T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/378 Esas - 2024/247
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/378
KARAR NO : 2024/247
HAKİM : ....
KATİP :...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
K.YAZIM TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ...'da oto tamir-bakım, yedek parça ve aksesuar satışı üzerine otomotiv sektöründe ticari varlığını sürdürdüğünü, davalı şirket ile aralarındaki anlaşma gereği müvekkili davalı şirkete ait araçlara ekte sunulmuş olan faturalarda da açıkça görüleceği üzere belli başlı bazı yedek parça ve aksesuar satışı yaptığını, bu parçaların da davalı şirkete ait araçlara montajını gerçekleştirdiğini, aralarındaki anlaşmaya uygun olacak şekilde işini yaptıktan sonra davalı şirket yetkililerine teslim ettiğini, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında ticari bir iş gerçekleştiğini, davacı müvekkili tarafından davalı şirket ile arasındaki bu ticari ilişki gereği 29.10.2022 tarihli ... numaralı 37.750,00 TL bedelli fatura, 03.11.2022 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli fatura ve 23.11.2022 tarihli ... numaralı 28.000,00 TL bedelli fatura sevk ve irsaliye edildiğini, ilgili faturalar davacı müvekkili tarafından davalı şirket yetkilisine şifahen bildirildiğini, davalı borçlu tarafından fatura içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davacı müvekkili, ürünleri teslim etmesine rağmen ve ilgili faturaları davalı şirket yetkilisine bildirmesine rağmen davalı borçlu şirket tarafından davacı müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, vade tarihleri de dolan faturalar için herhangi bir ödeme yapmayan davalı şirkete karşı taraflarınca .... Esas sayılı dosyası ile 08.02.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu şirket yetkilisi tarafından 22.02.2023 tarihinde taraflarınca başlatılan icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm feri alacaklara haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, neticede işbu takip ...'nce durdurulduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazda herhangi bir gerekçe belirtilmediği gibi yalnızca maktu cümlelerle borcun varlığına itiraz edildiğini, mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapıldığında görüleceği üzere davalı borçlu tarafından yapılan haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bu itirazın iptali gerektiğini, davalı borçlu, borcunu ödemekten kaçınmaya çalışmak için borcun olmadığına dair itiraz etmiş olup bu itirazında haksız olduğunu, takibe dayanak faturalar incelendiğinde görüleceği üzere davalı borçlunun bu iddiası tamamen asılsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davalı, haksız ve kötü niyetli olarak alacağa itiraz ettiğinden mahkemece icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalı borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak ve davacı müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek maksadıyla borca itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olması nedeniyle 18.04.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu tarafımızca yapılmış olup davalı taraf arabuluculuk görüşme ve toplantılarına katılmadığından 17.05.2023 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlenduğini, davalı borçlunun itirazının iptali ile ...'nce durdurulan .... Esas sayılı icra takibinin devamı ve borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi, borçlu kötü niyetli olarak borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ayrıca mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle; öncelikle dava dilekçelerinin kabulü ile davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibini uzatmak ve davacı müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek maksadıyla haksız itirazda bulunan davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, borcu ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak itirazda bulunan davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olduğunu, davaya karşı görev itirazlarının bulunduğunu, davanın görevli mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece araştırılmasını, bu konu dava şartı olduğundan her aşamada ileri sürülebilen bir itiraz olduğunu, dava dilekçesi müvekkili tarafından tebellüğ edilmediğini ve yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, tebligatı aldığı iddia edilen ... isimli kişi müvekkili şirketin temsilicisi veya daimi elemanı olmadığını, başka bir ifade ile müvekkilinin çalışanı olmadığı gibi, tebligatları almaya yetkili bir eleman da