T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/108 Esas - 2024/289
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/108
KARAR NO : 2024/289
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
K.YAZIM TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı otomobil cinsi araç ile davalılardan ...'ın maliki, ...'ın sürücüsü, ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonet cinsi araç arasında, 22.10.2022 tarihinde, ... ilçesinde trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'ın alkollü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde, seyir halinde ters yöne girerek tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı 2021 model ... hasarsız ve 36126 km'deki araçta hava yastıkları, motor kaputu, ön göğüs, emniyet kemerleri gibi birçok parça kullanılamaz hale gelecek şekilde zarar gördüğünü, kazadan hemen sonra araç yetkili servis tarafından onarılmaya başlandığını, ancak daha önce hasar kaydı ve kazası olmayan, boyalı ya da değişmiş parçası veya işlem görmüş bölümü olmayan araçta onarımla giderilmesi mümkün olmayan değer kaybı meydana geldiğini, taraflarınca miktarının belirlenmesi mümkün olmayan araç değer kaybının tazmini için 20.12.2022 tarihinde ... A.Ş.'ye KEP üzerinden başvurulmuş ancak sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, dava şartı arabuluculuk süreci de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bu nedenle araç değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanarak davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, kaza nedeniyle araç uzun süre onarımda kaldığından, ağır demans hastalığı olan ve yüzde doksan engelli olan müvekkilinin bu sürede araçtan mahrum kaldığını, bu sürede vasisi tarafından görülen rutin hastane ulaşımı, günlük kişisel ihtiyaçların temini gibi konularda araçtan yoksunluk nedeniyle tarafımızca hesaplanması mümkün olmayan miktarda ek masrafa katlandığını, bu konuda .... sayılı kararı da gözetilerek araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi tarafından hesaplanarak, davalılar ... ve ...'dan tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle, HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davalarının kabulüne, toplanacak delillerle belirlendiğinde miktarın artırılması hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ... plakalı araçta oluşan şimdilik 1.000.-TL değer kaybının (belirsiz alacak) kaza tarihinden itibaren ticari avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, toplanacak delillerle belirlendiğinde miktarın artırılması hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.-TL (belirsiz alacak) araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalılar Abdulkadir Ünal ve ...'dan müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesiyle: Dava dilekçesinde HMK 107 madde uyarınca 1.000.-TL araç değer kaybının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi taleplerini, davalılar Abdulkadir Ünal ile ... yönünden 124.000.-TL artırarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 125.000.-TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 22.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, diğer davalı ... A.Ş. yönünden dava dilekçesindeki talep miktarını artırmadıklarını,500.-TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar Abdulkadir Ünal ile ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmesi taleplerini 8.000.-TL artırarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.500.-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 22.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek davalılar Abdulkadir Ünal ile ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili Sigorta Şirketinin Sorumluluğu Poliçe Teminat Limiti İle Sınırlı olduğunu, başvuru konusu kaza sonrası hasara davacının hasara uğrayan aracının onarımı kasko sigorta şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, onarım sonrası söz konusu bedelin tahsili amacı ile müvekkili şirkete hasar ekspertiz raporu ile beraber söz konusu bedelin poliçe limitleri kapsamında tahsilinin talep edildiğini, kaza tarihi itibari ile poliçe teminat limiti 100.000,00-TL olduğunu, ete yer alan kasko ekspertiz raporuna göre hesaplanan maddi hasar bedeli poliçe limitinin üzerinde olduğundan söz konusu bedelin rücuen ödenmesi talebi sonrası poliçe teminat limiti olan 100.000,00-TL tutar 27.01.2023 tarihinde ... Anonim Şirketi’ne ödendiğini, dolayısıyla poliçe teminat limiti dolduğundan poliçe kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin reddini, izah edildiği üzere poliçe teminat limiti dolduğundan işbu davanın reddini, davacının kazanç kaybı bedeline ilişkin taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığından reddini, her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı ... şirketince sigortalı olduğunu, ZMMS kapsamında sigortalanan araçların diğer araç ve sürücülere verdiği zararlar teminat limiti dahilinde sigorta şirketince karşılanacağını, dava konusu trafik kazası sonrasında varsa davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet zararından da davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkilleri açısından öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerekeceğini, kabul manasına gelmemekle birlikte davacının aracında değer kaybı ve mahrumiyet zararı meydana gelmiş ise, bu zarar kalemlerinin dava açılmadan önce hesaplanmasının mümkün olduğunu, davacının zararının belirsiz olduğu iddiasına itibar edilemeyeceğini, bu nedenle davanın kısmı dava olarak değerlendirilmesi zaman aşımı, faiz vesair taleplerin kısmi davaya göre değerlendirilmesi gerekeceğini, bu nedenle dava