T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/620 Esas - 2023/945
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/620
KARAR NO: 2023/945
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/09/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe dava dışı sigortalıya ait taşınmaz için 15/02/2022-15/02/2023 tarihleri arasını kapsayan maksi konut Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 08/01/2023 tarihinde ... adresinde TV’nin iç tesisatında ve aksamında meydana gelen teknik arıza neticesinde gerçekleşen akım yükselmesi sonucu oluşan kıvılcımlanma ve alevlenmeye bağlı olarak maddi hasarlı yangın meydana geldiğini, yangın akabinde itfaiye ekiplerince tutulan yangın raporu ve bilirkişi incelemesi neticesinde yangının TV kaynaklı olduğu tespit edilmiş olup davalı şirket %100 kusurlu olduğunu, müvekkili şirketçe sigortalı taşınmazda ekspertiz incelemesi yaptırılmış olup toplam 381.548,74-TL, 21/02/2023 tarihinde ödendiğini, müvekkili Şirketçe T.T.K. 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereği, zarar sorumlusu davalıya karşı huzurdaki işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin haklarız saklı kalmak kaydıyla; .... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu TV’nin, ... marka 01.02.2021 tarihinde ... satın alınan .... model TV olduğu ve seri numarasının ... olduğu ve montaj tarihinin ise 02.02.2021 tarihi olduğu iddia edildiğini, bununla birlikte yetkili servis tarafından montaj stant üzerine yapılmış olup şöminenin üzerine yapılan kurulum müşteri tarafından gerçekleştirildiğini, yangın sonrası 11.01.2023 tarihinde yapılan yetkili servis incelemesinde TV kaynaklı herhangi bir yangın oluşmadığı, ortamda başka nedenle çıkan yangının ürüne sirayet ettiği ve ürünün kurulumunun yetkili servis tarafından değil, müşteri tarafından hatalı bir şekilde yaptırıldığı bildirildiğini, TV’lerin yangına sebebiyet verip vermeyecekleri üzerinde durulması gerektiğini, ...l TV’ler çalışmaları esnasında yüksek güç üretmezler, içlerinde tüplü TV’ler gibi gaz bulunmadığını, bu nedenle patlama da meydana gelmeyeceğini, yangın sonrası yapılan teknik incelemede çekilen fotoğraflarda şöminenin sağ tarafındaki yanma izine ve tavandaki yanma izlerine bakılırsa yangının TV’nin sağ tarafına denk gelen bölgede TV dışı bir kaynaktan başladığını, olaydan sonra teknik inceleme yapıldığını yangının çıkış nedeninin TV olmadığını, müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını haksız ve dayanaksız davanın reddini yargılama giderinin davacı üzerinde tahmilini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, konut sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itiraz iptaline ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK nın 6335 sayılı Kanunla değişik 4.Maddesinde ticari davalar sayılmış, aynı kanunun 6335 sayılı kanunla değişik 5. Maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği, 5/3.Maddesinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu öngörülmüştür. Bu durumda eldeki uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığının 6102 sayılı TTK nın 4.Maddesine göre belirlemek gerekir. Bu düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1. Maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması gerekir. TTK 4/2. Maddesine göre de tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılmıştır .
Emsal ... İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.3.1944 Tarih .... sayılı kararında; "...Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı, sigorta şirketi olup davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır.
Somut olaya gelince; Davacı sigorta şirketi, tacir olan davalıdan, konut vasfındaki taşınmaz için 15/02/2022-15/02/2023 tarihleri arası için düzenlenen maksi konut sigorta poliçesi kapsamında ödeme yaptığı sigortalısı yerine geçerek, sigortalısının davalıdan doğan tazminat alacağını istemektedir. Başka bir deyişle, zararını ödediği sigortalısının yerine geçerek, davalının davacının sigortalısına sattığı TV' den kaynaklı olduğu iddia edilen yangın sebebiyle oluşan zararını istemektedir. Tarafları tacir olsa da, Uyuşmazlık TTK nın 4/1 maddesine göre ticari dava olmadığı gibi, 2. maddenin “a-f” bentlerinde söz edilen uyuşmazlıklardan da olmadığı cihette, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp, Tüketici Mahkemesidir.
Görev hususu 6100 sayılı H.M.K. nun 114/1-c Maddesinde dava şartı olarak sayıldıktan sonra, Usul Kanunun 115/1 Maddesi gereğince, davanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece de re sen gözetileceği bildirilmiş, 114/2 Maddede ise Mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar vereceği öngörülmüştür.
Açıklanan hususlar gözetilerek, görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 18.12.2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]