T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/218 Esas - 2024/355
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/218
KARAR NO : 2024/355
...
...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki dava süresinde, görevli ve yetkili mahkemede açıldığını, İflâs idaresine ya da basit lasfiye usulünde iflas müdürüne alacağını bildirirken ... tarafından çıkarılan tarifeye istinaden tebliğ giderini avans olarak yatırıp, alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini talep etmiş olan alacaklılara, alacaklarının ret veya kısmen kabul edilmesi halinde bu durum ayrıca tebliğ yoluyla da bildirildiğini, bu alacaklılar için kayıt kabul davası açma süresi tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar (İİK m. 223/3). İflas İdaresinin 22.02.2023 tarihli kararın taraflarına 13.03.2023 tarihinde e-tebliğ olduğunu, kayıt kabul davası açma süresi tebliğden itibaren on beş (15) gün olduğunu, anılan süre, niteliği itibariyle hak düşürücü mahiyette bir süre olduğunu, kayıt kabul davalarında görevli mahkeme illâsa karar veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir (İ1K m. 235/1). ....'nin iflasına karar verildiğini, kayıt kabul davalarında müflisin İflasına karar veren yerdeki ticaret mahkemesi yetkili mahkeme olup öncelikle huzurdaki davanın süresinde, yetkili ve görevli mahkemede açıldığını, kayıt kabul davaları, İcra ve İllas Hukuku kurumu içinde açılmış olanı bir maddi hukuk davası olup alacağı iflas idaresi tarafından reddedilen alacaklının, alacağını ispat etmek ve alacağını hüküm altına aldırmasına hizmet ettiğini, alacağını iflas idaresine ya da basit tasfiye usulünde iflas müdürüne bildirip de alacağı tamamen veya kısmen reddedilen alacaklı, açmış olduğu kayıt kabul davasında alacağının varlığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, alacağı reddedilen alacaklı, açmış olduğu davada alacağını bildirirken sunduğu belgeler ve bilgiler ile bağlı olmadığını, bu kapsamda alacaklı kayıt kabul davasında iddiasını genişletebilir ve yeni deliller sunabileceğini, belirtmek gerekir ki, İflas İdaresinin 22.02.2023 tarihli "... Yapılan incelemede ödeme emrinin dayanağı olarak cari hesap bakiye atacağı yazıldığı fakat alacağın varlığını gösterir hiçbir belge bulunmadığının tespit edildiğini, alacağın dayanağı herhangi bir belgeye rastlanılmadığından talebin reddine" yönündeki kararının kabulünün mümkün olmadığını, alacak kaydı taleplerinde belirttikleri müdürlük dosyasından, takip dayanağı belgelerden ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, müflis şirket ile müvekkili arasında borç ilişkisi mevcut olduğunu, buna rağmen iflas idaresince alacağın varlığını gösteririr hiçbir belge bulunmadığı yönündeki değerlendirmeyi anlayamadıklarını, tüm bu hususlar gözetilmeksizin iflas idaresinin talebimizin reddi yönündeki kararı hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, işbu dilekçe ekinde de sunmuş oldukları çek sureti ve faturalar incelendiğinde müvekkili davacı Hidayet Koç'un müflis şirket....' den alacaklı olduğunun anlaşılacağını, bu durumda müvekkilinin alacaklı konumundan olduğu izahlan vareste olup soyut söylemlerle alacak kaydı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, taraflarınca müflis şirket aleyhinde başlatılan takibe konu icra dosyası incelendiğinde borçlu müflis şirket tarafından yalnızca açılmış konkordato talepli bir dava olduğunu ve mühlet süresi içinde olduklarından bahisle borca itiraz edildiğinin görüleceğini, bu durum, borcun varlığının müflis şirket tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, takip talebinden de görüleceği üzere cari hesap alacağı için takip başlatıldığını, müflis şirket ve davacının ticari defterleri, vergi kayıtları ve bu husustaki ilgili evrak ve belgeler incelendiğinde