T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/568
KARAR NO : 2025/397
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
K. YAZIM TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının edimlerini ayıplı ve eksik olarak ifa ettiğini, iş bedelinin 352.900,00 USD olarak belirlendiğini, müvekkilinin 275.000,00 USD ödeme yaptığını, davalının işi yarım bırakması nedeni ile bakiye kısmın ödenmediğini, davalının müvekkili aleyhine .... 'ne yaptığı şikayetinde yapılan ödemeyi kabul ettiğini, yine ... mahkemelerinde dava açtığını ve taraflar arasındaki işle alakası olmayan faturalar sunarak zarara uğradığını iddia ettiğini, davalının ikiz ve sahte faturalar düzenleyerek müvekkilini mağdur ettiğini, davalının keşide ettiği faturalardaki ürünleri müvekkiline göndermediğini, 75.000,00 USD alacakla ilgili açılan davanın .... esasında devam ettiğini iddia ederek davalı tarafından müvekkiline keşide edilen faturaların ... beyan edilip edilmediği, BA-BS formlarının olup olmadığı, ikiz fatura bulunup bulunmadığı, teslime ilişkin Gümrük beyanı, ödeme kaydı, sevki irsaliyesi, ihraç kaydı olup olmadığının, davalının yapılan iş için gerekli ham madde giriş faturaları bulunup bulunmadığı, davalının ihracatı yapabilmek için ihracatçılar meclisine üye olup olmadığı tespit edilerek davacının davalı tarafa 75.000 USD borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; tarafların Türkiye'de imal edilecek ya da tedariki sağlanacak mobilya ve sair eşyaların ...'daki ev ve işyerlerine montojının yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının talebi ile nakliye ve ihracatın dava dışı ... Şirketi aracılığı ile yerine getirildiğini, davacının faturaların bu şirket adına kesilmesini talep ettiğini, bu şirketten müvekkili aracı olmaksızın alım yaptığını ve hatta ...'dan temin edilen ürünlerin montajını müvekkiline yaptırdığını, müvekkilinin bakiye alacağı 68.000,00 USD'yi tahsil edemediğini, müvekkilinin ... kolluk kuvvetlerinde alınan ifadesinde müvekkiline bu miktarda borcu olduğunu ikrar ettiğini ve müvekkilince açılan davada da 68.811,00 USD alacağı olduğunun kesin olarak karara bağlandığını ve alacağını tahsil ettiğini, kesinleşmiş mahkeme kararına karşı yeniden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ikiz fatura olduğu iddia edilen evrakın fatura niteliğinde olmayıp davacının iş ortağına vereceğini söyleyerek talep ettiği adi yazılı belge olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... yargı makam kararları, vergi kayıtları, BA-BS formları, İhracatçılar meclisi yazı cevabı, .... cevabi yazıları dosya arasına alınmıştır.
Davalı tanığı .... Mahkememizde, "Ben 5 yıl süreyle davalı ...'un avukatlığını yaptım, Ben Avukatlığını ... yaptım, taraflar arasında ... dava görüldü. Üst derece mahkemeleri de inceledi, eldeki dava da ... görülen dava ile aynı mahiyettedir, 1 yıl önce karşı tarafın avukatları aradı, 40.000 USD karşılığında anlaşalım dediler ama biz kabul etmedik çünkü alacağın tamamı 108.000 USD idi, mobilyaların kalitesinde düşüklük var deyip ... beye baskı yapmışlar, ... Bey de bedeli 78.000 USD e düşürmüş, ancak .... ekspertiz incelemesi yapıldı, bedelin 68.000 USD olduğuna mahkeme karar verdi, karar kesinleşti, parayı da ödediler, sonrasında "neden bizi polise şikayet ettiniz, niye dava açtınız" gareziyle hareket ettiler, taraflar arasında tek bir ticari ilişki oldu, ... Beyden mobilya almışlar, karşılığında birkaç tane fatura düzenlenmiş, karşı tarafın mobilyaların hatalı olduğu iddiası ispatlanamamıştır, ticaret yapıldığı anda ben ... beyi tanımıyordum, ancak kendisi bana 2015 yılının yaz aylarında geldikten sonra konuyla ilgili bilgi sahibi oldum, bana ilgili belgeleri gösterdi, ikiz faturaları ... yaptırmış, mahkeme bu faturalarla ilgili sorular sordu, bunların sahte faturalar olduğunu mahkeme hakimi söyledi, hakim siz bu faturaları mal çıktıktan sonra 2-3 sene sonra düzenlemişssiniz dedi, biz ... Bey in ticari defterlerini .... mahkemeye ibraz ettik, polise ibraz edilen belgeler de mahkemeye ibraz edilmiştir, malların girişi de çıkışı da bellidir, faturalar daha sonra düzenlenmiş," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesap bilirkişisi 03/01/2025 tarihli raporunda özetle, davalı defterlerinin ibraz edilmediğini, Bs bildirimlerinin incelenmesinde davacıya düzenlenen faturaların bildirimlerinin bulunmamış olması