T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/818
KARAR NO: 2025/279
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/08/2020
KARAR TARİHİ: 25/04/2025
K.YAZIM TARİHİ : 28.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı yan ile müvekkili ticari olarak alış-veriş yapmış bulunduklarını, ticaretleri süresince tarafların cari hesapları uyarınca mal aldığını, fatura kestiğini ve ödeme yaptıklarını, davalı yan borç bittiğinde elindeki senetleri bulamadığını ancak müvekkilinin borcunun kalmadığını kendi el yazısıyla ikrar ederek müvekkiline verdiğini, davalı taraf ikrara rağmen müvekkiline kötü niyetli olarak .... Sayılı 2 ayrı takip başlattığını, davalı taraf ... Dosya Numaralı arabuluculuk toplantısına çağrıldığını, anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile davalı ...'ın şirket kayıtları ve elindeki evrak ve dökümanlar bilirkişi incelemesi yapılması sonucunda, Davalıya herhangi bir borcun kalmadığının ortaya çıkacağını, sunmuş oldukları ve ... kaşeli ve imzalı evrakta, davalının kendi el yazısıyla yazmış olduğu ''Senetler Dahil Borcu Yok'' yazısı mevcut olduğunu, ekteki bu belgenin alt ve üst kısmında ayrı ayrı kaşe ve imza edilerek, asla borç kalmadığı taahhüt edildiğini, buna rağmen davalı, kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine, iki adet 5 er bin TL'lik bonoları ayrı ayrı vekalet ücreti doğsun saikiyle iki ayrı icra takibi başlattığını, buradan bile davalının kötü niyetli olduğunun görüleceğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller kapsamında olduğundan bahisle; ödeme yapılan bir alacakla ilgili, alacaklı görünenin mükerrer tahsilat için müvekkiller hakkında işlem yapmaması ve hak kayıpları yaşamamak için takiplerin ayrı ayrı durdurulmasını, mahkeme takibin durdurulmasına karar vermeyecekse; ''durum ve koşullar gerektiriyorsa'' dahi teminat alınmamasına karar verebilir. ancak mahkemece aksi kanaat hasıl olmuşsa uygun görülen bir teminat karşılığında takibin ihtiyaten durdurulmasını talep ettiklerini, borcun tamamına itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin bonadan kaynaklanan bir borcu bulunmadığının tespitini, anılan tüm bu nedenlerden huzurdaki davayı açma lüzumunun doğduğunu, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle takibin ihtiyaten durdurulmasına; mümkün olmaması halinde icra veznesindeki paranın Alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesisine, kambiyo takibine konu .... E. Sayılı dosyalarında takibe konu bonolar yönünden müvekkilinin, davalı şahıs veya şirkete herhangi bir borcu bulunmadığının tespitini ve icra dosyasına yatırılan/yatırılacak paranın iadesini/ istirdadını, .... E. Sayılı icra takiplerinin dayanağı olan senetlerin düzenlenme sebebini oluşturan borcun davalı yana ödendiğinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalı yanın taraflarına %20'den az olmamak üzere icra tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline, Arabuluculuk Kanunu 25(9) sebebiyle davalı taraf haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmasına, ayrıca davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde yazmış olduğu hususların tamamı varsayımdan ibaret olup hiçbir somut delile dayandırılmadığını ve ispat edilemediğini, müvekkili, davacı tarafla ticari olarak alış-veriş yapmış bulunduğunu, bu alış-verişler neticesinde farklı vade tarihli senetler davacı tarafından imzalanıp müvekkiline teslim edildiğini, davacı yanın iddia ettiği ''senetler dahil borcu yoktur'' ifadesini müvekkili 10.02.2019 ve 10.04.2019 vade tarihli senetler için kullandığını, ancak söz konusu ...'nün takip dosyaları 10.05.2019 ve 10.06.2019 vade tarihli senetlere istinaden başlatıldığını, söz konusu takibe dayanak senetlere dair davacı yanın müvekkiline hiçbir ödemesi bulunmadığını, vade tarihi belirtilen senetlere dair herhangi bir ödeme yaptıkları iddiaları varsa ispat yükü karşı