T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/626 Esas - 2024/314
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/626
KARAR NO : 2024/314
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
K.YAZIM TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, icra takibine konu faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere muhtelif zamanlarda davalı şirkete çeşitli mallar sattığını, müvekkili tarafından davalı şirketçe alınan mallar tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete mallar tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olmasına rağmen davalı-borçlu şirket tarafından malların bedeli tüm müracaatlara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde ... tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketçe borca itiraz edilmiş olduğundan, icra takibinin durduğunu, davalı-borçlu şirket tarafından icra dosyasına verilen dilekçede borca itiraz edildiğini, müvekkili şirkete ödeme yapıldığı yönünde herhangi bir beyanda bulunulmadığını, icra takibinin durması üzerine müvekkili şirkete icra takibi ile ilgili bilgi verildiğini, itirazın iptali davası açılacağından bahisle davalı borçlu şirketin ödeme yapıp yapmadığının sorulduğunu, müvekkili şirket tarafından, şirket hesapları kontrol edildiğinde davalı-borçlu şirket tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkili şirket hesabına 74.152,80TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı-borçlu şirket itiraz dilekçesinde müvekkile borcunun olmadığını iddia etmişse de durum gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkilinin alacağı davalı-borçlu şirket tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra ödenmiş olmakla borç davalı-borçlu şirket tarafından kabul edilmiş olduğunu, ayrıca davalı-borçlu şirket tarafından ödeme yapılmamış olduğu düşünülse bile müvekkili şirket davalı-borçlu şirketten alacaklı olduğunu, bu durum davalı-borçlu şirket kayıtları ve ticari defterleri incelendiğinde açıkça ortaya çıkabilecek bir husus olduğunu, diğer yandan takip günü yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceğini, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağının bilinen bir gerçek olduğunu, müvekkili adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, 74.152,80TL icra takibinden sonra ödendiğinden ödemenin icra dairesince nazara alınarak davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takibin şimdilik yalnızca 74.152,80 TL üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti ile takip masrafları yönünden devamına, davalı aleyhinde icra inkar tazminatı talebi yönünden itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek alacak likit olduğundan 74.152,80 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ....) takip dosyasının başlatıldığı ve ... tarafından işbu takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile ikame edildiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi gereği hesap bakiyesi üzerinde mutabakata varılmadan ve henüz ödeme süresi gelmemiş faturalar ile dava konusu icra takibi başlatıldığını, huzurdaki dava dosyasında davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenmiş fatura konusu alacakların ödemediğinin iddia edildiğini, işbu iddiaların açıkça gerçek dışı olduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında kurulan ticari ilişki gereği taraflar arasındaki mal ve hizmet satışından kaynaklanan alacaklar ve borçlar cari hesap ilişkisi kapsamında kalem kalem kaydedildiğini, bakiye alacaklar ancak tarafların karşılıklı olarak hesaplarını kontrol ederek çıkan bakiye üzerinde mutabakata varması neticesinde talep edilebileceğini, bu kapsamda, müvekkili şirket davacıdan fatura konusu mal veya hizmetleri alsa da anılan fatura bedelinin yansıtıldığı cari hesap bakiyesinin muaccel olması ve davacı tarafından talep edilebilmesi için gerekli şartlar sağlanmamış olup taraflar arasında huzurdaki uyuşmazlığa konu cari hesaba ilişkin bir mutabakat bulunmadığını, bahse konu faturalar ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi göz önüne alınarak müvekkili şirket tarafından davacı tarafça da kabul edildiği üzere ilgili faturalara karşılık olarak 26.07.2023 tarihinde 74.152,80-TL ödeme yapıldığını, ilgili hesap kayıtları incelendiğinde hesap devresinin sonunda bakiye hesaplanırken davacının tanzim ettiği fatura bedellerinden ödenen 74.152,80-TL mahsup edilmesi neticesinde müvekkili şirketin borçlu olmadığının görüldüğünü, bu itibarla, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu itibarla, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi devam yapılan 74.152,80-TL ödeme düşüldüğünde açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta iken davacı tarafından düzenlenmiş faturaya dayanılarak henüz cari hesap ilişkisi kapatılmadan müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılması davacının kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç sağlama saikinde olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, taraflar arasında faturaların ödenmesi için herhangi bir tarih kararlaştırılmadığından davacı tarafça ttk hükümleri uyarınca ödeme zamanı henüz gelmeyen fatura alacağı için icra takibi başlatıldığını, zira, davacı taraf dosya konusu icra takibine dayanak olarak 22.07.2023 tarihli ve ... numaralı faturayı bildirdiğini, bu itibarla, davacı tarafından henüz cari hesap ilişkisi kapatılmadan ve ödeme zamanı gelmeden ilgili faturalara dayanılarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılması davacının kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç sağlama saikinde olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, davacıya ödeme yapılacağı ve ödeme talimatı verildiği hususları bildirildiği halde sadece vekalet ücreti tahsili adına takip başlatıldığını, dava konusu icra takibine dayanak olarak