T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/361 Esas - 2025/272
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/361 Esas
KARAR NO : 2025/272
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 2- ....
3- ....
4- ....
5- ....
6- ....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açtığı .... esas sayılı dosyasına dayalı olarak başlatılan .... esas sayılı icra takibi neticesinde dava dışı işçiye 13.099,80 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 600,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 2.670,34 TL'nin davalı ... şirketinden, 322,46 TL'nin davalı ...'dan, 2.488,96 TL'nin davalı ... şirketi ve ... şirketinden müteselsilen, 1.803,74 TL'nin davalı ... şirketinden, 4.292,70 TL'nin davalı ... şirketinden, 1.521,59 TL'nin davalı ... şirketinden tahsil edilerek ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, açılan davayı kabul etmediklerini, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, aksi düşünülse dahi müvekkillerinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile rücu talep edilen bedelin yarısından sorumlu olabileceklerini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak, .... esas, .... esas sayılı dosyaları dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 13/01/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak 2.670,34 TL'nin davalı ... şirketinden, 322,46 TL'nin davalı ...'dan, 2.488,96 TL'nin davalı ... şirketi ve ... şirketinden müteselsilen, 1.803,74 TL'nin davalı ... şirketinden, 4.292,70 TL'nin davalı ... şirketinden, 1.521,59 TL'nin davalı ... şirketinden talep edilebileceği belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yanın belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin itirazın davanın kısmi dava niteliğinde olması nedeni ile reddine, zamanaşımı itirazının ödeme tarihi gözetilerek reddine, husumet itirazının dava dışı işçinin taraflar arasındaki sözleşmeye konu dönemde davalı nezdinde çalıştığı gözetilerek yerinde olmadığından reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar ( .... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden ( .... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir ( .... sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile ( .... karar sayılı, .... sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
2.670,34 TL'nin davalı ... şirketinden, 322,46 TL'nin davalı ...'dan, 2.488,96 TL'nin davalı ... şirketi ve ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 1.803,74 TL'nin davalı ... şirketinden, 4.292,70 TL'nin davalı ... şirketinden, 1.521,59 TL'nin davalı ... şirketinden alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine,
Alınması gerekli olan 894,848 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ve sonradan alınan ıslah harcı 213,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 253,79 TL harcın, 51,73 TL'sinin davalı ... şirketinden, 6,24 TL'sinin davalı ...'dan, 48,22 TL'sinin davalı ... şirketi ve davalı ... şirketinden, 34,94 TL'sinin davalı ... şirketinden, 83,16 TL'sinin davalı ... şirketinden, 29,47 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin, 815,38 TL'sinin davalı ... şirketinden, 98,46 TL'sinin davalı ...'dan, 759,99 TL'sinin davalı ... şirketi ve davalı ... şirketinden, 550,76 TL'sinin davalı ... şirketinden, 1.310,76 TL'sinin davalı ... şirketinden, 464,61 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesap edilen 13.099,79 TL vekalet ücretinden, 2.670,34 TL'sinin davalı ... şirketinden, 322,46 TL'sinin davalı ...'dan, 2.488,96 TL'sinin davalı ... şirketi ve davalı ... şirketinden, 1.803,74 TL'sinin davalı ... şirketinden, 4.292,70 TL'sinin davalı ... şirketinden, 1.521,59 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.590,00 TL yargılama giderinin, 1.343,34 TL'sinin davalı ... şirketinden, 162,21 TL'sinin davalı ...'dan, 1.252,09 TL'sinin davalı ... şirketi ve davalı ... şirketinden, 907,39 TL'sinin davalı ... şirketinden, 2.159,49 TL'sinin davalı ... şirketinden, 765,45 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 427,60 TL peşin harcın ve 213,45 TL sonradan yatırılan ıslah harcının, 130,67 TL'sinin davalı ... şirketinden, 15,71 TL'sinin davalı ...'dan, 121,79 TL'sinin davalı ... şirketi ve davalı ... şirketinden, 88,26 TL'sinin davalı ... şirketinden, 210,06 TL'sinin davalı ... şirketinden, 74,46 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacıya verilmesine,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