T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/571 Esas - 2024/434
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/571
KARAR NO : 2024/434
...
....
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
K. YAZIM TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülen Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; 22.11.2022 günü dava dışı ... karayolundan geçtiği esnada yaya konumunda olan Murat Saçan’a çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, ...kaldırıldığı ... vefat ettiğini, işbu kazada dava dışı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b bendinde düzenlenen sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması sebebiyle; çekici ve çekiciye bağlı dorse ile gece vakti, aydınlatma bulunan, meskun mahal içinde Devlet Yolunu takiben seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve müteveffa yayaya karşı etkin tedbir alabilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olduğundan kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında her ne kadar müteveffaya 2918 sayılı KTK'nın 68/b maddesi gereğince taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasak olması sebebiyle müteveffaya kusur atfedilmiş ise de somut durumda müteveffanın atfı kabil herhangi bir kusuru olmadığını, müteveffanın kendi güvenliğini sağlayarak ve yolu kontrol ederek karşıdan karşıya geçmeye çalışırken hızı yüksek seyreden araç sürücüsü soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde köprünün üzerinden indiği esnada yolun sağından müteveffanın geldiğini gördüğünü, müteveffanın birden yola atladığını, durmak için fren yaptığını, sonrasında aracın ön kısmı ile müteveffaya çarptığını açıkça beyan ettiğini, bunun bile tek başına aracının hızının olması gerekenden fazla olduğunu gösterdiğini, kaldı ki kazaya konu araçta ise takograf cihazı bulunmakta olup bunun incelenmesinden azami hız sınırı 50 km/h olması gerekirken aracın kaza anındaki hızının 58 km/h olduğu tespit edilmiştir. Araç sürücüsü yasal hız sınırının üzerinde seyrettiği için müteveffayı daha evvel fark etmesine rağmen hızını kontrol edemeyerek etkili ve yeterli fren tedbiri alamamış ve müteveffaya çarpmıştır. Araç sürücüsü azami hız sınırını korumuş olsaydı hafif bir fren tedbiri ile durarak müteveffaya çarpmasına engel olabilirdi. Araç sürücüsü, müteveffanın karşıdan karşıya geçtiğini görmesine rağmen hızını azaltmayarak müteveffanın ölümüne sebep olduğundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b ve 47/d maddelerinde düzenlenen hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara ve trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uydurmak kurallarını açıkça ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili dava dışı sürücü hakkında ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmakta olup dosyanın derdest olduğunu, müvekkillerinden ... müteveffanın annesi;...babası; diğer müvekkillerinin ise müteveffanın kardeşleri olduğundan müvekkillerin Murat Saçan'ın vefatı dolayısıyla uğramış oldukları manevi zararın tazmini gerekmekte olduğunu, müvekkillerinin ceza yargılamasında da alınan ifadeleriyle açık oluğu üzere müteveffa yaşamında ve öldüğü tarih itibariyle yatalak annesi, babası ve kız kardeşi Kader Saçan'ın geçimi ve bakımıyla bizzat ilgilendiğini,. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 49. maddesinde ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna yer verildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesine göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle ... plaka sayılı kamyon davalı şirket adına kayıtlı olduğundan müvekkillerin uğradığı manevi zararların tazmininden de sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan ... plaka sayılı kamyon davalı ... Şirketi nezdinde kaza tarihi itibariyle KASKO İMM Poliçesi ile sigortalı olduğunu,... 99. maddesiyle düzenlenen “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” hükmü uyarınca müvekkillerin uğradığı zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak dönüş alınamadığını, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve davalı şirketlerle görüşmeler yapılmıştır. Ekte sunulu 14.08.2023 tarihli e-imzalı Arabuluculuk Son Tutanağından görüleceği üzere arabuluculuk görüşmeleri sonunda da herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müteveffanın ölüm tarihi itibariyle tır şoförü olarak çalışmakta olup asgari ücretin çok üzerinde gelir elde ettiğini, davalı şirketin işbu davanın açılmasının akabinde üzerlerine kayıtlı malvarlığını mal kaçırma kastıyla kötüniyetli şekilde üçüncü kişilere devretmek suretiyle yargılama sonunda müvekkillerin alacağına kavuşmasını engelleme ihtimali çok yüksek olduğunu, talep edilmesi ve gerekli şartların yerine getirilmesi halinde hakim, ihtiyati tedbir kararı vererek, dava süresince davanın konusunu oluşturan hakkın korunmasını sağladığını, bu nedenle somut olayda müvekkillerin alacağına kavuşmasını engelleyecek birtakım hadiseler meydana gelebileceğine ilişkin yüksek derecede şüphe ve ihtimal mevcut olduğundan ivedi şekilde davalılar üzerine kayıtlı malvarlığına teminatsız tedbir konulmasını talep ettiklerini, bu ekonomik krizde maddi zorluklar çekmekte olan müvekkillerinin halihazırda da çalışmaları olmayıp bir gelirleri olmadığından yargılama masraflarını karşılayamadıklarından mali gücünden yoksun olan kişilerin de adli yardımdan yararlanmalarının icap ettiğini belirterek adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı..... cevap dilekçesi ile özetle; Davacının