T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/266 Esas - 2024/893
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/266
KARAR NO : 2024/893
HAKİM : .......
KATİP : .......
DAVACI : .......
VEKİLLERİ : Av. .......
Av. .......
Av. .......
DAVALI : ... - (T.C:.......) - .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
K.YAZIM TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile karşı yan arasında imzalanan E-Ticaret sözleşmeleri kapsamında davacı taraf müvekkili şirketin e-ticaret platformu olan ...’ye üye olmak ve bu platformda kuracağı sanal mağazadan satış yapmak, müvekkili ise karşı yanın kendisine ödeyeceği komisyon karşılığında sahibi olduğu e-ticaret platformundan davalıyı faydalandırmak üzere anlaşma sağladıklarını, bu hususta davalı taraf ile müvekkil arasında 3 adet E-Ticaret sözleşmesi imzalandığını,01.11.2018 tarihinden sonraki tüm süreçler (muhasebe dahil), iştirak firmamız olan ... A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, ... PVC Doğrama-... (yeni adı ...-...) ile ilk imzalanan (hak ediş ödeme süresi 33 gün) sözleşmeye tarih atılmadığını, 27.10.2014 tarihinde ödeme gün sayısı 7 gün olarak revize edilerek yeni sözleşme imzalandığını, 13.07.2015 tarihinde ise firmanın ikinci mağazası için 7 gün ödemeli sözleşme imzalandığını, tedarikçi firmanın ilk imzalanan sözleşmeye göre açılan mağazasının adı “...”, 13.07.2015 tarihli imzalanan sözleşmeye göre açılan mağazasının adı ise “...”olduğunu, hangi sözleşmeye istinaden hangi hak edişin ya da ödemenin gerçekleştiğini, raporlama ekranındaki doğru veri eksikliği sebebiyle tam olarak saptanamamakta, bu sebeple tedarikçi ile imzalanan tüm sözleşmeler bir bütün olarak görülmekte olduğundan hepsi için toplu mutabakat yapılma yoluna gidildiğini, buna dair ilgili başkanlıklarınca hazırlanan bilgi notlarının sunulduğunu, buna göre ... platformunda satış yapan firmaların mutabakat işlemleri, ... platformundan yapmış oldukları satışlardan (ilk satışından 01.11.2018 tarihine kadar yapmış oldukları satışlar - sipariş numarası bazlı) elde ettikleri hakediş tutarları ile müvekkilce firmaya yapılan ödemeler toplamı arasındaki fark üzerinden yapıldığını, ... - ... isimli firmaya ilişkin yapılan incelemede; firmanın hakediş tutarları toplamı (ekte bulunan icmal tablosundan görüleceği üzere) 1.391.759,58 TL iken, müvekkilince kendisine yapılan ödemeler toplamının 1.413.234,48 TL olduğu ve müvekkilince firmaya 21.474,90 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, anılan durum karşı yana 28/09/2021 tarih ve 8881 sayılı yazı ile bildirilmiş ve yapılan fazla ödemenin iadesi talep edilmişse de davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava öncesi yapışan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı yan ile müvekkil arasında imzalanan sözleşmelerde “her türlü anlaşmazlıkta ....... Mahkemeleri ve ....... yetkili olacağı” düzenlendiğini, müvekkili şirket sermayesinin tamamı Hazineye ait olan ve kamu hizmeti yürüten bir Kamu Kuruluşu olup alacağının da kamu alacağı olması, alacağına kavuşamamasının kamu zararına neden olabilecek olması nedenleriyle teminatsız olarak, bunun mümkün olmaması halinde en alt sınırdan tespit edilecek bir teminat karşılığında müvekkili lehine olacak şekilde davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, bahsi geçen sebeplerle adı geçen firmadan olan 21.474,90 TL alacağımızın 28.09.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile karşı yandan tahsili adına huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; Öncelikle davalının taşınır, taşınmaz, banka mevduatı ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında şimdilik 21.474,90 TL ihtiyati haciz kararı verilmesini, sonrasında davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 21.474,90 TL alacaklarının 28.09.