T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/855 Esas
KARAR NO : 2025/688
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... Şirketi'nin ortakları olduklarını, şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak müvekkilinin görevlendirildiğini, müvekkilinin şirkete ait geçmiş borçları ve tasfiye için gerekli harç, vergi ödemeleri için zorunlu masrafları kendi sermayesinden karşıladığını, yapılan harcamaların şirketin muhasebe kayıtlarına da işlendiğini, bu masrafların davalı şirket ortağından tahsili amacıyla .... esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, husumet, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tarafların akraba olduklarını, davacının müvekkilini ikna etmesi sonucu şirkete ortak olduğunu, tasfiyeye kadar da ticari faaliyetinin olmadığını, kar payı dağıtılmadığını, davacının şirketi şahsi faaliyetleri için kullandığını, şirket adına fatura kesip ödemeleri şahsi hesabına yaptırdığını, şirketin ticari faaliyeti bulunmadığından tasfiyeye karar verildiğini, müvekkilinin şirketin görünürde ortağı olduğunu, müvekkilinin şirkete yaptığı 13.050,00 TL ödeme nedeni ile ayrıca ödeme yapmasına gerek olmadığını söylediğini, buna rağmen icra takibi başlatıldığını, davalının davacıya tasfiye memuru ya da şahşi olarak borcu bulunmadığını, müvekkilinin limited şirket ortağı olarak şirketin kişisel borçlarından sorumlu tutulamayacağını, davacının yasaya aykırı olarak harcamaları kendi cebinden yaptığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, ... kayıtları, protokol, temlikname ve ödemelere ilişkin evrak, ihtarnameler, banka cevabi yazıları dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisi 27/07/2025 tarihli raporunda özetle, davacının tasfiye masraflarını şirketten tahsil ettiği, diğer ortaklara rücu edebilecek bir masrafın tespit edilemediği, davacının davalıdan icra takibine konu bir alacağının tespit edilmediği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, tasfiye memurunun tasfiye işlemleri için yaptığı masrafların şirket ortağından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı yanın yetki itirazının usulüne uygun olmadığından reddine, zamanaşımı itirazının ödeme tarihi ile icra takip tarihi dikkate alınarak reddine, görev itirazının uyuşmazlığın şirket ortakları arasındaki iç ilişkiye dair olması nedeni ile reddine, hukuki yarar itirazının alacak talebinin yargılama ile değerlendirilmesi gerektiğinden reddine, husumet itirazının tarafların şirket ortağı olması ve talebin dayandığı hukuki sebepler gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların ... Şirketi'nin ortakları oldukları, 15/03/2024 tarihi itibari ile tasfiyeye girdikleri, tasfiye memuru olarak davacının atandığı, tasfiye işlemlerinin 25/07/2024 tarihinde sonlandığı, davacının tasfiye işlemleri sırasında yaptığı masrafların diğer şirket ortağından tahsili istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davacı vekilinin 13/10/2025 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiklerini bildirdiği, davalı tarafça 14/10/2025 tarihli celsede tarafların sulh oldukları, vazgeçmeye itirazları bulunmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun 123. maddesi uyarınca; "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." Davacının vazgeçme beyanı ile davalı yanın kabul beyanı dikkate alındığında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN HMK'NUN 123. MADDESİ UYARINCA AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Alınması gereken 615,40 TL harçtan 433,42 TL peşin alındığından, bakiye 181,98 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tarafların yüzüne karşı, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