T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/331 Esas - 2025/291
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/331 Esas
KARAR NO : 2025/291
HAKİM :......
KATİP :......
DAVACI :......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 2- ......
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bakım ve onarımını üstlendiği otoyolda 02/10/2022 tarihinde davalıların sigortacısı ve maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazasında otoyol korkuluklarında zarar meydana geldiğini, zararın tazmini amacıyla davalı yana başvurulduğunu ancak zararın giderilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.378,84 TL zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumeti bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, zararın giderilmesinden davacının sorumlu olduğunu, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini ve hasar bedelinin ZMMS Genel Şartlar gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, talebin fahiş olduğunu ve faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısından zararın tazmini talebidir.
Davalı sigortanın zamanaşımına ilişkin savunmasının kaza ve dava tarihi gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiği, husumet itirazına ilişkin olarak ise ... ile imzalanan 27/09/2010 tarihli sözleşme ile otoyolun bakım ve işletilmesinin davacıya bırakılması karşısında husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı nezdinde düzenlenen hasar dosyası, kaza tespit tutanağı ve faturalar ile tutunaklar dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 26/11/2024 tarihli raporunda özetle; kazanın oluşmasında davalı aracının %100 ve tam kusurlu olduğu ve oluşan zararın kaza nedeni oluştuğu, zarar miktarının KDV dahil 11.656,88 TL olduğu, zararın araç sigortası KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 20/02/2025 tarihli ek raporda, kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün tam kusurlu olduğu, zarar miktarının KDV hariç 12.356,63 TL, KDV dahil 14.580,82 TL olabileceği bildirilmiştir. Ek rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır ancak davacının hurda bedelinin iki kez tenzil edildiğini bildirdiği, Mahkememizce yapılan değerlendirmede bu itirazın yerinde olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce resen eklenmiştir. Zararın ZMMS Genel Şartları gözetilerek hesaplanması karşısında ve KDV sorumluluğuna ilişkin davalı itirazının KDV'nin de gerçek zarara dahil olması karşısında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Toplanan delillere göre, davalı yana ait aracın davacının sorumluluğundaki otoyolda karıştığı trafik kazasında otokorkulukların zarar gördüğü, kaza tespit tutanağının aksi ispatlanana kadar resmi evrak hükmünde olduğu, bilirkişiler tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının sorumluluğundaki otoyolda meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve Mahkememizce resen yapılan hesaplama ile belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, KTK'nun 91. ve 85/1. maddeleri gereği zarardan davalı araç işleteni ile birlikte davalı sigortanın da zarardan sorumlu olduğu, bu hali ile davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
15.896,22 TL zarar bedelinin davalı sigorta poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile ve 29/04/2023 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ...'ın 02/10/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 1.085,87 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 476,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 609,38 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.477,78 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 15,896,22 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 8.482,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 13.139,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 8.567,28 TL'sinin ve 476,49 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...... Hakim......
¸¸ ¸¸