T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/556 Esas - 2024/596
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/556
KARAR NO: 2024/596
HAKİM: ....
KATİP:...
DAVACI :.....
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. .....
DAVALI : ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
K.YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket tarafından .... Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı 26/04/2023 tarihinde borca itiraz ettiğini, davalının itirazı neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu itiraz haksız ve mesnetsiz olup işbu itirazın iptali davasını ikame etmek zaruri hale geldiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında bypass-kırmataş alım-satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişkiye istinaden taraflarca 30/03/2023 tarihinde ... sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye istinaden davalı tarafından müvekkile 315.000,00-TL çek verildiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedele denk gelen bypass-kırmataş dışında davalı tarafından daha fazla bypass-kırmataş talep edildiğini, müvekkili tarafından bu talep de eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini ve davalıya teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan 32.588,55-TL tutarındaki bakiye alacaklarını, muacceliyet tarihi gelmesine rağmen ödenmediğini, bu durum müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarından da sabit olduğunu, izah edilen borçların tahsil edilebilmesi adına taraflarınca .... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine binaen davalı borç bulunmadığına ilişkin ilamsız takibe itiraz ettiğini ve neticesinde takibin itiraz nedeniyle durdurulduğunu, davalı, faturalar, irsaliyeler ve cari hesap ekstresinde görüleceği üzere günümüz itibariyle borçlu bulunduğunu, davalı, müvekkili şirkete borcu olmadığından bahisle takibe karşı yalnızca itiraz etmekle yetindiğini, herhangi bir ödeme dekontu da sunmadığını, kaldı ki davalı, faturalar tanzim edildikten sonra yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda da bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine binaen, takibe itiraz eden davalıya karşı 15/05/2023 tarihinde taraflarınca zorunlu arabuluculuğa gidildiğini, sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğundan müvekkili lehine takip konusu alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, açıkladıkları nedenlerle ve fazlaya dair hakları saklı tutarak, davalının ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin .... Esas Sayılı dosyası üzerinden devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık:Fatura alacağı bulunduğundan bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... Esas Sayılı dosyası, isözleşme, faturalar dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 02/05/2024 tarihli raporda: T.T.K.'nun 64/11. Maddesine göre davacı şirketin 2021,2022 ve 2023 Takvim Yılı Ticari defterleri sahibi lehine HUMK Madde 222/2 gereğince delil olarak kullanılabileceğini, davacının incelen Ticari defter ve belgelerine göre davalı şirkete 347.588,55-TL bedelli üren sattığı buna karşılık 315.000,00-TL tahsil ettiği bakiye (347.588,55 TL - 315.000,00 TL) 32.588,55-TL Alacağı olduğunu, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ... Şirketinin 202, 2022 ve 2023 Takvim Yılı Ticari defterleri HUMK Madde 222/2 gereğince delil olarak kullanılabileceğini, davacı ... Şirketinin 2021,2022 ve 2023 Takvim Yılı Ticari defter ve belgelerine göre davalı ... Şirketinden icra takip tarihi itibarı ile 32.588,55-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
.... Dairesi'nin 26.09.2018 tarih, .... sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...." .... Dairesi'nin 27.06.2016 tarih, .... sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında davacı davalı ile aralarında bypass-kırmataş alım-satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu İşbu ticari ilişkiye istinaden 30/03/2023 tarihinde .... sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmeye istinaden davalı tarafından 315.000,00-TL çek verildiğini sözleşmede kararlaştırılan bedele denk gelen bypass-kırmataş dışında davalı tarafından daha fazla bypass-kırmataş talep edildiğini bu talep de eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini ve davalıya teslim edildiğini ticari satımdan kaynaklanan 32.588,55-TL tutarındaki bakiye alacağı bulunduğu iddia edilmiş, Davalı yan davaya cevap vermemiş, davayı inkar ettiği değerlendirilmiştir. Mahkememizce davalıya defter ibrazı hususunda "aksi takdirde HMK'nun 222 ve 83 maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği" yönünde ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu da sabittir. Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan lehine delil olma vasfına haiz olan davacıya ait ticari defterlerde yer alan ve kayıt ve işlemlere göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip ve dava tarihi itibariyle davalının davacıya 32.588,55TL bakiye borç kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. 32.588,55 TL asıl alacak ve mahkememizce resen hesaplanan 2.789,45TL işlemiş faiz alacak miktarının sübuta erdiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek ve dosya kapsamı ile alacak faturaya dayalı olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
.... esas sayılı icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 32.588,55TL asıl alacak ve 2.789,45TL işlemiş faiz üzerinden devamına,
İİK'nun 67/2 mdsi gereğince alacağın %20'si oranında 6.517,71TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 2.416,67TL harçtan peşin alınan 605,90TL'nin mahsubu ile bakiye 1.810,77TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 605,90TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.961,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 3.921,88TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2024
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]