T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/234
KARAR NO : 2025/94
...
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
K.YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... davalı ... üyesi olup, 22/06/2019 tarihli kooperatif genel kurulunda alınan ihraç kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararına karşı dava açılmışsa da ilk derece mahkemesince hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verildiğini, karar bölge adliye mahkemesince onandığını, son aşamada karar temyiz incelemesi neticesinde 26.10.2022 tarihli karar ile onanarak müvekkilinin ihracının kesinleştiğini, davacı müvekkili, 2002 yılından ihraç tarihine kadar ki dönemde aidatlarını ödemiş, dönem dönem kooperatif yönetiminde dahi bulunduğunu, davacının ihracına ilişkin genel kurul kararının alındığı tarihte davacı ile bir kaç üye dışında herkes kooperatif konusunu oluşturan taşınmazların devrini aldığını, taşınmazların tapuları üyeler adına geçirildiğini,, yani müvekkili ile bir kaç üye dışında herkes tapusunu aldığını, müvekkilinin tapusunu alamama sebebi ise davalı yanın dava dışı arsa sahipleri ile arasında bulunan uyuşmazlıklardan kaynaklanması olduğunu, bu noktada davalı yan kooperatif ile dava dışı arsa sahipleri arasında tapuların devrine ilişkin bir takım uyuşmazlıklar olmasaydı, müvekkili hakkında, ihraç kararı alınmadan önce tapusuna kavuşacak, ihraç edilse dahi hak ettiği taşınmaz tapusu uhdesinde kalacağını, acak davalı yanın tapuyu veremediği gibi bir de müvekkilini ihraç etmesi, ihraç tarihinde tapu değerini ödememesi gözetildiğinde müvekkilinin zarara uğradığının açık olduğunu, bahsedilen zarara karşılık davalı kooperatif müvekkili üzerinden zenginleşmekte, paylaşımı tamamlandıktan sonra fazladan bir adet tapu sahibi olduğunu, gerek üyeler arasındaki eşitliğin sağlanması, gerekse müvekkilinin tapusunun verilmemesinde kusurunun olmaması gözetildiğinde davalının müvekkili zararına zenginleştiğinin açık olduğunu, davacı müvekkili, 2002 yılından ihraç tarihine kadar kooperatif üyelik aidatlarını ödemiş olup, ihraç kararının verildiği tarihte dahi kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar aidat borcu nedeniyle ihraç edilmişse de yargıya taşınan ihraç kararı hak düşürücü süre nedeniyle değerlendirilememiş olup, mahkemece bu hususun ayrıca değerlendirilmesi ile ihraç tarihine kadar ödenen ve ödenmeyen aidatların davalı kooperatif kayıtları ile bilahare sunacakları belgelerle tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin ihracı tarihinde kendisi ile aynı dönemde ihraç edilen ve fakat adına tapusu çıkan üyeler varken müvekkilin bu şekliyle mağduriyeti açıkça kooperatif üyeleri arasında mevcut eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu manada gerek eşitlikçi olmayan uygulama gerekse mülkiyet hakkının özünün bu yönüyle ihlali temel hak ve özgürlükler anlamında da hak ihlali anlamına geldiğini, yıllarca aidat ödemiş müvekkilinin bu aidatlarını hiçbir güncelleme olmaksızın iadesi ile somut olarak ortaya çıkmış taşınmazın bir başka kişiye devri yahut kooperatifçe el konulması açıkça mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, zira bir tarafta davacının zarar gördüğü herkesçe kabul edilecek bir olgu iken diğer yanda sembolik bir bedel olan aidatların iadesi ile taşınmazı uhdesine geçirecek olan davalının sebepsiz zenginleştiğinin açık olduğunu, kooperatifin bu yönüyle salt kanun hükmünün uygulanması halinde haksız kazanç elde edeceği ve müvekkili davacı üyenin ise şeklen olmasa dahi mülkiyet hakkının özü itibariyle ihlal edileceğini, hak düşürücü süre nedeniyle ihraç kararının kesinleştiği bu durumun usuli olması karşısında doğurduğu sonuç itibariyle mülkiyet hakkına tecavüz