T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/692 Esas - 2024/540
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/692
KARAR NO : 2024/540
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 27/06/20241
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin sermayesinin yüzde yüzünün devlete ait olduğu bir Anonim şirket olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık işleri ve bunun yanında ...sayılı ödeme ve Menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve buna benzer konularda ülke genelinde binlerce şube ile faaliyette bulunduklarını açıkladıktan sonra davalıların içinde bulunduğu ortak girişim ile şehirlerarası posta taşıma işlerinin yürütülmesi amacıyla 30.12.2016 tarihli ... Taşıttırılması Hizmetlerinin ...Yürütülmesine Ait Sözleşme, ... Yürütülmesine Ait Sözleşme imzalandığını, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. Maddesi ve KDV genel Uygulama tebliği gereği davalılara yaptığı ödemelerin KDV sinin 9/10 u oranında tevkif KDV yi sorumlu sıfatı ile vergi dairesine ödemesi gerekirken davalılara ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından dolayı 213 sayılı VUK nun 371. Maddesindeki pişmanlık hükümleri ile vergi dairesine ödediklerini, davalılara fazla ödedikleri 9.358.426,39-TL tutarı iade etmeleri hususunda 25.02.2021 tarihinde yazı yazdıklarını fakat her hangi bir tahsilat yapamadıklarını, davalılar 6098 sayılı borçlar kanunun 77 ila 82 maddelerinde açıklanan “sebepsiz zenginleşme” maddelerine göre fazladan tahsil ettikleri ve iade etmedikleri 9.358.426,39-TL tutarı kadar sebepsiz zenginleşme olduğunu ve alacağın temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Usul yönünden "dayanılan hukuki sebepler" açıkça belirtilmemiş ve davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inceleme yapılacak ise sebepsiz zenginleşmeden doğacak alacak talepleri için kanunun öngördüğü zamanaşımı süresi olan 2 yılın geçtiğini, Kurum tarafından cezai sorumluluktan kurtulmak için söz konusu tutarları pişmanlık talebi ile beyan edilip ödendiği dikkate alındığında hazineye fazladan mükerrer KDV ödendiği anlaşıldığını, Bakanlığın verdiği görüş dikkate alındığında düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmadığını, ayrıca, söz konusu tutarların kuruma ödenmesi halinde müvekkilinin ikinci kez mükerrer KDV ödeyeceğinin anlaşıldığını, katma değer vergisi kanun ve tebliği incelendiğinde söz konusu tutarların kuruma (...) ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmadığını,... ile müvekkili şirket arasında şehirlerarası posta taşıma işlerinin yürütülmesi amacıyla sözleşmeler imzalandığını, sözleşmeler incelendiğinde; sözleşmede tanımlanan iş ve hizmetlerin müvekkili şirket tarafından tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi personeli ile sağlandığını, işçilerin bilfiil sevk ve idaresinin müvekkil şirkette olduğu açık olmasına rağmen.... Tarafından KDV Genel Uygulama tebliği gerekçe gösterilerek müvekkil şirketin “Gönderilerin Toplaması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin Yürütülmesi” kapsamındaki sözleşmelere ilişkin kesilmiş 2015/Haziran ile 2016/Nisan arasındaki döneme ait tüm faturalara 03.11.2020 tarihinde düzeltme beyanı verilmek suretiyle hukuka, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa, KDV Genel Uygulama Tebliğine ve taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı şekilde 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulandığını,....’nin hukuka aykırı şekilde KDV tevkifatı uygulamasının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile birçok davaya konu edilmiş ve mezkûr işlemlerin hukuka uygun görülmeyerek “yürütmenin durdurulmasına” ve dosya aşamalarına göre birçoğu bakımından işlemin iptaline karar verildiğini, bu faaliyetlerin KDV tevkifatına tabi olmadığı açık olduğunu, nitekim ... Mahkemelerince verilen kararlar da bu yönde olduğunu, ayrıca Kızılbey Vergi Dairesince yapılan vergilendirme işlemlerinin 12/09/2022 tarih ve ... evrak kayıt numaralı dilekçeleri ile "mevzuat ve hukuka aykırı olduğu ve yapılan işin KDV tevkifatına tabi olmadığı açık olup.... tarafından 03.11.2020 verilen KDV-2 düzeltme beyanı doğrultusunda 2015/Haziran ila 2016/Nisan arasındaki ....’ye kesilmiş olan faturalara yönelik haksız, hukuka ve mevzuata