T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/657 Esas - 2023/902
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/657 Esas
KARAR NO: 2023/902
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: 3- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 27/09/2007
BİRLEŞEN ... ESAS
SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1- ...
VEKİLİ. Av. ...
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
3- ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA TARİHİ: 29.11.2007
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekiline ait ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı davalı ... A.Ş.'den satın aldığı römorku davalı ... şirketine kiraya verdiğini, davalı ... şirketi ile üst taşıyıcı ... arasında imzalanan 27/04/2007 tarihli taşıma sözleşmesine göre ... şirketine ait yükün ... tarafından ... 'da bulunan firmaya tesliminin taahhüt edildiğini, alt taşıyıcı ... şirketi ile üst taşıyıcı ... arasında aynı tarihli alt taşıma sözleşmesi imzalandığını, aracın şoförlüğünü oğlu ...'nin yaptığını, sefer sırasında aracın römork bölümünde çıkan yangın neticesinde taşınan emtia ile birlikte aracın yanarak zayi olduğunu, teknik rapora göre yangının çıkış sebebinin taşınan malın beyan edildiği gibi kuru yük olmaması olduğunu, taşınan emtia ile birlikte araç ve römorkun da tamamen yandığını, bu nedenle müvekkilinin aracın çalıştırılmamasından kaynaklı zararı da olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın meydana geldiği 20/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/02/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile, çekici yönünden talebini 42.000,00 TL, römork yönünden 11.000,00 TL, kazanç kaybı yönünden 20.000,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduğunu, olay ile ilgili müvekkilinin kusurlu olmadığını, araç sürücüsünün sızıntıyı fark etmesine rağmen yükü kontrol etmediğini, gerekli önlemleri almadığını, araç sürücüsünün yükleme sırasında araca nelerin yüklendiğini görerek ve bilerek teslim aldığını, müvekkili ile ... arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 9. maddesinde belirtildiği gibi davacı tarafından gerekli kadar yük sabitleme kayışının araçta bulunmadığını, aracın hızlı gitmesi durumunda demir bidonların sürtünerek elektrik enerjisi ortaya çıkacağının kuvvetli muhtemel olduğunu, yangının çıkışındaki sebebin aracın hızlı gitmesi olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının elde ettiği yararın yoksun kaldığı kardan mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yük taşınırken belirlenecek en önemli hususun yükün ... yada ... olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, ...'lu olmasının patlayıcı, yanıcı, parlayıcı yada bir arada bulunduğu mallar için tehlike olmasını ifade ettiğini, bu yüklerde aracın özel yangın tertibatlı olması gerektiğini, müvekkili ile ... şirketi arasında yapılan taşıma sözleşmesinde yükün ...'suz yük olarak bildirildiğini, buna göre sözleşme yapıldığını, davacı tarafından da yükün kuruyük olarak bildirildiğini, müvekkilinin basiretli tacir özenini gösterdiğini, müvekkiline yüklenecek herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil çalışanlarının kusuru olmadığını, römorkun davacıya ait olduğunu ve 10.000,00 TL kira ödendiği hususunun doğru olmadığını, sözleşmedeki miktarın belli olduğunu, sürücü ...'nin müvekkili çalışanı olmadığını, müteselsil talebinin bu nedenle reddi gerektiğini, römorkun şirketlerine ait olduğunu, römork bedeline ilişkin zarar taleplerinin saklı tutularak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu emtianın taşınması için davalı ... ile taşıma sözleşmesi imzalandığını, 22/05/2007 tarihinde araçların içerisinde bulunan yükün yandığını, ilgili ülke mahkemesi tarafından verilmiş olan bilirkişi raporlarında malların tamamen yandığı ve mallarda boya kaçağı olduğu ve boya kaçağının ... İstasyonunda tespit edildiği, ancak mallar mühürlü olduğundan gerekli önlemlerin alınmadığını, yangının malların birbiri ile sürtünmesi ile oluşan elektrik boya emtiasının dökülmesi nedeniyle meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiğini, müvekkili ile ... arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinde belirtilen yük sabitleme kayışı ve gergi bulundurulması gerekirken bulundurulmadığını, yükün sabitlenmediğini, araç sürücüsünün yüklemeye nezaret ederek araca nelerin yüklendiğini bilerek teslim aldığını, yangına aracın hızlı gitmesinin sebep olduğunu, ... tarafından taşıma sigortasının yaptırıldığını, davalı sigorta şirketine müracaat edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 Euro'nun kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Birleşen davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin kendisine ait ve kendisinden başkası ile kira akdi olmayan kiralık araçlarla taşınmasını taahhüt ettiği mallara gelecek zararlar nedeniyle taşıyıcıya düşebilecek zararlar ile ilgili 1.000.000,00 Euro muadili TL karşılığı poliçe ile sigorta güvencesinin alındığını, olay ile ilgili sigortalı taşıyıcının kusurlu olmadığını, taşıyıcı ve şirketlerin zarardan sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcının dava konusu olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun olmadığını, ancak müterafik kusur izafe edilebileceğini, müvekkili şirketin bu nedenle sorumluluğunun olmadığını, temerrüde düşürülmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yükün yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı ... yük olmasına rağmen ... yük olarak bildirildiğini, buna göre müvekkilinin taşıma sözleşmesi yaptığını, ... hükümlerine göre taşıyıcıya herhangi bir kusur izaf edilemeyeceğini, yükle ilgili gerekli ambalajlama yapılmadığını, göndericinin zarardan sorumlu olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; römorkun şirketlerine ait olduğunu, çekici ile birlikte römorkun da yandığını, davacı şirket ile ... arasında ... Yük Taşıma anlaşması yapıldığını, müvekkili şirketin yüklerin ne olduğunu kontrol etmesinin mümkün olmadığını, ... ve davacı şirketin müvekkili şirketin zararından sorumlu olduğunu, sürücü ...'nin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek römork bedeline ilişkin zarar talepleri saklı kalmak kaydıyla haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, davacıya ait çekicinin taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle tamamen zayi olmasından kaynaklı çekici bedelinin tazmini ve çekicinin kullanılamamasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin, birleşen dava ise, ... Konvansiyonu hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce 23/10/2014 tarihinde asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine ... sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, Mahkememizce bozma ilamına uyularak verilen 22/10/2019 tarihli hüküm ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davalı ... şirket vekilleri tarafından temyizi üzerine ... sayılı ilamı ile, "Dava, haksız fiil ve kira sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 18.01.2016 tarihli ve .... . sayılı bozma ilamında; asıl davada davacı ile davalı ... A.