T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/181 Esas
KARAR NO : 2025/689
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ... -...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin teminatı olmak üzere takibe konu 400.000,00 TL bedelli senedin düzenlenerek iş sahibine teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak senedin iade edilmediğini, işin gecikmesi ve iş bedelinin kısmen ödenmesi nedeni ile ihtarnameler çekildiğini, müvekkilinin bakiye alacağın tahsili amacıyla ... esas sayılı davasını açması üzerine takibe konu senedin kötü niyetli olarak davalıya ciro edildiğini iddia ederek ... esas sayılı icra takibi nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin açıklama bulunmadığını, senedin nakden verildiğinin yazılı olduğunu, kaldı ki bu hususun müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, senet lehtarı ... ile müvekkili arasında akrabalık veya arkadaşlık ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe dayanak bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ...esas, ... esas sayılı dosyaları, sözleşme, senet dosya arasına alınmıştır.
Davacı dava dışı lehtar ile aralarındaki eser sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen senedin kötü niyetli olarak davalıya ciro edildiği iddiası ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise senedin teminat ibaresi taşımadığını ve iyi niyetli ciranta olduğunu savunmuştur.
Davacı yanın talebi doğrultusunda davalı asilin isticvabına karar verilmiş, davalı asil 14/10/2025 tarihli celsede "Ben dava dışı ... dan aldığım senedin teminat senedi olduğunu bilmiyordum, senedi alırken bana karşılıksız olduğuna yada ne şekilde düzenlendiğine dair bir beyanda bulunmadılar, ... arkadaşımdır, ... hanım da arkadaşımın eşidir, elimde garantili senet var dedi bana verdi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacı ile dava dışı ... arasında eser sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşmenin 9. maddesinde "İşveren sözleşme imzasını takiben şantiyenin kurulması ve imalata hazır hale getirilmesini teminen 400.000,00 TL iş avansını yükleniciden alınacak olan 400.000,00 TL tutarında teminat senedi mukabilinde ödeyecektir," ibaresinin yazılı olduğu, ancak sözleşmede senet bilgilerinin ya da teminat senedinin teslim edildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, takibe dayanak senet metninde de teminat senedi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, miktar itibari ile sözleşmenin teminatı olarak kabul edilmesi halinde dahi, kural olarak kambiyo ilişkisinin temelindeki hukuki ilişkiden doğan senet borçlusu ve alacaklısı arasındaki şahsi def'iler bu ilişkinin dışındaki üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, ancak TTK'nun 599 ve 737/2. maddeleri hükümlerince, hamilin bilerek senet borçlusunun zararına hareket etmek suretiyle senedi iktisap ettiğinin kanıtlanması halinde senet borçlusunun sahip olduğu şahsi def'ileri hamile karşı da ileri sürülebileceği (... sayılı ilamı) değerlendirilmiştir.
Dinlenen tanık beyanları, isticvap beyanı ve dosya kapsamı dikkate alındığında davalının TTK'nun 598/2. maddesi kapsamında davaya konu senedi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğunun davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, davacı her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de bedelsiz kalan senedin kullanılmasının suç vasfında olduğu, bu nedenle davalının bu hususta yemin etmesinin mümkün olmadığı, davalı yanın isticvabında da savunmayı ispat edecek nitelikte beyanı bulunmadığı, davalı yanın arkadaşı olmasının senedin kötü niyetli iktisabını ispata tek başına elverişli sayılamayacağı değerlendirilmekle dava sübut bulmadığından reddine ve davacının talebi üzerine icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (...) yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığı ve kararın infaz edildiği anlaşılmakla davacı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN REDDİNE,
Davacı aleyhine 80.000,00 TL icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 6.215,60 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