T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/161 Esas
KARAR NO : 2025/708
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
K. YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/borçlu ... arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklı olarak, ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirkete olan borcuna dayanak belgeyi, lehdarın müvekkili şirket olduğunu, borç miktarını, borcun vadelerini, senedin tanzim tarihini, senetteki imzasını kabul ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlu tarafından borca, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli itiraz edildiğinin açık olduğunu belirterek davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
-... Esas sayılı dosyası
-Bilirkişi raporu
-Davalı tarafça imzalı adi yazılı ödeme tahhhüdü içerir belge örneği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile; davalı borçlu tarafından düzenlenen belge ile, davacı şirkete olan borcunu belirtilen tarihlerde ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmadığı için alacağın tahsili için başlatılan icra takibine ise haksız şekilde itiraz ettiği belirtilerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte icra takibine karşı sunulan bila tarihli borca itiraz dilekçesi ile; belge altındaki imzanın ve akti ilişkinin inkar edilmediği, adi yazılı taahhütname gereği kendisine yapılması ödeme yapılmadığı için borca itiraz edildiğinin belirtilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkememizce ayrıca davalı taraf isticvap edilmeksizin işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya ve icra takibine konu yazılı belgenin incelenmesinde; adi nitelikte belge üzerine olacak şekilde ve el yazısı ile ; 2021.11 -20.000 Euro, 2021.12- 20.000 Euro, 2022.1 -20.000,00 Euro, 2022.2 -20.000,00 Euro, 2022.3-20.000,00 Euro, 2022.4-20.000,00 Euro ve 2022.5- 20.000,00 Euro şeklinde yazılarak alt kısmında ise yine el yazısı ile ''bu tarihlerde ödemeyi taahhüt ediyorum'' cümlesi bulunduğu, metnin sonunda ise alt kısımda 15.07.2021 tarihi ile ... ibaresi ve imza yer aldığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle senet, adi yazılı belge kavramlarını irdelemek ardından itirazın iptali davalarında takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi ışığında somut olayın değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre;
İspat aracı olan ve kendi içinde kesin - takdiri olmak üzere ikiye ayrılan deliller, kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanamayacağı davalarda kural olarak taraflarca ileri sürülmedikleri müddetçe hâkim tarafından resen dikkate alınamaz. Hâkimi bağlayıcı nitelikteki (kesin) delillerden belki de en önemlisi “senet”tir.
6100 sayılı HMK’nın ‘’ Adi senetlerin ispat gücü ‘’ başlığı altında 205/1. maddesinde; ‘’ Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar. ‘’ amir hükmüne yer verilmiştir.
Senetle ilgili ilk kural, kesin delille ispat zorunluluğu veya tanıkla ispat yasağı da denilen, kanun koyucunun bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin değerinin belli bir miktarın üzerinde olması hâlinde ispatının ancak senetle yapılabileceği kuralıdır ( HMK, m. 200). Bu husus kısaca ispat sınırı olarak da anılabilir. Senetle ispat zorunluluğu hakkındaki ikinci kural ise senede karşı senetle ispat zorunluluğudur.
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
Yukarıda açıklanan gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Eldeki davada ispat yükü davacı alacaklı üzerinde olmakla birlikte, davacının alacağını, davalı elinden sadır olduğu anlaşılan ve imzası inkar edilmeyen belirli vade içeren (ayrıca temerrüde düşürme olgusunu gerektirmeyen nitelikte vade) senet niteliğindeki belge ile ispat etmiş olduğu anlaşılmıştır. Ne var ki, eldeki davada icra takip tarihinin 17.03.2022 olduğu, 6098 sayılı TBK 91/2 maddesinde yer alan '' Borcun ifası için gün belirtilmeksizin sadece ay belirlenmişse, bundan o ayın son günü anlaşılır'' şeklindeki kanuni düzenleme nazara alındığında, takip tarihi itibariyle yalnızca ''2021.11 -20.000 Euro, 2021.12- 20.000 Euro, 2022.1 -20.000,00 Euro, 2022.2 -20.000,00 Euro'' şeklinde belirlenen vadelere ilişkin alacağın muaccel hale gelmiş olduğu, bu tarihlerden sonraya tekabül eden vadelerin henüz gelmediği, buna göre takip tarihi itibariyle toplam 80.000,00 Euro bakımından alacağın muaccel olduğu, takip talebinde yer alan %1'lik faiz talebi ile bağlı kalınarak yapılan hesaplama neticesinde takip öncesi işlemiş faiz olarak 134,25 Euro faiz talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, takibin 80.000,00 Euro asıl alacak ve 134,25 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.134,25 Euro üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş yine alacağın likit niteliği nazara alındığında, hükmedilen 80.134,25 Euro'nun takip tarihi olan 17.03.2022 tarihindeki ... Euro efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Euro: 16.2601 TL) 1.302.990,91 TL' nin %20'si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, .... E. sayılı takip dosyasında takibin 80.000,00 Euro asıl alacak ve 134,25 Euro işlemiş faiz olmak üzere (takip öncesi işletilen faiz ile ilgili olarak taleple bağlı kalınarak %1 üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar) toplam 80.134,25 Euro üzerinden devamına,
Alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen 80.134,25 Euro'nun takip tarihi olan 17.03.2022 tarihindeki ... Euro efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Euro: 16.2601 TL) 1.302.990,91 TL' nin %20'si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
2-Kabul edilen 80.134,25 EURO (Karar tarihinde kur 80.134,25x48.8494 = 3.914.510,03 TL) üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 267.400,18 TL karar ve ilam harcından 24.296,51 TL peşin harcın düşümü ile eksik alınan 246.103,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 24.296,51 TL peşin harç olmak üzere toplam 24.476,41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 28.689,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 22.664,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 6.024,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 3.914.510,03 TL üzerinden takdir edilen 457.160,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 149.018,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / red oranına göre 1.232,40 TL 'sinin davalıdan, kalan 327,60 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/10/2025
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]