T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/904 Esas - 2025/3
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/904
KARAR NO: 2025/3
...
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 02/01/2025
K.YAZIM TARİHİ: 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... sicil numarası ile ...kayıtlı olarak avukatlık faaliyetinde bulunmakta olup bu durum ... Levhası kayıtları ile sabit olduğunu, bBilindiği üzere 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası; “Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.” hükmünü amir olup, davalıya ait internet sitesindeki söz konusu ifadeler müvekkilimin yürüttüğü avukatlık mesleği açısından haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durum yerleşik yargı kararları ile de sabit olduğunu, bu durum öncelikle ... sayılı kararında "...Dava açma ehliyeti olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, bir uyuşmazlıkta taraflardan biri davasını bir başkası ile takip etmek isterse bu kişinin kural olarak baroya kayıtlı bir avukat olması gerekmektedir. Bu kural doktrinde "avukatlık tekeli" olarak ifade edilmektedir. Kaynağını Avukatlık Kanunu'nun 35 ve 63. maddelerinden alan bu tekel hakkı uyarınca, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde görüş bildirmek; mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yalnız baroda kayıtlı avukatlara aittir…” şeklinde ifade edildiğini, benzer şekilde, ... sayılı kararında “Türk hukuk sisteminde hukuki konular itibariyle danışmanlık şirketlerinin kurulmasına olanak bulunmadığı” ve aksine eylemlerin “haksız rekabet oluşturduğu”; ... sayılı kararında ise “danışmanlık hizmeti vermenin hukuki bir süreç olduğu, hukuki konularda danışmanlık hizmetinin Avukatlık Kanunu'nda münhasıran avukatlara tahsis edilmiş bir hizmet olduğu ve haksız rekabet oluşturduğu” hüküm altına alındığını, ayrıca, daha önce Ankara ve İstanbul’da mukim davalılar aleyhine açılan emsal davalarda ... tarafından verilen kararların da aynı yönde olduğunu, bu çerçevede yapılan incelemede, birçok gerçek ve tüzel kişiye ait internet sitesinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlara münhasır yetkilerin kullanıldığı görülmüş ve bunlar aleyhine haksız rekabetin engellenmesi yoluna gidilmiş olup, bu kapsamda, Davalıya ait...” adresli internet sitesinde de (EK 2) aşağıdaki ifadelere yer verildiğinin tespit edildiğini, davalının internet sitesinde münhasıran avukatların verebileceği hizmetlerin verildiği yönünde açık ifadeler bulunmakta olup bu durum müvekkili açısından TTK’nın 55. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin (a) bendinin 3. alt bendi ve aynı maddenin (e) bendi hükümlerine aykırılık nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğini, konu ile ilgili davalıya e-posta gönderildiğini, internet sitelerinde yer alan hukuk danışmanlığı, dava takibi gibi 1136 sayılı Kanun’a aykırı tüm ibarelerin kaldırılarak bu çerçevede yapılan tüm tanıtım, pazarlama ya da yönlendirme faaliyetlerine son verilmesi talep edilmişse de davalı tarafından herhangi bir aksiyon alınmadığından, mahkemeye başvurarak işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, belirtilen nedenlerle; davalının internet sitesinde yer alan yukarıda belirtilen ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ifadelerin internet sitesinden çıkartılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine, hükmün ilanına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya tebliğ yapıldığı, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Davacı vekili 27.12.2024 tarihli dilekçesi ile: Davanın açılmasından sonra, davalı yanın "... adresindeki içeriği internet adreslerinden kaldırması sebebiyle tarafların anlaştığını, bu sebeple iş bu davadan feragat ettiklerini, karşılıklı yargılama gideri talepleri bulunmadığını, izah edilen sebeplerden ötürü davadan feragat ettiklerini, beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun ...düzenlenmiş vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Alınması gereken 615,40TL harctan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/01/2025
...