ile ticari defter kayıtlarına da yansıtılmadığının değerlendirildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının defterler ibraz edilmediğinden belirlenemediğini, davalı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından iptal edilerek BS bildirimlerinin yapılmadığını, iptal edilen faturaların BS bildirimlerinin ve ticari deftere kaydının da yapılamayacağını, iş bu davaya konu olan mobilyalarla ilgili uyuşmazlık konusunun, iş bu davanın davalısı konumundaki ... ve şirketi olan ... tarafından ...'de açılan ve derecattan geçerek kesinleşen yargı kararlarına konu uyuşmazlıkla aynı olduğu, davalı defter ve kayıtları sunulmadığından davacının fatura ve cari hesaba dayalı alacağının bulunup bulunmadığının belirlenemeyeceğini bildirmişlerdir. Taraf itirazları ile tanık ve davalı beyanı da gözetilerek alınan 07/04/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, tespit ve menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasında eser ve satış sözleşmesi kurulduğu, sözleşme bedelinin 352.900,00 USD olduğu ve 275.000,00 USD ödeme yapıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davalının ... mahkemelerinde delil olarak sunduğu faturaların gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti ve davalıya bakiye 75.000,00 USD borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Davalı yan süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesi ile hukuki yarar ve kesin hüküm itirazında bulunmuştur. HMK'nun 115. maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
Tüm dosya kapsamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, dava konusu alacağa ilişkin olarak, Nesimi Bölge Mahkemesi'nin 13/04/2018 tarih ...... sayılı davacı ... şirketi tarafından ..., ... ve ...'a borç ve tazminatın ödenmesi talebiyle açılan davanın.... tarafından kısmen iptal edildiği, ...'dan 50.811 USD ve ...'dan 18.000 USD alınarak davacı “...” şirketine ödenmesine karar verildiği, .... Heyeti'nin 03/04/2019 tarih .... sayılı kararı, ....'nin 02/11/2018 tarih.... sayılı kararı ile ... 'nun 26/10/2021 tarih, .... sayılı kararı ile değerlendirme yapıldığı ve kesin olarak karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar bu dosyada delil olarak dayanıldığını bildirilen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin tespit hükmü kurulmasını talep etmiş ise de ... yargı kararlarının faturalara değil yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine dayandığının Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği, kaldı ki temyiz mahkemesinin 26/10/2021 tarihli kesin kararı ile uyuşmazlığın sona erdiği, eldeki davanın ise 23/08/2023 tarihinde açıldığı, bu hali ile davacının tespit talebinde hukuki yararının bulunduğundan söz edilemeyeceğinden bu istemine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
MÖHUK 59. maddesi dikkate alındığında, yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilebilmesi, yabancı mahkeme ilamının tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Bu ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi ise Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
HMK'nun 222/3 maddesinde, "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz," hükmü düzenlenmiştir.
Davacının menfi tespit istemine ilişkin olarak ise, ... yargı makamları tarafından verilen kararın Türkiye'de tanıma ve tenfiz edilmediği, bu hali ile kesin hüküm niteliğinde kabul edilemeyeceği, kararın içeriği itibari ile kamu düzenine aykırı olmadığı ve delil mahiyetinde olduğu, davalı kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca yapılan ihtara rağmen sunulmadığı ve davacı tarafça sunulan kayıt da bulunmadığı, davacının borçlu olduğuna dair yazılı delil bulunmamakla birlikte dinlenen tanık anlatımları ile yabancı mahkeme ilamı ve içeriği dikkate alındığında davalının alacaklı olduğunu ispat ettiği ve davayı inkarına ilişkin savunmasına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine şartları oluşmadığından İİK 72/4 maddesi gereği tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN REDDİNE,
Davacı aleyhine İİK 72/4 maddesi gereği tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 5.757,46 TL harçtan mahsubu ile fazla 5.142,06 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 378.900,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere.... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]