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile karşı taraftan tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, avans faiz istenmesi hatalı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmeler dosyaya sunulmadığını, karşı yanın iddiası üzere müvekkile ait ... isimli firmanın hakediş tutarlarını toplamı 1.391.759,58 TL iken, şahsıma yapılan ödemenin 1.413.234,48 TL olduğu ve bu yüzden 21.474,90 TL zarara uğradıklarını öne sürdüğünü, evvela belirtmek gerekir ki müvekkiline ait ... isimli bir firma bulunmadığını, müvekkiline gönderildiği iddia edilen hesap tablosu içeriğinden tespit yapmanın mümkün olmadığını, davacı taraf, alacaklı olduklarını iddia ettikleri tutara istinaden müvekkiline 8881 sayılı yazıyı ve ekli tabloyu gönderdiklerini beyan ettiğini, lakin müvekkiline gelen yazı ve ekli tablonun içeriğinin anlaşılması mümkün olmadığını, buna istinaden davacı şirket ile iletişime geçildiğini, herhangi bir borç bulunmadığını, aksine müvekkilin davacı taraftan alacaklı olduğu beyan edildiğini ve gönderilen yazıdaki borcun sebebinin izah edilmesinin istendiğini, davacı taraf yine aynı tablodan bahsederek izahat yapmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında mutabakat bulunduğunu, müvekkilinin mevcut durumda davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin, borcu olmadığını ispatlaması da gerektiğini, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı taraf, her zaman düzenlenebilir nitelikte bir hesap tablosu dışında somut bir delilden de bahsetmediğini, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, bunun yanında her ne kadar gerek olmasa da, müvekkili ile davacı şirket arasında, müvekkilinin borcu olmadığına dair davacı tarafça yazılmış bir mutabakat metni bulunduğunu, bu mutabakat metninin davacı tarafça dosyaya ibrazının istenmesini, aksi halde kolluk marifetiyle davacı tarafın merkezinde mutabakat araştırmasının yapılmasını, izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle; açılan davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve karşı vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasında imzalanan E-Ticaret sözleşmeleri kapsamında davalı davacı tarafın e-ticaret platformu olan .......’ye üye olmak ve bu platformda kuracağı sanal mağazadan satış yapmak, davacının ise davalı tarafça davacıya ödeyeceği komisyon karşılığında sahibi olduğu e-ticaret platformundan davalıyı faydalandırmak üzere anlaşma yaptıkları ve firmanın hakediş tutarları toplamının 1.391.759,58 TL iken, davacı tarafça kendisine yapılan ödemeler toplamının 1.413.234,48 TL olduğu ve davacı tarafça firmaya 21.474,90 TL fazla ödeme yapıldığı ileri sürülerek alacak istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında sözleşme olup olmadığı, alacağın hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, -Muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarınnı sözleşmeye uygun olup olmadığı, mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan 16/03/2024 tarihli raporda:Tarafların kayıtları birbirini doğrulamadığı uyumlu olmadığı anlaşıldığı davalının kayıtlarına göre 2.270,11 TL borçlu olduğu davacının ticari defter kayıtlarına göre 21.474,90 TL alacaklı olduğu, takdir mahkemeye ait olmak üzere 21.474,90 TL Davacının fazla ödemesi olduğunu, davacı tarafından düzenlenen dekontlarda davalı ...‘ın isminin bulunduğunu, ... 20.07.2023 tarihli yazısında da belirtildiği üzere, ... firmasında davalı ...