T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/512 Esas - 2024/310
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/512
KARAR NO : 2024/310
...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz
DAVA TARİHİ : 25/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis ...E. Sayılı İlam Vekalet ücreti) ve 127.171,94-TL (... E. Sayılı Dosya İcra Vekalet Ücreti) vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla ... İflas sayılı dosyasına 11.05.2023 tarihli dilekçe ile alacak kaydı için başvuru yapıldığını, ancak alacak talebi reddedildiğini ve red kararı 19.07.2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, bu kapsamda alacağının tamamının sıra cetveline kaydının ve kabulünün yapılabilmesi için işbu davanın ikamesi zaruri olduğunu, davalının red kararı haksız ve mesnetsiz olup hukuka aykırı olduğunu, talep ettiği vekalet ücretinin bir kısmı mahkeme ilamına dayandığını, 11.05.22023 tarihli kayıt taleplerinde de açıkça belirttikleri üzere, taraflarınca alacak kaydı talep edilen 59.955,30-TL, ... E. Sayılı dava dosyasının yapılan yargılaması neticesinde tarafları lehine hükmedilmiş ve müflis şirketin payına düşen 1/2 oranında vekalet ücreti olduğunu, dolayısıyla, mahkemece hüküm altına alınmış bir vekalet ücreti söz konusu iken iflas masasının 'vekalet ücreti alacağının talep sahibine ait olamayacağı' gerekçesi ile talebini reddetmesi hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, red kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için iflas tarihinden sonra vekalet ücreti hususunun tartışmalı olacağı varsayılsa dahi, masa tarafından iflas tarihine kadar olan emek ve mesaisine karşılık bir vekalet ücreti tayini gerekirken talebin tamamen reddi hukuka aykırı olduğunu, taraflarına gerek sözleşmeden gerekse ilamdan doğan vekalet ücretinden kaynaklı alacak talebinin masa tarafından reddi haksız ve mesnetsiz olup ekonomik ve hukuki menfaatimin temini açısından fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne, 35.080,50-Euro (ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı), 59.955,30-TL ve 127.171,94-TL vekalet ücreti alacağının tamamının sıra cetveline 1.sırada kaydına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... nin iflasına karar verilmiş olup tasfiye işlemleri ... iflas sayılı dosyasından yapıldığını, iflas İdaresince alınan... Karar No lu ve 05.07.2023 tarihli kararının 1. Maddesi ile tarafına masa vekili olarak atanmasına karar verildiğini, mahkeme dosyasında; dava dilekçesi ve ekleri İflas İdaresine tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle taraf teşkili sağlanmadığını, taraf teşkili sağlanmadığından yargılamanın devam etmesi HMK ve sair mevzuata aykırı olduğunu, davacı tarafından daha önce ...sayılı dosya ile tarafları veya konusu bakımından halihazırda açılmış ve henüz kesinleşmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından davacının davası reddedilmiş olup, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bu nedenlerle davanın aynı veya bir başka mahkeme önünde ikinci kez açılmış olması nedeniyle derdestlik itirazımız bulunduğunu, İflas İdaresi, İİK. 226. Maddesi gereği masanın menfaatlerini gözetmekle yükümlü olduğunu, İflas idaresi, davacının sunduğu alacak başvuru dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeleri incelemiş davacıların beyanları ve belgelerini dikkate alarak karar verdiğini, dolayısıyla somut delillerle işbu şikayet dosyasında ileri sürülen iddialarını iflas idaresinde talepte bulunurken ispat edememiş olan davacının talepleri hukuka aykırı olduğunu, davacılar yasal süre içerisinde şikayet yoluna gitmediğini, bu sebeple süresinde açılmayan davaların usulden reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
...
-01/03/2024 günlü bilirkişi raporu,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, İİK m. 235. uyarınca vekalet ücreti alacağının iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Davacı, davalı müflis şirket vekilliğini yaptığını takip ettiği davalardan ...E. Sayılı Dosya İcra Vekalet Ücreti) vekalet ücreti alacakları olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla .... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yaptığını ancak alacak talebi reddedildiğini iddiası ile vekalet ücretinin iflas masasına kayıt kabulü için dava açmıştır.
Müflis ... İflas sayılı dosyasında devam ettiği, iflas tasfiyesinde iflas kararının kesinleştiği ve ikinci alacaklılar toplantısının 06/09/2023 tarihinde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, müflis şirketten talep edilen alacaklar iflas alacağı, masa borcu ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.
İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, masa alacaklısı olduğunu iddia eden alacaklı, davalı ise iflas idaresidir. Dava sonunda verilen ve uyuşmazlık konusu alacağı masa borcu olarak kabul eden karar, bütün iflas alacaklılarını bağlar. Masa mevcudunun iflas masrafları ve masa borçlarını karşılayamadığı durumlarda bu masraf ve borçlar iflas alacaklıları arasında taksim edilemez. (.... sayılı bozma ilamı da bu yöndedir.
İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir (masaya yazdırılabilir). İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK. m. 248, 303/2) Masa borçları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (m.166;219), defter tutma (m.161;208) giderleri (bkz: m.160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa ( yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa borcu, iflas masasından tam ve iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. .... İflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarını; iflasın tasfiyesi sırasında yapılan masraflarla, iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler de (genel bir ifade ile) masa borçlarını oluşturur. İİK'nın 248. maddesinin kenar başlığı "iflas masrafları ve masanın borçları" şeklindedir. Madde metninde açıkça iflas masraflarının iflas alacaklarından önce ödeneceği belirtilmiş ise de masa borçlarından bahsedilmemiştir. Ancak masa borçlarının da iflas alacaklarından önce ödeneceği doktrin ve uygulamada kabul edilmektedir. .... sayılı ilamı).
