T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/634 Esas - 2024/354
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/634
KARAR NO : 2024/354
....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri desteği ... 16.05.2010 tarihinde sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile kaza yaptığını, iş bu kazada vefat ettiğini, kaza nedeniyle ... Soruşturma numaralı dosyası ile tahkikat yürütüldüğünü, kazada müteveffanın sevk ve idaresindeki ... araç davalı şirket ... Anonim Şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle müvekkillerinin uğramış olduğu maddi zararların sigorta şirketince karşılanmasının yasa gereği olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan ...genel şartları gereği sigorta şirketi; müteveffanın desteği konumunda bulunan annesinin ve babasının destekten yoksun kalma tazminatlarını karşılamakla mükellef olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortası bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dâhilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu olan sorumluluk sigortası olduğunu, müvekkillerinin bu nedenle uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketlerince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dâhilinde karşılanması gerektiğini, müvekkillerinin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların (araç, sahibi, sürücü, sigortacı ve diğer tüm sorumlular) meydana gelen zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa-zincirleme) sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiğini, tek taraflı vefatlı trafik kazalarında zaman aşımı 15 yıl olarak uygulandığını, iş bu sebeple davalı tarafça ileri sürülecek olası zaman aşımı def'ini reddettiklerini, davalı sigorta şirketi ile iş bu hukuki uyuşmazlık açısından ilk olarak 25.11.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, şirketçe taleplerinin reddedildiğini, 16.05.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalan babası ... İçin 100,00 TL ve annesi ... için 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraflardan tanzim edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara müştereken ve müteselsilen tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 30.04.2024 tarihli dilekçesinde özetle: Müvekkili ... için dava dilekçesinde talep etmiş oldukları 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 117.434,73 TL'ye, ...için talep etmiş oldukları 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 57.565,27 TL'ye artırarak toplamda 175.000,00 TL'ye arttırdığını bildirmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvurucu tarafın dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, başvurunun zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen destekten yoksun kalma zararından müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, zira; davacı yanın, destekten yoksun kalma tazminatı istemi TBK’nun 52. maddesi hükmü "hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi gereği reddedilmesi gerektiğini, davacı murisin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olması ve TBK 52. maddesi ile sürücünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kalması dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, dava konusu talepler destek kusuru nedeniyle teminat dışında kaldığını, kazadan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, 18.05.2022 tarihli hukuk genel kurulu kararı gereğince 01.06.2015 sonrasında olduğu gibi öncesine ait poliçe ve hasarlarda da kusurlu sürücünün ölümü halinde tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu hükme bağlandığını, davacı yanın destekten yoksun kalma tazminatı istemi TBK’nun 52. maddesi hükmü hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği ve ve hukuk genel kurulu kararı gereğince reddedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olacağını, zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasında yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstleneceğini, ancak davaya konu kazada sigortalının kendisi üçüncü kişi olmadığı, dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep eden hak sahiplerinin de üçüncü kişi olarak sayılamayacağı kabul edilmesi gerektiğinden işbu kararın kaldırılması gerektiğini, sürücü yakınlarının destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmalarının mümkün olmadığını, BK. nun 52/2 maddesi hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayandığını, ..., üçüncü kişilerin zararlarını teminat altına alan bir poliçe olup müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, raporda belirtilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, zira destekten yoksun kalma tazminatı varsayımlara dayanılarak belirlendiğini, gerçeği yansıtmayan bu tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olmadığını, ancak gerçek zararın tazmininin talep edilebileceğini, bu nedenle hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi düşünülecek olsa bile bilirkişi raporunda belirtilen miktarın kabulünün mümkün olmadığını, işbu sebeple dava konusu kazada davacı sigortalı, müteveffa sigortalı araç sürücüsü olup asli kusuru sebebiyle kaza meydana geldiğinden, müvekkili şirketin gerek hukuk genel ilkeleri gerekse trafik sigortası genel şartları uyarınca herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirket tarafından sağlanan zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararın karşılanmasının amaçlandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, .... destekten yoksun kalma tazminatı, bilindiği gibi zarar görenin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel farazi bir zararının karşılanmasını konu alacağını, bu bağlamda tazminatın hesaplanabilmesi için müteveffa ve destekten yoksun kalanın ömürleri, çalışma hayatları ve gelir düzeyleri ve sair konularda varsayımlarda bulunmak gerektiğini, bu varsayımlar temelinde bir takım teknik hesaplamalar sonucu destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğunu, yani davaya konu sigorta poliçesinin teminatı maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçede belirtilen limit, ölüm halinde mutlak ve likit ödenecek meblağ olmayıp, vefat edenin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yoksun kaldıkları zararın, yani destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sonucunda belirleneceğini, davacı ölenin ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdindeki trafik sigorta poliçesi 09.12.2016 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan bu poliçe 01.06.2015 tarihli trafik sigorta poliçesi genel şartlarına tabidir. bu durumda kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 01.06.2015 tarihli trafik sigorta poliçesi genel şartları ve ilgili mevzuat gereği, hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatı, güncel trh-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın, bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemeler şirketimizden talep edilemeyeceğinden dolayı mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun tespiti gerektiğini, hukukun genel ilkelerinden kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği davacıların talep hakkı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, ... genel içtihatları ve TBK.m51-52 gereğince hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur ve %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, arz edilen nedenlerle; aleyhe açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; 16/05/2010 tarihinde meydana geldiğinden bahisle ileri sürülen olayda: Kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Taraf delilleri toplanmış Trafik Tespit Tutanağı örneği, Hasar dosyası örneği, Sigorta Poliçe örneği, Nüfus kayıt tablo örneği dosya içerisine kazandırılmış, aktüerya bilirkişisine hesaplama yaptırılmıştır
