T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/732 Esas - 2025/268
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/732
KARAR NO: 2025/268
HAKİM: ......
KATİP:......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 25/10/2024
KARAR TARİHİ: 21/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bir elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davalının kullanımında olan ......adresinde incelemelerde, müvekkili şirket kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin harici bir hat çekmek sureti ile elektrik kullanımı yapıldığının görüldüğünü, bu hususta dava konusu borca dayanak 25.07.2024 tarihli ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisi kesildiğini, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için dava konusu icra dosyasından icra takibi başlatılmış ise de, davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takip durdurulduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, tüm bu nedenlerle davalının...... Es sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle lehlerine takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 06/01/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; her ne kadar müvekkilinin yerleşim yeri adresinin ......" olsada, müvekkilinin 2022 yılında çalışmak için ...... iline taşındığını, müvekkili 14.10.2022 tarihinde ...... adresinde bulunan "... ... Ltd. Şti.'ye işe girmiş halen burada çalışmaya devam ettiğini ve ......" adresinde ikamet ettiğini, bu husus ... kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacının davasını ve sunmuş olduğu delilleri kabul etmediklerini, müvekkilinin "..." adresindeki iş yeri ile hiçbir alakası olmadığını, davalının dostu olan ... isimli kişinin ... ilçesinde ...... adında bir motosiklet ve ilgili parçalar satış dükkanı açtığını öğrendiğinde hayırlı olsun ziyareti yapmak için ...'daki adresinde bulunan ... isimli dükkana gittiğini, dükkana geldiğinde ... dışarıda bir işi olduğundan kısa bir süre dükkandan ayrıldığını, o esnada dükkanda çalışan bir çocuk telefon görüşmesi yaparken müvekkilimize "abi beni aradılar ama ne olduğunu anlamadım sen konuşurmusun" demesi üzerine çocuktan telefonu almış, arayan kişi "...'ten aradığını, kaçak elektrikle alakalı bir sorun olduğunu" ifade etmiş, müvekkilimiz "kendisinin dükkan sahibi olmadığını, dükkan sahibinin dışarıda olduğunu" söylemiş, arayan kişi "görüştüğüm kişinin TC kimlik numarasını yazmak zorunda olduğunu" söyleyerek müvekkilimizden TC kimlik numarasını istediğini, müvekkilinin de arayan kişiye TC kimlik numarasını söylediğini, Muhtemelen telefonda arayan bu görevli müvekkilinin TC kimlik numarasını kaçak elektrik kullanan kişi olarak gerçeğe aykırı şekilde tutanağa yazmış olacak ki bu olayın ardından davalı şirket tarafından müvekkiline kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkilimiz defalarca davalı şirkete giderek "söz konusu iş yeriyle hiçbir alakası olmadığını, söz konusu iş yerinin ...'a ait olduğunu, bu durumun resmi kayıtlarda da belli olduğunu" söylemesine rağmen ancak davalı şirket müvekkilimizin bu haklı itirazlarını ve resmi kayıtları umursamayarak müvekkili davalı aleyhine davaya konu haksız icra takibine giriştiğini, davalının söz konusu iş yeriyle yahut iş yerinin sahibi olan şirketle uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığını, kaçak elektrik kullanımıyla da uzaktan yakından alakası olmadığını, müvekkili davalı aleyhine gerçeğe aykırı şekilde kaçak elektrik kullanım tutanağı tutulması ve ceza kesilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle HMK m.95 vd. hükümleri uyarınca eski hale getirme taleplerinin kabulü ile işbu cevap dilekçe süresi içinde sunulduğunun kabulüne, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-17/10/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
-Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesap Detayı, Fatura,
-... E sayılı takip dosyası,
-... yazılan müzekkere cevabı,
-... yazılan müzekkere cevabı,
-...... yazılan müzekkere cevabı,
-... yazılan müzekkere cevabı,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 19.564,57-TL asıl alacak, 205,43-TL KDV, 1.027,15-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.797,15-TL'sının tahsili için ...... E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Davalı aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra dairesinin yetkisine, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini.. bildirmiştir.
... yazılan müzekkere cevabında; "Belediyemiz İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat kayıtlarında yapılan incelemede ...... adresinde ....İnş.San.Tic.A.Ş. adına 22.10.2024 tarih ve ... sicil nolu İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı verilmiş olup, Dosyasında yapılan incelemede 22.01.2024 tarihinde ...... olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir. " şeklinde cevap verilmiştir.
... yazılan müzekkereye verilen 18.02.2025 tarihli cevabında; ...... Mahkemesinin 07/02/2025 tarih ve ...... esas sayılı yazıları ile ...... sayılı yerde kimlerin faaliyet gösterdiğinin tespiti ayrıca ... adlı yerin kime ait olduğunun tespiti istenilmiş konu hakkında yapılan tahkikatta;
Evrakta belirtilen ...... adresinde yapılan araştırmada: adresin motosiklet satışı yapılan iş yer olduğu, girişinde ... yazılı tabelasının bulunduğu, içeriye girildiğinde adreste ...... T.C. Nolu ......'ın bulunduğu görülmüş, kendisinin bu işyerinde çalıştığını, kendilerine ilgili mahkeme evrakı gösterildiğinde 25/072024 tarihinde iş yerinde kendisinin bulunduğu beyan etmiş, iş yerinin ...... T.C. numaralı ...'a ait olduğunun ayrıca iş yeri ruhsatını göstermiş, ruhsat üzerinde iş yeri adı olarak ...... Teks. İnş. San. Tic. A. Ş. olduğu görüldüğü bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
TTK 14.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilan vasıtaları ile halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." denilmektedir.
Somut olayda; davacı tüzel kişi tacir ise de, mahkememizce yapılan araştırmalar kapsamında davalının dava dışı bir bir işletmede işçi olarak çalıştığı, tacir statüsünde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, davanın türü ve uyuşmazlığın niteliğine göre somut olayda mutlak ticari dava da söz konusu değildir. Davalının tüketici sıfatını da haiz olmadığından Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğundan da söz edilemez. Bu sebeple uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı davalı tacir olmadığından, uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından, genel hükümler dikkate alınarak) davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin...... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ...... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerin karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 21.04.2025
Katip ...... Hakim......
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]