niteliği taşıdığı kuşkusuz olduğunu, açıklanan yahut resen belirlenecek nedenler ile faiz ve fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, yaklaşık ispat koşullarının somut olayda olması, ihraç edilen üyenin aidat alacağının bulunduğu noktasında uyuşmazlık bulunmaması, müvekkiline tahsis edilmiş taşınmaza ilişkin kooperatif hissesi hakkında tedbir verilmemesi halinde üçüncü kişilere devrinin muhtemel olması, mevcut durumda meydana gelecek değişikliklerin hakkın elde edilmesini tamamen imkansız hale getireceği de gözetilerek, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, davacı müvekkilinin ödediği aidatlara karşılık olarak ihraç tarihinde kooperatif hissesine denk gelen taşınmazın rayiç değeri, yargı kararları, denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek uğramış olduğu zararın şimdilik belirleyebildikleri 10.000,00 tl'sinin işleyecek faizi ile tarafımıza ödenmesine, mahkemece yaptıkları açıklamalar neticesinde müvekkili lehine tazminata hükmedilmeyecek ise davacı ihraç edilen üyenin aidatlarının denkleştirici adalet ilkesi gözeilerek iadesini, çıkma/çıkarılma alacağı olarak şimdilik belirleyebildikleri 10.000,00 tl sinin işleyecek faizi ile taraflarına ödenmesine, yargılama harç ve giderleriyle beraber vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 09.12.2024 tarihli dilekçesi ile: Dava değerleri asıl alacak yönüyle 183.204,34 TL (10.10.2021 den itibaren faizi ile taraflarına ödenmesi) olarak artırdıklarını, davacı müvekkilinin ödediği aidatlara karşılık olarak ihraç tarihinde kooperatif hissesine denk gelen taşınmazın rayiç değeri, yargı kararları, denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek uğramış olduğu zararın şimdilik belirleyebildikleri 10.000,00 TL'sinin işleyecek faizi ile taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dava dilekçesinde dile getirdiği açıklama ve beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacı, üyelik hak ve vecibelerini yerine getirmediğini, kooperatife olan ödemelerini zamanında ve gereği gibi yapmadığını, bu nedenle davalı kooperatif davacı hakkında ... K sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına vaki itirazın 43.279,00 TL, asıl alacak, 21.447,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.726,93 TL üzerinden takibin devamına, hüküm olunan tutar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine …” karar aldığını, yine mahkemenin itirazın iptali davasında verdiği hükümde davacının ödemesi gereken yargılama gideri ve vekalet ücretleri de karar altına alındığını, davacı kooperatife olan üye aidat borçlarını ödemediğinden kendisine ihtar gönderilmiş ve borcunu ödememesi halinde kooperatif üyeliğinden ihraç edileceğinin kendisine bildirildiğini, ancak davacı kesinleşen mahkeme kararına rağmen kooperatife olan borçlarını ödemediğini, davalı kooperatif yönetimi, davacının, kooperatife olan borçlarını ödememesi üzerine, davacının üyelikten çıkarılmasına karar almış ve bu karar genel kurul tarafından (22.06.2019 tarihli ) kabul edilerek genel kurul kararı ile davacı üyelikten çıkarıldığını, çıkarılma kararına karşı davacı ... K sayılı ilamı ile temyiz talebi de ret edilmiş ve çıkarma kararı bu hali ile kesinleştiğini, davacı, kooperatife olan aidat borçlarını ödemediğinden kooperatif üyeliğinden çıkartıldığından ve yargı kararları ile bu durum kesinleştiğinden artık çıkarma kararının hukuka aykırı olduğu iddiası gerçek dışı kaldığını, açıklanan nedenlerle, davacının usul ve esas bakımından yasaya aykırı olan davasının; öncelikle zamanaşımı yönünden usulden reddine, bunun uygun görülmemesi halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle tazminat olmadığı takdirde aidat alacağına ilişkin dava olduğu anlaşıldı.
