T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/930
KARAR NO: 2025/246
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLİ: Av. ... ....
DAVALI : ... - (T.C. No: ...) ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/12/2024
KARAR TARİHİ: 14/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu senet 14.07.2016 tarihli sözleşme kapsamında yapılacak imalat işi için ... tarafından alt taşerona verilmek üzere, taşeron ... Şirketince tanzim edilip verildiğini, toplamda 330.000,0-TL meblağlı avans çeklerine karşılık verilen teminat senedi olduğunu, imalat işinin tamamlanmış olması yani, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı, hükümsüz olduğu veya sona erdiği halde, müvekkilin rızası dışında senedin zilyetliğini elegeçiren davalının senet keşidecisi şirket ile davacı ile aralarında bir ticari iş ilişkisi veya para alışverişine dair alacak verecek ilişkisi bulunmamasına karşın müvekkilden kambiyo senedi alacağını istemesi nedensiz zenginleşme oluşturduğunu, kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını, dava konusu senet bedelsiz kaldığından müvekkilin kambiyo borcunu ödemekle yükümlü olmadığını, teminat senedi vasfını ortadan kaldırmak amacıyla farklı kalem mürekkebi ile düzenleme ve vade tarihleri yazıldığı ve meblağ da tahrifat yapıldığı tespit edilen kambiyo senedi metninden açıkça anlaşılması karşısında davacı müvekkilin kambiyo taahhüdü hükümsüz olduğunu, Kambiyo Senetleri zorunlu biçim koşullarına bağlandığını, bir kambiyo senedi yasaların öngördüğü bu zorunlu biçim koşullarına sahip değilse, kambiyo senetleri hukuku bakımından hüküm ve sonuç doğurmayacağını, şekil şartları eksik olan bir bonoyu ciro yoluyla devralan kişi kambiyo alacaklısı olamayacağını, müvekkilinin davalıya bedelsizlik ve / veya hükümsüzlük nedenleriyle borçlu olmadığının tespitine, borç dayanağı senedin iptaline veya iadesine, davaya konu icra takibinin dava sonuna kadar teminatsız durdurulmasını, davalıların haksız ve kötüniyetli olduklarından %20 den az olmamak üzere haksız ve kötüniyet tazminatının ödenmesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER:
-23/10/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
- .... E.sayılı takip dosyası, bono sureti,
-Taşeron Sözleşmesi, ekleri, Çekler ve tahsilat makbuzu suretleri,
-... ve Ticaret Sicil Kayıtları,
- .... Mahkemesinin 14/11/2023 tarih ve .... ,
-.... Sor., .... e, sayılı dosyası,
- .... Esas Sayılı dosyası,
- .... sayılı dosyası,
- .... , sayılı dosyası,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, Menfi tespit istemine ilişkindir.
Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, ilgili icra takip dosyası ve bildirilen dava dosyaları dosyamıza kazandırılmıştır.
Takibin dayanağı -davanın konusu- bono incelendiğinde; keşidecisinin (borçlusunun) ... LTD.ŞTİ, Aval verenlerin (Keşideci Şirket Ortakları) ... ve ... olduğu, Lehtarının ve ilk cirantasının ... olduğu, senet hamili ve son cirantasının ... olduğu, 24/06/2016 tanzim ve 29/06/2020 vade tarihli 1.447.000,00-TL (BİR MİLYON DÖRT YÜZ YETMİŞ YEDİ TÜRK LİRASI )( .... Mahkemesinin 14/11/2023 tarih ve .... , sayılı İlamı ile senet bedelinde tahrifat yapıldığı takibin 447.000,00-TL yönünden devamına karar verildiği anlaşıldı)
.... E.sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ve dava dışı ... İnş.Ltd.Şti, ..., ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 02/06/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 24.06.2016 tanzim ve 29.06.2020 vade tarihli bir bono olduğu, söz konusu bonoda davacı borçlunun aval veren sıfatıyla borçlu, dava dışı alacaklı ...'ın ise alacaklı olduğu, alacaklının ciro yoluyla senedi elinde bulunduran hamil olduğu görülmüştür.
