T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/316 Esas - 2024/554
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/316
KARAR NO: 2024/554
HAKİM: ....
KATİP: ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
... MEMURLARI: 1-....
2-....
3-...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 03/05/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
K.YAZIM TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumda Personel Çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinin yüklenici firmaları bünyesinde aralıksız olarak çalışmış işçilerin, bu çalışmalarının emeklilik nedeniyle sona ermesi üzerine Kuruma başvurarak, kıdem tazminatlarını ve toplu sözleşme farklarının taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili kurumun, sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu kurumu olması nedeniyle yasal düzenlemelerin kendisine verdiği yükümlülük gereği son bordro üzerinden kanunen firmaların ödemesi gereken ekte sunulan kıdem tazminatlarını ve toplu sözleşme farkı ödemesini farklı tarihlerde ödemek zorunda kaldığını, söz konusu ödemelerin rücusu için firmalara davalar açılığını mahkeme kararlarıyla işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödenen miktarların ve ferilerinin tamamının rücu edilmesine karar verildiğini, .... Mahkemesinin 28.12.2016 tarih .... sayılı kararı ile ... Şirketi’nin iflasına karar verildiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 206-207-232'nci maddeleri gereği iflas eden şirket aleyhine icra takibi yahut dava takibi mümkün olmadığından 23.03.2018 tarihinde 15.546,79 TL tutarında yine 26.03.2018 tarihinde 4.467,44 TL tutarında alacağın iflas masasına alacak kaydı olarak yazılması için talepte bulunulduklarını, ancak bu tarihten sonra müvekkili kurum ... ile ... ... Şirketi’nin arasındaki aynı hukuki ilişkiden fakat başka işçilerin kıdem tazminatlarından kaynaklanan yeni alacakları muaccel olduğunu, ayrıca iflas masasına kaydı yapılan kıdem tazminatı ödenen işçilerden .... ’e toplu sözleşmeden kaynaklı fark ödemeleri yapıldığını 26.08.2020 tarihli dilekçe ile alacak tutarının 198.500,00 TL olarak güncellenmesi talep edildiğini, sonuç olarak ... firmadan toplam 198.500,00 TL (YüzDoksanSekizBinBeşYüzTürk Lirası ) tutarında alacağı bulunduğunu, ...'nin dilekçemiz ekinde sunulan kararında (EK-1) "...Yapılan incelemede masaya kaydı talep edilen miktarların ne şekilde hesaplandığına ilişkin denetime elverişli belge sunulmadığı dilekçede bahsi geçen işçilerin işçilik alacaklarından dolayı ... şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığını, sorumluluğu var ise İİK 195 maddesine göre iflas tarihi itibariyle miktarının tespiti hususlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla alacak talebinin sıra cetvelinin 4.sırası kapsamında reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiğini, ... tarafından talep ettikleri alacakların reddine karar verilmesi sonucu müvekkil Kurum ... şirkete rücu hakkından mahrum bırakıldığını zarara uğratıldığını, 16.08.2012 – 09.02.2014 tarihleri arası “... Şirketi, 10.01.2015 – 17.08.2015 tarihleri arası “... Şirketi sözleşme imzalandığını, ekli listede belirtilen işçiler müvekkil Kurumumuzda Personel Çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinin yüklenici firmaları bünyesinde aralıksız olarak çalıştığını, bu çalışmalarının emeklilik nedeniyle sona ermesi üzerine Kurumumuza başvurduklarını, müvekkili kurum, sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu kurumu olması nedeniyle yasal düzenlemelerin kendisine verdiği yükümlülük gereği son bordro üzerinden kanunen firmaların ödemesi gereken ekte sunulan kıdem tazminatlarını ve toplu sözleşme farkı ödemesini farklı tarihlerde ödemek zorunda kaldığını, Ayrıca