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Kusur bilirkişisinden alınan 09/01/2024 tarihli raporda: Meydana gelen kazanın oluşumuna ilişkin taraf beyanları kaza tespit raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sürücünün gece vakti ışıklandırmaların olduğu 4 yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından kaplamadan çıkarak aracın ön ve yan kısımlarıyla kaplama dışında bulunan site duvarına ve aydınlatma direğine çarparak duruşa geçmesi sonucu meydana gelen kazada sürücünün kavşak alanı yol bölümüne geldiğinde mevcut hızı ile kavşağa girdiği görüş alanını yeterince kontrol altına almadan seyrine devam ederek aracının hızını yol mahal şartlarına göre ayarlamadığını, kavşak alanına yaklaşırken hızını müteyakkız bir şekilde azaltarak aracını seyir halinde bulunduğu şerit içerisinde muhafaza etmesi gerekirken sürücünün sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ taraftan kaplama dışına çıkmak suretiyle meydana gelen kazada sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, sürücülerin güvenli sürüş için seyri sırasında bütün dikkatini yola vermesi hızlarını yol ve hava durumunun gerektirdiği şartlara uyarlayarak daha dikkatli ve duyarlı araç kullanması yol ve sürüş güvenliği açısından önemli iken sürücünün kural dışı hareketle dikkatsiz ve tedbirsizce araç kullanarak sebebiyet verdiği kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1a Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak,ve 52/1b(Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,) kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını, Mevzuat Açısından Değerlendirme Trafik Kazasının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa Göre Değerlendirilmesi:... Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 - Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, d) Kol ve grup halinde araç kullananlar,araçları arasında yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak diğer araçların güvenle girebilecekleri açıklıklar bulundurmak zorunda olduklarını, dosya muhtevasında yer alan ve trafik görevlilerinin düzenlemiş olduğu trafik kazası tespit tutanağındaki görüşün olayın oluşuna uygun düştüğü değerlendirilerek görüşüne iştirak edildiğini, davalı ... A.Ş nin sigortalısı olduğu ...plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı karayolları Trafik kanununun 52/1a-b maddelerini ihlalen %100 oranında Tam Kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazanın meydana gelmesinde başkaca etken unsur olmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 27/04/2024 tarihli raporda: Müteveffa ...’ın dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, annesi ... için 100,00 TL ve babası ...için 100,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edildiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde, 34 UP 8722 plakalı araç sürücüsü müteveffa ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğunu, ancak dava konusu olayın 16.05.2010 tarihinde meydana geldiği dikkate alınarak ve nihai takdir mahkemeye bırakılarak, .... sayılı ilamı gereğince, kusur durumu dikkate alınmaksızın tarafımızca tazminat hesaplaması yapıldığını, davacı ... lehine 782.888,46 TL ve davacı ...lehine 383.763,74 TL olmak üzere toplam 1.166.652,20 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığını, kaza tarihi itibariyle ... poliçesi limiti 175.000,00 TL olduğundan, hesaplanan toplam tazminatın poliçe limitini aştığının tespit edildiğini, davacıların tazminatlarının poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, davacı ... lehine 117.434,73 TL ve davacı ...lehine 57.565,27 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplanarak, hesaplanan tazminat poliçe limitine eşitlendiğini, davacı tarafça, davalı ... şirketlerine yapılan başvurunun, 13.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin davalı evrak kayıt kaşesinden tespit edildiğini, mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, öğrenme tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 24.09.2021 tarihinde davalı ... şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığını, kazaya sebebiyet veren 34 UP 8722 plakalı aracın kullanım amacının hususi-otomobil olduğunun ... poliçesinden tespit edildiği bildirilmiştir. Davalı yanın hesaplamaya ilişkin itirazına da soyut olmakla itibar edilmemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ... kapsamında maddi destekten yoksunluk tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin zamanaaşımı def'i değerlendirildiğinde; tazminata konu trafik kazasının 16/05/2010 tarihinde gerçekleştiği, trafik kazası neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiği, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan söz konusu trafik kazası 5237 sayılı yasanın 85/1 maddesi kapsamında bir fiil niteliğinde olduğu, TCK 66/1-d maddesinde ön görülen ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olup bu zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaaşımı süresinin dolmadığı değerlendirildiğinde davalı vekilinin zamanaaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir. ... sayılı ilamı)
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.
Davaya konu trafik kazası sürücü desteğin tam kusuru nedeniyle 16/05/2010 tarihinde meydana gelmiştir. ... yeni genel şartları ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Toplanan delillere göre, davacıların murisinin aracının tek taraflı yaptığı trafik kazasında davacıların murislerinin vefat ettiği, mirasçıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile eldeki davayı açtığı, davacıların zararının TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, ... tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğu değerlendirilerek rapora itibar edildiği, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun yukarıda açıklandığı üzere hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek davacıların maddi tazminat davasının sübut bulduğu ve 30.04.2024 tarihli talep artırım dilekçeleri de gözetilerek davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
175.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 117.434,73TL'sinin davacı ...'a, 57.565,27TL'sinin davacı Haluk Yasak'a 24.09.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitleri ile sorumlu olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine,
Alınması gereken 11.954,25TL harçtan peşin alınan 269,85TL ile ıslah harcı 600,00TL'nin toplamı 869,85TL'nin mahsubu ile bakiye 11.084,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3,120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85TL harç ile 600,00TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 28.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.620,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024
...
.