olmadığını, bahsi geçen kişi müvekkili şirkette sigortalı dahi olmadığını, ... müvekkilinin şirketinin olduğu apartmanın, apartman görevlisi olduğunu, posta memuru tüzel kişilere yapılacak tebligat hükümlerindeki usullere uygun bir araştırma yapmadan iddiaya göre tebligatı bu şahsa teslim ettiğini, tebligat memurunun burada resen araştırma yaparak yetkili müdür veya yöneticinin orada bulunmadığını tutanağa geçirmek zorunda olduğunu, aksi halde tebligatın usulsüz olacağını, tüzel kişilere yapılacak tebligat yetkili temsilciye, eğer birden çok yetkili veya temsilci varsa bunlardan birine yapılacağını, tebligatın yapılacağı sırada tebliği almaya yetkili kişiler mesai saati içinde işyerinde yok ise, tebligat usulü uyarınca daimi çalışana ya da müstahdemlerden birine yapılacağını, bu kişilerin de tebligat almaya yetkileri bulunması gerektiğini, tebligat, bu kişilerin de bulunamaması halinde başka bir memur ya da müstahdeme yapılacağını, ancak bunun nedeninin ayrıntılı bir şekilde tebligata yazılması gerektiğini, eksik yapılan tebligatlar kanun gereğince geçersiz sayıldığını, müvekkilinin ... E sayılı icra dosyasına karşı yaptığı itirazdan da anlaşılacağı gibi, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, iddia edilen borcun hiç doğmadığını, müvekkili davacı tarafı da şahsen tanımadığını, müvekkili araç kiralama işi yaptığını, şirkete ait olan veya olmayan bir takım araçları günlük, aylık veya yıllık olarak kiraya verdiğini, davacı taraf ile ticari bir ilişkisi de olmadığını, davacı faturaları sözlü olarak bildirdiğini iddia ettiğini, ancak böyle bir sözlü bildirim olmadığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte, faturanın sözlü olarak bildirilmesinin yeterli olmadığını, çünkü bu bildirimin veya teslimin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, ayrıca davacı fatura konusu ettiği malları teslim ettiğini veya hizmet verdiğini de ispatla mükellef olduğunu, bu malzemelerin nasıl teslim edildiği davacı tarafça açıklanması gerektiğini, müvekkilinin kabul ettiği herhangi bir fatura olmadığı gibi, itiraz etmesine gerek olacak şekilde usulüne uygun müvekkiline gönderilen bir fatura da olmadığını, müvekkiline ulaşmayan faturaların gerçeği yansıtmadığı ortada olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde iddia edilen bir ticari ilişkinin olmadığı ve dava konusu faturaların da defterlere işlenmediği zaten sayın mahkemece tespit edileceğini, ayrıca Ba-Bs formaları da mahkemece istendiğini, bu formların da iddialarını ispatlayacağını, davacı tarafın, parça sattığını ve montaj hizmeti verdiğini iddia ettiği araçların, plakalarını ve hangi tarihte bu hizmetleri verdiğini mahkemeye bildirmesini talep ettiklerini, şayet bu bilgiler gelirse, müvekkilinin o tarihlerde tüm araçlarının kiralık olarak başka kişilerde olduğunu da ispatlamalarının mümkün olacağını, hatta bu şahısların tanıklığına başvurulabileceğini, ancak şu an bilgiler ellerinde olmadığından ve davacı tarafça bu husus ispatlanmadığından, araçların hangileri olduğu, hangi kişilere kiralandığı taraflarınca tespit edilemediğini, şayet bir bilgi sunulursa ayrıca tanık bildirme ve belge sunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin zaman zaman başkalarına ait araçların kiralanmasına da aracılık ettiğini, bu nedenle davacının iddiasına göre hangi plakalı araçlara hizmet verildiği bu noktada önem arz ettiğini, müvekkile ait olmayan araçlara bu hizmetler verildiyse, davanın husumet yönünden reddi gerekeceğini, müvekkilinin davacıya iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, yapılan takip ve iş bu dava haksız olarak açıldığını, bu nedenle haksız icra takibi ve itirazın iptali davası nedeniyle davacı aleyhine %20 den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, açıkladıkları gibi huzurdaki dosya konusu uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğini, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte alacak likit olmadığını, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin red edilmesi gerektiğini, davacının kötü niyet tazminatı talebinin de şartları oluşmadığından reddini talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle, haksız olarak açılmış olan davanın reddine, haksız icra takibi ve itirazın iptali davası nedeniyle %20 den az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın:Davalıya ait araçlara Ürünlerin satış ve montajını yaptığına yönelik düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarını varsa sözleşmeye uygun olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır.
