T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/410
KARAR NO : 2025/597
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine ... Esas sayılı dosyasından, 03/03/2025 tarihi itibariyle 17.517,46 TL tutarındaki ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine alacak miktarı dışındaki tutar için itirazda bulunmuş ve takip durduğunu, bu itirazın son derece kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile, ... e. numaralı dosyasında davalı borçlunun ilamsız icra takibinde borca ve tüm ferilerine yapmış olduğu kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı taraf, müvekkili Kuruluşa tebliğ olunan ilamsız ödeme emrini, takip konusunu ve borcu kabul etmediklerini, ödeme emri ekinde yeterli belge tebliğ edilmediğini, bu sebeple her türlü itiraz ve defileri mahfuz olduğunu, alacaklı takip talebi ekinde borcun sebebi ile miktar ve mahiyetine ilişkin belge sunmadığını, talep yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın bu şekilde bir icra takibine girişmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi bu takip hakkın kötüye kullanılması niteliği de taşıdığını, kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumlulukları bulunmadığından kuruluşlarına husumet yöneltilemeyeceğini, alacak likit alacak niteliğinde olmadığını, borçlu itiraz etmekte haklı kabul edilir ve inkar tazminatına mahkûm edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle haksız itirazın iptali davasının ve davacının %20 den az olmamak üzere talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebinin kuruluşları açısından reddini ve tüm yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, davacı yanın kazanın meydana gelmesindeki müterafik kusuru araştırılmaya muhtaç olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin kusurlu olduğu varsayıldığında dahi talep edilen alacak kalemleri haksız ve fahiş nitelikte olduğunu, sorumluluğun mali sorumluluk sigortaları poliçeleri kapsamında sigorta şirketlerine ait olduğunu, sigorta poliçe limitlerinin doğduğu koşullarda, sorumluluk adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında ... ve ... ile toplu iş sözleşmesi gereği işveren ... olduğunu, davacının zararının ZMMS kısmını aşan kısım bakımından, ek poliçelerin devreye sokulması gerektiği, ek taleplerin poliçe kapsamında kalmadığı halde de tis gereği işverenin sorumlu olduğu da hatırlatmakla beraber taraflarına yöneltilecek bir mali sorumluluk bulunmadığından dolayı, tüm bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden aksi kabulde ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
-21/05/2025 Tarihli arabuluculuk son tutanağı,
-Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
-... E. Sayılı dosyası,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybının alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK.nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup, buna göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; Kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi, veya TTK 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK.nun 4/1 a,b,c,d,e,f fıkralarındaki davalardan olması), yada her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir.
TTK.nun 5. maddesinde, ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası açmış ise de; davacı ve davalı sürücünün tacir olmadıkları, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından, genel hükümler dikkate alınarak davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 22.09.2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]