müvekkilinin alacaklı konumunda olduğu ve müflis şirketin kendisine borcunun olduğunun anlaşılacağını, ...E. Sayılı dosyasında İflas İdaresinin 22.02.2023 tarihli alacaklarının reddedildiğine dair kararı 13.03.2023 tarihinde tarafımıza e-tebliğ olduğunu, müflis şirketin müvekkili davacıya karşı borçlu konumda olduğunun izahtan vareste iken iflas idaresi tarafından alacak kaydı taleplerinin “ortada alacağın varlığını gösterir hiçbir belge bulunmadığından" bahisle reddine karar verilmesinin hukuk dışı olduğunu, tüm bu sebeplerle, bildirmiş oldukları alacaklarının tamamının sıra cetveline kaydının ve kabulünün yanı sıra iflasın açılmasıyla birlikte işleyecek faizlerin müvekkiline ödenmesi ve kaydı için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, açıkladıkları nedenlerle, ek alacak kaydına, fazlaya, faize ve olası hesap hatalarına ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile; Haklı davalarının kabulüne, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı İflas İdare vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada taraf olan Müflis ... sayılı dosyası ile yürütüldüğünü,17/03/2020 tarihinde yapılan Birinci Alacaklılar Toplantısında İflas İdaresi memurları seçildiğini, ikinci alacaklılar toplantısı ise 11/04/2023 tarihinde .... sayılı dosyasına ait ilamsız takiplerde ödeme emri, ...sayılı dosyasına ilişkin bölümü bakımından alacağa dayanak belge sunulmadığını, ... E. sayılı dosyasına ilişkin bölümü ise; kambiyo evrakına dayalı olduğunu, kambiyo evrakı iflas hukukunun kamusal niteliği gereği ispata yeter belgelerden olmadığını, temel borç ilişkisini dayanak alan yeni bir başvuru yapıldığında talebin yeniden değerlendirilmesi mümkün görüldüğünü ve talebin reddedildiğini, idare Memurlarının vermiş olduğu karar bu yönüyle yasaya uygun olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ret kararının davacıya tebliğ edildiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının tespiti için öncelikle davacının İİK m.223 gereğince kararın kendisine tebliği için gereken masrafı bırakıp bırakmadığının iflas idaresine sorulması gerektiğini, İİK m.226 uyarınca iflas idaresinin veya vekilinin, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya yetkili olduğunu, mevzuatta belirlenen miktar kadar olan anlaşmalar yapabildiğini, davacı tarafın iddia ettiği alacağının miktarının bir önemi bulunmadığını, zira arabuluculuk görüşmelerinde de muhakkak iddia edilen alacak üzerinden değil, tarafların karşılıklı katkılarıyla farklı bir tutar üzerinden de anlaşabileceğini, ayrıca arabuluculuğa ve iflas idaresinin görev ve yetkilerine ilişkin açık kanuni düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulması halinde uyuşmazlığın, iflas idaresinin ve dolayısıyla vekilinin anlaşma sınırları içerisinde anlaşılarak, mahkeme önüne taşınmadan çözülebileceğini, iflas neticesinde hazırlanan sıra cetveline itiraz davalarının 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekliliği düşünüldüğünde, birden çok kişinin sıra cetveline ilişkin itirazları bu süre içerisinde gerçekleşmek zorunda olduğunu, bu doğrultuda iflas idaresi birden çok arabuluculuk başvurusuna ilişkin süreçte, alacaklıları bir kez bu doğrultuda olağanüstü toplayarak bir karar alınmasını sağlayabilir ve alınan karar neticesinde hareket edilebileceğini, davacı tarafın arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin olarak, kayıt kabul davasında süreci uzayacağını ileri sürülebilecekse de, bu davanın matbu olarak açılan, tek celsede çözüme kavuşturulacak bir dava olduğu düşünülmemeli; zira şirket iflasta olmasaydı yapılacak inceleme ne olacaktı ise, yine aynı incelemeler bu davada da yapılacağını, Neticede sıra cetveline itiraz yoluyla kayıt kabul davası öncesinde de ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmaması için kanuni bir düzenleme de bulunmamakla birlikte, başvurulmamasını haklı kılacak bir genel hukuk ilkesi de bulunmadığını, iflas idaresi İİK m.226 gereği masanın menfaatini gözetmekle yükümlü olduğunu, iflas İdaresi alacak kayıt başvurusunu incelediğini, dosyada bulunan belge ve örneklerinde yapılan inceleme neticesinde alacak talebi İİK m.206 göre alacak dördüncü (4.) sıra kapsamında değerlendirildiğini, alacak talebinin dayandığı temel borç ilişkisine dair olguları masaya bildirmeyen, bu konuda delil ibraz etmeyen davacı dava açılmasına sebebiyet verdiğini, davanın açılmasında sorumluluk davacı taraftadır ve neticede haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafından karşılanması gerektiğini, korunan hukuki menfaat müflis şirketin değil, müflis şirketten alacaklı olup da; alacağı somut belgelere dayanan diğer alacaklıların menfaati olduğunu, huzurdaki davada yargılama konusu edilen borç ilişkisine dayanak hiçbir belge bulunmadığını, işbu davada temel borç ilişkisine yönelik bir inceleme yapılmasına olanak olmadığını, sadece ilamsız takipte ödeme emrine dayalı inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, anlatılan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her durumda davanın açılmasına sebebiyet veren davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini İflas Masasına adına talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; 12/04/2018 tarihli 11.328,00TL bedelli ve 20/04/2018 tarihli 1.416,00TL bedelli faturaların alacağı ile ... Seri numaralı, 30/04/2018 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 28.152,00TL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğu ileri sürülerek müflis şirkete yönelik başlatılan icra takibinde ödenmeyen alacağı bakımından iflas dairesine yapılan başvurunun reddedildiği ileri sürülere kayıt kabul davasına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... Sayılı dosyası dosya arasına alınmış, Müflis Şirket Ticari defter ve kayıtları, faturalar ... iflas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevapları, ...E. sayılı dosyasına ait ilamsız takiplerde ödeme emri, ... E. sayılı dosyası, İng Bank nezdinde ... nolu, 28.152,00 TL bedelli 30.04.2018 kişide tarihli çek dosyaya celp edilip dosya finans uzmanı, nitelikli hesap uzmanı ve mali bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce dinlenen tanık ... ifadesinde; Hidayet beyle birlikte ...'ta çalıştık, ... binasında çalışmıştık, Akerin iflası son ucu benimde çeklerm kaldı, ... çekleri kaldı, ikimizde mağduruz, Hidayet bey kamyonla çalıştı, ben iş makinamla çalışmıştım, biz o dönem çok mağduriyet yaşadık, hatta iş makinemin bir tanesini sattım, davacı vekilinin (alacaklarını alıp alamadığı ) sorusu üzerine: Alacaklarımı alamadım, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen tanık ... ifadesinde;Benimde Aker inşaat şirketinden alacağım vardır, ben... şirketinin sahibiyim, benimde Aker inşaata karşı davam vardır, 6-7 senedir sürmektedir, alacaklarımı alamadım, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2024 tarihli raporda:Dava Konusu : Davacı ...’un, ... İflas Sayılı dosyasına yapılan 08-09/02/2023 tarihli başvuruda belirtilen 12/04/2018 tarihli 11.328,00 TL bedelli ve 20/04/2018 tarihli 1.416,00 TL bedelli faturalardan alacağı ile ... seri numaralı, 30/04/2018 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 28.152,00 TL bedelli çekten dolayı alacağının sıra cetveline kaydı talebiyle açılan davada; Taraflara ait 2018 yılına ait ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğunu, ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturduğunu, davaya konu faturaların taraf ticari defterlerine kayıtlarının yapıldığını, davalı müflis şirketin davacı adına ... nezdinde ... nolu, 28.152,00 TL bedelli 