Aidat ödemelerine ilişkin dekontlar, Hesap ekstreleri, tebligatlar, icra takip dosyaları, icra dosyalarına ait ödeme emri ve itirazlar
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, davacı kooperatif defterleri ve toplantı tutanakları, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı, kolluk araştırması, banka kayıtları, ... E sayılı dosyası, Kooperatife ait bilançolar, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, hesaplara ilişkin kayıt ve belgeler ile ihraç kararları ilamı dosya arasına alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 28/06/2024 tarihli raporda:Davacı ...'ın, davalı kooperatife üyesi bulunduğu süre içerisinde toplam, 229.000,00.TL.aidat tahakkuk yapılmış olduğunu, ancak, 45.454,30.TL.borcunun mevcut olduğu dikkate alındığında, net ödeme tutarının, 229.000,00.TL. (-) 45.454,30.TL. - 183.545,70.TL.olduğunu, bu alacağından, 342,36.TL cari gider payının mahsubundan sonra, 183.545,70.TL. (-) 342,36.TL - 183.20334.TL alacak tutarında alacağının bulunduğunu, davacının talebinin ise, 10.000.TL. olduğunu,bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereğince, talep miktarı olan 10.000.TL alacağının mevcut olduğunun kabulü gerektiği bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 25.10.2024 tarihli ek raporda: Kök raporda belirtildiği üzere, davacının, 22/06/2019 tarihinde kooperatiften ihraç edilmiş bulunduğunun ihtilafsız olduğunu, yine, davalı kooperatifin 31.12.2019 tarihli defter kayıt ve bilançosuna göre davacının ödediği aidat miktarı 183.545,70.TL olduğunu, diğer taraftan üye olduğunu, davalı kooperatifin 31.12.2019 tarihi itibari ile bilançosunda, dönem zararının, 16.775,66.TL olduğunu, bu verilerden hareketle, davalı kooperatifin, 2019 yılı sonu itibari ile 49. ortağının olduğunu, buna göre,16.775,66.TL./ 49 ortak ve 342,36.TL.cari gider payının mevcut olduğunu, bu durumda, 183.545,70.TL. (-) 342,36.TL. ” 183.20334.TL. alacak tutarının mevcut olduğu tespit edildiğini, diğer taratan, davacının davalı kooperatiften olan alacağının 2019 yılı bilançosunun onaylandığı 10.09.2021 tarihinden itibaren 1 ay içinde (en geç 10.10.2021 tarihinde ödenmesi gerekmekte olduğu dikkate alındığında ve davalı kooperatifin ayrılan veya istifa eden üyelerin ödemeleri ile ilgili bir karar mevcut olmadığı gibi, ayrılan üyelere ödemeler yapıldığı dikkate alındığında 10.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, 10.10.2021 tarihinden, dava tarihi olan, 01.04.2024 tarihine kadar, yasal faiz uygulanması ile, davalı kooperatiften talep edebileceğini, 183.204,34.TL asıl ve 40.837,00.TL. temerrüt faizi olmak üzere toplam, 224.041,34.TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük başlıklı 17. maddesinde Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan orlağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.” denilmektedir.
... ilamı,“Dava, kooperatiften ayrılma nedeniyle, ödenen aidat paraların istirdadı istemine ilişkindir. Emsal dava dosyasındaki kooperatif ana sözleşmesinin ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddeleri hükümleri gereğince, davacının kooperatife yatırdığı paralarının, ancak bilançoya göre ilgili üyenin payına düşen gider düşüldükten sonra, kalan kısmının iadesi mümkündür.” şeklindedir.
... K. sayılı kararı ''Dava kooperatif ortaklığından ihraç nedeniyle ödenen aidatların tahsili istemine ilişkindir. Ancak, gerek 1163 sayılı Yasa'nın 17nci gerekse yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 15'nci maddeleri hükümleri uyarınca kooperatiften ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların ödenmesi ise bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde mümkündür.” şeklindedir.
Kooperatif üyelik alacakları genel zamanaşımına tabi olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir. Dava niteliği gereği belirsiz alacak açılabileceğinden ve davacı usulüne uygun açıldığından ve talep arttırm dilekçesi süresinde verildiğinden buna ilişkin itirazların reddine karar verilmiştir.
Davadaki uyuşmazlık: Kooperatif ortaklığından çıkarıldığı ileri sürülen davacının aidat alacaklarının veya çıkma payı alacaklarının belirlenmesi ve belirlenen alacağın muaccel oldukları tarihten itibaren işletilecek yasal faizleriyle beraber, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının Kooperatif üyesi olup olmadığı, üyesi olduğu halde kooperatif ortaklığından çıkıp çıkmadığı, varsa alacak miktarı hususunda muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, varsa alacak ve işlemiş faizin tutarının ne olduğu, taşınmazın rayiç bedeli bu bedele hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre somut olayda davalı kooperatifin, davacının davalı muavin hesabında üye olarak kaydının yer aldığı, 22/06/2019 tarihli genel kurulunda alınan karar ile ihraç edilmiş olduğu, sabittir. Davacının çıkarılma kararına karşı davacı ...E sayılı dosyasında ‘çıkarılma kararının iptalini dava konusu yaptığı, bu dava mahkemece ret edilmiş, ... Dairesinin kararı ile temyiz talebi reddedilmiş çıkarma kararı bu hali ile kesinleşmiştir. Genel kurul kararları iptal edilmediği müddetçe tüm ortakları bağlamaktadır. Davacı taşınmazın rayiç bedeli ve “denkleştirici adalet ilkesi uyarınca Tefe-Tüfe, altın fiyatları, döviz kurundaki değişim ve döviz kuru ile düşen taşınmazın değeri üzerinden paranın uğradığı zararın da hesaplanmasını talep etmekte ise de davcının ihracının iptaline ilişkin açmış olduğu dava red edildiğinden, yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca kooperatiften ayrılan ve çıkarılan üyenin kooperatife üyelik paralarının istirdatını isteyebileceği kooperatif ana sözleşmesi ve 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 17/1 maddeleri gereğince davacının kooperatife yatırdığı paraların ancak bilançoya göre ilgili üyenin payı düşüldükten sonra kalan kısmının iadesi mümkün bulunduğundan davcı tarafça kooperatif aidatlarının tam ödenmediği de gözetildiğinde rayiç bedele ilişkin talebi yerinde görülmeyerek talebin reddine karar verilmiştir.
Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. Konut yapı kooperatiflerinde Geçersiz Sözleşme hali, Konut yapı kooperatiflerinin, sahip oldukları, hisse sayısını aşan konutları, üye kaydetmeksizin ve Genel kurul onayı alınmaksızın satmaları veya Kapıcı dairesi gibi imar kanunu yönünden mesken olması mümkün olmayan ortak kullanım yerlerini satmaları veya iş karşılığı vermeleri şeklinde karşılaşılan durumlardır. Bu durumda yargı kararı ile de açıkça hüküm altına alınmış olduğu şekilde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız iktisap kurallarına uygun çözümlenmesi ve tasfiye edilmesi gerekir. Dolayısıyla bu durumlarda, bu iade yapılırken bir tarafın mal varlığından çıkan değerlerin diğer tarafın zenginleşmesine yol açmaması ve verilen bedelin verildiği tarihteki alım gücüne ulaştırılması gereklidir. Bunun da ancak denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması ile mümkün olacağı benimsenmiştir. ... li kararı ile; “Hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı dikkate alınmalıdır. İadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerekir. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade borçlusu haksız zenginleşmiş olacaktır. Öte yandan iadenin kapsamı belirlenirken geçersiz sözleşmenin ifa edilmeyeceğinin öğrenildiği tarih esas alınmalıdır. Bu nevi davalarda mahkemece yapılacak iş, davacının ödediği paranın çeşitli ekonomik etkenlerdeki artışlar nazara alınarak ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırmaktan ibarettir.” şeklinde karar vermiştir. Bu nedenlerle davacının, adaletin denkleştirilmesi suretiyle hesaplama talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı kooperatif kayıtlarına ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporuna göre davalı kooperatifin 31.12.2019 tarihli defter kayıt ve bilançosuna göre davacının ödediği aidat miktarı 183.545,70.TL olduğu, davalı kooperatifin 31.12.2019 tarihi itibari ile bilançosunda, dönem zararının, 16.775,66.TL olduğu, davalı kooperatifin, 2019 yılı sonu itibari ile 49. ortağının olduğunu, buna göre,16.775,66.TL./ 49 ortak ve 342,36.TL.cari gider payının mevcut olduğu bu durumda, 183.545,70.TL. (-) 342,36.TL” 183.20334.TL. alacak tutarının mevcut olduğu tespit edilmiş, diğer taratan, davacının davalı kooperatiften olan alacağının 2019 yılı bilançosunun onaylandığı 10.09.2021 tarihinden itibaren 1 ay içinde en geç 10.10.2021 tarihinde ödenmesi gerekmekte olduğu dikkate alındığında ve davalı kooperatifin ayrılan veya istifa eden üyelerin ödemeleri ile ilgili bir karar mevcut olmadığı gibi, ayrılan üyelere ödemeler yapıldığı dikkate alındığında 10.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, 10.10.2021 tarihinden, dava tarihi olan, 01.04.2024 tarihine kadar, yasal faiz uygulanması ile, davalı kooperatiften talep edebileceği, 183.204,34.TL asıl ve 40.837,00.TL. temerrüt faizi olmak üzere toplam, 224.041,34.TL davcının alacağının bulunduğu bildirilmiştir. Davacının ödediği alacaklara ilişkin olarak 183.204,34 TL aidat alacağının (çıkma çıkarılma payı) 10/10/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Kop'den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile;
A-Taşınmazın rayiç değerine ilişkin talebin reddine,
B-183.204,34 TL aidat alacağının (çıkma çıkarılma payı) 10/10/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 12.514,68TL harçtan peşin alınan 427,60TL ile tamamlama harcı 2,960,00TL harcın mahsubu ile bakiye 9.127,08TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 3.384,00TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 3.876,00TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.707,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 4.424,58TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 1.200,00TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 72,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]