T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/646 Esas - 2024/401
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/646
KARAR NO : 2024/401
...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki işbu dava daha önce 05.06.2018 tarihinde, müvekkili kurum tarafından yetkilendirilmiş meslektaş tarafından ... Esasına kayden görülmeye başlanıldığını, mesleki mazeretler nedeniyle davanın takip edilememesi neticesinde, 23.12.2021 tarihli 3. celsede HMK 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, daha sonra ilk derece mahkemesi tarafından, 05.04.2022 tarih ve .... Sayılı karar ile işlemden kaldırılan ve yenilenmeyen dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, işbu karara yapmış oldukları itiraz 06.04.2022 tarihli ek karar ile reddedildiğini, davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararın kesinleştiğini, mahkeme nezdinde dava açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat görüşmeler neticesinde anlaşamama şeklinde tutanak düzenlendiğini, müvekkili kurum adına herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için yeniden dava açmak gerektiğini, müvekkili kurumda ... ... işyeri sicil numarası ile işlem gören, .... Unvanlı iş yerinde çalışan ... TC Kimlik nolu ...; 17.09.2013 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde yaralandığını, olayla ilgili alınan ifadeler ve incelenen belgeler sonucunda müvekkili kurum müfettişlerince 27.02.2014 tarihinde hazırlanan inceleme Raporuna göre; ...'ın 17.09.2013 tarihinde incelemeye konu işverenin işçisi olarak, Mercimek Kasabasında ... isimli şahsın elektrik kaçağı ihbarında bulunması üzerine söz konusu adrese giderek arızanın giderilmesi için elektrik direğine çıkıp çalışmaya başladığını, elektriği kestikten sonra merdivenden aşağı indiği esnada ayakkabısını çamurlu olması nedeniyle kayarak yere düşmesi sonucu yaralandığını, sonrasında ...giderek tedavisinin yaptırıldığının anlaşıldığını, neticede Bilal Koçak'ın kazalanması ile sonuçlanan bu olayın 5510 sayılı Kanun 13. Maddesinin 1. Fıkrasının a ve b bendi gereğince bir iş kazası olduğu kararına varıldığını, müvekkili kurum müfettişlerince yapılan araştırma sonucunda; kazalının yüksekte çalışma eğitimi alıp almadığı ve yüksekte çalışma tecrübesine haiz olup olmadığını, kazalının ve ekipte çalışan diğer işçilerin kişisel koruyucu donanımlarından paraşüt tipi emniyet kemerlerinin bulunup bulunmadığı ile bağlanması durumunda düşüş tutucu, sabitleyici emniyet halatı gibi düşmeyi önleyici ve vücudu boşlukta tutabilen donanımların bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin bilgi elde edilemediğini, neticede, çalışan sigortalıların iş yerindeki güvenliklerini sağlama ve iş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği uyulup uyulmadığını denetleme ve uygunsulukları giderme yönündeki görevini yerine getirmeyen işverenin kaza olayının meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu doğrultuda işveren hakkında 5510 sayılı Kanunun 21. Maddesinin 1. Fıkrası ve 76. Maddesinin 4. Fıkrasına göre işlem yapılması gerektiğini, kazazede çalıştığı için işin tehlikesini bilebilecek bir konumda aklı selim bir kişi olmasına rağmen kişisel güvenliğini korumada kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden ve can güvenliğini emniyet altına alma konusunda dikkatsiz davranmasından dolayı kazanın oluşumunda %20 oranında kusurunun esas alınarak kazazede Bilal Koçak hakkında 5510 sayılı Kanunun 22. Maddesinin 1.fıkrasının b bendi gereğince işlem yapılması gerektiği değerlendirilmiştir." değerlendirmesi yapıldığını, müvekkili kurum, anılan iş kazası sebebiyle yaralanan sigortalıya 26.470,31 TL peşin sermaye değerinde gelir bağladığını, 16.084,74 TL hastane masrafı, 455,93 TL tedavi masrafı ve 5.418,44 TL iş göremezlik ödeneği ödediğini, kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili kurumun zararının şimdilik 10.000,00 TL nin ödeme ve onama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini teminen işbu davayı mahkemede açma zaruretinin hasıl olduğunu, izah edilen nedenlerle, davalarının kabulü ile kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, kusur oranına göre müvekkili kurumun zararının şimdilik 10.000,00 TL müvekkili kurum zararının masraf, ödeme ve onama tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
