T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/241
KARAR NO : 2024/599
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 20/04/2016
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
K.YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya 2013 yılında sattığı malların bedelini bu güne kadar tahsil edemediği, müvekkil şirketin ticari defterleri ve kayıtlarına göre 534.616,19TL alacaklarının olduğunun görüleceği, 5957 S. Kanunun 10 m.göre 50.000,00TL üzerindeki uyuşmazlıklarda ... Heyetinin vereceği kararların itilafların hallinde ... delil olarak ileri sürüleceğinin belirtildiği, ... heyetine başvurduklarında davalı defterlerinde alacaklarının 631.778,36TL olarak belirlendiği, bu değerin müvekkil şirketin kayıtlarında belirlenen miktardan fazla olduğu, bununda müvekkil firmaya iletilmemiş faturalar bulunduğunu gösterdiği, sadece davalı katlarında inceleme yapılması gerekirken ... Heyetinin görevini aşarak delil olarak değerlendirilemeyecek muhtelif belgeleri de değerlendirmeye aldığı, sonuç olarak “talep edilen miktarın ... Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkındaki Yönetmeliğin 18.m.de yer alan ... Heyetinin bakmakla yükümlü olduğu kanuni sınırları aşması nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.” şeklindeki gerekçeyle müvekkil şirketin şikayetinin red edildiği, mahkemece delil olarak kullanılabilecek bir karar çıkmadığı, ... Heyeti Kararına ... nezdinde itiraz ettiklerinde ... sayılı dosyada itirazları incelenmeksizin reddedildiği, 5957 S. Kanunun 12.m. 2.fıkrasına göre ticari güvenin sağlanması ve tarafların haklarının korunması amacıyla teslim alınan mallardan süresi içinde üreticiye ödenmeyen mal bedellerinin ilgililerin ... Heyeti kararı ile verilen teminattan kesilerek ödeneceği, teminattan karşılanmayan kısmın genel hükümlere göre tahsil olunacağı, 5957 sayılı kanunun bu açık hükmü uyarınca ... halinde faaliyet gösteren davalının belediye Meclisince belirlenen ve davalı tarafından verilmiş bulunan teminatının alacaklarını karşıladığı kadarıyla nakde çevrilmesi ve müvekkile ödenmesine karar verilmesi, teminat ile karşılanmayan bakiye kısım içinde Mahkemede dava açılması gerektiği, yasaya aykırı bu gelişmeler karşısında müvekkil şirketin alacağının tesbiti için bu davayı açtıkları, tarafların ticari defter ve kayıtlarında bulunmayan hususlara dayanılamayacağı, bu nedenle davayı kısmi açtıkları belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 20.000,00TL alacaklarının ... Avans Faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, harcını yatırarak sunduğu 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, alacak tutarını toplamda 553.463,63 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği gibi, davacı şirketin müvekkil şirkete mal satmadığı ve fatura düzenlemediği, müvekkilinin Toptancı Sebze ve Meyve Halinde Komisyoncu olduğu, yasa gereği sebze ve meyve alımı ile uğraşması yasak bir tacir olduğu, 5957 sayılı yasa kapsamında, ancak komisyon karşılığında kendisine tevdi edilen ürünleri üçüncü şahıslara satıp bedelini yasal kesintiler düştükten sonra müstahsile ödemekle yükümlü olduğu, iddia edildiği gibi fatura karşılığı ürün satın alamayacağı, davacı şirketin öyle bir ürün satışını ortaya koyan tek bir faturasının dahi olmadığı, davacı şirket kayıtları incelendiğinde bu yönde kayıt bulunamayacağı, davacı şirketin iddiasını sunacağı usulüne uygun tutulmuş davacı şirketin mahkemeyi yanıltıcı beyanlar ve iddialar ile hak iddia ettiği, defter ve belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davacının aynı iddiayı ... heyetinde gündeme getirdiği, davacının sattığı bir mal ve düzenlediği bir fatura bulunmamasına rağmen hukuki olmayan bir yorumla talebi aşarak davacı tarafından satılmış ve resmi kayıtlarında yer alan fatura bedelleri varmış algısı ile inceleme yaptığı, davacı iddiasını aşan ve gerçekte hiç var olmayan fatura ve mal satışlarını esas alarak düzenlediği rapora değer verilemeyeceği, üretici sıfatı bulunmayan davacı şirketin ... heyetine başvurmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile faturaları ibraz etmesi halinde cevap haklarını saklı tuttukları savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davacı vekili tarafından faturalar, muhasebe kayıtları ibraz edilmiş, davacı defterleri incelenmiş, hal hekem heyeti dosyası getirtilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
