T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/426 Esas - 2024/389
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/426
KARAR NO : 2024/389
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/06/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç arasında 16/03/2021 tarihinde ... ilinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, Maddi Hasarlı Trafik Kaza Tespit Tutanağına doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre davalının sigortalısı ... plakalı araç tam kusurlu bulunduğunu, kaza akabinde araçta oluşan hasarın tâmiri, kusurlu şahsın sigortası tarafından sağlandığını, araç bu kazadan ötürü değer kaybetmiş ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, ... A.Ş.'ye, 18/05/2021 tarihinde, değer kaybına ilişkin maddi tazminatın ödenmesi için mail yoluyla başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosya kaydı yapılarak 17/06/2021 tarihinde müvekkiline 11.980,00-TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında yapılan değer kaybı tazminatı ödemesi oldukça düşüktür, müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan yoksun olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığı gerekçesiyle sigortacıya eksik ödeme için yeniden yazılı başvuru yapıldığını ve ... talep numarası ile dosya açıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından taleplerine olumsuz cevap verildiğini, sigortacıya yazılı başvuru şartı ve dava şartı arabuluculuk başvurusu gerçekleştiğini, arabuluculuk aşaması anlaşmama ile sonuçlandığını, müvekkiline ait araç Mercedes marka araç olup kaza tarihinde kilometresi düşük ve iyi durumda olan bir araç olduğunu, kaza nedeniyle bir çok parçada onarım ve değişim yapıldığını, aracın rayiç piyasa değerinin oldukça düştüğünü, sigorta tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamaya yetmeyeceğinin açık olduğunu, yapılan ödemenin zararı karşılamaması nedeniyle işbu davanın ikame edildiğini, ...’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkilinin aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan ... plakalı aracın sigortacısı ... A.Ş tarafından mağdur müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkilinin aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da müvekkilinin aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre Sigortacı, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorunda olduğunu, buna göre müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının tespiti için bilirkişiye başvurma zorunluluğu doğduğunu, ilgili sigorta şirketine yapılan yazılı ihtarata rağmen zararın tespiti ve tazmin edilmesi yönünde herhangi bir harekette bulunulmadığını, aynı yasanın 1429. Maddesine göre, Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, izah edilen sebeplerle taraflar arasındaki değer kaybı bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebiyle talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra HMK’nın 107 maddesi gereğince artırılmak üzere,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;(belirsiz alacak davası açılmakla başvuru tarihinde tüm alacak yönünden zamanaşımı süresinin kesildiği hususu da dikkate alınarak) müvekkili adına kayıtlı bulunan ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının KTK 99. Maddesi gereğince sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 16/04/2024 tarihli dilekçesi ile: Müvekkilinin uğradığı zararın raporla belirlenebilir hale gelmiş olması nedeniyle dava dilekçesinde talep sonucunu 100-TL'den 13.020,00-TL'ye artırdığını 13.020,00-TL değer kaybı tazminatının KTK 99. Maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru tarihi olan 18/05/2021 tarihinden itibaren sekiz iş günü bitimine denk gelen 28/05/2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü ile bu tarihten itibaren bankalarca TL mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 16/03/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı araç, 11-09-2020 başlangıç - 11-09-2021 bitim tarihli ve ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacı, dava dilekçesinde söz konusu kaza sebebiyle ... plakalı müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu belirttiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsili talep edildiğini, iş bu poliçe kapsamında, dava konusu kaza müvekkili şirkete kaza sonrası ihbar edildiğini, ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya ait araç üzerinde 11.980,00-TL değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini, tespit edilen bu miktar 17/06/2021 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, usul ve yasaya uygun olarak tespit edilen bu hesaplama ve ödeme sonrasında müvekkili sigorta şirketinin ... nolu motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında karşı hiçbir sorumluluğu kalmadığını, davacı vekilinin müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı talebi bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkil sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu şu şekilde düzenlemiştir: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” müvekkili