tarafta olduğunu, ancak davacı taraf dosyaya ödeme yaptığına dair herhangi bir evrak sunmadığını, bir an için davacı tarafın ödeme yaptığını varsaysak dahi ticari hayatın içinde bulunan davacının ödediğini iddia ettiği senet asıllarını teslim alması gerektiğini, senet asıllarının müvekkilinde olması dahi söz konusu senetlere ilişkin ödeme yapılmadığını tek başına ispatlamaya yeter nitelikte olduğunu, açıkça izah ettiğimiz üzere davacı taraf borçtan kurtulmak amacıyla haksız ve hukuksuz olarak huzurdaki davayı açtığını, davacı taraf bu hareketiyle son derece kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, anılan tüm sebepler değerlendirildiğinde huzurdaki davanın reddi gerektiğini, izah edilen ve mahkemece re’sen nazara alınacak sebepler neticesinde; gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan ve iddiadan öte gitmeyen hususlar ileri sürülerek açılan davanın reddine, yüzde 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari alışveriş olduğu bu kapsamda icra takibine konu senetlerin davacı tarafça davalıya verildiği hususunun tarafların kabulünde olup senet bedelinin ödenip ödenmediği, senetlerin bedelsiz olup olmadığı uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Mahkememizin 28/04/2021 tarih .... sayılı kararı .... Dairesinin 06/11/2024 tarih .... sayılı ilamı ile davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacı tarafa yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılarak Mahkememize iade edilmesine karar verildiği, davanın mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişden alınan 23/03/2021 tarihli raporda:Usulünce düzenlenmekle sahibi delil olma vasfına haiz olan taraflara ait ticari defter ve kayıtlara göre;Davacı yan kayıtlarında davalı ile ilişkili kayıt ve işlem bulunmadığını, davalı yanın kayıtlarında ise 6 adet toplam 30.000,00.-TL bedelli senetlerin alacak miktarından mahsup edilmiş şekilde kayıtlı olmasından ötürü; 16.07.2019 olan takip tarihi itibariyle davacıdan alacak miktarının 3.302,77.-TL kaldığını, dosya kapsamında ve yerinde yapılan incelemelerde 10.10.2018 tarihinde keşidecisinin davacı, lehdarı davalı olarak düzenlenmiş olan, 10.05.2019 vadeli 5.000,00.-TL bedelli ve 10.06.2019 vadeli 5.000,00.-TL bedelli senetlerin ödemesine ilişkin dekont, tahsilat mkb.,tahsil alındı belgesi vs. belge sunulamadığı, davacı yan tarafından dosya kapsamına sunulan “tekliftir” başlıklı belgenin bu iki senedi de içerip içermediğinin takdirinin yüksek mahkemede olacağı bildirilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış olup verilen kesin süre içinde yemin deliline dayanmış ve davacının vermiş olduğu yemin dilekçesi doğrultusunda davacı taraf yemin deliline dayanmış ve davacının vermiş olduğu yemin dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen, davalı taraf duruşmaya iştirak edilmemiş, mazeretini belgelendirmediğinden ve yemin eda edilmediğinden, dolayısıyla yemin teklif edilen hususu kabul etmiş sayılmıştır.
Yemin delili çerçevesinde davacı tarafça senetlerin bedelinin ödendiğini ispat etmiş olması nedeniyle davacının borçlu olmadığı açıklığa kavuşmakla, davalı yanın da aksini ispata elverişli delil sunmadığı dikkate alınarak icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalı yan itirazının yerinde olmadığı ve davanın kabulüne karar vermek gerektiği ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
.... Esas sayılı icra dosyalarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davalı aleyhine şartlar oluşmadığından icra tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 683,10TL harçtan peşin alınan 170,78TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
1.320,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 232,98TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 10.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 921,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]