T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/275 Esas - 2025/659
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/275 Esas
KARAR NO : 2025/659
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2025
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki satıma dayalı ticari ilişki nedeni ile fatura düzenlendiğini, kısmen ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine .....esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında borç kaydı bulunmadığını, ticari ilişki, fatura içerikleri, teslim ve alacağın doğumunun ispata muhtaç olduğunu, faiz oranı ve başlangıç tarihlerinin yanlış olduğunu, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ..... esas sayılı dosyası, BA-BS formları, faturalar dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiş, davacı tarafça sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 01/09/2025 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin kısmen uyumlu olduğu ve ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile 415.373,53 TL asıl alacak talep edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, satım sözleşmesinde dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının faturaya dayalı olacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının ticari ilişki ve borcu inkar ederek itiraz ettiği, davacının takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açtığı, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağın varlığı ve miktarını ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce davalıya defter ibrazı hususunda "aksi takdirde HMK'nun 222 ve 83 maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği" yönünde ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu da sabittir. Bu hale göre davacı kayıtlarına itibar etmek gerekmiş ve aksinin ispatı hususunda davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden alacağın varlığının ve miktarının karine olarak sübut bulduğu değerlendirilmiştir. Taraf BA-BS bildirimlerinde davacı yan 416.614,24 TL tutarlı 9 adet fatura, davalı yan 363.339,44 TL tutarlı bildirimde bulunmuştur. Bildirimler kısmen de olsa birbirini doğrulamaktadır. Ticari ilişki ve teslime ilişkin aksi yönde ispata elverişli davalı delili bulunmadığından davalının takibe vaki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı her ne kadar bildirimlerin kısmen uyumlu olduğunu savunmuş ise de, yukarıda azıklandığı üzere HMK'nun 222. Maddesi ile davalının aksi yönde delili bulunmadığı gözetildiğinde bu durumun ispata ilişkin değerlendirmeyi etkilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Eldeki davada icra takibinden önceye ilişkin işlemiş faiz talebi bulunmadığından ve tarafların tacir olması nedeni ile takip talebinde işleyecek faizin ticari faiz olarak istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜ İLE,
..... esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 83.074,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 28.374,16 TL harçtan peşin alınan 5.016,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.357,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 66.306,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.100,00 TL yargılama gideri, ve 5.016,68 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip ..... Hakim .....
¸¸ ¸¸