Kurumumuzda Personel Çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinin yüklenici firmaları bünyesinde çalışan ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla müvekkili kuruma ve diğer firmalara karşı açılan dava sonunda müşterek ve müteselsil sorumluluk prensibi gereğince müvekkili kurum tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını, işçinin önceki işverenleri ve onların ihaleye birlikte girdikleri iş ortakları olan diğer davalı firmalar da, kıdem tazminatı açısından işçiyi çalıştırdıkları kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, ekte sunulan listedeki işçiler için ... Şirketi’nin kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumluluğu kıdem tazminatı miktarı toplam 198.500,07 TL olduğunu, ... E. sayılı iflas dosyası kapsamında yaptıkları alacak kaydı talepleri hakkında verilen, alacağın sıra cetvelinin 4.sırası kapsamında reddi kararının kaldırılarak fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla toplam 198.500,00 TL (YüzDoksanSekizBinBeşYüzTürk Lirası) tutarındaki alacağın dilekçe ekli listede belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak ticari işlere uygulanan en yüksek faiz işletilerek sıra cetveline kaydedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının taleplerine ilişkin zaman aşımı itirazında bulunduklarını, alacağı kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkil ... aleyhine faiz işletilmesi halinde İ.İ.K. 195. Maddenin Uygulanması Gerektiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 195. Maddesi "Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacakların müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmüne haiz olup İ.İ.K. 195. Maddesi gereği müvekkil ... hakkında iflas kararının verildiği tarihine kadar faiz işletilebileceğini, konuya ilişkin olarak ... Dairesi'nin 07.03.2018 tarih ve .... Sayılı ilamında aynen: "... İİK'nın 195. maddesi gereği iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları ana paraya zammolunur ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekli iken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize dair tahsil hükmü kurulması hatalı olmuştur..." denilerek hüküm kurulduğunu, Nitekim İ.İ.K. 195. Maddesi gereğince; faize ilişkin hüküm kurulurken müvekkil ... hakkında iflas kararının verildiği 28.12.2016 tarihine kadar faiz işletilmesini, davacı kurumun alacak kaydı başvurusu hakkında iflas idaresince verilen karara yasaya uygun bulunduğunu, bu noktada öncelikli olarak ifade etmemiz gerekir ki; dava dışı işçiler asıl olarak davacı kurumun işçisi olduğundan işçilik alacaklarının tamamından davacının bizzat kendisi sorumlu olduğunu, alacağı kabul manasına gelmemek kaydı mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davacının dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının %50'sinden sorumlu tutulması kalan %50'lik kısmı ise alt işverenlere rücu etmesi hukuk ve hakkaniyetin gereği olduğunu belirterek Bu nedenlerle: Usul ve esas bakımından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; Hizmet alım sözleşmesine göre dava dışı içişilere ödenen işçilik alacaklarının tahsili bakımından .... sayılı dosyasına alacağın reddine ilişkin kararı verildiği ileri sürülerek kayıt kabul davasına ilişkin olduğu, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi olup olmadığı, dava dışı işçilerin hangi şirketin işçisi olduğu, dava dışı işçiler hakkında hükmolunan alacaklarda tarafların sorumluluğu, varsa alacağın miktarı ve işlemiş faizin niteliği ve tutarı noktalarında toplanmaktadır.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, dava dışı işçiye ait hizmet cetveli ...dökümleri, .... sayılı İflas Kararı, sözleşme ve şartnameler, ödeme makbuzları, iş mahkemeleri dosyaları celbedilmiştir.