Ş. arasında kira sözleşmesi bulunduğu ve ıslaha yönelik zamanaşımı def’inin buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, anılan davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu ve ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı ... A.Ş.’ye yönelik davanın ıslah edilen kısım yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi hükmü uyarınca kira alacağının tahsili davalarında zamanaşımı süresi 5 yıl olup, bunun dışındaki tüm alacaklar ise aynı kanunun 146.maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının zararın tazminini talep ettiği çekicinin 20.05.2007 tarihinde yandığı, ıslahın ise 01.02.2013 tarihli olduğu anlaşılmakla, bu durumda mahkemece, ıslah edilen kısım yönünden hangi zamanaşımının uygulandığı ve alacağın ne zaman muaccel olduğu belirlenmek suretiyle zamanaşımı def’inin karara bağlanması gerekirken, gerekçesiz olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı yararına bozumasına karar verilmesi gerekmiştir," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, davalı ... şirket vekilinin karar düzeltme istemi üzerine ... sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Karar düzeltme ilamında da belirtildiği üzere, hükme ilişkin tarafların sair temyiz itirazlarının reddi üzerine kararın sair hususları kesinleşmiş, uyuşmazlık davalı ... şirketi yönünden ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmıştır.
Davalı, davacının ıslah işlemine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, ıslah edilen bölüm yönünden davanın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Yargı kararları ve öğretide kısmi ıslahta dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir (....). Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir (... sayılı ilamları). TBK'nun 147/1. maddesi (818 sayılı BK'nun 126/1. maddesi) uyarınca kira alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır ve zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar (TBK 149. madde-BK 128. madde)
İlk bozmada davacı ile davalı ... şirketi arasındaki kira ilişkisinin niteliğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
TBK'nun 357. maddesi uyarınca "Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir," ve bu sözleşme için özel olarak düzenlenmeyen hususlarda adi kiraya ilişkin hükümler geçerlidir. Davaya konu çekici ve römorkun da davalı tarafından taşıma işinde kullanılarak gelir getirdiği anlaşılmakla taraflar arasında hasılat kirasının söz konusu olduğu değerlendirilmiştir.
TBK'nun 334 (818 sayılı BK'nun 256) maddesi uyarınca kiracı kiralananı teslim aldığı şekilde geri vermekle yükümlüdür. Kiracının bu sorumluluğu kira borcu gibi dönemlik bir borç olmayıp kira sözleşmesinden doğan bir sorumluluk olduğundan somut olayda TBK'nun 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir (... karar sayılı ilamı). Çekicinin 20/05/2007 tarihinde yandığı, ıslahın ise 01/02/2013 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davalı ... şirketi yönünden ıslah tarihi itibari ile davalının zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bozma ilamları uyarınca kesinleşen hususlar da gözetilerek, asıl davada römorka yönelik dava dilekçesinde talep bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... şirketinin taşınan yüke ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunarak haksız fiil hükümleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu, haksız fiil hükümleri uyarınca ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu miktar yönünden davacının talebinin kısmen yerinde olduğu, davalı ... şirketinin yükün niteliğini bilmesine rağmen gerekli önlemleri almayarak TBK'nun 334. maddesi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediğinden zarardan sorumlu olduğu, bu davalı yönünden yukarıda açıklandığı üzere ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğramadığı, bu davalıların TBK'nun 61. (BK'nun 51.) maddesi uyarınca zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ... yönünden zararın oluşmasında kusuru bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Birleşen davaya ilişkin olarak, birleşen davacının davanın ispatına ilişkin bilirkişi ücretini verilen ihtarlı kesin sürede yatırmadığı anlaşılmakla birleşen davanın ispatlanamadığından reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Asıl davanın kısmen kabulü ile,
a)Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
b)Davalılar ... şirketi ve ... şirketi aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 42.000,00 TL çekici zararı ve 20.000,00 TL kazanç kaybının (davalı ... şirketi 8.000,00 TL çekici zararı ve 1.000,00 TL kazanç kaybından sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyeek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada alınması gereken 4.235,22 harçtan peşin alınan 135,00 TL peşin harç ile 170,80 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 2.929,42 TL harcın davalılar ... şirketi ve ... şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına, (daha önce harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise dikkate alınmasına)
Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... şirketi ve ... şirketinden (davalı ... şirketi 9.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Asıl davada davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen bozma ilamından önce yapılan 2.223,16 TL yargılama gideri ile bozma ilamından sonra yapılan 4.519,02 TL’nin davalılar ... şirketi ve ... şirketinden (davalı ... şirketi 978,70 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen mahkememizin .... esas sayılı davasının REDDİNE,
Birleşen davada alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 239,00 TL harçtan mahsubu ile fazla 30,85 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Birleşen davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen kısım üzerinden karar tarihindeki ... Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden (31.3594 TL) hesaplanan 49.039,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine,
Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... ilgili hukuk dairesine başvurmak suretiyle temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2023
Katip .... Hakim ...
¸¸ ¸¸