sürecinin uzaması halinde zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı yine dava dilekçesinde değer kaybına yönelik ticari avans faizi oranı talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, biran için davanın kabulüne karar verilirse yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması gerekeceğini, dava konusu trafik kazası meydana geldiğinde kaza tespit tutanağı hatalı düzenlendiğini, her ne kadar müvekkili ... %100 izafe edilse de kaza tespit tutanağındaki kroki incelendiğinde müvekkilinin aracı yönünde park halinde araçların olması nedeniyle ve sokak girişine yönelmesi nedeniyle hızlı olmayacağı izahtan vareste olduğunu, şayet müvekkili karşı aracın hava yastıklarını açacak kadar hızlı olsaydı, davacı aracından önce kendi tarafındaki park halinde bulunan araçlara çarpacağını, buna karşı karşıdan gelen aracın hızlı olduğu ve dönüş yapmaya çalışan müvekkiline çarptığı kroki çiziminde de açıkça ortada olduğunu, davacı aracın takograf kayıtlarının dosya arasına alınmamış olmasının hızını gizleme olduğunu düşündüklerini, kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi hatalı ve taraflı olduğunu, bu bakımdan mahkemece tarafsız bir bilirkişiye kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun hesaplattırılarak bir değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu, davalının dava dilekçesinde belirttiği şekilde kusuru kabul etmek ve zarara müvekkilinin sebebiyet verdiğininin kabulünün söz konusu olmadığını, bu bakımdan davacının asli kusur izafesi yersiz ve hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı dosyada bilirkişi raporu alınmasıyla değişeceğini, Türk Borçlar Kanunun 49’ncu maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda en önemli kriter illiyet bağıdır. Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için ortaya çıkan zararın haksız fiili meydana getiren fiil neticesinde olması gerektiğini, bir diğer ifade ile, davranış ile zarar arasında sebep - sonuç ilişkisi bulunması gerektiğini, bazı durumlarda davranış ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmesinin mümkün olduğunu, bu durumlarda davranış gerçekleştiren kişiyi haksız fiilden sorumlu tutmak mümkün olmadığını, bu durumlardan biri de zarar görenin kusuru olduğunu, bu kapsamda davacıda söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davacının kusuru illiyet bağını kesecek nitelikte olduğunu, kaza tespit tutanağındaki bir başka hatalı husus ise müvekkilinin alkollü olduğunun iddiası olduğunu, müvekkili olay yerine gelen polislerin baskısı altında bozuk olduğunu düşündükleri alet ile yapılan ölçümü kabul ettiğini, çünkü araç babasına aittir ve aracın aksi halde bağlanacağı endişesine düştüğünü, müvekkili hastaneye götürülmesi gerekirken hastane raporu alınmadığını, 0,21 promil alkolün uzun süre müvekkilinde kalmasının mümkün olmadığını, promil oranı sıfır olması gerekirken bozuk olan alet nedeniyle promil miktarı çıktığını, hayatın akışına aykırı bir promil durumunu kabul etmenin mümkün olmadığını, bununla birlikte müvekkilinin yanında avukatı bulunmadığından da beyanları davada kabul edilmedikçe hükme esas alınamayacağını, her ne kadar davacı, dava dilekçesinde aracın hasarsız ve boyasız olduğu belirtse de davacının soyut beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bahsi geçen kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasını, davacının meydana gelen kaza ile araçta zarar gören parçaların miktarı arasında da orantısızlık olduğunu düşündüklerini, bu nedenle işbu hususunda irdelemesi ve raporlanması gerektiğini, cevap dilekçelerinde beyan ettikleri tüm hususlar hakkında emsal kararları dava dosyasına bilahare sunacaklarını, arz ve izah edilen ve res'en nazara alınacak nedenlerle; Öncelikle davanın usulden reddine, esasa geçilmesi halinde davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık:22/10/2022 tarihinde meydana geldiğinden bahisle ileri sürülen olayda:
Davacının maliki olduğu ... plakalı otomobil cinsi araç ile davalılardan ...'ın maliki, ...'ın sürücüsü, ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonet cinsi araç arasında, 22.10.2022 tarihinde, ... ilçesinde trafik kazası meydana geldiği, kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/08/2023 tarihli raporda: Söz konusu davaya ilişkin olarak; dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile yukarıda yapılmış olan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; Davalı ... sigorta tarafından ZMM (Trafik) Sigortası ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK nın 84. Md yer alan Sürücülere ait asli kusurlardan şeride tecavüz etme ve aynı kanunun 52/a-b md kuralını ihlal ile % 100 oranında tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada atfı kabul kural ihlali görülmediğinden (% 0.00 oranında) kusursuz olduğunu, kazaya etken başkaca unsur olmadığını, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının olay tarihi itibariyle 125.000,00-₺ civarında olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından davacının ... plakalı aracında meydana gelen hasara ilişkin poliçe azami teminatları dahilinde dava dışı ....’ nin rücuen talebine istinaden 100.000,00-₺ tazminat ödemesinin yapılmış olduğunu, davalı ... A.