T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/285 Esas
KARAR NO : 2025/328
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. .. ....
Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2016
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı arasında ticari ilişki kurulduğunu, davalıdan malzeme alındığını, borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin 28/12/2011 tarihli protokolün düzenlendiğini, protokole göre davalının 655.120,00 TL asıl alacak ve 181.542,00 TL faiz olmak üzere toplam 836.622,00 TL alacağı bulunduğu halde davalı tarafından 1.030,458,00 TL (... şirketi tarafından ödenen 230.458,00 TL ile temlikten ödenen 800.000,00 TL) tahsil edildiğini, davacının yaptığı 193.796,00 TL fazla tahsilatın iadesi için davalıya .... Noteriği'nin 10/07/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmemesi nedeni ile davalı aleyhine .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve dosyanın da takipsiz kalarak işlemden kalktığını ileri sürerek bu dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile şimdilik 60.454,77 TL'nin ödeme gününden işleyen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/09/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, 110.655,44 TL'nin ödeme gününden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacak miktarının belli olduğu hallerde kısmi dava açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise, davacı iş ortaklığına 655.120,00 TL bedelli mal satımı yaptığını, buna karşılık ... bankasına ait 20/12/2011 keşide tarihli ... nolu 332.700,00 TL bedelli, ... ait 05/01/2012 keşide tarihli ... nolu 202.240,00 TL bedelli, ... bankasına ait 12/01/2012 keşide tarihli ... nolu 120.180,00 TL bedelli üç adet çek teslim edildiğini, çeklerin ibrazı ile karşılıksız çıkması üzerine 28/12/2012 tarihli protokolün düzenlendiğini, protokol gereği ... inşaatın ...'den alacağı (davalının ...'na olan 800.000,00 TL kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere) davalıya temlik edildiğini, borcun ne zaman ödeneceği belli olmadığından aylık %2,5 oranında faiz kararlaştırıldığını, müvekkilinin temlik alacağına kavuşabilmek için 26/07/2012 tarihli çekin davacıya teslim edildiğini, onların da cirolayarak robot görüntüleme işinin yapıldığını, bu çeke karşılık davacılardan ... şirketinin müvekkili lehine 05/102/2012 tarihli çek düzenlediğini ve davalının da işleyen faizi keserek kalan kısmı iade ettiğini, hakedişten sonra sigorta yapılması gerektiğinden sigorta primi olan 7.040,00 TL'yi müvekkilinin 23/10/2012 tarihinde ödediğini ve işleyen faizi uygulayarak bakiye kısmı iade ettiğini, yine işlerin yürütülebilmesi için temlik edilen alacağın sahibi ... ve davacı... şirketlerinin yetkilisi olan ...'a 23/11/2012 tarihli 5.000,00 TL bedelli çek, ... şirketine 03/12/2012 tarihli 3.000,00 TL bedelli çek, ... ve... şirketlerinin yetkilsi ...'a 01/02/2013 tarihli 50.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, işlemiş faizi düşerek kalan 54.000,00 TL'yi davacılara iade ettiğini, hesabın kapatıldığını ve davacıya teminat senetlerini iade ettiğini, davacının alacağının kalmadığının savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap mutabakatına dayalı fazla yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine .... sayılı ilamı ile, "Somut olayda aynı konuda görevlendirilen bilirkişilerin ayrı ayrı ve birbirinden farklı rapor verdikleri ve birbirlerinin görüşünden de haberdar olmadıkları anlaşılmaktadır. Usul ve yasaya aykırı alınan ve yeterli olmayan raporlardan birine üstünlük tanınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece; yapılacak iş konusunda yeni bir uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak tarafların protokol kapsamında alacak borç durumunun belirlenerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir," gerekçesi ile kararın kaldırılarak Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamından sonra mali müşavir, bankacı, nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 01/10/2024 tarihli raporda özetle, dosya kapsamı, kaldırma ilamı, tarafların daha önce alınan bilirkişi raporlarına itirazları ile dosya kapsamındaki beyanları göz önüne alınarak yapılan hesaplamada, davacı tarafından davalıya 96.622,50 TL fazla ödemede bulunduğu bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 28/03/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Kaldırma ilamından önce alınan raporun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunun kaldırma ilamı ile de belirlenmesi ve yeni raporun dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Mal satımına dayalı davalıya verilen üç adet çekin karşılıksız çıkması neticesinde taraflar arasında ihtilaf bulunmayan protokol ile dava dışı ... şirketinin ...'den alacağı 800.000,00 TL'nin davalıya temlik edildiği, yine davacılardan ... şirketi tarafından 230.458,00 TL ödendiği, temlik edilen alacağın parçalar halinde ödendiği, ödemenin 19/03/2014 tarihinde tamamlandığı görülmüştür.