TALEP AÇIKLAMA DİLEKÇESİ: Davacı vekili 24.01.2024 tarihli dilekçesinde: Talep edilen alacakların, 24.08.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, müddeabihin 29.827,216 arttırılarak, toplam 39.827,216 TL’nin davalıdan müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davacının iflas masasına başvurusunda 48.429,42 TL'nin iflas masasına kaydını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiğini, iflas tasfiye işlemleri ... sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, bu haliyle de huzurdaki uyuşmazlık yönünden de iflas hukukuna özel usul kurallarının uygulama alanı bulacağını, ayrıca .... Sayılı dosyası kapsamına kazandırmış oldukları dilekçeleri tekrarla uyuşmazlığa konu somut olay yönünden müvekkili müflisin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını bu nedenle de haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, dava konusu alacağı kabul manasına gelmemek şartıyla iflas masasına alacak kaydında bulunması için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, neticeten iflas idaresine yapılacak alacak başvurusunun huzurdaki dosyada bekletici mesele yapılması gerektiğini, açık olup aksi kanaatle hüküm kurulması yoluna gidilir ve iflas masasınca alacak başvurusunun kabulü doğrultusunda karar verilirse huzurdaki dava konusuz kalacağını, huzurdaki davanın kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüştüğünü, huzurdaki dosya her ne kadar rücuan alacak talepli olarak ikame edilmişse de müvekkili müflis aleyhine iflas kararı verildiğinden işbu dava kendiliğinden kayıt-kabul davasına dönüştüğünü, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulacaksa dahi "alacağın davalıdan tahsiline" şeklinde kurulacak bir hüküm hukuka aykırılık teşkil edeceğinden masaya kaydının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, alacağı kabul manasına gelmemek kaydı ile hüküm kurulacaksa dahi davacı lehine hükmedilecek faizin İ.İ.K 195. maddesi gereğince iflasın açıldığı tarihe kadar işleyebileceği yönündeki emredici hüküm dikkate alınması gerektiğini, dava dışı işçi tarafından müvekkili müflis aleyhine ikame edilen .... sayılı dosyasının huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı yanın tüm alacak kalemi taleplerine ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını, huzurdaki uyuşmazlığa konu somut olayda müvekkili müflis aleyhine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığa konu kaza dava dışı işçinin kendi kusuruyla meydana geldiğini, müvekkili müflis yönünden illiyet bağının kesildiğini, uyuşmazlığa konu kazalar yönünden kusur oranlarının mahkemece belirlenmesi gerektiğini, açıklanan ve yargılama esnasında re'sen göz önünde bulundurulacak nedenler ışığında; usule ve esasa ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın: Davacı kurumda işlem gören davalı müflis ...17/09/2013 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde yaralandığı ve davacı kurumunun müfettişlerince 27/02/2014 tarihinde hazırlanan inceleme raporuna göre, işverenin olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, davacının iş kazası sebebiyle sigortalıya 26.470,31TL peşin sermaye değerinde gelir bağlandığı, 16.084,74TL hastane masrafı, 455,93TL tedavi masrafı ve 5.418,44TL iş göremezlik ödeneği ödendiği ileri sürülerek, kurum zararının sorumluluğu bulunduğundan bahisle davalıdan tazmini istemine ilişkin olduğu, davanın ... karar sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin dava dilekçesinde belirtildiği anlaşıldı.