İflas masraflarına örnek olarak, iflas kararının ilanına ve gereken yerlere bildirilmesine ilişkin masrafları, defter tutma, malların muhafaza ve satış masrafları, iflas idare memurlarının ücretleri, paraya çevirme ve paylaştırmaya ilişkin harç ve masrafları sayılabilir. Masa borçları ise, iflasın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa namına tekeffül edilen ve onun tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Masa borçlarına örnek olarak, iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde akdettiği borçları, iflas idaresinin sebepsiz iktisap, haksız fiillerinden doğan borçları ve iflas idaresi tarafından tutulan avukatın vekalet ücretini sayabiliriz. İflas masrafları ve masa borçlarından masa sorumlu olup, müflis sorumlu tutulamaz. Masa alacaklısına alacağının masa tarafından karşılanmayan kısmı için aciz vesikası verilemez. (...masrafları ve masa borçlarına sıra cetvelinde yer verilmez. Ancak pay cetvelinde gösterilmelidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. İflas idaresi, müflise ait işyerini masanın menfaatini gözeterek işletmeye devam ederse, diğer anlatımla müflisin yaptığı sözleşmeyi feshetmeyip benimser ise bu işletmenin borcu masa borcu niteliğindedir.
Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesine değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Böyle bir alacak, sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz.
Öte yandan, İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalar olup, ... görevlidir. Masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. İİK'nda masa borçları ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak için İİK'nın 235/2. maddesinin ilk cümlesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına göre; yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre;"...Davacının masaya kayıt talebinin dayanağını oluşturan ...E. Sayılı İcra Dosyası ise 07/04/2023 tarihinde başlatılmıştır. Her iki dosyadaki vekalet ücretlerinin 27.12.2017 iflas tarihinden sonra oluştuğu değerlendirildiğinde, davacının mahkeme ilamında hükmedilen vekalet ücretini ve icra vekalet ücretini, nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, masaya kaydını isteyemeyeceği değerlendirilmiştir.
Yukarıdaki değerlendirme ile birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu`nun 513/1. Maddesinde "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. " düzenlemesi vardır. Müflis şirket hakkında 27.12.2017 tarihinde iflas kararı verilmesi sebebiyle davacı ile olan vekalet ilişkisinin de bu tarihte son bulduğu değerlendirilmelidir. Bu sebepten dolayı davacının isteyebileceği avukatlık ücretinin de bu tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık vekalet ücreti alacağına dair olup, dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından ücret sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda Avukatlık Kanununun 164/4. maddesi uygulanmaktadır. 164/4. maddesinde “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete dair hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenmiş yazılı ücret sözleşmesi olmadığı, davacı avukatın davalı şirketin ortağı olduğu adi ortaklık vekili olarak ... esas sayılı dosyasını, davanın açıldığı 11.03.2014 tarihinden itibaren takip edip olumlu sonuçlandırdığı çekişme konusu değildir. Müflis şirketin veya İflas idaresinin davacı avukatın vekillik görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermediği, sadakatle vekaleti ifa etmediği yönünde bir iddiası da olmamıştır. Davacının sarfettiği emek ve mesaisine göre hakedebileceği ücret tutarı konusunda, nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, .... esas sayılı dosyası dava değeri olan 300.000 Euronun %10, %15 ve %20 oranında vekalet ücretleri aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. ...."
"...dava dosyası kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerle yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar neticesinde; davacının iflas tarihinden sonra oluşan avukatlık ücretlerini masaya kayıt ve kabulünü isteyemeyeceği, iflas tarihine kadar sarfettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak Avukatlık Kanununun 164/4. Maddesine göre hak ettiği ücretin değerlendirilmesinin nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere, ... esas sayılı dosyasının dava değeri olan 300.000 Euronun iflasın açıldığı 27.12.2017 tarihi itibariyle TCMB Döviz Kuru karşılığı olan 1.366.050,00 TL nin %10'u oranında 136.605,00 TL yi veya %15'i oranında 204.907,50 TL yi veya %20'si oranında 273.210,00 TL yi (sarfettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak takdiri mahkemeye ait olmak üzere bu alacak tutarlarından birisini) masaya kayıt ve kabulünü isteyebileceği..." bildirilmiştir.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nın 235. maddesinden alan davalardır.
İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. ...
Bu sebepten dolayı davacının masaya kaydını isteyebileceği alacağının bulunup bulunmadığının, müflisin iflasına karar verildiği 27.12.2017 tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; müflis şirketin ortağı olduğu İlerleyen - İnta Adi Ortaklığı adına takip edilen dava dosyasının davacı tarafından vekil olarak takip edilip sonuçlandırıldığı ve alınan mahkeme ilamının icra takibine konu yapıldığı hususlarında uyuşmazlık yoktur.
Davacının takip edip sonuçlandırdığı dava ve vekalet ücreti alacakları, davalı şirketin iflasının açılma tarihi olan 27.12.2017 tarihinden sonraki bir tarih olan 07/02/2023 tarihinde doğmuştur...., iflasın açıldığı tarih itibari ile muaccel olmuş alacaklar yönünden ve kayıt kabul davası niteliğindeki davalar bakımından görevli olup iflasın açıldığı tarihten sonra muaccel olmuş alacaklar yönünden görevli değildir. Davacı avukatlık vekalet ücretlerine hak kazandığı (07/02/2023) tarih, iflasın açılma ( 27.12.2017 ) tarihinden sonra olduğundan görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre genel mahkemeleridir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK.nun 115. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; Davacı asilin ve davalı iflas idaresi memurunun yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 22.04.2024
...
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]