T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/554
KARAR NO : 2025/148
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
K.YAZIM TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari alım satım ilişkisi olduğuğundan taraflar arasında Ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ve cari hesap ile bakiye kalan 89.892,94TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibi ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, davalı borçlu, tanzim edilen faturalar ile cari hesaba dayalı bakiye kalan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şahıs borcu olmadığı ve borcu ödemiş olduğu iddiası ile icra dosyasındaki asıl alacağa ve ferilerine borçtan kurtulma amacıyla itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı şahıs arasında ticari gıda alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkili teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla pos cihazı ile ve nakit kısmi ödemeler yaptığını, ancak kalan bakiye alacak yönünden ödemelerin eksik yapıldığı davalıya bildirilmiş ancak davalı yan bakiye ödemeyi müvekkili şirkete yapmadığını, müvekkili şirket kendisine yapılan ödemeleri banka aracılığıyla, pos cihazı ve elden nakit ödeme aracılığı ile yapıldığını, davalı kalan bakiye yönünden müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığı gibi, elden ödeme yaptıkları iddiasıyla müvekkili şirket tarafından düzenlenmeyen ve, hiçbir geçerliliği olmayan ve kim tarafından düzenlendiği belli olmayan geçersiz tahsilat makbuzlarını sunarak borçtan kurtulma yoluna gittiklerini, davalı şirket, ödemeleri elden yaptığı iddiasıyla kalan borcunu ödemediğini, davalı taraf borca itiraz etmiş olmakla taraflar arasında alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin (sözleşmenin) varlığını kabul etmiş olduğunu, bu sebeple aralarında borç doğuran bir hukuki ilişkinin varlığını ikrar ettiğini, davalı hakkında açılan icra dosyasına borcu olmadığına ilişkin itiraz etmişse de teslim edilen malların bedelini daha önce yaptığı ödemeler gibi müvekkilinin banka hesabına göndermesi gerektiğini basiretli bir tacir olarak bilmesi ve buna göre ödemeyi banka aracılığı ile yapması gerektiğini, elden ödeme yaptığına ilişkin olarak da geçerli bir belge, makbuz ibraz edemediğini, davalı borçlunun, icra takibine konu bedeli elden yaptığı gerekçesiyle borcunu ödemekten imtina etmesi ve hakkında açılan icra dosyasına itiraz etmesi kötü niyetli olduğunu, iş bu hususun ispatı açısından müvekkiline ait banka hesap hareketlerinden de görüleceği üzere ödemelerin eksik yapıldığının açık olduğunu, tarafların aralarında alım-satım yaptıkları ödemeler banka hesap ekstresi ile sabit olup malların teslim edildiği ise müvekkilinin düzenlemiş olduğu irsaliyeli faturalar ve düzenlenmiş sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediğini, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını, TTK madde 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denilmiştir. Davalı taraf, malların kendisine teslim edilmesine rağmen bedellerini elden ödediği iddiasıyla müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktıklarını, iş bu sebeple davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, “Faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerekir.” denildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle davalarının kabulü ile ... Esas sayılı dosyası dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, taraflar arasında ticari satıma konu malın teslim edip edilmediği, davacının faturaya dayalı alacağının tahsil amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının ve davacının icra inkar tazminatının yerinde olup olmadığı hususları olduğu anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 01.12.2024 tarihli raporda; Davacı, ...nin 2023 takvim yılında Elektronik Defter uygulamasına tabi olduğu. Elektronik Defter Tutma Sürecinde Defterlerin Kapanış ve Açılış Onaylarının;1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre, berat dosyalarının oluşturulduğu, oluşturulan berat dosyalarının süresi içerisinde GİB sistemine yüklenip onaylandığı 2023 yılı Envanter defteri açılış onayının süresi içerisinde yaptırıldığını, davacı Şirketin Defter kayıtlarının birbirini takip edip, doğruladığını, sonuç olarak;Davacı ...nin 2023 yılı ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğunu, davalı Şirketin ticari defterlerinin dosya kapsamında mevcut olmadığı,bulunduğu adresin dosyaya bildirilmediğini, açıklanan nedenle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediğini, davacı Şirketin Ticari Defterlerinde 07/11/2023 takip tarihinde taraflar arasında borç alacak bakiyesine ilişkin bir tutarın kayıtlı olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 20.12.2024 tarihli ek raporda: Davacı Şirketin Davalı Şirket adına 219.567,94.-TL fatura düzenlediği,düzenlenen bu faturaların davacı ticari deftrlerinde kayıtlı olduğu, yine davacı şirketin e-fatura portalı ekran görüntüleme listesine göre düzenlenen bu faturaların davalı şirkete ulaştığının görüldüğü, Davalı Şirketin,Davacı ticari defterlerinde 120.A0296 ... hesabı altında takip edildiği, bu hesaba göre taraflar arasında oluşan borç/alacak bakiyesine ilişkin bir tutarın kayıtlı olmadığı, Yine davacı ticari defterlerinde 120.01.MO01 Muhtelif Alıcılar hesabından, ... ... hesabına (60.986,15460.071,72417.499,99481.010,08) 219.567,94.-TL aktarılmak suretiyle Davalı hesabına alacak kaydının yapılmış olduğu, belirtilen hesaplardan yapılan Virman islem acıklamalarında davanak belgenin belirtilmediği genel bir acıklamanın yapıldığı davacı vekilinin 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgeler üzerinde, mahkemenin görevlendirmeleri kapsamında yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda; Davacı vekilinin 17/12/2024 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğunu, davalı adına düzenlenen 219.567,94.-TL tutarındaki faturalar ile davalıdan yapılan tahsilatları gösteren 129.675,00.-TL tutarındaki belgeler esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında; Davalı şirketin 07/11/2023 takip tarihindeki borç bakiyesi (219.567,94-129.675,00) 89.892,94.-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Hernekadar davalı taraf usulsüz tebligat iddiasında bulunmuş ise de tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla buna ilişkin itiraz reddedilmiştir.
Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Davalı şirket vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, asıl alacağa, faize, ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre davacının ticari defterleri usulüne uygun tuttuğu davalının ticari defterlerini usulüne uygun tebligata rağmen süresi içinde ibraz etmediği, davacı kayıtlarında davacı tarafından sunulan faturalara ilişkin bilirkişilerce yapılan incelemeye göre faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak virman işlemleriyle davacının alacak hesabının kapatıldığı kaldı ki davalının ödemelere ilişkin bir kısım dekontu icra dosyasına sunduğu davacı tarafından sunulan mutabakat formunda davalının imzasının bulunmadığı tebliğe ilişkin bir belgeninde sunulmadığı davacı tarafça sunulan belgenin tarafların uzlaştığı anlamına gelmeyeceği, davacının defterelerindeki lehe ve aleyhe kayıtların birbirinden ayrılamayacağı virmanlarda herhangi bir açıklama ve dayanak belge bulunmadığı davacının alacağının varlığını ve miktarını ispatlaması gerektiği davacının davasının sübut bulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 1.085,69TL harcın mahsubu ile fazla alınan 470,29 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]