T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/829
KARAR NO : 2025/155
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ... ....
Av. ... ....
Av. ... ....
DAVALI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şahıs şirketi ..., dava dışı ... ... A.Ş. ile 21.03.2022 tarihli yurt dışına ihraç etmek üzere 16.000,00 adet haki askeri tip koruyucu miğfer ve 15.000 adet... tip plaka taşıyıcı taktik yelek satışı konusunda anlaştığını, toplam sözleşme tutarı 25.150.000,00-TL olduğunu, davacının 21.03.2022 tarihli sözleşmesi uyarınca 29.03.3022 tarihinde teslim etmesi gereken 1.000 adet miğferi başka bir tedarikçiden temin ettiğini fakat geri kalan taahhütlerini yerine getirebilmek amacıyla davalı ile 01.04.2022 tarihli sözleşme imzaladığını, imzalanan sözleşmenin "ödeme şekli, teminatlar ve cezalar" başlıklı 6. maddesi uyarınca ... toplam 4.500.000,00.-TL sipariş miktarları tamamlanıncaya kadar parça parça ödeme yapacak, son teslimatta bakiyenin tamamını ödeyeceğini, müvekkili sözleşmede belirtildiği gibi toplam 4.500.000,00.-TL tutarındaki ödemesini ...'a ifa ettiğini, davalınım imzalamış bulunduğu sözleşme uyarınca sadece 12.000 adet fırtına tip plaka taşıyıcı taktik yeleği, sözleşmede yazılı tarihlerden geç de olsa teslim edebilmiş ve fakat 3.000 adet yelek ve 16.000 adet miğferi teslim edemediğini, müvekkili de bu nedenle dava dışı ... A.Ş'ne olan taahhüdünü yerine getirememe tehlikesiyle karşılaştığını, dava dışı ... A.Ş müvekkiline keşide ettiği .... Noterliği'nin 17.06.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca davacı müvekkilinin edimlerini yerine getirmesini aksi takdirde tüm zararların müvekkile yansıtılacağını ihtar edildiğini, bunun üzerine müvekkili ..., davalı ...'a .... Noterliği'nin 20.06.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarnca teslim etmesi gereken ve fakat ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar teslim edilmeyen 15.000 adet haki askeri tip koruyucu miğfer ile 3.000 adet fırtına tip plaka taşıyıcı taktik yeleği teslim etmesini ihtar ederek davalıyı temerrüde düşürdüğünü, davalı ... anılan ihtarnameye .... Noterliği'nin 24.06.2022 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap vererek, taraflar arasında 31.05.2022 tarihinde imzalanmış bulunan cari hesap mutabakatını bahane ederek davacının sözleşmeden döndüğünü iddia ederek sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken malzemeleri teslim etmeyeceğini beyan ettiğini, davacı uğradığı zararı anlatan ve müspet zararını talep edildiği .... Noterliği'nin 21.9.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmişse de davalı, davacının uğradığı zararı gidermemiş, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;50.000,00.-TL müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu 15.11.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, ıslah ile artırılan toplam 711.540,00.-TL’nın temerrüt tarihi olan 24.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin ...'na kayıtlı olup esnaf sıfatıyla dokumacılık alanında faaliyet gösterdiğini, haki .... 01/04/2022 tarihli Sözleşmesinin davacı ve müvekkili arasında 01/04/2022 tarihinde tanzim edildiğini, müvekkili, işbu sözleşme uyarınca, birim fiyatı 520-TL olan 15.000 adet.... ile birim fiyatı 350-TL olan 15.000 adet ....'i davacıya tam ve kusursuz şekilde temin etme borcu altına girdiğini, taraflarca mutabık kalınan borcunu usulüne uygun şekilde yerine getirdiğini, taraflar arasında yapılan mutabakat mektubu olduğunu, hukuki ilişkinin nihayetlendiğini, müspet zarar talebin yerinde olmadığını, somut olay nezdinde müvekkili, esnaf olarak faaliyet gösterdiğini, tacir sıfatına haiz olmadığını, dava, ticari işletme esasına göre tespit olunduğundan işbu uyuşmazlık açısından görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğunu, avans faizin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle görevsizlik kararı verilmesine, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-24/11/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
