T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/678 Esas - 2024/801
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/678
KARAR NO : 2024/801
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2024
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından davacı müvekkili şirket aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket 31.12.2022 tarihinde, icra takibine konu senet arkasında cirosu bulunan ... San.Tic.Ltd.Şti firması yetkilisi ...'ye senet borcunu ödediğini, ekte sunulan müvekkili şirketin borcu olmadığına ilişkin yazıyı imzalayarak müvekkili şirkete verdiğini, müvekkili şirket yetkilisi icra takibine konu senedi ödeyip belgeyi aldıktan sonra senedi geri istediğini, ancak ... muhasebecilerinin işyerlerinde olmadığını, gelince göndereceklerini söylediğini, ancak göndermediklerini, oyaladıklarını, hatta, senetle ilgili herhangi bir sorun olmayacağını da müvekkili şirket yetkilisi ...'na bildirdiklerini, müvekkili şirkette ile ... San.Tic.Ltd.Şti arasında ticari ilişki devam ettiği için senedi tekrar istemediklerini, müvekkili şirket o günlerde ticari ilişkileri devam etmesi nedeni ile güven duyduğu ve borcun ödendiğine ilişkin belge de almış olduğu için üzerinde durmadığını, müvekkili şirketin, icra konusu kambiyo senedine ilişkin bir borcu bulunmamakta olup, davalı ... isimli şahsı tanımadığını ve hiçbir ticari ilişkisi de bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ticari defterler, muhasebe kayıtları incelendiğinde icra takibine konu senedin yukarıda bildirdiğimiz cirantaya ödendiği, müvekkili şirketin, davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı ortaya çıkacağını, davalı, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığı halde haksız ve yersiz olarak icra takibi başlattığını ve müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konularak, mağdur edildiğini, bu nedenle menfi tespit davası açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, re'sen saptanacak nedenlere binane, davalarının kabulü ile davacı müvekkili şirketin, davalıya borcu olmadığının tespitine, icra takibine konu senedin iptaline, davalı tarafından, .... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin durdurulması için İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini, müvekkili şirket hesaplarına konulan haczin kaldırılmasını, davalı yana %20’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, menfi tespit davasına ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Somut olayda, davacı menfi tespit davası açmıştır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği görülmüştür. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir.
Mahkememizce davacı vekiline tebligat çıkartılarak 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulması için 03.10.2024 tarihinde ihtar yapıldığı, davacı vekili ise 21.10.2024 tarihli dilekçesi ile arabuluculuğa başvuruda bulunduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru tarihinin davadan sonra 14/10/2024 tarihi olduğu dava açılmadan önce başvuru yapıldığına ilişkin arabuluculuk tutanağının sunulmadığı anlaşıldı.
5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, davacı vekiline arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunması hususunda ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, süresi içerisinde arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunmadığı, eldeki davanın 02/10/2024 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (.... sayılı ilamı)
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/11/2024
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ....
¸[e-imzalıdır]