T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/464 Esas - 2025/439
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/464
KARAR NO: 2025/439
HAKİM:......
KATİP: ......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
KARAR TARİHİ: 23/06/2025
K.YAZIM TARİHİ : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sosyal medyada gezerken bir rekalama denk geldiğini, söz konusu reklamda, kişiler adına yatırım yapılarak, yapılan yatırım sonunda da yüksek gelir elde edileceğinin vaat edildiğini, emekli olan müvekkilinin de geçim sıkıntısı yaşadığını, bu nedenle de ek gelir elde etme amacı güttüğünü, müvekkili söz konusu sisteme üye olmasına müteakip bir gün sonra ...... numaralı telefondan arandığını ve yatırım yapması tavsiye edildiğini, müvekkilinin de ilk etapta 6.900 TL gibi cüzi bir rakam yatırdığını ve kısa süre zarfından da ciddi bir kazanım elde ettiğini, bu kazanımlar sayesinde müvekkiline daha fazla para yatırması konusunda telkin ve teskinlerde bulunduklarını, bunun üzerine de müvekkili, daha önce de gelen kazanımlara güvenerek, daha yüksek meblaı yatırdığını, müvekkili ...... bulunan parasını ve bir miktar kredi çekerek dilekçe ekinde sunulmuş olan dekontlarda iban numarası yazılı ... (... A.Ş.) hesabına yatırdığını, bu konuda işlem yaptığını iddia edenler sabit numaradan aramayı bıraktıklarını, müvekkiline ait olan paraların işletildiği ve çok fazla kazandırdığı iddiası ile Amerikan Borsalarında paranın işletildiğinini beyan ettiklerini, müvekkili parayı yatırması ile, şüpheliler paranın işletildiği 90.211,13 USD olduğunu beyan ettiklerini, müvekkili parayı çekmek istediğini de beyan etmesi üzerine, yatırımcı olduğunu iddia edenler, paranın çekilmesi için sigorta yapılması gerektiğini, bu nedenle de para yatırılması gerektiğini beyan ettiklerini, müvekkili de bunun üzerine ... A.Ş de bulunan parasını bu nedenle de yatırdığını, müvekkili ısrarla kazandığı parayı çekmek istese de bunun üzerine, 90.211,13 USD doları vermek istemeyip, söz konusu paranın bloke olduğunu bu nedenle müvekkilimin çekemeyeceğini beyan ettiklerini, öyle ki; şüpheli ya da şüpheliler bir ekran arayüzü ayarlayarak müvekkiline kazandığı para blokedeymiş gibi davranmak adına bir görüntü gönderdiklerini, dolandırıcılık fiilinin oluşması için bir kimsenin davranışının hile ve desise içermesi, birinin zararına ve birinin yararına olacak şekilde davranışlar sergilemesi gerektiğini, şüpheli ya da şüphelilerin davranışları da bu yönde olduğunu, hile ve desiselerine inandırmak adına ara yüzde ekran yaratmak dahil tüm şüpheli davranışları sergilediklerini, ... A.Ş (...) de bankalar gibi bir ödeme aracılığı kuruluşu olduğunu, bu nedenle de ...'nın kanuna tabi bir şirkettir bu nedenle de bankaların tabi olduğunu, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmesi aynı şekilde gerektiğini, salt bu olay dahi, bankanın kendisine duyulan güveni suistimali olarak adlandırılabileceğini, bankaların pasif kusur olsa dahi, sorumluluklarının bulunduğu yönünde olduğunu, davaya konu olan olayda da davalı bankanın gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, izah edilen sebepler ışığında, müvekkilince banka uhdesinde bulunan ve şüpheli bir İBAN'a ödenen 90.211 Dolar karşılığı olarak 1.348.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Mahkemenin huzurdaki davada görevli ve yetkili olmadığını, bu nedenle görevsizlik ve yetkisizlik itirazları bulunduğunu, dava dilekçesi 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu kapsamında zorunlu unsurları içermemekte olup salt bu sebeple dahi davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket müşterilere kripto varlık alım ve satım imkanı sunan bir platform işletmekte olup, gerek üyelik gerekse alım-satım ve transfer işlemleri üst düzey güvenlik önlemleri ile gerçekleştirildiğini, dava konusu somut olay incelendiğinde ise; davacı tarafından müvekkili şirket nezdinde 12.10.2023 tarihinde yukarıda izah edilen şekilde hesap açıldığını, 12.10.2023-08.02.2024 tarihleri arasında 11 adet işlemde toplam 1.241.856-TL tutarın müvekkil şirket platformuna yatırıldığı ve söz konusu tutarlar ile kripto varlık alınarak altı (6) adet işlemde müvekkili şirket platformunda kayıtlı olmayan bir dış cüzdan adresine ...... gönderildiğinin görüldüğünü, yapılan transfer işlemleri esnasında davacının, hem müvekkili şirket kayıtlarında tanımlı olan telefon numarasına hem de e-posta adresine gönderilmiş olan doğrulama kodları belirlenen süre içerisinde girilmiş ve transfer işlemi gerçekleştiğini, bu husus doğrulama kodlarına ilişkin log kayıtları incelendiğinde açıkça görüleceğini, dava konusu işlemler, davacının bildiği şifreler ve kullanıcı adı ile sisteme giriş yapılması neticesinde verilen hukuken geçerli talimatların yerine getirilmesinden doğduğu için müvekkilin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığını, kripto varlıklarla yapılan işlemler doğaları gereği iptal edilemez ve geri alınamaz nitelikte olduğunu, davacı tarafın da bilgisinde olan bu husus nedeniyle müvekkilinin konunun ilgilisine ulaşmak ya da işlemi iptal etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi böyle bir şey teknik olarak da mümkün olmadığını, arz edilen nedenlerle; Görevli ve yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğundan, görevsizlik ve yetkisizlik itirazımızın kabulüne, dosyanın görevli ... Mahkemelerine gönderilmesine, husumet itirazı doğrultusunda davanın husumet yönünden reddine, esasa ilişkin beyanları doğrultusunda haksız hukuka aykırı ve kötüniyetli dolarak açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; davalının dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile tazminat istemine ilişkindir.
...... 25/11/2021 tarih ve ......sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının ... tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da ... kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ...... numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ... numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ... numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; … e) ......’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle ...... numaralı, … asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ...... söz konusu kararının 3 nolu bendi “19/10/2005 tarihli ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda (142.maddesinde düzenlenenler hariç)”, ile düzenlendiği üzere, eldeki davanın finans mahkemesi olarak belirlenen ...... numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içinde talep halinde, dosyanın görevli ...... Mahkemeleri'nden birine tevzi edilmek üzere ...... Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23/06/2025
Katip ......
¸[e-imzalıdır]
Hakim ......
¸[e-imzalıdır]