-Taraflar arasında imzalanan "Mal Alım Sözleşmesi" 01.04.2022 tarihli sözleşme,
-Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, Faturalar, Banka ödeme dekontları,
-31/05/2022 Tarihi Mutabakat Mektubu başlıklı yazı,
-....yazılan müzekkere cevapları,
-...., .... yazılan müzekkere cevapları,
-....Noterliğinin 1706//2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi,
-....Noterliğinin 20/06/2022 tarih ve ....yevmiye no.lu ihtarnamesi,
-....Noterliğinin 21/09/2022 tarih ve.... yevmiye no.lu ihtarnamesi,
-....Noterliğinin 24/06/2022 tarih ve... yevmiye no.lu ihtarnamesi,
-07/11/2023 tarihli kök ve 16/04/2024, 29/11/2024 günlü bilirkişi ek raporları,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, satım sözleşmesinin eksik ifasından kaynaklı müspet zarar alacağının tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimini eksik ifa etmesinden kaynaklı davacının uğradığı müspet zararının olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan "mutabakat mektubu" ile taraflar arasına sözleşmenin nihayete erdiğinin kabul edilip edilmeyeceği, tarafların "tacir" sayılıp sayılmayacağı ve ticaret mahkemesinin uyuşmazlıkta görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
.... yazılan müzekkere cevapları ve Vergi Usul Kanununun 176 ve 177/6 maddeleri kapsamında tarafların bilanço esasına göre defter tuttuğunun belirlenmiş bulunmasına göre, davacı ve davalının tacir olup, işin de, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirildiğinden davalının görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler belge ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak 07/11/2023 tarihli kök ve 16/04/2024, 29/11/2024 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır.
SMMM bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşturulan, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/11/2023 tarihli kök raporda özetle;
"...Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, müspet zarar oluştuğu gerekçesiyle açılan tazmin nitelikli alacak davasında;
İş bu davanın davacısı ... ile dava dışı ... A.Ş. arasında, 21.03.2022 tarihinde Mal Alımı Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca, yüklenici konumundaki ...; 29.03.2022 – 04.05.2022 tarihleri arasında beş kerede toplam 16 bin adet hala askeri tip koruyucu miğfer ve 4 kerede toplam 15 bin adet ... teslim etmeyi üstlendiği,
Daha sonra, davacı ... ile davalı ... arasında, 01.04.2022 tarihinde, bir Mal Alımı Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca, alt yüklenici konumundaki ...’ın ; 13.04.2022 – 04.05.2022 tarihleri arasında dört kerede 15.000 adet miğfer (3 bin, 4 bin, 4 bin, 4 bin adet) ve yine 15.000 adet yelek (3 bin, 4 bin, 5 bin, 3 bin adet) teslim etmeyi üstlendiği,
Ödemelerin, 01.04./04.04./05.04./08.04./12.04./15.04. tarihlerinde olmak üzere 6 kerede (toplam 4.5 milyon TL) yapılacağının, son teslimatla bakiyenin tamamının yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
Teminat olarak 3 parça halinde alınan senetlerin toplamının 4.5 milyon TL olduğu, her parti tesliminde, teslim edilen mal bedeli kadar senedin yükleniciye iade edileceğinin açıklandığı,
Davacı ... tarafından, 10.04.2022 tarihinde dört işlemde toplam 3.8 milyon TL, 20.04.2022 tarihinde ise iki işlemle 0,7 milyon TL olmak üzere toplamda 4.5 milyon TL’nin (sözleşmede belirlenen sürelerden biraz gecikmelide olsa) ödendiği,