SMMM, sayıştay denetçisi ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Taraflar arasında, davacı şirket ticari defter kayıtlarına tam ve eksiksiz olarak yansıtılmayan emtia ve para alışverişinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen emtia satış faturalarından komisyon ve nakliye bedellerinin tenzili ile kalan bakiye tutarın davalıdan alacak şeklinde kayıtlara yansıtıldığı, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 534.616,19 TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafından ... heyetine ibraz edilen belgelerden davacı tarafından davalıya net bedeli 631.779,16 TL tutarında faturanın kayda alındığı, davalı tarafından davacıya banka kanalıyla 69.950,00 TL, senet bedeline istinaden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 89.950,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dava dışı... tarafından ... Bankasına 300.000,00 TL ipotek tesis edildiği, banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı ve gayrimenkulün satışının gerçekleştiği, ancak ipotek tesisine konu kredinin davalı tarafından davacıya kullandırıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, Sayın Mahkemece ipotek karşılığı kullanılan kredinin davalı tarafından davacı lehine kullanıldığının belirlenmesi durumunda davacının talep edebileceği, alacak tutarından 300.000,00 TL tutarın tenzil edileceği, davalı işletme tarafından sunulan çoğunluğu banka dekontları ile desteklenen dava dışı kişilerin beyanlarına göre davacı şirket adına 3.kişilere toplam 229.992,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin davacının kabulünde olduğu ve davalı tarafından davacı adına ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı,ibraz edilen ve incelenen belgelere göre davacının davalıdan ( 631.779,16 TL — 89.950,00 TL ) 541.829,16 TL alacak talebinde bulunabileceği, ipotek konusu kredinin davalı tarafından davacıya kullandırılan krediye istinaden olduğunun belirlenmesi durumunda davacının davalıdan (541.829,16TL - 300.000,00 TL ) 241.829,16 TL alacak talebinde bulunabileceği, davacının talebine bağlı kalınarak davacının davalıdan 20.000,00 TL alacak tutarını faizi ile birlikte talep edebileceği belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... Karar sayılı ilamı ile; “Davanın kısmen kabulü ile; İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten elde edilecek gelir ve ödemeler somut olayda alacağın tahsili sırasında tekerrüre neden olmamak kaydıyla 464.666,19 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar, ... Karar sayılı ilamıyla “.... davalı tarafından sunulan ipotek tesisine ilişkin belgeler ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra dosyası, ödeme defisi kapsamında kaldığı ve daha önce hakem dosyasında sunulduğu için incelenmiş ve değerlendirilmiş, davalının nüfus kayıtlarına göre ipotek tesis eden ... davalının annesi olduğu ve ... ile davacı ... ... Tic. Ltd. Şti. nin kullandığı krediye teminat teşkil etmek üzere tesis edildiği, davacı ile davalı arasındaki cari ilişki dikkate alındığında, bu ipoteğin davacı adına annesi tarafından tesis edildiğinin ve aralarındaki cari ilişkide göz önünde tutulması gerektiği, davacının icra yoluyla yaptığı tahsilatın mükerrer tahsile neden olmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği düşünülmüş..." şeklinde gerekçe oluşturulmuşken, / Hüküm kısmında ise "...Davanın KISMEN KABULÜ ile; İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten elde edilecek gelir ve ödemeler somut olayda alacağın tahsili sırasında tekerrüre neden olmamak kaydıyla 464.666,19 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. / Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere ilk derece mahkemesinin gerekçesi ile kurmuş olduğu hüküm çelişmektedir. / Bu durumda, mahkemenin gerekçesine uygun, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir hüküm verildiği söylenemeyecektir. Mahkemece gerekçe ile hüküm arasındaki bu çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. Bu nedenle taraf vekillerinin işin esasına yönelik istinaf itirazları incelenmeksizin hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilmesi için HMK'nin 355. maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; bir ... iki bankacı ve iki nitelikli hesap uzmanından oluşturulan beş kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; a) İpoteğe ilişkin alacağın dâhil edilemeyeceği yönünde hüküm kurulması ihtimaline göre; Dava tarihi itibariyle davacı alacağı 631.778,36 TL olarak belirlendiği, davacı talebinin (Talep: 553.463,63 TL) 69.950,00 TL'lik, kısmının yerinde olmaycağı, talep edilen bedelden ödenen kısım düşülmesi halinde davacının alacağının 483.513,63 TL olacağı, b) İpoteğe ilişkin alacağın dâhil edilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulması ihtimaline göre; Dava tarihi itibariyle davacı alacağı 270.143,63 TL olarak belirlendiğinden, davacı talebinin (Talep: 553.463,63 TL) 283.320,00 TL'lik, kısmının yerinde olmayacağı; Belirlenen alacak tutarına dava tarihinden itibaren TCMB avans faizi işletilebileceği belirtilmiştir. (Ancak bilirkişi raporunda maddi hata bulunduğu, davacının ıslah ile talepte bulunurken 69.950,00 TL’lik ödemeyi düşerek 553.463,63 TL olarak talepte bulunduğu, dolayısıyla 69.950,00 TL’lik ödemeyi davacının belirlenen 631.778,36 TL alacağından düşülmesi gerektiği anlaşılmıştır).
İstinaftan önce alınan üç kişilik bilirkişi heyeti raporu ile istinaftan sonra alınan beş kişilik bilirkişi heyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller, bilirkişi raporları, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıya 2013 yılı içinde fatura karşılığı sebze ve meyve sattığını, ancak sattığı malların bedelini bu güne kadar tahsil edemediğini, müvekkilinin, davalıdan muhtelif faturalarla 534.616,19 TL alacaklı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak tutarı 553.463,63 TL'ye çıkartılmış ve dava tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Toptancı Sebze ve Meyve Hali'nde komisyoncu olup, yasa gereği sebze ve meyve alımı ile uğraşması yasak olan bir tacir olduğunu, davacı şirketten iddia edildiği gibi fatura karşılığı ürün satın almasının mümkün olmadığını, davacı tarafından böyle bir ürün satışını gösteren faturası olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İpotek karşılığı kullandırılan kredinin davacı lehine kullandırılıp kullandırılmadığı hususuna ilişkin olarak yapılan incelemede; ... adına kayıtlı... bulunan taşınmaz üzerinde 14.06.2013 tarihinde tesis edilen 300.000,00 TL tutarındaki ipoteğe istinaden, ....'ne kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine 10.01.2014 tarihinde 210.675,00 TL olarak borcun yeniden yapılandırıldığı, yapılandırma sonrasında da ödemelerde aksaklık olması nedeniyle icra takibine başlanıldığı, ipoteğin ...'nin ...'ndan kullandığı krediler ile diğer borçlarının teminatı olarak tesis edildiği belirlenmiştir.
Davalı yanın cevap dilekçesinde ipoteğe ilişkin bir savunmasının bulunmadığı, Toptancı ... Heyeti Başkanlığı'na verilen beyanda, ...'nin annesi ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 300.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, tesis edilen ipotek karşılığında çekilen kredinin davacının kendi kasa defterlerinden görüleceği üzere ...'ndaki hesaplarına aktarıldığı hususlarına yer verildiği, dosyaya ibraz edilen ve ...'ın kasa defteri sayfası olduğu belirtilen fotokopide "Kredi açılışı…150.000,00 ipotekli (YKB)" ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Buna karşılık ...tarafından ... Heyetine verilen 25.05.2015 tarihli açıklama yazısında, ...'nin hiçbir bankadan kredi alamayacak durumda olduğu, annesinin ipotek verdiği, müvekkilinin kredi çektiği ve davalının banka ve piyasa borçlarının bir kısmının ödendiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dava konusu ipoteğe istinaden açılan kredi davacı ... tarafından kullanılmıştır. ...tarafından ... Heyetine verilen 25.05.2015 tarihli açıklama yazısında, ...'nin hiçbir bankadan kredi alamayacak durumda olduğu, annesinin ipotek verdiği, müvekkilinin kredi çektiği ve davalının banka ve piyasa borçlarının bir kısmının ödendiği belirtilmiş ise de; kredinin bankadan kullandırıldıktan sonra davalı ...'ye aktarıldığı ve/veya onun borçlarının ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi, ödendiği belirtilen borcun, mahiyeti, ödeme tarihi ve tutarı konusunda da somut bir bilgiye yer verilmemiştir.