Davanın ...sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine ... mahkememize gönderildiği ve mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 11/04/2023 tarihli raporda: Uyuşmazlık konusu, ...'ın 17.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sigortalıya bağlanan peşin sermaye değeri, hastane masrafı, ilaç masrafı ve geçici iş göremezlik ödeneğinin davalı .....'nin kurum müfettişlerince 27.02.2014 tarihinde hazırlanan inceleme raporuna göre, işverenin olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, (48.429,42*0,80) 38.743,54TL'nin davalı firma çalışanı ...'ın 17.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası ile davalı firmanın iflas kararı verildiği 21.03.2016 tarih aralığı için 38.743,54 TL asıl alacak için faiz hesaplandığında nihai takdir ve mahkemeye ait olmak üzere 8.750,73 TL adi kanuni faiz hesaplandığını, kusur oranına göre davacı kurumun zararının şimdilik 10.000,00 TL faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş olup, bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığında ... 17.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası ile davalı firmanın iflas kararı verildiği 21.03.2016 tarih aralığı için 10.000,00TL asıl alacak için faiz hesaplandığında nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere 2.258,63 TL adi kanuni faiz hesaplandığı bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 24/08/2023 tarihli raporda: Davacı kurum iç yazışmalarında “6.773,04TL geçici iş göremezlik ödemesi” şeklinde yazılmış olmasına rağmen, iş göremezlik ödeme bilgisi başlıklı belge üzerine yapılan el yazılı çıktıda ve ayrıca da hukuk aktarma tablosu başlıklı hazırlanan cetvelde: “iş göremezlik masrafı toplamı: 5.418,44TL” olarak kayıtlandığının açıkça görülmüş olup ve ayrıca da işbu dava dilekçesinde ve dosyasında mevcut diğer dava dosyalarında da iş göremezlik bedelinin 5.418,44 TL olarak beyan ve kayıtlandığının açık olduğunu, takdir mahkemeye ait olmak üzere: Davacı kurum iç yazışmalarında “6.773,04TL geçici iş göremezlik ödemesi” olarak beyan edilen ödemeye ait dosyasında ödeme belgesine rastlanmadığını, 6.773,04TL'lik anılan ödemeye ait belgenin dosyaya kazandırılması halinde; İş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusurluluk oranının %80 olduğunun kabulü halinde: 26.470,31TL lik peşin sermaye değerinde gelir, 16.084,74TL tedavi masrafı, 455,93 TL eczane masrafı ve 6.773,04TL iş göremezlik masrafı olmak üzere 49.784,02TL'lik ödenmiş olacağından x %80 = 39.827,216TL nin işverene rücu edilebilecek miktar olarak hesaplanabileceği ve iş kazası tarihi olan 17.09.2013 tarihinden işverenin iflasına karar verildiği 21.03.2016 tarihinedek işleyen faizin 8.995,50TL olarak hesaplanabileceğini, davacı kurum iç yazışmalarında “6.773,04TL geçici iş göremezlik ödemesi” olarak beyan edilen ödemeye ait dosyasında ödeme belgesine rastlanmadığı, 6.773,04 TL lik anılan ödemeye ait belgenin dosyaya kazandırılamaması halinde; İşbu dava dilekçesinde ve dosyasında mevcut diğer dava dosyalarında da iş göremezlik bedelinin 5.418,44TL olarak beyan ve kayıtlandığının açık olduğundan; Mahkeme tarafından nitelikli hesap uzmanına hazırlattırılan ve dosyasında mevcut 10.04.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler neticesinde ulaşılan sonuç ve kanaate iştirak edilmiş olunacağı bildirilmiştir.
...Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları ...
Dava; iş kazasına bağlı olarak ... tarafından ödenen iş göremezlik ve tedavi giderlerinin rücuan tazminat istemine ilişkindir.
... gelen belgelerden davalı şirket hakkında...sayılı kararı ile şirketin iflası açılmış, karar kesinleşmiştir. Alacaklı 08/01/2021 tarihli dilekçesi ile 48.429,42 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 02.02.2022 tarihli kararı ile alacağın ihtilaflı olarak kabulüne 3. sıra kapsamında değerlendirilmesine pirim alacağı olmadığından tahsil ve tasfiyenin kapanması tarihine kadar tahakkuk edecek gecikme zammının eklenmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının 2013 yılı içinde yapmış olması nedeniyle zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir..... sayılı karar ile işlemden kaldırılan ve yenilenmeyen dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiği ve dosyanın 17/06/2022 tarihinde kesinleştiği davalının derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davanın rücuen alacak davası olarak açıldığı iflas kararından sonra kayıt kabul davası niteliğinde olduğu davacının iflas masasına başvurduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında dava dışı ... 17/09/2013 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde yaralandığı ve davacı kurumunun müfettişlerince 27/02/2014 tarihinde hazırlanan inceleme raporuna göre, davalı işverenin olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, davacının iş kazası sebebiyle dava dışı işçiye 26.470,31TL peşin sermaye değerinde gelir bağlandığı, 16.084,74TL hastane masrafı, 455,93TL tedavi masrafı ve 5.418,44TL iş göremezlik ödeneği ödendiği davacı tarafça 5418,44 TL geçici iş göremezlik ödemesine ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu göz önüne alınarak, hükme esas alınan bilirkişi tarafından kusur oranları gözetilerek en son tarihli ek raporda hesaplanan 39.827,21TL miktarında davacı kurumun aşağıda belirtilen şekilde zararı olduğu anlaşılmakla eldeki davada ıslah mümkün olmadığından davacının iflas masasına başvurusunda 48.429,42 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
39.827,21TL alacağın ... iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
Alınması gereken 427,60TL peşin harç ve 427.60TL başvurma harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
1.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 2.801,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin (e duruşma yoluyla) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024
...