... tarafından, 01.04.2022 tarihinde keşide edilen her biri 1,5 milyon TL tutarlı üç adet bononun bir şekilde davalı yana iade edildiği iade tarihinin taraflarca açıklanmadığı,
Davacı yanca, 20.06.2022 tarihli davalıya gönderilen ihtarnamede; 15 bin adet miğfer ve 17 bin adet yelek teslim etmesi gerekirken; 15 bin adet miğfer ve 3 bin adet yeleğin halen teslim edilmediği belirtilerek, 15 bin adet miğfer ve 3 bin adet yeleğin 3 gün içinde teslim edilmesinin istendiği,
Davalının 24.06.2022 tarihli cevabi ihtarnamesinde; Davalı ...’ın davacıya toplamı 5.362.816,00 TL olan dokuz adet faturanın gönderilmesine karşın, davacının itiraz etmeksizin bu faturaları kabul ettiği, davacı yanca, sözleşmede kararlaştırılan bazı ürünlerin tesliminden vazgeçildiği ve ticari ilişkinin sonlandırılmasına ilişkin irade gösterildiği, sözleşmeye konu senetlerin iadesi, tanık beyanları ve 31.05.2022 tarihli Mutabakat Mektubu ile kanıtlanabilir nitelikte olduğu, bu Mutabakat Mektubunda, 135,00 TL (davalı) borcu kaldığının bildirildiği ve (davalı yan olarak) kendilerinin de 30 gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle bakiyelerin kabul edileceğinin kararlaştırıldığı belirtilerek, davacı iddialarının kabul edilmediği şeklinde beyanda bulunduğu,
Son aşamada, davacı tarafından 21.09.2022 tarihinde davalıya çekilen 2.ihtarnamede; 31.05.2022 tarihli cari hesap mutabakatı ve borç senedi niteliğinde olmayan teminat senetlerinin iadesini gerekçe göstererek, sözleşmenin sonuçlandırıldığını iddia ederek, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yükümlülüğünün yerine getirmeyeceğinin belirtilmesi üzerine, davacının kendisine ait yükümlülüğünün yerine getirebilmek amacıyla, ... ve ... Ltd. Şti.den bu ürünleri temin etmek yoluna gittiği ve böylece 739.270,00 TL tutarında fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını beyanla, bu tutarın 3 gün içerisinde ödenmesinin istendiği,
Davalı tarafın, davacı adına 1.000 adet miğfer ve 12.152 adet yelek için fatura düzenlendiği,
Ancak, taraflar arasında teslime ilişkin bir tutanak düzenlenmediğinden, fiili olarak, hangi tarihte ve kaç adet miğfer ve yeleğin, davalı firma tarafından davacıya teslim edildiğinin, somut bir biçimde tespit edilmesinin mümkün olamadığı,
Keza davalının da beyanlarında, ana hatlarıyla yalnızca, 31.05.2022 tarihli mutabakat mektubu uyarınca sözleşmesel ilişkinin sona erdiğiyle yetinilmesi, teslim edilen ürünlerin tarihi ve adedine hiç değinilmemesi, bu belirsizliğin bir kanıtı olduğu,
Bununla birlikte, davacı yanın, ihtarnamede ve davada eksik teslim edilen yelek adedinin 3.000 olduğunun, keza, dökümü yapılan faturalarda yelek adedinin 12.152 olarak gösterildiğinin tespit edilmesi karşısında, teslim edilmeyen yelek adedinin 3.000 civarında olabileceği,
Gerek TTK. 94. maddesi hükmü gerekse öğretideki görüşlerden de anlaşılacağı üzere, dosyaya sunulan 31.05.2022 tarihli “Mutabakat Mektubu” başlıklı metnin, taraflar arasındaki cari hesabın 31.05.2022 tarihi itibariyle durumunu ortaya koyan bir metin olması ve keza bu metnin ayrıca, davalının teslime ilişkin bakiye yükümlülüğünün kalmadığı şeklinde bir açıklamaya yer verilmemesi hususunun yanı sıra; “sözleşme hukuğu” kapsamında, cari hesabın belirli bir tarihteki bakiyesine ilişkin mutabakatın, sözleşmenin taraflarından birince fesh edildiğini veya karşı tarafı ibra ettiğine ilişkin açık bir hükmü içermemesi nedeniyle, nihai taktir Mahkemeye ait olmak üzere, sözleşmeyi sona erdiren bir nitelik taşımadığı,
Yukarıda raporumuzun 1.maddesinde de açıklandığı üzere, dosya kapsamında davalının 15.000 adet yeleğe karşılık 12.000 adet teslim ettiği, 3.000 adedini ise teslim et(me)tiği, miğferlerin ise çok az bir kısmını teslim ettiğinden; bu tespitler nedeniyle davalı firmanın edimini kısmen yerine getirdiği,