Taraflar arasında borç ve yapılan ödemelere ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı tarafından temlikname alacağının tahsili amacıyla harcama yapılıp yapılmadığı, bu harcamalara davalı tarafından ödeme tarihine kadar faiz işletilmesinin gerekip gerekmediği ve davalıya yapılan ödemelerden davacıya iadesi gereken miktar olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki protokolün 3. maddesinde, "Temlik bedeli tahsil oluncaya ve/veya Doğu'ya borçlar tasfiye/ödeninceye kadar geciken günler için aylık %2,5 faiz" ödenmesinin kararlaştırıldığı ve 30/06/2012'ye kadar kesin vade konulduğu, faizin de ödenmesi suretiyle bakiye alacağın ... ya da... şirketine iade edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalının temlik alacağının tahsili amacıyla yaptığını iddia ettiği 4 alacak kalemi bulunmaktadır. İlki 40.000,00 TL bedelli davacı ortaklığa teslim edilen çeke ilişkindir. Bu çekin karşılığında davacı tarafça da karşılık çek verilmesi gözetildiğinde bu çekin temliknamenin tahsili kapsamında verildiğini kabul etmek gerekmiştir. İkinci husus davalının ödemiş olduğu 7.040,00 TL bedelli sigorta pirimine ilişkindir. Ödemenin temliknameye konu işin yapılmasında kullanıldığı sabit olduğundan bu harcamanın da temliknamenin tahsili amacıyla verildiği kabul edilmiştir. Üçüncü husus davalı tarafından ... ve... şirketlerinin temsilcisine verilen 3.000,00 TL, 5.000,00 TL, 50.000,00 TL bedelli üç adet çeke ilişkindir. Çeklerin bedeli de dikkate alındığında, çeklerde bu yönde bir açıklama bulunmadığı ve illetten mücerret oldukları gibi usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde de ödemelerin kaydının bulunmadığı, yalnız davacı temsilcisine verilmesinin davalının temlik konusu işin tamamlanması, dolayısıyla temlik alacağının tahsili için verildiğine ilişkin savunmasını ispata elverişli sayılamayacağı kanaatine varılmıştır.
Kabul edilen 40.000,00 TL ve 7.040,00 TL yönünden davalıya ödeme yapılıncaya dek faiz işletilmesinin gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilmesine gelince, protokolde bu yönde bir hüküm bulunmadığı ve davalıya bu yönde verilmiş bir yetki bulunmadığından bu harcamaların vekaletsiz iş görme kapsamında sayılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu hali ile protokolde belirtilen faiz hükmünün bu masraflara uygulanması mümkün görünmemiştir. Diğer alacak kalemlerine ilişkin olarak ise kaldırma ilamından sonra düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, işlemiş faiz ve TBK'nun 100. maddesi gözetilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek 96.622,50 TL'nin davacıya iadesinin gerekeceği ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davalının zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesine gelince, .... sayılı ilamında belirtildiği üzere, kural olarak sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmayacağı, eldeki davada iade talebinin sözleşme ilişkisi dolayısıyla kurulan temaslar sırasında farklı bir gerekçeyle değil bilakis sözleşme dolayısıyla yapılan fazla ödemenin iadesinin talep edildiği, bu hali ile uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme değil, sözleşme hükümleri uyarınca çözülmesinin gerekeceği, bu nedenle zamanaşımı süresinin de buna göre belirlenmesinin gerekeceği değerlendirilmiş olup sözleşmeden kaynaklanan alacağın temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile talep edilebileceği, davalının 10/07/2014 tarihli ihtarda belirtilen tebliğden itibaren 3 günlük sürenin bitimi ile temerrüde düşmüş olduğu değerlendirilerek, ihtarnamede belirtilen alacak miktarı da gözetilerek, alacağın bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, sonuç olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
96.622,50 TL’nin 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 6.600,28 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.032,42 TL ile sonradan yatırılan ıslah harcı olan 857,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.710,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, daha önce harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise dikkate alınmasına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 14.032,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça kaldırma ilamından önce ve sonra iş bu yargılama sırasında yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 20.789,80 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 18.153,30 TL'si ile 1.889,72 TL toplam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 78,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 9,90 TL'si davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