T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/61 Esas - 2025/356
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/61 Esas
KARAR NO : 2025/356
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yüklenicisi olduğu .... İlavesi işinin yapılması hususunda 07/10/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, 23/10/2011 tarihli ... depremi sonucunda işin müvekkilinin kusuru olmaksızın idarenin kararı ile tasfiye edildiğini, işin durumunun tespiti hususunda .... d.iş dosyası ile tespit yaptırıldığını, müvekkili tarafından sözleşmenin tasfiyesi ve sözleşme fazlası işlerden dolayı alacağın tahsili ile teminat mektuplarının iadesi istemi ile .... esas sayılı davasının açıldığını, yargılamanın çok uzun sürdüğünü, müvekkilinin bu süreçte zarara uğradığını iddia ederek şimdilik tasfiye kesin hesabından kalan bakiye alacakları için 100.000,00 TL, teminat mektubunun süresi içinde iade edilmemesi senedi ile 100.000,00 TL, müvekkilinin alacağının tam ve zamanında ödenmemesi nedeni ile oluşan 100.000,00 TL munzam zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, alacağının tam ve zamanında ödenmemesi nedeni ile oluşan munzam zarar talebinin 356.461,91 TL olarak ıslah edildiğini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, tasfiye hakedişinin şartnamelere uygun düzenlendiğini, tasfiye sonrası davacıya ait malzemelerin idare tarafından satın alınması zorunluluğunun bulunmadığını, teminat mektubuna ilişkin talebinin .... esas sayılı dosyasında karara bağlanmış olması nedeni ile kesin hüküm itirazında bulunduklarını ve teminat mektubunun şartnameye uygun olarak iade edildiğini, munzam zararın şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... d.iş ile .... esas sayılı dosyaları, ihale dosyası dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 14/12/2023 tarihli ön rapordan sonra heyete dahil edilen makine ve elektrik mühendisi bilirkişilerin katılımı ile düzenledikleri 22/03/2024 tarihli raporunda özetle, dosyaya davacı şirketin ticari defter ve kayıtları sunulmamış olduğundan, taraf ticari defter ve kayıtlarının HMK’nun 222.maddesine göre delil olma özelliği, ticari defterlerin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı takip ve dava konusu edilen uyuşmazlıkla ilgili defterlerde herhangi bir bilgi ya da kaydın bulunup bulunmadığı, defterlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı hususuna ilişkin tespit yapılamadığı, davacının daha önce aynı konu ile ilgili açmış olduğu .... Mahkemesi'nin 13/06/2019 tarih ve .... . sayılı ilamında "Tasfiye Kesin Hesap Bakiye Alacağı" hükme bağlandığı ve kesin hüküm oluşturduğu halde iş bu davada da aynı talepte bulunduğu, önce açılan davada hükme bağlanmayan işbu dava ile talep edilen "Teminat Mektubunun Süresi İçinde İade Edilmemesinden Kaynaklanan Uğranılan Maddi Zararlar" ile "Munzam Zarar" alacak kalemlerinin yeni bir talep olduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli taraflar arasında görülen .... Mahkemesi'nin 13.06.2019 tarih ve .... . Sayılı kararı ile hükme bağlandığı ve kararın kesinleşmiş olduğu (kesin hüküm), karara göre davacının bakiye iş bedeli alacağının 92.489,99 TL olduğu ve davacının işbu tutarı davalı idareden kısmen tahsil ettiği, davacının 23.01.2023 tarihli dava dilekçesi incelendiğinde "deliller" kısmında bu alacağını ispatlayan bir delil dermeyan etmediği, Mahkemenin 26.01.2023 tarihli tensip tutanağının 5.maddesinde delil bildirmek için 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 10.02.2023 tarihli ara kararın ifası olarak delillerini gösteren dilekçe vermiş olduğu ve fakat bu dilekçede de teminat mektubunun süresi içinde iade edilmemesi sebebiyle uğramış