T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/442 Esas - 2023/802
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/442
KARAR NO: 2023/802
HAKİM: ....
KATİP: ...
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2023
KARAR TARİHİ: 13/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç 03.07.2021 tarihi saat 11:30 sularında ... istikametine seyir halindeyken kırmızı ışıklarda beklediği sırada, ...'ne ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç müvekkilinin aracına arka kısımlardan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinde ... numaralı kasko poliçesi bulunan ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında davalı sigorta şirketinin kasko poliçesini düzenleyen aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde KDV dahil 29.355,91 TL hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olup, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi Tramer kayıtlarına işlendiğini, söz konusu kazanın oluşumunda ...’ne ... No’ lu poliçeyle sigortalanmış olan ... plaka sayılı araç sürücüsü %100 kusurlu ve sorumlu olduğunu, kaza tarihinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi araç başına kaza halinde 43.000,00 TL.’lik teminat sağladığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar onarım bedeli 29.355,91 TL ZMMS kapsamında müvekkile ödenmiş olup 13.644,09 TL bakiye limit kaldığını, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini için ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesini düzenleyen .... karşı ... başvurulduğunu, tahkim sürecinde ..... Şirketi taraflarına ZMMS bakiye limiti dahilinde 13.644,09 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen 18.000,00 TL değer kaybı bedelinin 13.644,09 TL'lik kısmı ... plakalı aracın, ... No’ lu poliçeyle sigortalanmış olan ... tarafından ödendiğini, kaza tarihinde ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limiti 43.000,00 TL olup limit dolduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; davalı ... numaralı kasko poliçesi bulunan ... plakalı aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına binaen 10,00 TL'nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, aracından mahrum kalması sonucu müvekkili tarafından karşılanan ikame araç bedeline istinaden 10,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsili ile ödenmesini, trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için hazırlanan ekspertiz raporu ücreti için taraflarınca karşılanan 325,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama öncesi zorunlu olarak tespit amaçlı yapıldığından yargılama gideri olarak karara derç edilmesini, diğer yargılama giderleri ile lehlerine hükmedilecek vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket genel müdürlük adresi ... olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme ... Mahkemesi olduğunu, mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, dava görevsiz mahkemede açıldığını, bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, b.u kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, Arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu talepler zaman aşımına uğradığını, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazları kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen zarardan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nun genel yetkiyi düzenleyen 6/1.maddesine göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
HMK'nun 16. maddesinde de“Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmüyle dava açılacak yer mahkemesi konusunda davacıya seçimlik hak tanımıştır.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilerek özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Somut olayda; HMK’nun 6. maddesi uyarınca dava, davalının ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, HMK’nun 16. maddesi davacıya tanınan seçimlik hak kapsamında haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde ve davacının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Aynı zamanda 2918 sayılı KTK’nun 110.maddesine göre, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.
Davacı-zarar görenin yerleşim yerinin İstanbul ili olduğu,
Haksız fiilin meydana geldiği yerin ... olduğu,
Davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin ve merkezinin İstanbul ili, Sarıyer ilçesi olduğu,
Davalı sigorta şirketinin .... ’da şubesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; ... mahkemelerinin yetkisiz olduğu, davalının ise süresinde yetki itirazında bulunarak davalının yerleşim yerinin yetkili olduğunu belirttiği anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın yetkili mahkeme olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.11.2023
Katip .... Hakim ....
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]