T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/8 Esas - 2025/213
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/8
KARAR NO: 2025/213
HAKİM: ......
KATİP:......
DAVACI : ......
DAVALI : ......
İFLAS İDARE MEMURLARI: 1-......
2-......
3-......
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 10/01/2024
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
K.YAZIM TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mustafa Erçetin ile davalı ... Şirketi arasında, davalı şirkete ait ...... Parselinde kayıtlı...... tesislerinde bulunan Devre Mülkün 27.07.2010 tarih ve sözleşme no ......sayılı ve Devre Mülk satış Vaadi Sözleşmesi ile 7.000,00 TL satış bedelli olarak tanzim edildiğini, davalının satış elemanlarınca yapılan ısrar telkin ve vaatleri ile her defasında tesislere davet edildim ve devre mülk almak mecburiyetinde bırakıldığını, 27.07.2010 tarih ve ... nolu sözleşme ile davalıya ödemiş, ... 26.08.2010 tarihinde ... yevmiye numaralı işlem ile tapu alındığını, dava konusu olayda, telefonuma davalı şirket yetkilileri tarafından taraflarınca bilinmeyen bir şekilde ulaşılmış ve tesislerin maketlerin inşaatının bulunduğu yerde inşaat alana gezi piknik ve yemek davetinde bulunulduğunu, “hediye tatil kazandınız” yanıltması ile istememesine rağmen satış elemanının yoğun ısrarlar sonucu müvekkilinin sağlıklı düşünme fırsatım engellenerek sözleşme konusu devre mülk tarafımca bitmiş haliyle görülemeden 7.000,00 TL sözleşme imzalattırıldığını, her ne kadar sözleşmenin 22. Maddesinde "alıcı iş bu sözleşmenin imzalanmasından itibaren 10 gün içerisinde hiç bir sebep sözleşmede farklı ibarelere yer verilmiş olsa da bu hükümler tamamiyle gerçek dışı olup, söz. konusu sözleşme maket tanıtımı üzerinde usulüne aykırı şekilde yapılarak tamamen tarafımı yamıllıcı şekilde hazırlanarak yanıltılarak sözleşme imza altına alındığını, bu yönüyle de sözleşme 6502 sayılı yasaya aykırı olduğunu, nitekim; sözleşmeye konu devre mülk ile ilgili proje lanılımı yapılmış ancak bu zamana kadar davalı şirket devre mülk ile ilgili maket üzerinde tanılıp taahhüt ettiği projesini bütünüyle tamamlayamadığını, devre mülk sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerimi yerine getirmememe karşılık davalı şirket gerek sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, cayma hakkını defalarca sözlü olarak şirkete bildirmiş isem de davalı şirket tarafından hiçbir şekilde sözleşme feshi sağlanmadığını, iş bu davada Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Ocak 2022 tarihi itibariyle Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırlarının altında olmasına rağmen dava aynı zamanda "tapu iptali” de gerektirdiğinden ve tapu iptali kararlarına Tüketici Hakem Heyeti bakmaya görevli olmadığından iş bu davanın sayın mahkemede açılması zaruriyeti hasıl olduğunu, dava konusu devre mülk sözleşmesinin tüm maddeleri devre tatil ve uzun süreli tatil hizmetleri sözleşmeleri yönetmeliğinin tüm maddelerine aykırı olduğunu, satışa konu devre mülk sözleşmesi ayni bir hak olup resmi şekilde yapılması gerektiğini, bu nedenledir ki, düzenlenen sözleşme geçersiz olduğunu, satışa konu devre mülk sözleşmesi ayni bir hak olup resmi şekilde yapılması gerektiğini, bu nedenledir ki, düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu, izah edilen, mahkemece de resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm dava talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle;27.07.2010 tarih ve sözleşme no: ... sayılı Devre Mülk Satış Vaadi Sözleşmesinin iptaline, iş bu sözleşmelerden kaynaklı olarak davalı şirkete ödediğim dava ve alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla toplam : 7.000,00 TL min 27.07.2016 olan ödeme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte 15.478,25 TL olarak iadesine, gerçekleştirilmiş olan 26.08.2010 tarih ve ... yevmiye molu tapunun devrini ve davalı adına kaydına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, devremülk sözleşmesinin feshi ve sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, olmadığı taktir de bedelin tahsili ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin dava olduğu anlaşılmıştır.
Davanın ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine ...'nce mahkememize gönderildiği ve mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, tarafların sıfatı, eldeki davada öncelikli talebin öncelikle tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olması, talebin niteliği gereği eldeki davanın iflas kayıt kabul davası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmaması, nitelendirilebileceği düşünülse dahi 6502 sayılı yasanın 83/2. maddesi tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda diğer kanunlarda yer alan görev ve yetkiye ilişkin düzenlemelerin gözönünde bulundurulmaması gerektiği, anılı tüm uyuşmazlıklarda 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olacağını emredici şekilde düzenlnemiş olmakla davanın yine de tüketici mahkemesinde görülmesi gerekeceği (...... karar sayılı ilamı emsal olmak üzere), bu hali ile Mahkememizin görevli olduğundan söz edilemeyeceği, ... Mahkemesinde benzer davanın görüldüğüde değerlendirildiğinde bu dosyalar ile de birleştirilerek görülmesinin yerinde olacağı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davaya ... Asliye (tüketici mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi'nin bakması gerekeceği kanaati ile Mahkememizin görevsiz olduğunun tespiti ile davanın görev dava şartı yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) olduğuna,
3-Mahkememiz ile ... (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI oluştuğundan, kararın istinaf edilmemesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli ve mercii tayini için HMK 21/c maddesi gereğince dava dosyasının ...... Bölge Adliye Mahkemesi İLGİLİ ...'NA GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; Davacı asilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.26/03/2025
Katip ......
¸[e-imzalıdır]
Hakim......
¸[e-imzalıdır]