aykırı olarak uygulanan KDV tevkifatının iptalini/terkinini, ....'nin bu hususla alakalı olarak vermiş olduğu 03.11.2020 tarihli düzeltme beyanının iptalini, mezkûr faturalara ilişkin işlemlerin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesini; aksi düşüncede iseniz.... tarafından sorumlu sıfatıyla ...Müdürlüğüne ödenen 1.502.707,75 TL KDV tevkifat tutarının yasal faiziyle müvekkil şirkete nakden iadesini " talep ettiklerini,... sayılı cevabi yazısı ile; " ....'ye 01/2015 ila 10/2019 dönemleri arasında düzenlenen faturalara istinaden....'nin 9/10 oranında uyguladığı KDV tevkifatının 2 nolu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerektiğinden düzeltme beyannamelerinin terkin edilmesi talebinizin uygun görülmediği....'nin faturalara istinaden yapmış olduğu 9/10 oranındaki KDV tevkifatının beyanlarının düzeltimesi ve iadesi talebinin....'den yapılması gerektiği.... tarafından konu hakkında dairemizden talebi durumunda konunun yeniden değerlendirileceği hususu..." taraflarına bildirildiğini, akabinde ise anılan işlemin iptali ve yürütmeyi durdurma kararı istemli başvurularının 28/09/2022 tarihli dava dilekçeleri ile ... E. Sayılı dosyası ve .... Sayılı dosyaları ile derdest olduğunu, başvurularının kabulü durumunda huzurdaki işbu davanın konusuz kalacağını, belirterek davanın reddine vergi mahkemesindeki dava sonuçlanıncaya dek bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı... Müh … Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı yanca ikame edilen davanın dava dilekçesinde; davacının gerçekleştirmiş olduğu işlemlerin kamu hizmeti olduğu belirtilmiş, davacı yanın iddialarının doğru olması halinde işbu davanın görülmesinde ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı sabit olup davanın asliye hukuk mahkemelerinde açılması gerekmekte ayrıca talep edilen alacak da zamanaşımına uğradığını, davacı ... ile müvekkilinin de içinde bulunduğu ortak girişim ile şehirlerarası posta taşıma işlerinin yürütülmesi amacıyla Sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin fatura düzenlenmesine ilişkin olarak herhangi bir kusuru bulunmamakta olup asıl sorumlu ve kusurlu taraf davalı ... olduğunu, faturaların içeriği ve tüm detayları ... tarafından hazırlanmakta olup müvekkili şirketçe tanzim edilmekte olduğunu, davacı tarafın kusurlu ve kötü niyetli olduğunun göstergesi dosyaya kazandırdıkları 08/04/2020 tarihli yönetim kurulu kararı olduğunu, ... ...13.06.2017 tarih ve 3100 sayılı tebliği ile "...hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV oranında tevkifata tabii tutulacağı ve söz konusu KDV tevkifatı uygulamasına haziran 2017 ayına ait ödemelerden itibaren başlanacağı hususundaki tebliğinin genel müdürlüğümüzün ikinci bir talimatına kadar durdurulmasına..." karar verilerek 13.06.2017 ila 27.11.2019 tarihleri arasındaki dönemde ödemelere tevkifat yapılmadığının açık bir şekilde ortaya konulduğunu, 13/06/2017 tarihli yönetim kurulu kararından daha önce tarihlerde üçüncü şahıslar ile ... arasında bulunan iş gücü temin hizmetine tabii işlerde tevkifat uygulandığını,....’nin hukuka aykırı şekilde KDV tevkifatı uygulamasının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile birçok davaya konu edilmiş ve mezkur işlemlerin hukuka uygun görülmeyerek “yürütmenin durdurulmasına” ve dosya aşamalarına göre bir çoğu bakımından işlemin iptaline karar verildiğini, bu faaliyetlerin KDV tevfikatına tabi olmadığını, nitekim, Ankara Vergi Mahkemelerince verilen kararlarda bu yönde olduğunu, müvekkili şirket tarafından ...'nin hukuka aykırı şekilde uyguladığı tevkifat işlemleri için açılan iptal davalarda yürütme durdurma kararları tesis edildiğini, müvekkili şirketin aktif malvarlığında doğrudan ya da dolaylı artış gerçekleşmediğini, TBK 77 vd uyarınca müvekkil şirketin zenginleşmesi söz konusu olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Kurnaz vekili cevap dilekçesi ile özetle;.... ile müvekkilinin de içinde bulunduğu adi ortaklık arasında şehirler arası Posta taşıma işlerinin yürütülmesi amacıyla davacı tarafça da dosyaya kazandırılan sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ve ekleri incelendiğinde sözleşmede tanımlanan iş ve hizmetlerin yüklenici firmaların kendi sorumluluklarında ve kendi personeli ile sağlandığını, işin