T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/511 Esas - 2025/607
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/511 Esas
KARAR NO : 2025/607
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan ....esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile .... arasında su deposu yapımı konusunda anlaşıldığını, davacıdan burada kullanmak üzere epoksili yapıştırıcı alındığını, ürünlerin ayıplı teslim edildiğini, ihalenin gecikmemesi adına yeni ürün satın alınarak işin tamamlandığını, davacıya bu hususun bildirildiğini, bu nedenle takip konusu faturanın ödenmediğini ve sehven "fiyat farkı" açıklamalı iade faturası düzenlendiğini, davacıya whatsapp üzerinden ayıp ihbarında bulunulduğunu, açık ayıp niteliğinde olmadığından iade faturasının süresinde olmadığından söz edilemeyeceğini, satışa konu ürünlerin ayıplı olduğunun fotoğraf ve video ile sabit olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, fatura, yazışmalar, fotoğraflar, BA-BS formları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davacı tanığı ... talimat mahkemesinde, "Davacıya fason üretim yapmaktayız, davacıya ürünleri satıyoruz, davacı da davalı şirkete ürünleri satmış, ürünler ayıplı değildir, ürünler ilgili bize herhangi bir talepte bulunulmamıştır, ürünlerde herhangi bir kusur bulunmamaktadır, ürünler dilatasyon bandı ile epoksi dilatasyon yapıştırıcıdır, gönderilen ürünler doğru yerde uygulanmamıştır, ürünleri yerine giderek gördüm, doğru yerde imalat yapılmamıştır, su deposu içerisine uygun ürünler değildir, imalat hatasıdır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde, "Davacı şirkette satış sorumlusu olarak çalışıyorum, davalının siparişi üzerine ürün sevkiyatı gerçekleştirdik, faturaya düzenleyerek gönderdik ancak ödeme yapılmadı, davalı tarafça iadesi faturasının yapıldığını sistemden gördük herhangi bir ürün iadesi yapılmamıştır, ürünlerin ayıplı olduğuna dair herhangi bir bilgide verilmemiştir, yalnızca ödeme yapılmayacağı için iade faturası kesildiğini, davalı firma sahibinin iş verenime söylediğini biliyorum, davalı satıştan önce ürünleri nerede kullanacağını bildirmemiştir, yalnızca sipariş etmiştir, teklif formu düzenlenmiştir, ürünlerde buna göre gönderildi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... ... mahkememizde, "Davalı şirkete inşaat mühendisi olarak çalışıyorum davacıdan alınan malzemelerde ayıp olduğunu kullanım aşamasında fark ettik, ürünler bozuk olduğu için kullanamadık, ürünlerin ne zaman teslim alındığını bilmediğim için ne zaman fark ettiğimizi bilemiyorum ancak fark ettiğimiz anda davacı tarafa bilgi verdik, biz davalı yetkilisine durumu bildirdik onlarda davacıya bildirmişler sonrasında ürünlerin alınmasını istediler ancak ürünleri teslim almadılar davalıda başka bir firmadan ürün alarak inşaata devam etti, iade faturasına ilişkin bilgim yoktur, malzemeleri teslim almadan önce idareye ... ve diğer belgeleri sunuyoruz ancak fiziken kontrol etmeleri söz konusu değildir, davalıya malzemenin niteliğine ilişkin idare tarafından yapılan bir bildirim olduğuna ilişkin bilgim yoktur zannetmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 08/06/2025 tarihli raporunda özetle, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı defterlerine göre davacının dava tarihi itibari ile 61.846,16 TL alacağının bulunduğu, davalı defterlerinde ise aynı bedelde "fiyat farkı" açıklaması ile düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 1,60 TL'lik farktan kaynaklı defterlerin birbirini doğrulamadığını, malın tesliminin davalının kabulünde olduğunu, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ihbar süresine uyulup uyulmadığı, ayıbın niteliği ve kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair dosya kapsamından bir belirleme yapılmasının mümkün olmadığını bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 15/08/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiklerini bildirmişlerdir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında sözlü satım sözleşmesi bulunduğu ve satıma konu malların teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davalının iade faturasının usulüne uygun olup olmadığı, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının ürünlerin bedelini tahsil talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Takibe konu faturadaki malzemenin teslim edildiği ve davacının satım sözleşmesi kapsamında ücret hakkının doğduğu çekişmesizdir. Davalı ürünlerin ayıplı olması nedeni ile davacının ücreti talep hakkının bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda ayıbın varlığı ve süresinde ihbar edildiğini ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı taraf iade faturası, tanık anlatımları, taraflar arasındaki yazışmalar ve fotoğraf ile videolara delil olarak dayanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından satın alınması kararlaştırılan ürünlerin niteliğine, nerede kullanılacağına ilişkin bir anlaşma bulunmadığı gibi fotoğraf ve videolardan satıma konu malların ayıplı olduğuna ilişkin bir belirleme yapmak mümkün olmamıştır. ... gelen yazı içeriğinde de ürünlerde ayıp bulunduğuna dair bir tespit bulunmamaktadır. Taraflar tacir olmakla basiretli davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Tanık anlatımlarının karşılıklı olarak taraf iddia ve savunmalarını doğrulayıp birbiri ile çelişmesi, takdiri delil niteliğinde olduğu da gözetildiğinde ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin davalı iddiasının ispata elverişli delillerle ispat edildiğini kabul etmek mümkün olmayacaktır. Yine davalı her ne kadar ürünlerin ayıplı olduğunun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu iddia edilmiş ise de, yazışma içeriklerinde ürünün ayıplı olduğuna dair davacı kabulünü içeren bir beyan bulunmamaktadır. Ayıbın ihbarı dahi taraflar tacir olduğundan TTK uyarınca yazılı olarak yapılmak zorundadır. Yine iade faturası olarak düzenlendiği bildirilen faturanın da "fiyat farkı" faturası olarak 8 günlük yasal süreden sonra düzenlenmiş olması, ayıbın ortaya çıkmasından sonra dahi yasal süresi içinde düzenlendiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmaması hususları dikkate alınarak davalının ayıba ve süresinde ihbar edildiğine ilişkin iddiasının ispatlanamadığı, böylelikle davalının icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığı ve davanın asıl alacak yönünden kabulü gerektiği, taraflar arasında sözleşme bulunmayıp davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin ihtarnamenin okunaklı örneği ve tebliğ şerhi bulunmadığından, ihtarname içeriği de dikkate alındığında faize ilişkin davalı itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne ve alacak faturaya dayanmakla likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
.... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 61.844,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 12.368,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 4.224,60 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 889,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.334,76 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 3.021,85 TL'sinin davalıdan, bakiye 578,15 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 11.832,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 18.590,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 15.604,51 TL'si ile 889,84 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