Davalı şirketin muhasebe usul ve ilkelerine uygun kayıt altına alınan ve kapanış tasdiki bulunan ticari defter ve kayıtlarına göre ise 31.05.2022 tarihi itibariyle davacı şirketten 93.987,00 TL alacaklı olduğu,
Her ne kadar davalı yan tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların tamamının her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında bulunmakta ise de; tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmediği, tarafların ticari defter ve kayıtları arasında oluşan (93.987,00 + 135,00) 94.122,00 TL’lik farkın ise davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen; 26.05.2022 tarih ve ... no.lu KDV dahil 94.122,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, davalı firmanın ticari defter ve kayıtlarında bu fatura bulunmamakta ise de, dava dosyasına sunmuş olduğu beyanlarında davacı şirketin alacağının 31.05.2022 tarihli mutabakat mektubu kapsamında 135,00 TL olduğunun belirtildiği,
Davalının, yelek için 350,00 TL birim fiyat teklifinde bulunması, 12.000 adet yeleğin teslim edildiğinin kabulü karşısında, teslim edilen yeleklerin bedelinin 12.000 X 350,00 TL= 4.200.000,00 TL’ye ulaşması, keza, mali yönden yapılan incelemede, davacıya brim fiyatı 652,00 TL’den 835 adet miğferin teslim edildiği, bunun da 835 X 652,00 TL= 544.420,00 TL olabileceği, böylece teslim edilen malzeme bedelinin 4.200.000,00 + 544.420,00= 4.744.420,00 TL’ye ulaşması, davacı tarafından da 4.500.000,00 TL’nin yatırılması, daha da önemlisi 31.05.2022 tarihli Mutabakat Mektubunda, davacının değil, davalının 135,00 TL borcunun olduğunun belirtilmesi karşısında, davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varıldığı,
Taraflar arasında 31.05.2022 tarihi itibariyle, cari hesap bakiyesini gösteren bir mutabakat metni söz konusu olup, bu hususun davalı tarafından da kabul ve teyit edilmiş bulunduğu,
Miğfer dışında 3.000 adet yeleğin hiç teslim edilmediği,
Davacı her ne kadar, 3.100 adet yeleğin bedelini talep etmiş ise de , gerek ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde, teslim edilmeyen yelek adedinin 3.000 olarak belirlenmesi nedeniyle, tarafımızdan da 3.000 adet yeleğin bedelinin de ayrıca hesaplanması gerektiği kanaatine varıldığı,
Yukarıdaki tabloların incelenmesinden de görüleceği üzere, davacının; talep ettiği tutarın 739.270TL olduğu ancak talep edilebilecek müspet zararının, 711.540,00 TL olabileceği..." kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Tarafların kök rapora itirazları ve dosyaya kazandırılan belgelerde dikkate alınarak önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 16. 04. 2024 tarihli ek raporda özetle;
"...Her iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesinden “ Esnaf “ değil “ Tacir “ oldukları dolayısıyla bu konudaki nihai takdir mahkemeye ait olmakla birlikte, davalının, davanın , ticaret mahkemelerinde değil, asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğine ilişkin görüşünün , maddi ve yasal dayanaktan yoksun olduğu ,
Edim yükümlülüğü ile ilgili olarak kök raporumuzda ayrıntılı bir değerlendirme yapılmış olup (Sy. 18 Md.1.11 ve 1.12) Yinelemek gerekirse, 31.05.2022 tarihli “Mutabakat Mektubu”, 31.02.2022 tarihi itibariyle, taraflar arasındaki cari hesabın durumunu ortaya koyan bir metin olması ve bu metinde ayrıca, davalının teslime ilişkin başkaca bir yükümlülüğünün kalmadığı şeklinde bir açıklamaya yer verilmemesi ayrıca, karşı tarafı ibra ettiğine ilişkin açık bir hükmü içermemesi nedeniyle nihai taktir mahkemeye ait olmak üzere, sözleşmeyi sona erdiren bir nitelik taşımadığı biçimindeki düşüncemizi korumakta olduğumuz,