müvekkili şirkete müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen evrakların sunulmadığını, bu nedenle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu nedeniyle yine davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın delillerinin taraflarına tebliğe çıkartılması gerektiğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın ... Dairesine gönderilmesini istediklerini, manevi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkındaki yönetmeliğine uygun alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen manevi tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını, talep edilen faizin de hatalı olarak talep edildiğini, sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden davacının faiz isteme hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacıların tüm iddialarının asılsız olduğundan reddinin gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin somut olayın tarafın olmayıp, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, Kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve diğer tüm delillerden de açıkça görüleceği üzere olayın meydana gelmesinde müteveffanın tek başına ve %100 kusurlu olduğunu, müvekkil şirket ve dava dışı ...'ın ise hiçbir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminatın talep edilebilmesi için talep edenin kusurunun olmaması ve illiyet bağının kesilmemiş olması gerektiğini, ayrıca talep ettikleri tazminat tutarının da fahiş olduğunu, davacıların taleplerinin medeni kanunda yer alan iyiniyet ve dürüstlük kurallarına ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, müvekkili şirketin maddi manevi açıdan bu olay nedeni ile zarar gördüğünü, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin de tamamın hukuka aykırı olduğunu, kabul olmamak kaydıyla faiz, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen faiz türünün de hukuku aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davacılar vekili ve davalı ...şirketi vekili sulh olmalarının mümkün olmadığını ve arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER: Mahkememizce davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosası, ceza dosyası, ...Esas sayılı dosyası getirtilmiş incelenmesinde; Müteveffanın ...müştekilerin ...’dan alınan raporda sanık sürücünün tali, müteveffanın asli kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, tek taraflı trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle, müteveffanın mirasçıları tarafından, olaya karışan aracın işleteni ile aracın İMS sigortacısı aleyhine TBK'nun 56.maddesine dayalı açılan manevi tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, ceza dosyası, kasko poliçesi, hasar dosyası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; 22/11/2022 tarihinde davalı ...'ye İMSS ile sigortalı, dava dışı ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken, davacıların murisi yaya ...’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, poliçenin kaza tarihini kapsadığı ve manevi tazminat klozu mevcut olup teminat limitinin 2.500.000,00 TL olduğu, davacıların yasaya uygun belgelerle manevi tazminat ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduğu, başvurunun 17/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı ve tebliğ tarihinin 9 gün sonrası olan 26/07/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacıların davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurdukları, ancak anlaşma sağlanamadığı tespit edilmiştir.
Ceza yargılamasında, soruşturma aşamasında ...’dan alınan kusur raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmış, olayda sürücü ...’ın tali, davacıların murisi müteveffa yaya Murat Saçan’ın asli kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 56.maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı ... Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava dilekçesi, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması, kusur raporuı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Somut olayda davacıların murisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında, dava dışı sürücü Hacı Köksal’ın tali, davacıların murisi müteveffa yaya Murat Saçan’ın asli kusurlu olduğu, bu nedenlerle davacıların manevi tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacıların desteğin ölümü nedeniyle manevi acı ve ızdırap duydukları belirlendiğinden; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular, desteğin davacılara yakınlığı, desteğin yaşı ve kusur durumuyla yukarıdaki ilkeler nazara alınarak davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; Davacı anne .... için 50.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davacı anne .... Şirketi yönünden 26/07/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alınması gereken 44.401,50 TL harçtan peşin alınan 4.440,15 TL harcın mahsubu ile eksik 39.961,35 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacılar tarafından peşin yatırılan 4.710,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 211,00 TL yargılama giderinden 105,50 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve ... bütçesinden ödenen 1.350,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, davadaki haklılık durumuna göre 650,00 TL’sinin davalılardan, 650,00 TL’sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan her bir davacı için 97.000,00 TL’şer vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 97.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Dair; Davacı vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
...