterlerinden anlaşılmakla davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 834,50 TL harcın mahsubu ile eksik 406,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf vekil ile temsil edildinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024
...