mahiyetinin taşımacılık olduğunu, işçilerin bilfiil sevk ve firma ortaklığında olduğunu, buna rağmen...Tarafından KDV genel uygulama tebliği gerekçe gösterilerek müvekkil şirket ve adi ortaklık "ana posta hizmetlerinin yürütülmesi" kapsamındaki sözleşmelere ilişkin kesilmiş tüm faturalara 03/11/2020 tarihinde düzeltme beyanı vermek suretiyle hukuka, 213 sayılı Vergi Usul Kanuna, KDV genel uygulama tebliğine ve taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı şekilde 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulandığını, taraflarınca ... tarafından haksız ve hukuksuz şekilde gerçekleştirilen düzeltme beyannamelerinin iptaline yönelik olarak ... E. Sayılı dosyası ikame edildiğini, ... tarafından gerçekleştirilen işlemlerin açıkça hukuka aykırı olması hasebiyle yerel mahkemece yürütmenin durdurulmasına ve akabinde işlemlerin iptaline karar verildiğini, bu işlemler dolayısıyla müvekkili şirketin aktif malvarlığında doğrudan ya da dolaylı artış gerçekleşmediğini, TBK 77 uyarınca müvekkil şirketin zenginleşmesi söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından davacıya verilen teminat mektuplarının iadesini yapmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, vergi dairesi kayıtları getirtilmiş, davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri, yazışmalar, ihtarnameler, ödeme dekontları, vergi dairesi kayıtları, uzman görüşü, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiştir.
Mahkememizce bir ... ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor-ek raporda sonuç olarak; Taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında, davalı kuruma ödenen sözleşme bedelleri üzerinden yapılması gereken 9/10 oranındaki tevkifat kesintisinin (9.358.426,39-TL) davacı tarafından yapılmaması nedeniyle, davacı kurum tarafından söz konusu bedelin pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak Hazine’ye ödenmesi sonucunda, davacı tarafından Hazine’ye ödenen tutar ile ilgili davalı şirketlerin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.3.2.5. “İşgücü Temin Hizmetleri” başlığı altında yer alan 2.1.3.2.5.1. “Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı” kısmında yer alan düzenlemeye göre, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine ilişkin olarak davacı şirketin 9/10 tutarında tevkifat uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte davacı şirketin bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek KDV tutarının tamamı tevkifat uygulamaksızın davalı şirkete ödediği belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle mükerrer ödenen KDV tevkifat ve pişmanlık zammının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemli alacak davasıdır.
Her ne kadar davalı vekilleri görev, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunmuş ise de; Tarafların tacir olması ve dava konusunun ticari işe dayalı olması nedeniyle, görev itirazının reddine; Taraflar arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki bulunduğu ve zamanaşımı süresinin TBK’nun 146.maddesine göre 10 yıl olduğu dikkate alındığında zamanaşımı itirazının reddine; Taraflarının ve yargı yerinin farklı olması dikkate alındığında,... dosyası ile ilgili derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından KDV tevkifatı ve pişmanlık zammına dayalı vergi dairesine yapılan ödeme nedeniyle sorumluluğun kime ait olduğu, davacının yaptığı mükerrer ödeme nedeniyle davalıların taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata dayalı sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ile davalılar taraftan ödediği bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporuna dosya kapsamı itibariyle itibar edilmemiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, ödeme belgeleri, vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Dava, davacı ... ile davalı şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine dayalı, davacı ... tarafından ödenen sözleşme bedelleri üzerinden yapılması gereken 9/10 oranındaki tevkifat kesintisinin yapılmaması nedeniyle, davacı ... tarafından söz konusu bedelin pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak Hazine’ye ödenmesi sonucunda, davacı tarafından Hazine’ye ödenen tutarın, davalı şirketlerden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir.
