T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2025/303
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 8181 sayılı 24/10/2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği üzere davalı şirkete hisse devri suretiyle ortak olduğunu, davalı şirketin yetkilisinin diğer ortak olan ... olduğunu, müvekkilinin şirkete ortak olduktan sonra ticari faaliyetlerin düzenli bir şekilde yürütülmediğini, vergi borçlarının düzenli olarak ödenmediğini, müvekkilinin banka hesaplarına da haciz uygulandığını, müvekkilinin bilgi alma taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılma talebinin maddi konular nedeni ile sonuca ulaşamadığını, taraflar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, diğer ortağın kusuru nedeni ile şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde ekonomik imkansızlık oluştuğunu, şirketin devamlı zarar ettiğini, şirket yetkilisinin görevini yapmadığını ve şirketin temsil yönetimini sağlayamadığını iddia ederek müvekkilinin haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılmasına ve ayrılık akçesi ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yetkilisi süresinde cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davacının ortaklık payını ödemediğini ve faaliyetlere katılmadığını, eldeki davanın vergi borcundan kurtulmak için açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılık akçesi ödenmesi istemine ilişkindir.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, davalı şirketin sicil dosyası, vergi beyannameleri ve ... borçlarına ilişkin evrak, yoklama fişleri celbedilmiş, şirketin aktif olup olmadığı araştırılmıştır. Davalı şirketin halen faal olduğu tespit edilmiş, davalıya defter ve kayıtların ibrazı için ihtaratlı tebliğe rağmen süresinde beyanda bulunulmamış ya da yeri bildirilmemiştir.
Mali müşavir bilirkişi 19/11/2024 tarihli raporunda özetle, davalı şirketin bağlı bulunduğu ... tarafından muhtelif tarihlerde yoklama yapıldığı, şirketin ara sıra açık olduğu, sürekli faal olmadığı, defterlerinin ibraz edilmediğini bildirilmiştir. Şirketin vergi beyannameleri ile ... borçları celp edildikten sonra heyete nitelikli hesap bilirkişisi eklendikten sonra düzenlenen 19/03/2025 tarihli ek raporda, hukuki tayin ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere, inceleme konusu olayda, davacının şirket ortaklığından ayrılma gerekçelerinin ispatı halinde, TTK madde 638/1 ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde haklı sebep oluşturabilecek nitelikte olduğu, özellikle bilgi verilmemesi ve güven ilişkisinin kaybolması, ayrılma için güçlü gerekçe oluştuğu, vergi borçlarının ödenmemesi ve hisse devri bedelinde anlaşmazlık ise diğer unsurlarla birleştiğinde bu talebi desteklediği, şirketin 2018/2023 yıllarında davalı şirketin 2018/2023 yıllarında toplam 262.390,23 TL zarar ettiği, şirketin dönen varlıklar + duran varlıklar toplamı 3.896,96 TL kısa vadeli yabancı kaynaklar + uzun vadeli yabancı kaynaklar toplam 722.481,44 TL olduğu, (3.896,96-722.481,44) = -718.584,48 şirketin pasif toplamı aktif toplamından büyük olduğu öz varlığı (ayrılık akçesi) olmadığı yani toplam zararının 722.481,44 TL olduğu, şirketin öz varlığını kaybettiği, şirketin gecikme zammı ile birlikte toplam 1.071.082,47 TL sigorta borcunun bulunduğu görülmekle ayrılık akçesinin hesap edilmesinin ve davacıya ödenmesinin mümkün olamayacağı bildirilmiştir. Ek rapor dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
TTK'nun 638 maddesi uyarınca, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir."
"Haklı sebep" ile kast edilen, örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi, şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması olarak sayılabilmektedir.
Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalı şirketin ..., davacı ve ... olmak üzere üç ortaklı olduğu, davacının 24/10/2012 tarihinde 40 adet hisseyi ...'dan devralarak şirketin %25 ortağı olduğu, ...'ın 90 hissesini de 26/03/2018 tarihi itibari ile ...'a devrettiği, şirketin yetkilisinin de bu kişi olduğu, davacının bilgi alma talebinin yerine getirilmediğini, vergi borçlarının düzenli olarak ödenmediği, şirketten ayrılma talebinin kabul edilmediği, hissedarlar arasında güven ilişkisi kalmadığı iddiası ile ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talebi ile eldeki davayı açtığı, davalı yanın süresinde cevap dilekçesi ve defterlerinin bulunduğu yere ilişkin beyan dilekçesi sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği ve gelen kayıtlardan anlaşıldığı üzere vergi borçlarının zamanında ödenmediği ve şirketin zarar ederek özvarlığını kaybettiği, bu durumun şirketin mali yapısını bozduğu ve ortaklık ilişkisinin sürdürülmesini çekilmez hale getirdiği(.... sayılı ilamı), yine taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı hususunun davalı şirket yetkilisinin süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinin içeriği ile de sabit olduğu, bilgi verilmemesine ilişkin talep ispat edilememiş ise de yukarıdaki hususlar dikkate alındığında davacı için şirket ortaklığının çekilmez hale gelip haklı çıkma sebeplerinin oluştuğunun değerlendirildiği, bu yönü ile davacının davasının bu kapsamda sübut bulduğu, ancak bilirkişi heyet raporunda belirlendiği üzere davalı şirketin zararda olması ve öz varlığını kaybetmiş olması nedeni ile çıkma payı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği (.... sayılı ilamı), kanaatine varılarak açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Davacının .... sicil nosunda kayıtlı davalı ... ortaklığından çıkmasına izin verilmesine,
Davacının çıkma payı talebinin reddine,
Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 4.919,00 TL yargılama gideri ile 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