T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/337 Esas - 2025/483
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/337 Esas
KARAR NO: 2025/483
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/04/2025
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/02/2023 tarihinde yaşanan deprem neticesinde müvekkiline ait ...... numaralı taşınmazın zarar gördüğünü, davalı kuruma yapılan başvuruda zeyilname yapılmadığı gerekçesi ile taşınmazın gerçek değerinin çok altında olan 251.232,80 TL ödeme yapıldığını, taşınmazın ağır hasarlı kabul edilerek yıkıldığını, müvekkilinin zararının karşılanmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmaz değerinin bakiyesinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin deprem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsiz mahkemede dava açıldığını, taşınmazın tapu kaydında rehin alacaklısı bulunup bulunmadığı ve davacının husumet ehliyetinin araştırılması gerektiğini, davanın kısmi dava şeklinde açılamayacağını, müvekkilinin poliçe kapsamında edimini ifa ettiğini bu nedenle sorumluluğu kalmadığını, ilave prim alınmaksızın güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesinin Zorunlu Deprem Sigortasının amacı ve işleviyle uyuşmadığını, sigorta bedeli dikkate alınarak ödeme yapıldığını, müvekkilinin bilgilendirme yükümlülüğü bulunmadığını, buna rağmen bilgilerini doğru şekilde ileten sigortalılara güncel tarifeye ilişkin bilgilendirme mesajı gönderildiğini, davacının talebinin sigorta kapsamı ve teminat dışında kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, gerçek zararın uzman bilirkişilerce gerekirse keşif yapılarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın beyan yükümlülüğüne aykırı davranması nedeni ile tazminattan en az %50 indirim yapılması gerektiğini, bina aşınma payının da tenzilinin gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; doğal afet sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi veya TTK'nun 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK'nun 4/1 b, c, d, e, f fıkralarındaki davalardan olması) ya da her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir.
TTK'nun 5. maddesinde ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık, davacı ile davalı kurum arasında gerçekleştirilen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacıya ait taşınmazın mesken niteliğinde olması, davacının tacir olduğuna ya da ticari faaliyetinin bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ya da delil bulunmadığı, bu hali ile tüketici sıfatını taşıdığı ve buna göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği ( ......, ...... sayılı ilamları) anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin ...... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın görev dava şartı yönünden usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi halde HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
2- Yargılama giderleri ve harç konusunun görevli ve yetkili Mahkemece karara bağlanmasına,
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip ...... Hakim ......
¸¸ ¸¸