T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/928 Esas - 2025/945
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/928
KARAR NO: 2025/945
HAKİM:......
KATİP: ......
DAVACI : ......
DAVALI : ... - ......
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/11/2025
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
K.YAZIM TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı/borçlu ...,...... Esas sayılı dosyasında borçlu sıfatıyla yer aldığını, davalı, şahsına ait ......’nden hisse satın aldığını, ancak bedelin tamamını ödemediğini, hatta ödemeler ...’den ...... gelecek diye söylenip, anlaşma ...... tarafından yapıldığını, kooperatif hisse devrine ilişkin gerekli kararlar alındığını, ancak ödemeyi gönderdik hesaplarınızı kontrol edin diyerek oyalandığını, davalı ile hiçbir zaman yüz yüze veya telefon ile dahi görüşme gerçekleşmediği için noter devri yapılmadığını, davalı, ödemelerini kardeşleri olduğunu söyleyerek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı, kooperatifin ... numaralı hisseyi karşılığında beyan edildiği gibi hiçbir ödeme gelmediğini, 300.000,00 TL bakiye borcu ise ödemediğini, bu bedeller, ne banka aracılığı ile ne de elden herhangi bir tahsilat yapılmadığını, davalı, ......; Hakkında tv de asılsız haberler çıkmasına öncülük edip; kendilerine borçlarını ödemeyerek menfaat sağladıklarını, davalıya, borcunu ödemesi yönünde noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, ayrıca, davalıya aracılık eden ... TC: ......ile 300.000 TL bedel üzerinden ayrıca anlaşma yapıldığını, davalı ... ve ödemeleri gönderdiği beyan edilen ...'in hiçbir zaman doğrudan iletişime geçmediğini, davalının ödemelerini tamamlamadığı gibi, borcun istenmemesi yönünde şahsını ... tarafından tehdit ettiği hususu da sabit olduğunu, bu davranış, hem haksız kazanç elde etme amacını hem de kötü niyetli tutumunu açıkça gösterdiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, kooperatif hisse bedelinden davalının ödediği miktar mahsup edildiğinde eksik ödeme tutarı ve haksız kazanç miktarı açıkça ortaya çıkacağını, davalı, alacak miktarının likit ve belirli olmasına rağmen, kötü niyetle icra takibine itiraz ederek, yalnızca tahsilatı geciktirme amacı güttüğünü, bu nedenle yapılan itiraz haksız ve dayanaksız olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, bu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, başvuruda bulunulduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, izah edilen sebeplerle; Davalı ...’ın, ...... sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaliyle icra takibinin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icara takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacı vekiline arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunması hususunda ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, davacı vekili her ne kadar 14.12.2025 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunmuş ise de, eldeki davanın 27.11.2025 tarihinde açılmış olması ve son tutanağın 01.12.2025 tarihinde düzenlenmiş olması dikkate alındığında, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Alınması gereken 615,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip ......
¸[e-imzalıdır]
Hakim ......
¸[e-imzalıdır]