.... Mahkemesi'nin 28/12/2016 tarih ve .... , sayılı ilamı ile ... A.Ş ve ... .... A.Ş.'nin iflasına karar verildiği kararın ... incelemesinden geçerek 01/06/2021 tarihinde kesinleştiği, alacaklının 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile ... A.Ş.'den 4.467,44 TL tutarında-TL, alacağının iflas asasına kaydının talep edildiği, 26.08.2020 tarihli dilekçe ile alacak tutarının 198.500,00 TL olarak güncellenmesi talep edilmiş ... şirketin iflas idaresince 23/03/2022 tarih ve .... sayılı karar ile alacağın reddine karar verilip, alacağın 4. sıraya kaydedildiğinin bildirildiği, red kararının davacının verdiği masrafla 20/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 03/05/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının 17/05/2023 tarihinde yapılması için yapılan çağrının toplantı nisabı sağlanamadığı için yapılamadığı anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 28/11/2023 tarihli raporda: .... Dairesi'nin 03.04.2015 Tarih ve .... sayılı kararına göre "... İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır...'' Karar gereğince İflasın açıldığı 28.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanacağını, ödeme tarihinden iflas tarihine kadar en yüksek banka mevduat faizi hesaplanacağını, ... kararlarına göre, en yüksek mevduat faizleri, ödeme tarihi başlangıç alınarak birer yıllık dönemler halinde hesaplanacak; yıl içinde değişen faiz oranları dikkate alınmayacağını, 12.10.2016 ödeme tarihinde en yüksek mevduat faizi %14,15 olduğunu, bir yıl süreyle bu oran üzerinden bu oran uygulanacağını, 09.06. 2016 ödeme tarihinde en yüksek mevduat faizi %14,15 olduğunu, bir yıl süreyle bu oran üzerinden bu oran uygulanacağını,
¸dosyada yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Mahkemece hak kazanıldığı karar verilmesi durumunda talep edilebilecek net miktarlar ve işlemiş faizleri hesaplanmış olup Tablo halinde sunulduğu bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 02/05/2024 tarihli ek raporda: .... Dairesi'nin 03.04.2015 Tarih ve .... sayılı kararına göre "... İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerektiğini, iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır...'' Karar gereğince İflasın açıldığı 28.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanacağını, ödeme Tarihinden İflas Tarihine Kadar avans faizi hesaplanacağını, ... kararlarına göre, faizler, ödeme tarihi başlangıç alınarak birer yıllık dönemler halinde hesaplanacak; yıl içinde değişen faiz oranları dikkate alınmayacağını, 2016 yılında -borcun ödeme tarihinde yürürlükte bulunan avans faizi % 10,50 olduğunu, bir yıl süreyle bu oran üzerinden bu oran uygulanacağını, davalı dönemine düşen işçilik Alacakları miktarları, dava dışı işçilere yapılan ödeme ve İşlemiş Faizleri (avans faizine göre) tabloda gösterildiğini,
¸Ödeme Tarihinden İflas Tarihine Kadar yasal faizi hesaplanacağını, 2016 yılında -borcun ödeme tarihinde yürürlükte bulunan Yasal Faiz %9,00 dir. Bir yıl süreyle bu oran üzerinden bu oran uygulanacağını, davalı dönemine düşen işçilik Alacakları miktarları, dava dışı işçilere yapılan ödeme ve İşlemiş Faizleri (yasal faize göre) tabloda gösterildiğini,
¸28.11.2023 Tarihli kök raporumuzda tespit ve hesaplamalara ek olarak: Davacı ve davalıların ticari işletme olduklarından takdir mahkemeye ait olmak üzere seçimlik olarak alacaklara avans faizi işletilerek hesaplama yapıldığını, mahkemece hak kazanıldığı karar verilmesi durumunda talep edilebilecek net miktarlar seçimlik olarak avans faizine ve yasal faize göre işlemiş faizlerinin hesaplanıp tablo halinde sunulduğu bildirilmiştir.
Kayıt kabul davaları “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir.
.... 'nun 20/12/2022 tarih ve .... sayılı ... 'nun 20/12/2022 tarih ve ... sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (....).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan ... borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anı an hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (....). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (....).
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile ... şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince müflisin belirlenen süre içinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da ... şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince ... şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilinin iflas masasına kaydını talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile ... arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (.... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (.... sayılı ilamı).
Tüm dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçilerin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydıyla müflisin davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu miktarın İİK'nun 195 maddesi gözetilerek iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz de dikkate alınarak hesaplandığı ve davacının davasının bu miktar üzerinden sübut bulduğu değerlendirilerek, davanın kabulüne ve davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş, takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile;
198.500,00 TL alacak ile 156,97 TL işlemiş faizinin ... davalı ... Şirketi'nin iflas masasına (.... E. Sayılı dosyasına) kayıt ve kabulüne,
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile eksik alınan 247,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.577,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ( e duruşma ile ) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]