Ş.’ nin düzenlenmiş olduğu poliçe azami teminat limiti dahilinde tazminat ödemesi yapmış olması nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı zararına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacının mahrum kalınan 15 günlük makul onarım süresindeki zararının olay tarihi itibariyle KDV dahil 25.500,00-₺ civarında olabileceğini, davacının araç mahrumiyetine bağlı tazminat talebinin davalı ... Tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi teminatları dışında olduğunu, davacının ... plakalı aracına ilişkin .... tarafından düzenlenen kaza tarihinde yürürlükte bulunan ... numaralı kasko sigorta poliçesi kapsamında açılan 20220149027 numaralı hasar dosyası kapsamında ikame araç hizmeti alınıp alınmadığına ilişkin dosya muhteviyatında yer almadığı bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/01/2024 tarihli raporda:Kök rapordan sonra dosyaya sunulan belgelerle birlikte dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler detaylı olarak tekrar incelendiğini, kök raporda yer verilen değerlendirme ve görüşlerin değişmesine yol açacak ve aksini ortaya koyacak nitelikte herhangi bir bilgi, belge ve hususun bulunmadığı görülerek, kök raporda yer verilen değerlendirme ve görüşlerini muhafaza ettikleri bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 12/03/2024 tarihli 2. Ek raporda: Söz konusu davaya ilişkin olarak; dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile kök, ek rapor ve yukarıda yapılmış olan inceleme değerlendirmeler sonucunda; Davalı ... tarafından ZMM (Trafik) Sigortası ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK nın 84. Md yer alan Sürücülere ait asli kusurlardan şeride tecavüz etme ve aynı kanunun 52/a-b md kuralını ihlal ile % 100 oranında tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada atfı kabul kural ihlali görülmediğinden (%0.00 oranında) kusursuz olduğunu, kazaya etken başkaca unsur olmadığını, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının olay tarihi itibariyle 125.000,00-₺ civarında olduğunu, davalı ... Şirketi tarafından davacının acında meydana gelen hasara ilişkin poliçe azami teminatları dahilinde 100.000,00-₺ tazminat ödemesinin, dava dışı .... firmasına rücuen talebine istinaden yapıldığını, davalı ... A.Ş.’ nin düzenlenmiş olduğu poliçe teminatları dahilinde tazminat ödemesi yapmış olması nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı zararına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacının mahrum kalınan 15 günlük makul onarım süresine bağlı olarak dava dışı .... tarafından aldığı 10 günlük ikame araç hizmeti mahsup edildikten sonra kalan reel mahrumiyet zararının olay tarihi itibariyle KDV dahil 8.500,00-₺ civarında olabileceğini, davacının araç mahrumiyetine bağlı tazminat talebinin davalı ..... tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi teminatları dışında olduğu bildirilmiştir.
...’nın 01/12/2023 tarihli raporunda;Sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halinde olduğu esnada; kaza tespit tutanağında bulunan olay yeri basit krokisinde işaretlenen çarpma noktası dikkate alındığında, nizamlara aykırı şekilde bulunduğu yön bölümüne girerek aracının sol ön kısımlarına çarpan davalı idaresindeki araç nedeniyle gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığını, davalı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile iki yönlü yol üzerinde seyri sırasında gereken dikkatini yola vermediği, aracını kendi yön bölümü içerisinde tutma beceresi göstermediğini, iki yönlü yolun karşı yön bölümüne nizamlara aykırı bir şekilde geçtiği ve yolun bu bölümünde hareket halinde olan otomobilin hareket alanına girmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada asli kusurlu olduğunu, olayda; Sürücü ...’in kusursuz olduğunu, davalı sürücü ...'ın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen değer kaybının ve mahrum kalma bedelinin hükme esas alınan raporda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davadan önce 27/01/2023 tarihinde davacının kasko sigortasına (...) 100.000 TL teminat limitinin tamamının ödendiği, sigorta poliçesinde değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin ayrıca teminat bulunmadığı anlaşılmakla teminat limiti tükendiğinden davalı sigorta aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar müteselsilen sorumlu olduğundan bakiye değer kaybı zararının tahsili gerektiği, bu nedenle sigorta şirketince yapılan 100.000 TL ( ödemenin toplu dekont şeklinde sunulmuş olması hasar bedeline ilişkin olduğu yönünde bir delil bulunmadığından ve değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin ayrıca poliçedede teminat bulunmadığından) ödeme mahsup edilerek bu alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, mahrum kalma bedeline ilişkin talebin raporla sübut bulduğu anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle davalıların zarardan açıklandığı şekilde sorumlu olduğu anlaşılmakla bu talebin kabulü ile açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalı ... şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE, (Poliçe limitinin tamamı ödendiğinden)
25.000,00TL değer kaybı ile 8.500,00TL araç mahrumiyet bedelinin 22/10/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Alınması gereken 2.288,38 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı 2.254,23 TL'nin toplamı 2.434,13 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 145,75 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3.200,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 800,00TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 2.434,13 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.878,75TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 969,69TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... dan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 750,00TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 562,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, fazla kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2024
...