.... Mahkemesinin 14/11/2023 tarih ve .... , sayılı dosyasının incelenmesinde; ...'nun davacı, dava dışı ciro yoluyla senedi alan ...'IN davalı olduğu; yargılama sonunda; "....Takip dayanağı bono üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, bononun ilk tanzim tarihinde meblağın " 447.000 / Dörtyüzkırkyedibin " olarak düzenlendiği, ancak daha sonra rakamla değer gösteren kısmın sol baş tarafına "1" rakamının eklendiği ve "#" kapatma işaretlerinin yapıldığı, yazıyla değer gösteren kısmın ise sol baş tarafına "Birmilyon" ve sağ baş tarafına "Türk Lirası" ibareleri sonradan ilave edilmek sureti ile meblağın " 1.447.000 / BirmilyonDörtyüzkırkyedibinTürkLirası " olarak düzeltildiği, bu durumda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre senedin ilk tanzim tarihindeki miktar dikkate alınarak davalı alacaklının bu miktar kadar takip yapma hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, senedin miktar kısmına sonradan yapılan ilavenin geçerli olabilmesi için mutlaka paraflanması gerektiği, dava konusu bononun miktar kısmında sonradan yapılan ekleme ile ilgili davacı keşidecinin herhangi bir parafının bulunmadığı, bu nedenle davacı borçlunun davasının kabulü gerektiği, borçlunun senet bedelinde tahrifat yapıldığı iddiası İİK. 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup borca itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde tazminata hükmedilebilecek ise de, davacı ile davalı arasında yüzyüzelik ilişkisi bulunmadığından davalının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu tespit edilemediğinden yasal şartların oluşmadığı anlaşılmakla davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına..." ve "1-Davanın KABULÜ ile; .... esas ( .... yeni esas) sayılı icra dosyasında davacı borçlu bakımından 447.000,00 TL asıl alacak ve fer'ilerini aşan kısım yönünden takibin DURDURULMASINA, 2-Kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu tespit edilemediğinden yasal şartların oluşmadığı anlaşılmakla davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verildiği anlaşıldı,
.... Sor., .... İddianame sayılı dosyası incelendiğinde; müştekisi ..., şüphelileri ... ve ..., hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan soruşturma yürütüldüğü ve neticede 16/04/2024 Tarihli iddianamesinde; "..Müştekinin daha önce vermiş olduğu senet üzerinde tahrifat yaparak kendisi hakkında usulsüz icra takibinde bulunması sebebiyle şikayetçi olduğu, söz konusu senedi dosyada ifadesi bulunan şüpheli ... ifadesinde, ...'dan 1.000.000 TL alacağı olduğunu ve senet üzerinde 1.447.000 Tl yazılı şekilde senedi ...'dan aldığını, ...'ın yurt dışında olduğunu ve alacağına ilişkin belgeleri sunacağını belirtmesine rağmen sunmadığı, ayrıca söz konusu senedi ... ilinde iş yapan ...'tan borç para alması karşılığında ...'a devrettiğini belirtiği, şüpheli ...'ın kendisinden alacağını istemesi sonucu ...'a senedi ciroladığını belirtiği,
Şüpheli ... ise ifadesinde, ...'ın ifadesini kabul etmediğini belirtiği, ...'a iş yaptığını ve ona malzeme verdiğini, alacağının buna dayandığını belirtiğini,
Şüpheliler ... ve ...'nin beyanlarının çelişkili olduğunu, hazırlanan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda senette tahrifat yapıldığının belirtildiği,
Bu şekilde şüphelilerin atılı suçu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesi oluştuğu, yargılamasının mahkemenizde yapılarak, yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMALARI..."nın talep edildiği, yargılamanın halen .... Esas sayılı dosyasından devam ettiği anlaşıldı,
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekili, açmış olduğu iş bu dava ile, senedin taşeron sözleşmesinde alınan çeklere kaşılık olarak teminat olması amacıyla boş olarak düzenlenip dava dışı kişiye verildiğini, sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icraya konulduğunu, oysa taşeron sözleşmesine konu işlerin eksiksiz tamamlandığını, iade edilmesi gereken senedin iade edilmeyerek aralarında ticari ilişki bile olmayan kişilere verilip hakkında icra takibi başlatıldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuş ise de; ispat yükü kendisinde olan davacı, sunduğu delillerle dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu, usulüne uygun yazılı delille ispat edememiştir.
Davacı senet altındaki imzayı inkar etmemektedir. Senet dosyaya sunulan " .... "Taşeron Sözleşmesi" 20.madde ile EK 2 1-a.. " kapsamında teminat amaçlı düzenlendiğini ileri sürmektedir. Oysa davaya konu bono üzerinde "teminat senedi olduğuna dair bir ibare-kayıt bulunmadığı gibi, sunulan sözleşme ve eklerinde de senedin teminat olarak verildiğine ilişkin belirleyici bir ibare de bulunmamaktadır.
Davacının boş olarak verildiğini iddia ettiği senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delil ile ispat etmesinin gerekmektedir.
.... 'nın soruşturma sayılı dosyası sonucu; davalı ve dava dışı ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan açılan .... Esas Sayılı dosya içeriği de dikkate alındığında; bu ceza dosyasının .... Mahkemesinin 14/11/2023 tarih ve .... sayılı dosyada verilen karar ile ilgili olduğu, bu kararın senet bedelindeki tahrifata ilişkin olduğu, 447.000,00-TL bedelli senedin, hem yazı hem sayı kısımlarına bir (1) eklenerek bedelinin 1.447.000,00-TL'na yükseltilmesi sebebiyle yapılan bu tahrifatın tespitine karar verildiği, senedin halen 447.000,00-TL bedelli yönünden geçerli olduğu takibinde devam ettiği, bu nedenle ceza yargılamasının neticesinin beklenmesinine gerek bulunmadığı, değerlendirilmiş ve davacı dava konusu takibe konulan senedin bedelsiz olduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 7.633,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.018,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Davacı vekili yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.04.2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]