T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/118 Esas - 2023/823
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/118
KARAR NO: 2023/823
HAKİM: ....
KATİP: ...
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ... - ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/02/2023
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
K.YAZIM TARİHİ : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili firma metal ürünleri satıcısı, davalı ise müvekkili firmanın müşterisi olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari ilişki olup uzun yıllar öncesine dayandığını, taraflar arasında, piyasada "Açık Hesap" olarak tanımlanan ilişki kapsamında ticari satış işlemleri gerçekleştirildiğini, açık hesap kapsamında davacının siparişleri yerine getirildiğini faturalar düzenlendiğini, davalı/borçlu da dönem dönem ödemeler yaptığını, bu ödemeler açık hesap borcuna mahsup edildiğini, davalı/borçlu ödemeleri aksattığını, satın aldığı ürünlere karşılık çok daha az bedeller ödemeye başladığını, borçlar biriktiğini, davacı müvekkili firma tarafından bu borçların ödenmesi istenildiğini, ancak olumlu karşılık almanın mümkün olmadığını, bunun üzerine 15 Haziran 2022 tarihi itibariyle hesap dökümü alındığını, bakiye borç miktarı olan 41.899,64-TL. nin ödenmesinin istenildiğini, herhangi bir ödeme yapılmayınca yasal yollara başvurmak zorunlu hale geldiğini, davacı/alacaklı müvekkil firma tarafından ticari ilişkiyi, borçluya satılan mallar, borçlu tarafın yaptığı ödemeleri gösteren döküm hazırlandığını, bu döküm üzerinden .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 41.899,64 Asıl alacak ( bakiye borç) üzerinden başlatılan bu takipte ödeme emri takip borçlusuna tebliğ edildiğini, takip borçlusu tarafından itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durdurulduğunu, davalı/borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalının itirazının asıl alacak yönünden iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, açıkladıkları ve mahkemece nazara alınacak sair sebeplerle; Davalı borçlunın .... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak 41.899,64-TL yönünden iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER:
.... Esas sayılı dosyası
Tarafların ticari defterleri, kayıt ve belgeleri
Tarafların bağlı oldukları ... kayıtları
.... verilen ba/bs formları
.... esas sayılı dosyasında: Alacaklı ... Ltd. Şti.’nin borçlu ... aleyhine; cari hesap alacağına bağlı/bakiyeli 41.899,64 TL bedelli asıl alacak, 379,68 TL işlemiş faiz ( = 42.279,35 TL) ve ferileri alacağının icra gideri, vekalet ücreti, ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık avans faiz, değişen oranlarda faizi ile tahsili için 07.07.2022 tarihli takipte ödeme emri, anılan ödeme emrine 25.07.2022 tarihinde borçlunun itiraz ettiği ve takibin tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 31/07/2023 tarihli raporda; Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiği, birbiri ile uyumlu olduğu, HMK, TTK ve VUK’na uygun olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığı,nı, davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıtlı fatura ve fatura içeriklerine davalının 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi davalı tarafından ilgili ... form/ba beyannamelerini vermiş olduğundan davaya konu mal ve hizmetin alış ve satışının yapıldığının sabit olduğunu, davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir 41.899,64 TL lik borç miktarı ile .... esas sayılı dosyasında kayıtlı cari hesap özetine bağlı/bakiyeli 41.899,64 TL bedelli asıl alacak miktarının birbiri ile uyumlu olduğu sabit olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRLİMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlık Davacı firmanın metal ürünleri satıcısı olduğu ve tarafların piyasada ticari ilişki ve "açık hesap" olarak tanımlanan ilişki kapsamında ticari satış işlemleri gerçekleştirildiği ve faturalar düzenlendiği ve fatura bedeli ödenmediği ileri sürülerek .... E. Sayılıdosyasında başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve davacının ticari defterleri incelenmiştir.
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (....).
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
.... 'nin 26.09.2018 tarih, .... sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...." .... sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Dava dilekçesi, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, er iki tarafın da tacir olduğu, taraflar arasındaki ilişki ticari ilişki olup açık hesap kapsamında davacının siparişleri yerine getirildiğini faturalar düzenlendiği, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiği, birbiri ile uyumlu olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığı,nı, davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıtlı fatura ve fatura içeriklerine davalının 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olamadığı ve davalı tarafından ilgili ... form/ba beyannamelerini vermiş olduğundan davaya konu mal ve hizmetin alış ve satışının yapıldığı, davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir 41.899,64 TL lik borç miktarına ilişkin yapılan takibe itirazın iptalinin yasal sürede açıldığı ve davacı şirketin; davalıdan muavin defter cari hesap bakiyesine bağlı olarak 41.899,64 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında 41.899,64 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 8.379,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ İLE;
1-....Esas sayılı dosyasında 41.899,64 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
3-İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 8.379,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 2.862,16TL harçtan peşin alınan 504,15TL'nin düşümü ile eksik 2.358,01TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan .... bütçesinden ödenen 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan Başvurma harcı: 179,90TL, Peşin harç: 504,15TL ve Vekalet harcı. 25,60TL olmak üzere toplam 709,65TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti: 1.250,00TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 409,50TL olmak üzere toplam 1.659,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]