Davacı ..., davalılar tarafından düzenlenen bütün faturaların tevkifatsız olduğunu, davalı şirketlere KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmesi sebebiyle davalı şirketlerin sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle vergi dairesine yatırılan tutarın kendilerine iade edilmesi gerektiğini, davalıların kendi KDV beyanlarını düzeltebileceğinin ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV olması durumunda da iade/düzeltme konusu edebileceğinin davalılara bildirildiğini, ancak davalı şirketlerin buna rağmen alacaklarını ödemediğini iddia etmiş; Davalılar ise, davacı ... tarafından yapılan ödemeler neticesinde %18’lik KDV ödemesini vergi dairesine yaptığını, mevzuat gereği vergi ödendiği için davacı ...’nin sorumlu olmadığını, davacı ...’nin vergi dairesine mükerrer ödeme yaptığını savunmuşlardır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "vergi sorumlusu" başlıklı 9/1 maddesinde "Mükellefin... içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağını emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir" hükmüne yer verilmiştir.
26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 01/05/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin 2.1.3.2.5. "İşgücü Temin Hizmetleri" bölümünde; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin ettiği bu tür hizmetlerin, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girdiği, bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanacağı; Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.; Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edileceği; Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edileceği, işgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlığın çözümü; davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile davacı.... arasında imzalanan ... ihale kayıt numaralı "... ihale kayıt numaralı "... Hizmeti Alımına ... Sözleşmesi" kapsamında davalılar tarafından yüklenilen işin işgücü temin hizmeti olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesini gerektirmekte olup, bu da taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve eklerine göre davalıların çalıştırdığı elemanların kendi sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunun açığa kavuşturulmasıyla mümkün olacaktır.
Olayda,.... tarafından her ne kadar davalılar ile imzalanan sözleşmeler içeriği işin işgücü temini olduğundan bahisle Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği doğrultusunda... dönemleri boyunca teslim edilen hizmetler karşılığı davacılara yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden kesilmesi gereken katma değer vergisi kesilmediğinden bahisle, söz konusu dönemlere ilişkin sorumlu sıfatıyla verilen 2 no'lu beyannamelerde 3.11.2020 tarihinde düzeltme yapılarak toplam 9.358.031,36-TL katma değer vergisi ve pişmanlık zammı tahakkuk ettirilmişse de, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve eki teknik şartnamelerde; çalıştırılan personele ilişkin sorumlulukların davalılarda bulunmasına ve çalıştırılan personelin çalışma düzeninin davalılar tarafından belirlenmesine ve davalılar tarafından kontrolüne ilişkin hükümler dikkate alındığında, davalılar tarafından yüklenilen işin tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi elemanları tarafından sağlandığı, işçilerin sevk ve idaresinin davalılarda olduğu sonucuna varıldığından, mevzuda hata yapılarak davalılar ile .... arasında imzalanan; 2016/387318 ihale kayıt numaralı "... Taşıttırılması Hizmetlerinin 1. Grupta (İstanbul) Yürütülmesine Ait Sözleşme" ve ... ihale kayıt numaralı "... (...) Yürütülmesine Ait Sözleşme" kapsamında davalılar tarafından üstlenilen işin niteliğinin işgücü temini olduğundan bahisle, toplam 9.358.031,36-TL katma değer vergisi ve pişmanlık zammının tahakkuk ve ödenmesi işleminin hukuka uygun olmadığı, böylece davacının davasında haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
Yargılamanın devamı sırasında; ... Esas,... Karar sayılı dosyasında verilen (sözkonusu tevkifat ve pişmanlık zammı tahakkuk ve ödenmesi işleminin yerinde olmadığına dair) karara göre, ...Dairesi tarafından, davaya konu KDV tevkifatı ve pişmanlık zammının(toplam 13.528.595,15 TL olarak) davacı...ye iade edildiği, böylece davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davanın konusuz kalması durumunda HMK m.331 hükmü uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun araştırılması gerekmektedir. Haklılık durumunun araştırılması sonrası ise, tarafların lehine veya aleyhine kısmen veya tamamen yargılama gideri takdir edilecektir. Yukarıda belirtildiği gibi; davacının dava tarihi itibariyle haksız olduğu, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşılmakla, davacının vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 159.818,53 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 159.390,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ...merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve ... bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 397.584,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair; Davacı vekili ve davalı... mühendislik vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
...