Aynı zamanda, dosyada ...tarafından, ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacağının oğlu ...'ye temlik edildiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, söz konusu ipotekten kaynaklanan alacağın borçtan mahsup edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Davacı şirket tarafından, davalıya yapılan satışların net tutarı, davacının kendi kayıtlarına göre 534.616,19 TL olup, ... Heyetine verilen şikâyet dilekçesinde de 534.616,19 TL olduğu beyan edilmiştir. Dava dilekçesinde ise kendi kayıtlarına göre alacaklarının 534.616,19 TL olduğu belirtilmiş ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL talep edilmiş, bilahare verilen ıslah dilekçesi ile talep tutarı 553.463,63 TL'ye çıkartılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen davalı kayıtlarına göre davacı Şirket tarafından, davalıya yapılan satışların net tutarı 631.778,36 TL olup, ... başvurusu üzerine ... düzenlenen 29.04.2015 tarihli İnceleme Raporu ile dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında da satışların net tutarı 631.778,36 TL olarak belirlenmiştir.
Davalı kayıtlarında olmasına karşın, davacı kayıtlarında olmayan faturalar nedeniyle davalı kayıtlarındaki net satış tutarı, davacı kayıtlarından daha fazla görünmektedir. Dolayısıyla fiilen düzenlenmiş olan faturalar toplamı esas alınarak, davacı Şirket tarafından, davalıya yapılan satışların net tutarının 631.778,36 TL olarak dikkate alınması gerektiği; ayrıca dosyaya ödeme belgesi olarak sunulan senetlerin aslının ibraz edilmemesi, kayıtlarda bulunmaması ve davacının kabul etmemesi nedeniyle borçtan mahsup edilemeyeceği; yine çek asıllarının dosyaya sunulmaması ve ödemeye ilişkin belge ibraz edilmemesi nedeniyle hesaplamaya dahil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Beş kişilik bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği gibi; Davalı ...'nin kendisi tarafından veya çalışanları tarafından davalı adına ...Gıda'ya yapıldığı belirtilen ödemelerden, ...'nun hesabına gönderilen ödemelerin davalı adına yaptığına dair beyanı ve alacağın temliki bulunmaması; ... Heyetine verilen cevap dilekçesi ekinde, ...adına üreticilere ödendiği belirtilen kalemlerde, beyanda bulunanların ...'tan alacağı olduğuna ve alacağın hangi işlemden kaynaklandığına ilişkin bir kayıt ibraz edilmemesi; ... Heyetine verilen cevap dilekçesi ekinde yer verilen bankamatikten para yatırma makbuzlarından parayı yatıranın kim olduğunun anlaşılamaması ve yatırma sebebinin belirtilmemesi; ... Heyetine verilen cevap dilekçesi ekinde yer verilen bir kısım tutarlarda parayı yatıranın ...olması, bir kısım kalemlerde ise hesabın kime ait olduğunun ve hangi borca istinaden yapıldığının belli olmaması, nedenleriyle hesaplamaya dâhil edilmemiştir.
Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, nakit ödeme tutarı olarak banka kanalıyla yapılan ödemeler toplamı olan 69.950,00 TL olduğu ve bu tutarın borçtan mahsup edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; Dava tarihi itibariyle davacının alacağının 631.778,36 TL olduğu, yapılan 69.950,00 TL'lik ödeme düşüldüğünde davacının talep edebileceği alacağının 561.828,36 TL olduğu, ancak davacının ıslah ile birlikte talebinin 553.463,63 TL olduğu, tarafların tacir olup davacının avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak, Davanın kabulü ile, 553.463,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ İLE,
553.463,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 37.807,10 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harç ile ıslah harcı 9.110,21 TL’nın mahsubu ile eksik 28.355,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 9.485,26 TL harç ve davacı tarafından yapılan, ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 27.306,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 83.484,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Başkan ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Üye ...
¸[e-imzalıdır]
Katip ...
¸[e-imzalıdır]