olduğu zararları gösteren belgeleri (bankaya ödediği komisyon ücret dekontları, yaptığı masraf belgeleri, başkaca işler için aldığı teminat mektupları için masraf ve komisyon ödeme dekontları, teminat mektubu alamadığına ilişkin belge ile hangi ihalelere giremediğine ilişkin belgeler ile bundan kaynaklanan zararlarını gösteren belgeler) ibraz etmediği, dosya kapsamında buna ilişkin başkaca belgeye rastlanmadığından, bu alacağa ilişkin hesap yapılamadığı, davalının önceki davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle munzam zarardan sorumluluğunun olabileceği ancak ... ve ... kararları gereği, davacının bu alacağa ilişkin zararlarını kanıtlayan belgelerin ibrazı ile Mahkemece temerrüt tarihleri ile tahsil tarihlerindeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankalardan mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler resmi kurumlardan temin edilmediğinden bu kaleme ilişkin hesaplama yapılamadığı, munzam zarar açısından; .... Mahkemesi'nin 13.06.2019 tarih ve .... . Sayılı ilamı davacı alacaklı tarafından .... Esas sayılı ilamlı icra takibi yapılmış olduğu ve icra dosyasının incelenmesinde alacağın 6396 reddiyat numarası ile 23.01.2023 tarihinde kısmen tahsil edildiği görülmekle, 10 yıllık zamanaşım, tahsil tarihi 23.01.2023' ten itibaren 10 yıl eklendiğinde bu alacak kalemi 23.01.2033 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı hesap edildiği, teminat mektubunun süresi içinde iade edilmemesinden kaynaklanan zarar açısından; davacının 23.01.2023 tarihli dava dilekçesi incelendiğinde "deliller" kısmında bu alacağını ispatlayan bir delil dermeyan etmediği, Mahkemenin 26.01.2023 tarihli tensip tutanağının 5.maddesinde delil bildirmek için 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 10.02.2023 tarihli ara kararın ifası olarak delillerini gösteren dilekçe vermiş olduğu ve fakat bu dilekçede de teminat mektubunun süresi içinde iade edilmemesi sebebiyle uğramış olduğu zararları gösteren belgeleri (bankaya ödediği komisyon ücret dekontları, yaptığı masraf belgeleri, başkaca işler için aldığı teminat mektupları için masraf ve komisyon ödeme dekontları, teminat mektubu alamadığına ilişkin belge ile hangi ihalelere giremediğine ilişkin belgeler ile bundan kaynaklanan zararlarını gösteren belgeler) ibraz etmediği, dosya kapsamında da buna ilişkin başkaca belgeye rastlanmadığından, bu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkin zaman hesabı yapılamadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 17/12/2024 tarihli ek raporunda. davacı kayıtlarına ulaşılamadığını, munzam zarar hesabı alınması için mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden alınan 13/02/2025 tarihli ek raporda, “Teminat Mektubunun Süresi İçinde İade Edilmemesinden Kaynaklanan Zarar” a ilişkin 22.03.2024 tarihli Il. EK raporunda dosyada belge olmadığından hesap yapılamamış ve süreçte de raporda belirtilmesine rağmen yine kanıtlayan belgeler ibraz edilmemiş olduğu görülmekle hesaplama yapılamadığı, “Munzam Zarar” a ilişkin yatırım araçları kullanılmak suretiyle elde edilebilecek getiri miktarı 479.400,74 TL olup avans faiz oranlarına göre elde edebileceği getiri miktarı 122.938,83 TL olduğundan hareketle davacının munzam zararı, (479.400,74 - 122.938,83=) 356.461,91 TL olarak hesaplandığı, bu hesabın doğrulanması bakımından farklı bir metotla ana paraları düşmeden ulaşılan nihai rakamlar üzerinden yapılan mukayesede (571.890,73-215.428,82=) 356.461,91 TL munzam zarar hesaplandığı bildirilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye tasfiye hakediş bedeli, teminat bedelinin geç iade edilmesi nedeni ile zarar ve munzam zarar istemine ilişkindir.
Taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin davalı idare tarafından tasfiye edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık sözleşmenin tasfiye edilmesi nedeni ile davacının tasfiye kesin hesabından doğan bakiye iş bedeli, teminat mektubunun süresi içinde iade edilmemesinden kaynaklanan zarar ve munzam zarar alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı, talebin daha önce hükme bağlanan alacak kalemlerini kapsayıp kapsamadığı ve alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davalı yan kesin hüküm itirazında bulunmuştur. Davacının tasfiye kesin hakediş alacağına ilişkin olarak açmış olduğu .... sayılı dosyasına ilişkin davada da bakiye tasfiye kesin hakediş alacağını talep ettiği, her ne kadar davacı farklı talepleri bulunduğunu iddia etmiş ise de, ilgili dosyada dava dilekçesinde tasfiye kabul işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, ihzarat malzemelerinin usulünce hesaplanmadığını, tasfiye kesin hesabı ve fiyat farkı hesaplarının hatalı olarak yapıldığını iddia etmiş, eldeki davada da dava dilekçesinde yapılan yine hesaplamaların sözleşme ve şartnamelere uygun belirlenmediğini iddia ettiği, sonuç olarak her iki dosyada da aynı sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin tasfiye kesin hakediş nedeni ile bakiye alacakları bulunduğunu iddia ettiği, sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin talep edilmesi karşısında farklı alacak kalemleri bulunduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığı ve kesin tasfiye hakediş bedeline ilişkin olarak davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Diğer alacak kalemlerine ilişkin olarak ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesine gelince, sözleşmeye göre teminatın geçici kabul tutanağının onayından sonra yarısı, kesin hakediş sonrası da bakiye kısmının ödenmesinin kararlaştırıldığı, somut olayda geçici ve kesin kabulün bulunmadığı, ancak kesin tasfiye hakedişinin yapıldığı tarih, .... d.iş ve .... esas sayılı dosyaları dikkate alındığında işin tasfiye tarihi itibari ile tamamlanmadığı, davalının daha önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından .... esas sayılı dosyasının dava tarihi olan 30/12/2013 ve ilk ödeme tarihi 23/01/2023 gözetildiğinde zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Teminat mektubuna ilişkin zarar belgeleri için dava dilekçesinde banka kayıtlarına dayanılmadığı, Mahkememizce tensip ara kararı ile HMK'nun 318 ve 319 maddeleri uyarınca ihtarat yapıldığı, davalı yanın da yeni delil sunulmasına muvafakatinin olmadığı, yine davacı süresinde defterlerinin bulunduğu yeri bildirmediği gibi, davacının sonrasında defterlerinin şirket merkezinde bulunduğunu bildirmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından şirket merkezinde defterlerin bulunamaması nedeni ile incelenemediğinin belirlenmesi karşısında zararının oluştuğunu ve miktarını ispata elverişli delillerle ispatlayamadığından bu alacak kalemi yönünden de davanın reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacının munzam zarar talebine ilişkin olarak ise, davalı kayıtlarına itibar edilerek temerrüt ve ödeme tarihleri arasında faizle karşılanmayan zararın hesaplanmasına ilişkin 13/02/2025 tarihli hükme esas alınan ek rapor dikkate alındığında davacının 356.461,91 TL munzam zararının bulunduğu ve ...'ın müstakar kararları dikkate alındığında munzam zararın ispatında başkaca bir delile ihtiyaç duyulmadığından bu miktar yönünden davasının sübut bulduğu ve davalı daha önce usulünce temerrüte düşürülmediğinden dava ve ıslah tarihi itibari ile temerrüte düştüğü, taraflar tacir olduğundan avans faizi talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle munzam zarar talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine ve sonuç olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
356.461,91 TL munzam zararın 100.000,00 TL'sinin dava, bakiye kısmın 07/04/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alınması gereken 24.349,91 TL harçtan peşin alınan 5.123,25 TL ve 4.380,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.846,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen 1.998,63 TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 57.033,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 29.025,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 18.593,02 TL'si ile toplam peşin ve ıslah 29.025,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