T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/859 Esas - 2025/53
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/859
KARAR NO : 2025/53
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İdare tarafından ihalesi yapılan .... yükleniminde yapılarak alıcılarına teslim edildiğini, davalı yüklenici şirket ile 11.02.2005 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını, keza, işin müşavirlik hizmetleri .... ile imzalanan 03.06.2005 tarihli müşavirlik sözleşmesi ile anılan firma tarafından yürütüldüğünü, yüklenici ile yapılan sözleşme eser sözleşmesi, müşavirle yapılan sözleşme ise müşavirlik hizmetleri sözleşmesi olduğunu, inşaatın geçici kabulü 04.02.2006 tarihinde onaylanmış ve konutlar idarece satışı yapılan konut alıcılarına teslim edildiğini, inşaat işinin kesin kabulü yapılarak 23.02.2007 tarihinde onaylandığını, davaya konu projede konut alıcıları tarafından İdareye gelen şikayetlerde konutların tavan ve duvarlarında çatlakların oluştuğunu, oluşan tavan ve duvar çatlaklarının giderilmesi istenildiğini, idareleri tarafından 28.08.2014 tarihinde "... laminat plakalarla güçlendirme işi ve sıvı boya tamiratları yapıldığını, yani davaya konu projelerde ortaya çıkan ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ... kapsamında davacılara ödenen 1.145.310,68 TL tazminat tutarı ile ...belirttikleri dosyalarında yapılan 22.040,04TL tutarındaki yargılama masrafı olmak üzere toplam 1.167.350,72 TL'den şimdilik 250.000 TL'sinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkili idareye ödenmesine, davalılara ait gayrimenkul ve menkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava, eser sözleşmesinden kaynaklı "eksik, kusurlu işler" nedeniyle 3.kişilere ödenen tazminatın rücuan tahsili istemli olduğunu, davacı için ticari bir işten söz edilemeyeceği gibi, 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinde sayılan davalardan da olmadığını, bu tür davaların görüleceği yer ... mahkemesi olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın "görev" yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, davacı ... muhtemelen bu ödemeleri 2 yıldan daha önceki bir zamanda yapmış olduğu anlaşıldığını, İşbu davanın tarihi 26.12.2022 olup, 6098 sayılı yasanın 73/1.maddesinden öngörülen 2 yıllık süreden sonra açıldığı anlaşılmakla, öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, davacı İdare tarafından ihalesi yapılan ...arasında 11.02.2005 tarihinde imzalandığını, müvekkili şirket ile davacı idare arasında da 03.06.2005 tarihli sözleşme ile söz konusu işin müşavirlik hizmetleri müvekkil tarafından yürütüldüğünü, işin itibari Kabulü 23.02.2007 tarihinde onaylandığını, tüm bu nedenlerle öncelikle, davanın görev, zaman aşımı ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, eser ve müşavirlik sözleşmelerinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.'nın 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK.'nın ve diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. TTK.19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmez. Çünkü TTK.'na göre ticari dava ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlenmiş olup işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK.'nın 5.maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemesince görülerek karara bağlanır. Bu düzenleme gereğince asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki eski TTK'daki düzenlemeden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde davaya konu uyuşmazlık için özel bir düzenleme bulunmadığından davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir, dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Davalı ... bağlı ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olup konut sektörü ile ilgili şirket kurma veya kurulmuş şirketlere ve finans kurumlarına ortak olma... görevleri arasında sayılmış ise de bu hüküm TOKİ'nin tacir sayılmasını gerektirmemektedir. TTK.'nın 16.maddesine göre ticaret şirketleri ile amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. Ancak bunların kurduğu veya ortak olduğu şirketler yönünden tacir sıfatı kurulan veya ortak olunan ve ayrı tüzel kişiliği bulunan şirkete ait olup bunları kuran veya ortak olan TOKİ'ye ait değildir.
Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı davacı ... tacir olmadığından, uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından, genel hükümler dikkate alınarak) davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; Davalı ... vekilinin yüzüne karşı davacı ve diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 27.01.2025
...
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]