30.04.2018 kişide tarihli çek ile ilgili davacının işletme defterinde herhangi bir kayda rastlanmadığını, davalı müflis şirketin davacı tarafı; 320 Satıcılar ... Borç Senetleri Hesabı... Alt hesap kodu olmak üzere iki ayrı hesapta ayrı ayrı kayıtladığını, davalı müflis Ģirkete ait yevmiye defteri muhasebe kayıtlarına göre 320.001.117 nolu satıcılar cari hesabı ile 321.002.113 Borç Senetleri cari hesabının birlikte değerlendirilmesi neticesinde: Davalı şirketin davacı tarafa, davaya konu faturalara bağlı olarak 12.744,00 TL, yine davaya konu çeke bağlı olarak 26.421,34 TL olmak üzere toplam 39.165,34 TL kaydi bakiye borcunun bulunduğunu, iflasın açıldığı tarih itibariyle( 26.12.2019) ; 28.152,00 TL tutarlı çeke ilişkin 8.557,44 TL faiz, 2.642,13 TL tazminat, 79,26 TL komisyon olmak üzere toplam alacağın 37.700,17 TL, 12.744,00 TL fatura alacağına ilişkin 1.307,22 TL işleyen faiz olmak üzere toplam alacağın 14.051,22 TL hesaplandığı bildirilmiştir. Rapor dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Kayıt kabul davaları “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir.
... Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları ...
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anı an hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir ... Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (... ...E. sayılı dosyası ile yürütüldüğü, 17/03/2020 tarihinde yapılan Birinci Alacaklılar Toplantısında İflas İdaresi memurlarının seçildiğini, alacaklının 09/02/2023 tarihli dilekçesi ile 44.272,14 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, ikinci alacaklılar toplantısı ise 11/04/2023 tarihinde... yapıldığı, nisap sağlanamadığından yeni toplantı için gün verilmek üzere toplantıya son verildiği; ikinci alacaklılar toplantısının 19/12/2023 toplantısının yapıldığı, müflis şirketin iflas idaresince İflas İdaresinin 22.02.2023 tarihli 49 no'lu kararı ile 0,00 TL alacağın kabulüne, 44.272,14 TL yönünden talebin reddine karar verildiği, alacağın taraflarına 13.03.2023 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 24/03/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında, davacı 12/04/2018 tarihli 11.328,00TL bedelli ve 20/04/2018 tarihli 1.416,00TL bedelli faturaların alacağı ile ... Seri numaralı, 30/04/2018 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 28.152,00TL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunnu ileri sürülerek müflis şirkete yönelik başlatılan icra takibinde ödenmeyen alacağı bakımından iflas dairesine yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek kayıt kabul davası açmış, davalı yan davanın reddini ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 2 faturanın tarafların ticari defterlerine kaydının yapıldığı, dava konusu çekin davalı müflis şirket defterinde herhangi bir kaydına rastlanmadığı belirtilerek, davalı şirketin davacı tarafa, davaya konu faturalara bağlı olarak 12.744,00 TL, yine davaya konu çeke bağlı olarak 26.421,34 TL olmak üzere toplam 39.165,34 TL kaydi bakiye borcunun bulunduğunu, iflasın açıldığı tarih itibariyle( 26.12.2019) ; 28.152,00 TL tutarlı çeke ilişkin 8.557,44 TL faiz, 2.642,13 TL tazminat, 79,26 TL komisyon olmak üzere toplam alacağın 37.700,17 TL olduğu, 12.744,00 TL fatura alacağına ilişkin 1.307,22 TL işleyen faiz olmak üzere toplam alacağın 14.051,22 TL hesaplandığı bildirilmiş, davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile; ,
44.272,14TL davacı alacağının müflis .... iflas masasına kayıt ve kabulüne,
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile eksik alınan 247,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 7.676,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin (e duruşma yoluyla) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024
...