T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/357 Esas - 2026/333
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/357 Esas
KARAR NO : 2026/333
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 1- .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- ... - .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/02/2022 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın sürücüsünün davalı ... olduğunu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500,00 TL maddi ve 95.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30/09/2025 tarihli celsede maddi tazminata ilişkin talebini açıklayarak 1.500,00 TL sürekli, 1.500,00 TL geçici işgöremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının ..... 'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda yolun ıslak ve buzlu olması, belediyenin tuzlama çalışması yapmamasının da etken olduğunu, kazada davacının da kusurlu olduğunu, davacının maddi zararının giderilmesi için 23.000,00 TL ödeme yapıldığını, kusurun ve gerçek zararın ispatlanması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
..... esas sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacı ve davalı gerçek kişinin ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, .....'nun 08/01/2026 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, davalı yanın %100 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiştir. Raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kesinleşen ceza dosyası ve kaza anını gösterir kayıtların da incelenmiş olması gözetilerek kusur belirlemesine mahkememizce itibar edilmiş, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
..... tarafından düzenlenen 11/12/2025 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile %5 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 3 ay başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek ( .....) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir. Davacı tarafça sunulan, ..... tarafından düzenlenen rapor, kaza tarihinden itibaren 1 yıl geçmeden düzenlendiğinden itibar edilmemiştir.
Aktüer bilirkişisi 13/02/2026 tarihli raporunda, davacının maddi zararını hesaplayarak 15.012,00 TL bakıcı gideri, ... uygulamalarına göre 43.979,16 TL geçici, 128.795,82 TL sürekli iş göremezlik, .....dahil edilmezse 108.326,40 TL daimi maluliyet tazminatı, 15.012,00 TL geçici maluliyet tazminatı talep edebileceğini bildirmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla rapora itibar edilmiştir.
Poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu ve müstakar içtihatlar gözetilerek davalı yanın geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığına dair savunmasına itibar edilmemiştir.
Her ne kadar davalı hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacının sürücü olması nedeni ile hatır taşımasının şartlarının oluşmadığı, müterafik kusura ilişkin olarak ise kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında bu yönde bir belirleme bulunmadığı, yaralanmanın niteliği gözetilerek bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan delillere göre, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçla davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, ..... tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 13/03/2026 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı anlaşılmıştır. Davacının sigorta şirketine başvurusunun eksik evrakla yapıldığına ilişkin somutlaştırma bulunmadığı gibi mahkememizce belirleme yapılamadığından başvurudan 8 iş günü geçtikten sonra davalı sigortanın temerrüte düştüğü kabul edilerek araç hususi nitelikte olmakla yasal faiz talebinin yerinde olduğu, böylelikle talebinin sübut bulduğu ve maddi tazminata ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının maluliyet oranı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, aracın yağmurlu havada kayması nedeni ile kazanın meydana geldiği de dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 108.326,40 TL daimi maluliyet tazminatı, 15.012,00 TL geçici maluliyet tazminatı, 15.012,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta poliçe limitleri ile sorumlu olmak ve 15/11/2022 temerrüt tarihinden, davalı ... 18/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın18/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 9.450,71 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.360,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.090,34 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA,
Manevi tazminata ilişkin alınması gereken nispi 3.415,50 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 2.518,32 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Anayasa Mahkemesi kararı gözetilerek reddedilen miktar yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacı tarafça iş bu yargılama sırasında yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 6.170,00 TL ile 5.000,00 TL adli tıp faturasından ibaret yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 9.015,94 TL'si ile 4.360,37 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026
Katip ..... Hakim .....
¸¸ ¸¸