düzenlenmiş faturalar davacı tarafça muhtelif zamanlarda düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki gereği cari hesap ilişkisi kapatılmadan icra takibi başlatılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirket, davacı şirketin ödemenin hemen yapılması konusundaki ısrarcı talebi ve yıllardır süregelen iş ilişkisi kapsamında cari hesap kapatılmadan ödeme yapmayı kabul etmiş ve ödemenin yapılacağı takip başlatılmadan davacı taraf şirket yetkilisine bildirildiğini, davacı taraf dava konusu icra takibinin başlatıldığı 26.07.2023 tarihi saat 15:15 itibarıyla müvekkili şirketin icra takibine konu fatura alacaklarının ödeneceğini bildiği halde icra takibi başlattığını, dava konusu icra takibinin davacı tarafından henüz cari hesap ilişkisi kapatılmadan ve ödeme zamanı gelmeden ilgili faturalara dayanılarak başlatıldığı açık olduğundan davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, öte yandan, yine davacı dava konusu icra takibine konu ödemenin yapıldığından haberi olduğu halde sadece vekalet ücreti tahsili adına icra takibi başlattığının açık olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, arz ve izah edilen nedenler ve mahkemenizce re’sen dikkate alınacak sair nedenlerle; Davanın reddine, davanın ....’ye ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirketi adına talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık: Mal alım satım nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 13.02.2024 tarihli raporda: 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği düzenlemesi gereğince yevmiye defteri e-defter format ve standartlarına göre tutulduğunu,... ile olan hesabın takip edildiği Cari Hesap kayıtları üzerinden tespit edilen yevmiye kayıtları ve cari hesap hareketleri incelendiğinde ....'ne 24.12.2022 ile 22.07.2023 tarihleri arasında toplam tutarı 75.005,94TL tutarlı toplam 6 fatura düzenlendiğini, son düzenlenen 22.07.2023 tarih ve ...sıra numaralı 853,14TL tutarlı fatura karşılığında ... sıra numaralı 853,14TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, bu durumda cari hesap kalanı 22.07.2023 tarihi itibariyle 74.152,80TL olduğunu, cari hesap kayıtlarında görülebileceği satış faturası düzenlenme tarihinden itibaren müşteriye ödeme için yaklaşık 4 ay vade tanındığını, .... tarafından C/H kalanı olan 74.152,80TL bakiye tutar davacı ...yolu ile 26.07.2023 tarihinde 16:02 itibariyle gönderildiğini ve C/H sıfırlandığını, yapılan incelemede taraflar arasında ödemeye ilişkin yazılı herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığını, davacı vergi dairesi kayıtlarından dava dosyasına dahil edilen ilgili dönemler Bs formlarının incelenmesinden ilgili satış faturalarının dönemlerinde kayıt edilerek Bs formu ile bildirildiğinin tespit edildiğini, davalı vergi dairesi kayıtlarından dava dosyasına dahil edilen ilgili dönemler Ba formlarının incelenmesinden ilgili alış faturalarının dönemlerinde kayıt edilerek Ba formu ile bildirildiğinin tespit edildiğini, davacı kayıtlarına göre davalının davacı şirkete olan toplam 74.152,80TL borcunu 26.07.2023 tarihinde C/H dökümlerine göre vadesi geçtikten sonra ödediği 26.07.2023 tarihi itibariyle fatura tutarı kaynaklı borcu kalmadığının tespit edildiğini, dava dosyası ve davalıya ait kanuni defter ve belgelerinin yapılan incelemeleri neticesinde; Ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, davacı ile davalı arasındaki alacak borç ilişkisinde davacı kanuni defter kayıtlarına göre davalının bakiye cari hesap kalan borcu olan 74.152,80TL'sini 26.07.2023 tarihi itibariyle ödediği ve bu tarih itibariyle fatura tutarı kaynaklı borcu kalmadığı bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 331. maddesine göre;"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. " hükmüne göre; Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdiri gerekmektedir; davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından yargılama giderlerinden de davalı sorumludur.
Dosya içerisinde toplanan deliller, davacı vekilinin beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafından ... sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine icra takibi yapılmış borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Bilirkişiden alınan 13/02/2024 tarihli raporda davacı ile davalı arasındaki alacak borç ilişkisinde davacı kanuni defter kayıtlarına göre davalının bakiye cari hesap kalan borcu olan 74.152,80TL'nin 26.07.2013 tarihi itibariyle ödediği ve bu tarih itibariyle fatura tutarı kaynaklı borcu kalmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle davacıya ödeme yapılmaması dikkate alındığında, davacının davasında haklı olduğu ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, ... Esas sayılı dosyasında asıl alacak icra borcu takip yapıldıktan sonra ödendiği için asıl alacak yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, icra faizi 853,14 TL, harç ve vekalet ücreti ferilerine ilişkin davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin bu miktar ve vekalet ücreti, harç giderler üzerinden aynen devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
... Esas sayılı dosyasında asıl alacak icra borcu takip yapıldıktan sonra ödendiği için asıl alacak yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
... Esas sayılı dosyasında icra faizi 853,14 TL, harç ve vekalet ücreti ferilerine ilişkin davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin bu miktar ve vekalet ücreti, harç giderler üzerinden aynen devamına,
Alacak likit olduğundan 14.830,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 891,32TL harcın mahsubu ile fazla alınan 463,72TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 891,32TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 2.817,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2024
...