Davalı vekili, her ne kadar, davacı yanca haricen temin edilen yeleklerin, zeyilnamede belirlenen nitelikleri taşıyıp taşımadığı tespit edilmeden, müspet zarar hesabının yapıldığını öne sürmüş ise de; gerek davalı ... tarafından, gerekse diğer 3.kişilerce davacı ...’a teslim edilen malzemelere (yelek ve miğfer) ilişkin teslim tutanakları dosyaya sunulmadığı için, davacı ...’a teslim edilen malzemelerin niteliklerini tespit mümkün olmadığı gibi, gerek davalı ..., gerekse dava dışı ... tarafından düzenlenen faturalarda da malzemelerin ayrıntılı özelliklerine yer verilmediğinden böyle bir tespit yapılabilmesinin mümkün olamadığı
Ancak, her iki satıcı (... ve ...) açısından da, alıcı konumundaki ... (davacı)ın, malzemeleri kabul ederek, faturalarını ticari defterlerine işlemesi nedeniyle, teslim edilen ürünlerin özelliklerinin bu haliyle taraflarca kabul edildiği sonucuna ulaşılabilmekte olup nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu konuda yapılacak bir işlem bulunmadığı ,
Yeleklerin, güncel piyasa birim fiyatlarının oldukça üstünde bir fiyatla, 3.kişilerden satın alındığına ilişkin iddia konusunda, uzmanlık alanımız dışında kaldığından, görüş bildirilmesinin mümkün olamadığı ,. ancak mahkemece istenildiği taktirde, bu konuda uzman bir bilirkişiden görüş alınmasının da söz konusu olabileceği,
Davalıca teslim edilmeyen yelek adedi tutarı, faturalar kapsamında 3.097 olmasına karşılık, tarafımızdan yapılan hesaplamada davacının dava dilekçesindeki 3.000 adetlik talebine itibar edilerek 3.000 adedin hesabı (kök rapor sy. 19) yapılmış olup, raporumuzun dikkatlice incelenmesinden, bu hususların tespit olunabileceği,
Davalı Vekili, itiraz dilekçesinin 4 ve 5.sayfalarında Mutabakat Mektubu ile ilgili görüşlerini dile getirerek, bu metinde de belirtildiği üzere, 135,00 TL’lik bir borç kaldığını, buna göre bazı ürünlerin temininden vazgeçildiğini beyanla, bu mutabakat mektubunun, sözleşmeyi sona erdiren bir nitelik taşımadığı şeklindeki görüşümüze muvafakatlarının bulunmadığını belirtmiş ise de bu konudaki görüşümüz belirtilirken, nihai taktir mahkemeye bırakıldığından, başkaca bir görüş bildirilmesinin uygun olmayacağı,
Senetlerin iadesi ile ilgili olarak; kök raporumuzda da belirtildiği gibi 1.12.1. maddesinde ( sy 18 ) davacı yanca teminat senedi olduğu ifade edilen 3 adet bononun ( uygulamada genellikle sözleşmesel ilişki tam olarak bitmeden ve / veya borç ödenmeden borçlu yana iade edilmediği hususu nazara alındığında ) sözleşmesel ilişkinin bitmediğini savunan davacı yanca , bu bonoların davalıya teslim edilmesi hususu özellikle vurgulanarak konu ile ilgili görüşümüzün belirtilmiş olduğu,
Davacı Vekili 15.11.2023 tarihli dilekçesiyle talebini ıslah edip, raporumuz hakkında görüş beyan etmediğinden, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı...." bildirilmiştir.
Tarafların ek rapora itirazları ve bilirkişi heyetine eklenen Tekstil Mühendisi bilirkişisinin katkısıyla yeni bir ek rapor alınmasına karar verilmiş, 29/11/2024 tarihli 2. ek raporda özetle; "...-1" isimli dokümanda sadece Yelek'lerin ön tarafında dört adet cep olup kamuflaj desenine haiz olacağı ifade edilmiştir. Teknik şartnamede yelekler hakkında başka bir detay bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan görseller aşağıdaki özellikleri bakımından incelenmiştir.
Gövde ve sırt kısmı süngerli yapısı sayesinde hareket serbestliği
Omuz sisteminin uygun genişlikte ve ayarlanabilir özelliği olması tüm ürünlerde bulunmakta olup kullanılan toka renk ve formu ürünlerde farklılık göstermekle beraber kalite ve maliyet açısından bir fark yaratmamaktadır.
Omuzdan bedene göre yüksekliğini ayarlayabilme
Bölmeleri mevcuttur. Önde 4 adet kamuflaj deseninde cep bulunmaktadır.