‘ın 02.03.2015/09.07.2015 tarihleri arasında şirket ortağının olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla davalı yanın 3K Yapı isimli bir firmanın bulunmadığına ilişkin iddiasının maddi dayanaktan yoksun olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 10/06/2024 tarihli ek raporda: Tarafların itirazları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davalının itirazlarının değerlendirildiğini, kök raporu etkileyecek unsur olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 22/10/2024 tarihli 2. ek raporda:Taraflar arasında üç ayrı sözleşme düzenlendiğini, tarihsiz (muhtemelen 2013 yılında düzenlenmiştir) sözleşmenin 6.maddesinde, tüm hizmetler için %10 komisyon oranı belirlenirken, 2014 ve 2015 yıllarında imzalanan tip sözleşmelerin; formatları/içeriği, konumuz açısından önem arzeden yalnızca 6.maddesinde bir değişiklik yapılarak, komisyon oranlarının ürün çeşitlerine göre değişiklik gösterdiğini, davacı ... tarafından hesap bakiyelerinin incelenmesi sonucu, 21.474,90 TL (01.11.2018 tarihi itibariyle) davalının borcunun olduğu tespit edildiğini, bu tutarın iki ayrı yazılı ihtarla ödenmesi istenmiş, davalı yanca ödenmeyince iş bu alacak davasının açıldığını, her üç sözleşmede (md.7.2)de; tarafların sözleşme koşullarını yerine getirmemesi halinde, karşı tarafa ihtarname gönderileceğini, 15 günlük süre verileceği, istenilen koşullar yerine getirilmez ise başkaca ihtara gerek kalmadan, sözleşmenin feshedileceğinin açıkça belirtildiğini, davacı kurumun, sözleşmenin değinilen 7.müddesi hükmü uyarınca, davalı firmaya 28.09.2021 ve 07.04.2022 tarihlerinde, belirlenen 21.474,90 TL’lik borcun ödenmesi, itirazları varsa bildirilmesi yönünde iki ayrı ihtarname gönderdiğini, davalı yanın; bu ihtarnamelere karşılık olarak; borcu yatırdığına ya da gerekçeleriyle birlikte borca itiraz ettiğine ilişkin her hangi bir bilgi belgeye dosyada rastlanamadığını, davacı kurumun her iki ihtarnamesi (ilki çalışanına, ikincisi doğrudan kendisine) tebliğ edildiğini ve tebligatlar usulen gerçekleşmiş olup davalının ödeme dekontunu ya da yazılı itirazlarını sunmadığını, davacı kurumun, davalı firmadan, dava tarihi 13.04.2023 itibariyle; 21.474,90 TL Asıl alacak, 4.739,70 TL Değişken oranlı avans faizi, 26.214,60 TL Toplam talep edilebilir alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen E-Ticaret sözleşmesi kapsamında davacı tarafça fazla ödendiği iddia edilen paranın tahsili için açılan alacak istemine ilişkindir.
Toplanan delillere göre; taraflar defter ve belgelerine göre davacı şirketin e-ticaret platformu olan .......’ye davalının üye olmak ve bu platformda kuracağı sanal mağazadan satış yapması ve davalının davacıya ödeyeceği komisyon karşılığında sahibi olduğu e-ticaret platformundan davalıyı faydalandırmak üzere hizmet sözleşmesi kapsamında anlaşma sağlamışlardır. Davalı yanın E-Ticarete ilişkin e hizmet sözleşmesinde kaşenin üzerinde isminin ve imzasının bulunduğu davacı tarafından düzenlenen dekontlarda davalının isminin bulunduğu ticaret sicilinden gelen belgede gözetilerek davalı yanın husumet savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak miktar olarak birbirini doğrulamadığı buna rağmen davalının defterinde de davacıya borçlu olduğu, miktarı yönünden uyuşmazlık bulunduğu, davacı kayıtlarının usulüne uygun olduğu, sözleşmeye göre davacı tarafça çekilen ihtarnamelere usulüne uygun tebliğe rağmen davalı yanca bir itirazda bulunulmadığı gözetildiğine ihtarnamelerde belirtilen miktar yönünden davanın sübut bulduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
21.474,90TL'nin dava tarihinden itibaren (13.04.2023) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 1.466,95TL harçtan peşin alınan 366,74TL'nin mahsubu ile bakiye 1.100,21TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 572,24TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 21.474,90TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.486,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .......Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2024
Katip .......
¸[e-imzalıdır]
Hakim .......
¸[e-imzalıdır]