T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/328 Esas - 2025/364
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/328
KARAR NO: 2025/364
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2025
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
K.YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2024 tarihinde .... Bulvarı üzerinde seyir ederken ... yol ayrılı levhasını geçtikten sonra ... Bulvarı başlangıç noktasında köprü üzerinde en sol şeritte devam ederlen ... plakalı araç sürücüsü müvekkilin aracının sağ tarafına çarparak olay yerinden kaçtığını, kaza sonrası müvekkili .... olayla ilgili araç ... plakalı araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu, davanın, belirsiz alacak davası olarak açıldığını, çünkü mahkemenin tazminat hakkında karar vereceği miktar davacı tarafından hesaplanamayacak, belirlenemeyecek nitelikte olduğunu, özellikle, alacağın miktarı dava esnasında bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile tespit edileceğinden alacağın miktarının belirlenmesinin taraflarından beklenemeyecek olduğu ve dolayısıyla bu gibi durumlarda belirsiz alacak davasının açılabileceğinin muhakkak olduğunu, müvekkilinin ... plakalı aracının 04/01/2024 - 03/01/2025 tarihleri arasında geçerli ... nezdinde .... poliçeli numaralı kaskosu bulunduğunu, müvekkili aracını kasko poliçesinden yaptırdığını, davanın ise ... plakalı aracın ZMMS Sigortasına açıldığını, söz konusu uyuşmazlıkta .... Şirketine başvuru yapıldığını, başvuru sonrası sigorta şirketi tarafından olumlu bir dönüş yapılmadığını, Türk Ticaret Kanun’unun 5/A. Maddesi “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü gereğince arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan toplantı sonucunda anlaşılamadığını, ... plakalı araç davalı ... Şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrası aracının birçok parçasının hasarlandığını, hasarlanan parçalar üzerinde, onarım, değişim, boya, elektrik, döşeme ve mekanik işçiliği bulunduğunu, kaza sonrası hasarlanan parçalar değer kaybı bedeli hesaplamasında bahse konu hasarların etkisinün çok büyük olduğunu, bilirkişi tarafından bahse konu hasarların göz önünde bulundurularak reel piyasadaki değer kaybı bedelinin hesaplanmasını, açıklanan nedenler ile mahkemece resen gözetilecek hususlardan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere;(Belirsiz Alacak Davası), müvekkili lehine değer kaybının şimdilik 10,00 TL’sini kaza tarihinden tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, .... müzekkere yazılarak davaya konu araçlarla ve kaza ile ilgili bilgi ve belgelerin istenilmesini, müvekkilinin ... plakalı aracının 04/01/2024 - 03/01/2025 tarihleri arasında geçerli ... nezdinde .... poliçeli numaralı kaskosu bulunmaktadır. Müvekkil aracını kasko poliçesinden yaptırdığını, ... müzekkere yazılarak hasar dosyasının celbini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına bağlı bakiye değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği, davacı vekiline arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunması hususunda ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, süresi içerisinde arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunmadığı, eldeki davanın 28.04.2025 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ....
¸[e-imzalıdır]