Modüler ceplerin takılıp çıkarılması için ön ve arkada kolon sistemi tüm ürünlerde olduğu gözlenmiştir.
Birçok şarjöre uyum sağlaması için ceplerde kullanılan lastikler tüm ürünlerde bulunmakta olup lastik ip renkleri ürünlerde farklılık göstermekle beraber kalite ve maliyet açısından bir fark yaratmamaktadır.
Dosya ekinde bulunan davacı firmanın sunduğu görseller incelenmiştir. Davalı firmanın yaptığı taktik yelek ile dava dışı 2 firmanın da yaptığı taktik yelek detayları açıklandığı gibi karşılaştırılmış olup işçilik ve kalite özelliği açısından aynı kategoride yer almaktadır. Kullanılan hammadde olarak küçük renk farklılıkları görülmüş olup maliyeti etkilecek düzeyde değildir. Tekstil sektöründe ürün maliyeti etkileyen faktörler içerinde sipariş adedi oldukça önemlidir. Çünkü adet arttıkça verimlilik artıp maliyet düşmektedir. Davalı firma ile yapılan 01/04/2022 tarihindeki sözleşme 15.000 adet yelek için geçerli olup buna göre birim fiyat 350TL olarak belirlenmiştir. Dava dışı 2 firmadan alınan ürünlerin acil temin edilmesi ve adetlerinin ise ana sipariş miktarına göre daha düşük olması sebebiyle davaya konu taktik yelek birim fiyatların 525-TL ve 585-TL olması piyasa koşullarına göre uygundur.
Davalı tarafından üretilen yelekler ile dava dışı 2 firmadan alınan yeleklerin maliyet açısından aynı yelekler olduğu, Sipariş miktarı dikkate alındığında dava dışı 2 firmadan alınan taktik yeleklerinin piyasa koşullarına göre fiyatının normal olduğu, Zamanında yetiştirilemeyen 3.000 adet yelek için farklı yerden teminine gidilmesi sebebiyle oluşan fiyat farkının toplamda 711.540,00-TL olduğu..." bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüştür.
Toplanan delillere göre; Dava, davacı alıcı firma tarafından, davalı satıcı firma arasında mal alım-satımı konusunda yapılan satış sözleşmesi sonrasında, davalı satıcı/yüklenici firmanın eksik mal teslim ettiği, bu eksik ürünün piyasadan, taraflar arasında anlaşılan fiyattan daha yüksek bir fiyatla satın alınması nedeniyle oluşan aleyhe farkın, -“müspet zarar” kavramı kapsamında- tahsili talebiyle açılan tazmin nitelikli bir alacak davasıdır.
Davacı firma vekili, davalının, aralarındaki sözleşme gereği, 12.000 adet yeleği, sözleşmede yazılı tarihlerden geçte olsa teslim edildiğini, ancak 3.000 adet yelek ve 16.000 adet miğferi teslim edemeyince, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.ne olan yükümlülüğünü yerine getirememe tehlikesiyle karşılaştığını, bu tehlikeyi önleyebilmek için davacı müvekkilinin, 3.000 adet yeleği, piyasadan iki ayrı firma aracılığıyla sağladığı, fakat sözleşmede belirlenen fiyattan daha yüksek bir miktarla almak zorunda kaldığından, oluşan 739.270,00-TL farkın “müspet zarar” kapsamında kendisine iadesini talep ederken,
Davalı firma vekili ise, savını taraflar arasında 31.05.2022 tarihli Mutabakat Mektubu uyarınca, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin sona erdiğini, bu mutabakat metni gereğince, taraflar arasında 135,00 TL dışında borç/alacak ilişkisi kalmadığı, davacının müspet zarar talebinin yerinde olmadığı hususuna dayandırmıştır.
31.05.2022 tarihli mutabakat mektubunun, sözleşmeyi sona erdiren nitelikte olup olmadığı değerlendirildiğinde; gerek TTK. 94. maddesi hükmü gerekse öğretideki görüşlerden de anlaşılacağı üzere, dosyaya sunulan 31.05.2022 tarihli “Mutabakat Mektubu” başlıklı metnin, taraflar arasındaki cari hesabın 31.05.2022 tarihi itibariyle durumunu ortaya koyan bir metin olması ve keza bu metnin ayrıca, davalının teslime ilişkin başkaca yükümlülüğünün kalmadığı şeklinde bir açıklamaya yer verilmemesi hususunun yanı sıra; “sözleşme hukuku” kapsamında, cari hesabın belirli bir tarihteki bakiyesine ilişkin mutabakatın, sözleşmenin taraflarından birince fesh edildiğini veya karşı tarafı ibra ettiğine ilişkin açık bir hükmü içermemesi nedeniyle, sözleşmeyi sona erdiren bir nitelik taşımadığı değerlendirilmiştir.
Tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği hususu değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 01.04.2022 tarihli Mal Alımı Sözleşmesinde, davalı konumundaki ...’ın, 04.05.2022 tarihine kadar 15.000 adet yeleği teslim edeceği kararlaştırılmış, dosya kapsamında davalının 15.000 adet yeleğe karşılık 12.000 adet teslim ettiği, 3.000 adedini ise teslim etmediği, miğferlerin ise çok az bir kısmını teslim ettiğinden; bu tespitler nedeniyle davalı firmanın edimini kısmen yerine getirdiği,
Yine 01.04.2022 tarihli sözleşme uyarınca, “avans” niteliğinde 4,5 milyon TL’yi, 15 gün içinde yani 15.04.2022 tarihine kadar ödeyeceğin belirlendiği, davacının ise, 10.04.2022 tarihinde 3.8 milyon TL, 20.04.2022 tarihinde de 0,7 milyon TL olmak üzere 4,5 milyon TL’yi ödediğinin, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu tespit olunduğu,
Davalının, yelek için 350,00 TL birim fiyat teklifinde bulunması, 12.000 adet yeleğin teslim edildiğinin kabulü karşısında, teslim edilen yeleklerin bedelinin 12.000 X 350,00 TL= 4.200.000,00 TL’ye ulaşması, keza, mali yönden yapılan incelemede, davacıya brim fiyatı 652,00 TL’den 835 adet miğferin teslim edildiği, bunun da 835 X 652,00 TL= 544.420,00 TL olabileceği, böylece teslim edilen malzeme bedelinin 4.200.000,00 + 544.420,00= 4.744.420,00 TL’ye ulaşması, davacı tarafından da 4.500.000,00 TL’nin yatırılması, daha da önemlisi 31.05.2022 tarihli Mutabakat Mektubunda, davacının değil, davalının 135,00 TL borcunun olduğunun belirtilmesi karşısında, davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılmıştır.
Malın tesliminde gecikme olup olmadığı, bu gecikme sebebiyle teslim edilmediği iddia olunan malın dava dışı bir şirketten tedarik edilmesinden kaynaklı davacının dava tarihi itibariyle müspet zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti hususunda yapılan incelemede; Yukarıda da değinildiği gibi, (miğfer dışında) 3.000 adet yeleğin hiç teslim edilmediği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı her ne kadar, 3.100 adet yeleğin bedelini talep etmiş ise de, gerek ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde, teslim edilmeyen yelek adedinin bilirkişilerce 3.000 olarak belirlenmesi nedeniyle, 3.000 adet yeleğin bedelinin hesaplanması gerektiği kanaatine varılmış, alacağın tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde;
¸
davacının müspet zararının, 711.540,00 TL olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınan 07/11/2023 tarihli kök ve 16/04/2024, 29/11/2024 günlü bilirkişi ek raporlarıyla hesaplandığı, davacının davalından satım sözleşmesi kapsamında eksik teslim edilip piyasadan 3.kişiden temin etmek zorunda kaldığı mallar sebebiyle uğradığı müsbet zarardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, alacağa temerrüt tarihi olan 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanması gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın kabulü ile; 711.540,00-TL'sı alacağın temerrüt tarihi olan 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 48.605,29-TL harçtan peşin alınan 853,88-TL harç ile tamamlanan 11.306,00-TL harçların mahsubu ile eksik 36.445,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 27.382,33-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 110.731,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.03.2025
Katip ... Hakim ...
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]
DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ
Vekalet Harcı 11,50 TL
Peşin harç 853,88 TL
Başvurma harcı 80,70 TL
Tamamlama Harcı 11.306,00 TL
Tebligat ve müzekkere 130,25 TL
Bilirkişi Ücreti 15.000,00 TL
TOPLAM 27.382,33 TL