Tarafların delilleri toplanmış, icra takip dosyası, sözleşme örneği, fatura dosya içerisine kazandırılmış, sözleşme ile ilgili davalı ve davacı ticari defterleri, BA-BS formları, bu dosyadaki icra dosyası, tarafların getirtilmesini istediği belgeler dosyaya celp edilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 27/02/2024 tarihli raporda: Davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarını kağıt defter şeklinde tutmuş olduğunu, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında açılış/kapanış tasdiklerinin-onaylarının yapıldığını, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğunu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve defterdeki kayıtların birbirini doğruladığını, buna göre ticari defterlerin HMK madde 222’deki şartlara uygun olarak delil olarak kullanılabileceğini, delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü 120 Alıcılar Hesabı ile 320 Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğunu, davaya/icraya konu irsaliye nitelikli e- arşiv fatura ve fatura içeriklerine TTK ve TBK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi; arz ve izah edildiği üzere davaya/icraya konu e- arşiv faturanın taraflarca ilgili vergi dairesine form/bs-ba beyannamelerinin verilmiş olduğundan e-arşiv fatura ve fatura içeriği mal ve hizmetin alış ve satışının yapıldığının sabit olduğunu, ancak; arz ve izah edildiği üzere davacı şirketin işbu davaya konu 3(üç) adet e-arşiv faturadan sadece 29.10.2022 tarihli ... seri numaralı, ... için uyumlu hoparlör aydınlatma 64 renk, ön havalandırma menfez seti, baybch body kıt krom sis kapaklı açıklamalı KDV dahil 37.750,00 TL tutarlı faturayı yasal defterlerine işlediğini, diğer 2(iki) faturayı (50.000,00 TL ve 28.000,00 TL ye) ilgili vergi dairesine Form/ba beyannamesi ile beyan etmiş olmasına rağmen kayda almadığının görüldüğünü, bir başka ifadeyle taraflara ait yevmiye defter-muavin cari kayıtları arasındaki farkın davalı şirketçe kayda alınmayan anılan 2(iki) adet e-arşiv faturadan kaynaklandığını, davacıya ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir borç miktarı ile ... esas sayılı dosyasında kayıtlı cari hesap ekstresine bağlı/bakiyeli 115.750,00 TL bedelli asıl alacak miktarının birbiri ile uyumlu olduğunu, davacı tarafın; davalı şirketten muavin defter cari hesap bakiyesine bağlı olarak 30.11.2022 tarihi itibariyle 115.750,00TL tutarında alacaklı olduğu sabit olmakla birlikte ayrıca da, takdir mahkemeye ait olmak üzere: .... esas sayılı dosyasında: Alacaklı ...’nun borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine; 3(üç) adet e-arşiv faturaya bağlı/bakiyeli 115.750,0 0 TL bedelli asıl alacak, 2.100,00 TL işlemiş faiz (=117.850,00 TL) ve ferileri alacağının icra gideri, vekalet ücreti, ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % adi kanuni faiz, değişen oranlarda faizi ile tahsili için 08.02.2023 tarihli takipte ödeme emri, 16.02.2023 tarihinde tebellüğ alınan anılan ödeme emrine 21.02.2023 tarihinde borçlunun itiraz ettiği ve takibin tarihinde durdurulduğunun açık olduğundan; asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (...11/11/2015 tarih, .... .; 14.11.2019 tarih, .... ).
Davacının alacağını davalının ticari defterleri ve vergi dairesi kayıtları ile ispat etmiştir kaldı ki takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu ... BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin veya işin yapıldığının kabulü gerekir. (Emsal ... ve ... . sayılı kararları)
Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ancak davalının taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına dair itirazına rağmen tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterleriyle birbirini doğrulayan babs bildirimleri gözetildiğinde ticari ilişkinin ve teslimin karine olarak sübut bulduğu davalı defterlerinde bulunmayan faturalarında babs bildirimlerinin uygun olduğu karinenin aksinin davalının ödeme yaptığına ilişkin iddiasının ispata elverişli delille ispatlanamadığı davalının icra takibine vaki itirazında haksız olduğu davacının bilirkişi raporlarına göre davacının takibe konu alacağının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
.... esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
23.150,00 TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 8.050,33TL harçtan peşin alınan 179,90TL'nin mahsubu ile bakiye 7.870,43TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 18.856,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.111,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/03/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]