sigorta şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerektiğini, sigorta hukukunun ana ilkelerinden biri “gerçek zararın ödenmesi” ilkesi olduğunu, gerçek zarar belirlenirken de, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda sigortalının malvarlığındaki eksilmenin tespit edilmesi ve bu zararın giderilmesinin esas olduğunu, dolayısıyla, öncelikle başvuranın uğradığı “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararının ise; sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderleri oluşturduğunu, gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun İspat yükü başlıklı 190. Maddesinde: ”İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmü mevcut olduğunu, oysaki dosya kapsamında uğranılan zarar başvuran sigortalının iddia ve beyanlarından ibaret olup, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığını, davacı sigortalı zarara uğradığını gösterir gerekli belgeleri sunamamış, sigorta poliçesi teminatı kapsamında karşılanabilecek bir hasar bedeli doğduğuna dair ispat yükünü yerine getiremediğini, ispat yükü, belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülük olduğunu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacının, bu iddiasını ortaya koyması, uğradığı zararın miktarını belgeleyerek somutlaştırması gerektiğini, zararın mevcudiyeti, iddiada bulunan davacı tarafça ispatlanamamışken, salt beyanlar doğrultusunda eksik inceleme yapılarak talebin kabul edilmesi genel hukuk prensiplerine ve hakkaniyete aykırı nitelikte olduğunu, gerçek zararının tespiti için öncelikle dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanmasını, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazandığını, trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunduğunu, bu hükümler esasen TTK.’nun 1299. maddesinin tekrarı niteliğinde olduğunu, özel dairenin bu konuda birçok kararı bulunduğunu, 02.06.1997 gün ve 1997/3678-4090 sayılı kararında da “sigortacı kendisine tazminat ödemesi için gerekli ihbar yapılıp, belgelerin ibrazından itibaren 8 işgünü içinde ödeme yapacağı hükme bağlandığını, diğer bir deyişle, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte muaccel hale geldiğini, dava öncesi müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapılmış olması ve poliçe kapmasındaki tüm sorumluluğun yerine getirilmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, izah edilen nedenlerle; Davanın reddine, temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın: 16/03/2021 tarihinde meydana geldiğinden bahisle ileri sürülen olayda: Kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, araç değer kaybına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 13/03/2024 tarihli raporda:Davalı ... A.Ş tarafından sigortalanan ...’ ın maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun asli kusurlardan 84/d, diğer kusurlardan 56/1c, 52/1a-b-c md kurallarını ihlal ile kazaya etken % 100 oaranında tam kusurlu olduğunu, davacı ...’ in maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı araç kazaya etken kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, meydana gelen kazanın oluşumunda başkaca etkenin bulunmadığını, davacının aracında oluşan hasara bağlı olay tarihi itibariyle 25.000,00-₺ reel değer kaybı zararı meydana geldiğini, davacının aracında oluşan reel değer kaybı zararına ilişkin olay tarihi itibariyle bakiye zararının 25.000,00-₺ - 11.980,00-₺ (Davalı sigorta şirketi tarafından ödenen)=13.020,00-₺ olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi olay tarihi itibariyle araç başı maddi tazminat teminat limitininin 43.000,00-₺ olduğu, ilgili sigorta şirketinin değer kaybı zararına ilişkin yaptığı tazminat ödemesi tutarı dikkate alındığında davacının reel değer kaybına ilişkin olay tarihi itibariyle 13.020,00-₺ bakiye zararının ilgili sigorta poliçesi teminat limitleri dahilinde karşılanabileceği bildirilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı araç olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini 16/04/2024 tarihli dilekçe ile artırdığı, bu hali ile davalının ... poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu, sigortalı aracın hususi araç olduğu, davalı tarafça 17/06/2021 tarihinde davacı tarafa kısmi ödeme yapıldığı kalan miktar için temerrütün bu tarihte başladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
13.020,00 TL değer kaybının 17/06/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak (davalı poliçe limitlerinden sorumlu olmak kaydıyla) davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 889,39TL harçtan peşin alınan 179,90TL ile 247,70TL tamamlama harcı toplamı 427,60TL'nin mahsubu ile bakiye 461,79TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60TL harcın (peşin alınan 179,90TL ile 247,70TL tamamlama harcı) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 13.020,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.093,75TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı davalı tarafın yokluğunda değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2024
...